
Andrea Bowen
Hallie Reynolds

Mutlu çift Hallie ve Lucas'ın büyük günlerine bir hafta kala kışın ortasında küçük bir kasabaya taşınmak zorunda kalırlar. Yaptıkları planlar suya düşmeye başlayınca ilişkileri adeta bir teste dönüşür...

Andrea Bowen
Hallie Reynolds

Nick Bateman
Lucas Pierce

Brooke Serene Butler
Quinn Cotton

Adam Senn
Leif Pierce

Susan Walters
Deidre Reynolds

Jane Sibbett
Marilyn Pierce

Bruce Thomas
Holden Pierce

Jordan Murphy
Duncan Reynolds

Nosheen Phoenix
Gina

Thomasina Gross
Mara

Brie Mattson
Lexi

Dawn McCoy
Barbara

Jessa Settle
Daria

A recently single Jessica sends Christmas cards to people who have impacted her life—the aunt who raised her, her younger brother in the military, a popstar who was part of the soundtrack of her life, the music teacher who inspired her, and the best friend who always tells the truth.

Susanna gladly accepts help one day from handsome stranger Nate at her parents’ garden store in small-town Georgia. Sparks between them fly, but when a photo of them gets leaked to the press, Susanna is in for the shock of her life when Nate is called back home by his mother… For his coronation as the King Nathaniel of Cambria!

Tom Jacobs is Mr Christmas! He's built an entire business around helping clients find the perfect gift. But what happens when he falls for one lucky recipient?

When architect and Christmas amateur Steven finds himself hosting his family for Christmas, he recruits holiday coordinator Gretchen to bring holiday joy to his home. Gretchen’s expert Christmas spirit brings Steven’s family together, but neither expected it to bring them closer to each other. After a great opportunity presents itself to Gretchen, she and Steven must decide what’s really important in life.

Aşk acısı çeken genç bir adam hayır gecesinde bir kadınla tanışırken bu kadının kendisinden hoşlanmayan bir adamla nişanlı olduğunu öğrenir. Çevresinin de verdiği cesaretle bu kadının kalbini çalmak için çaba gösterecektir.

Tabu, tüm sessiz film yönetmenleri arasında belki de en büyüğü olan F.W. Murnau’nun son filmidir. Murnau’nun büyüklüğü stüdyo hilelerindeki başarısının yanı sıra Tabudaki gibi belgesel doğalcılığından kaynaklanıyordu. Bu çok yönlülük Almanya’da ve ABD’de çektiği filmler arasında köprü kurar. Doğal mekanlarda çekilen ve kesinlikle ne Almanca ne de İngilizce konuşulan Tabu, bu iki yeteneğin farklı yüzlerini sergiler. "Cennet" ve "Kayıp Cennet" şeklinde adlandırılan iki "bölüm"den oluşan basit senaryo, erotik bir aşk hikayesini konu alır. Genç bir kadın, köyün yaşlısı (Murnau’nun en ürkütücü kıyamet habercilerinden biridir) tarafından yeni ölen kutsal bakirenin yerine geçmek üzere seçilince cinsel tabu haline gelir. "Uygarlığın" (özellikle de paranın) ada sakinlerinin masum hazcılığı üzerindeki yozlaştırıcı gücü de yan tema olarak işlenir.

New Orleanslı asi ruhlu gençler Lula ve Sailor birbirlerine çılgınca aşıktır. Lula'nın dengesiz annesi, nefret ettiği Sailor'ın üstüne belalı bir tipi salar. Sailor biraz amacını aşan bir şekilde istemeden adamın canını aldığında hapsi boylar. Genç adam bir gün şartlı salıverilir ve kendisini onca zaman beklemiş olan Lula ile birlikte Kaliforniya'ya doğru yola çıkarlar. Lula'nın annesi bu kez peşlerine bir özel dedektif ve bir de kiralık katil saladursun, genç aşıklar, birbirlerini ve Amerika'nın garipliklerini keşfedecekleri bir yolculuğu yaşarlar. Hayatı kaba saba çizgileriyle, televizyondan ve filmlerden öğrendiğini sanan bir kuşağın gözünden epeyce sert ve kimi zaman sürrealist bir yolcuğuluğa çıkarıyor bizi David Lynch. Yönetmenin, popülerliğinin zirvesindeyken gerçekleştirdiği bu dört dörtlük filmine Nicolas Cage ve Laura Dern uyumunun katkısı tartışılmaz...


Los Angeles şehrinin gizemli havasında geçen bu filmde psikolog olan bir adam, hafızasını kaybettiği için kendisine getirilen bir hastasına yardım etmek için çabalamaktadır. Bir süre sonra aralarında geçmis yasamlarına ait bir bağ olduğunu keşfederler. Bu gizemli bağ onların hayatlarını etkileyecek bir maceraya girmelerine neden olacaktır. Garip bir şekilde ikisi birden kırk yaşlarında, elinde makasla cinayetler işlemeye baslayan gizemli bir katille ilgilenmeye başlarlar. Ona ne için bu kadar ilgi duyduklarını öğrenmek her ikisi için de son derece çarpıcı bir netice doğuracaktır.

Bill, ona bakmak için eve dönen oğlu Sam tarafından bakılan, hasta, hayattan daha büyük bir babadır. Sam, evdeyken yerel bir kadın olan Kate'e aşık olur. Aynı zamanda Bill, annesi Tina'ya aşık olmaya başlar.

Arlis Sweeney (Dennis Quaid) Batı Texas'ın düzlükleri kadar durağan ve basit bir hayat sürmektedir. Bir şehirden diğerine yolculuk ederek makine satışı yapmakta, bu arada da biri diğerinden farksız ilişkiler yaşamaktadır. Dağılmış bir evlilikten kaçan Kay Davies (Meg Ryan) ise nereye gittiğini bilmeden ait olduğu yeri aramaktadır, herhangi bir yerin olduğu yerden daha iyi olacağı düşüncesiyle. Kader bu ikiliyi bir araya getirir ve onlara bir gelecek sunar. Ancak geçmişten biri - Arlis'in babası (James Caan) - geçmişe ait soğuk ve karanlık aile anılarıyla çıkagelir. The Fabulous Baker Boys ve Wonder Boys'un yazarından, Gwyneth Paltrow'un ilk sinema filmi rolüyle...


Will Traynor zengin, başarılı, yakışıklı, yaşamayı seven ve istediği her şeye sahip olan genç bir adamdır. Ancak talihsiz bir motosiklet kazası sonrası felç kalınca yaşama hevesini kaybetmiş, ölmeyi düşünmeye başlamıştır. Louisa Clark ise bir kafede garsonluk yapan, hayatta fazla bir başarısı ve beklentisi olmayan, her daim ablasının gölgesinde kalmış bir kadındır. Lou kafedeki işini kaybedince yeni bir iş aramaya başlar ve Will'in bakıcısı olarak çalışmaya işe alınır. Son derece kültürlü ve donanımlı biri olan Will, Louisa'yı önce küçümsese de genç kadının varlığı ona yaşama sevinci vermeye başlar. Aralarında kurulan bu arkadaşlık ve yakınlık, ikisini de çok değiştirecektir.

Paris'te garsonluk yaparak, kendine özgü bir dünyada yaşayan saf, çekingen ve masum bir kızdır Amelie. Annesinin beklenmedik ölümü, babasının soğuk tavırları ve yaşadığı travmalar sonucu, sevimli ve boş şeylerle uğraşarak kendisine eğlence yaratmaya çalışsa da aslında hayatı sıkıcı bulduğu için kendisini son derece yalnız hissetmektedir. Bu kısır döngü Amelie’nin evde bulduğu bir kutuyu ve onun aracılığıyla sahibini keşfetmesiyle birlikte bir anda bıçak gibi kesiliverir... Amelie aşık olmuştur.

Ya şimdiye kadar âşık olduğunuz herkes onlar hakkındaki hislerinizi öğrenseydi? Üstelik aynı anda? Lara Jean'nin hayal ürünü aşk hayatı, o ana dek sevmiş olduğu beş oğlana yazdığı mektupların gizemli biçimde gönderilmesiyle altüst olur.

Lise öğrencileri Mitsuha ve Taki, ayrı hayatlar yaşayan birbirine tamamen yabancı iki kişidir. Ancak bir gece, aniden yer değiştirirler. Mitsuha, Taki'nin bedeninde uyanır, Taki ise Mitsuha'nın bedeninde. Bu tuhaf olay rastgele gerçekleşmeye devam eder ve ikisi de hayatlarını birbirlerine göre ayarlamak zorunda kalır.

Film, PC 233 ve PC 633 yaka nolu iki polisin sevgilileri tarafından terk edilmeleri sonrasında yaşamlarında yeni bir sayfa açmaya çalışmalarını konu ediyor. İçine düştükleri bu durumdan ve yemek yemek için uğradıkları "Midnight Express" adlı büfeden başka ortak özelliği olmayan iki karakterin öyküleri de film içinde herhangi bir ortaklığa sahip değil. Bu iki kaybetmiş polisin umutlarını yeniden kazanmaya çalışmaları, küçük sürprizlerle ve zekice diyaloglarla o kadar güzel anlatılmış ki filmin konusu hakkında daha fazla ipucu vermenin filmi ilk kez izleyecekler için haksızlık olacağını düşünüyoruz. Yeni bir sinema dili keşfetmek isteyenler için Chungking Express çok iyi bir başlangıç.

Güneyli güzel Scarlett O'Hara üç evliliği, iç savaş ve Güneyin yeniden inşaa edilmesi sürecinde zenginlikten fakirliğe düşüşünü, sonra yeniden zenginliğe kavuşmasını anlatan film, Margaret Mitchell'in klasik eserinden sinemaya uyarlanmış olup yapımcı David O. Selznick'in en başarılı eseri kabul edilmiştir.

Piyanoları akort etme konusunda titiz bir yeteneğe sahip olan yetenekli bir piyano akortçusunun, beklenmedik bir şekilde kasa hırsızlığı konusunda da yetenekli olduğunu keşfetmesi, hayatını altüst eder.

Danimarka doğumlu (ünlü yazar) Karen Blixen (Meryl Streep) daha iyi bir yaşam sürebilme umuduyla bir baronla mantık evliliği yapar. Çift Nairobi'ye taşınır, ancak kocası burada alkol ve çapkınlığa dayalı bir hayata dönünce, Karen kendisini aşksız bir evliliğin içerisinde hapsolmuş olarak bulur. Karen daha sonra özgür ruhlu bir avcı olan Denys Finch Hatton (Robert Redford) ile karşılaşır: Acaba ilişkileri içerisinden bir aşk yeşerebilecek midir, yoksa Karen'ı bekleyen şey kalp acısı mıdır?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir