
Dileep
Josutty

Life of Josutty narrates the story of the struggles and life lessons learned by Josutty(Dileep), a simple farmer living in a village in Kerala who migrates to New Zeland after marriage.

Dileep
Josutty

Hareesh Peradi
Joseph

Jyothi Krishna
Rose
Renjini Rupesh
Priya

Noby Marcose
Geevarghese

Rachana Narayanankutty
Jessy

Chembil Ashokan
Devassy

Suraj Venjaramoodu
Varkey

Sunil Sukhada
Fr.Gabriel

Sasi Kalinga
Narayanan Master

Krishna Prabha
Mollykutty
Aqsa Bhatt
Angel
Saju Navodaya
Rameshan

Vijayakumari
Soshamma

P Balachandran
Jessy's Father

Lester Burnham, çevresindeki insanlar tarafından sevilmediğini ve horgörüldüğünü düşünmektedir. Karısı Carolyn, bunca yıllık evliliklerinden sonra sanki ondan nefret eder gibi davranmaktadır. Kızı Jane, onu küçük görmektedir. Patronu ise sürekli onun girişimlerini baltalamaktadır. Yıllardır gizlemekte olduğu tutkuları sonucunda Lester, hayatında birkaç küçük değişiklik yapmaya karar verir. Böylelikle orta yaş krizini de kolaylıkla atlatabileceğine inanmaktadır. Aldığı kararlar sonucunda giderek özgürleştikçe ve mutlu olmaya başladıkça karısıyla kızını daha çok sinirlendirmeye başlar.

2007 Cannes Altın Palmiye ödülü sahibi, festivalde büyük beğeni toplayan '4 Ay, 3 Hafta, 2 Gün'de Romanyalı yönetmen Cristian Mingui, süssüz, neredeyse çiğ bir gerçekçilikle, istenmeyen bir eylemin bireysel sonuçları üzerinden totaliter bir toplumdaki soğukkanlı adalet anlayışını ifşa ediyor. 'Altın Çağ'dan Öyküler' başlıklı toplayıcı bir projenin parçası olarak tasarlanan ve şehir efsaneleri ve bireysel zorluklar etrafında gelişen anlatılardan yararlanarak komünizm dönemi Romanya'sının sivil tarihine öznel bir bakış geliştiren film, rejimin son yıllarında Romanya'da küçük bir kasabada yaşayan iki oda ve okul arkadaşı Otilla ve Gabita'nın öyküsünü beyazperdeye taşıyor. İstemediği bir gebelikten muzdarip olan Gabita Otilia'dan yardım ister. Otilia Gabita için ucuz bir otelde bir oda kiralar ve Gabita, hatasını temizleyecek olan kürtajcı Mr. Bebe'yi beklemeye başlar. Gabita cezadan ve horgörüden kaçmak için herşeyi yapmaya hazırdır fakat hiçbirşey göründüğü kadar kolay olmayacaktır.

Lorenzo dünyada ender rastlanan ve tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir hastalığa yakalanır. Çaresiz kalan aile hastalığın tedavisini bulmak için sıkı bir mücadeleye girer.Bir yandan da Lorenzo ölmektedir.Film tamamen gerçek bir hikayeye dayanmaktadır.


Jordan ailesi, kendi içinde iletişim sorunlarıyla mücadele etmektedir. Evin hanımı, Elizabeth’in tanıştığı Clara adındaki yaşlı bir kadının tavsiyeleriyle aile güçlüklerin üstesinden gelmeye çalışacaktır.

Başrollerinde Brenda Blethyn ile Marianne Jean-Baptiste’in oynadığı film, başarılı bir Afrikalı-Britanyalı olan Hortense Cumberbatch’in ailesinin tarihini araştırdığında annesinin işçi sınıfından beyaz bir kadın olan Cynthia Rose Purley olduğunu öğrenmesiyle yaşananları anlatır.

Manipulated by his jealous ensign Iago, the Moorish general Othello is driven to believe that his new wife Desdemona is unfaithful, setting in motion a chain of deception, jealousy, and violence that leads to tragedy.

Radyo programcısı Johnny, minik yeğenine bir süreliğine bakma görevini üstlenir. İkili, Los Angeles’tan New York’a, oradan New Orleans’a uzanan bir seyahate çıkarlar. Bu yolculuk, geçmiş ve gelecek arasındaki bağlar üzerine hassas ve derin bir hikayeye dönüşür.

Duygularını uzun süredir bastıran Marion, yeni kitabını yazmak için sessiz bir daire kiralar. Ancak komşu dairedeki psikiyatristin seanslarını duymaya başlar. Özellikle, hayata dayanamadığını söyleyen genç bir kadının çaresizliği, Marion'u kendi yaşamını sorgulamaya iter.

Bir çiftin oğullarıyla geçirdikleri vakit, onun babasının annesini terk etmeyi planladığını öğrenmesiyle dramatik bir hal alır.'Les Miserables' ve 'Gladiator' gibi yapıtların senaryo ekibinde yer alan, William Nicholson'ın kamera arkasında yer aldığı yapımda, Bill Nighy ve Annette Bening'i izliyoruz

Richard Young satılığa çıkarılan evine yıllar sonra geri döner. Evinin her köşesine baktığında hayatından izler görür ve yaşadığı anlar her bir noktada yeniden canlanmaya başlar. Ancak eşi benzeri olmayan bu ev, sadece Richard Young’ın değil, kuşaklar boyunca pek çok kişinin hayatında iz bırakmıştır. Bu evin anıları, geçmişten günümüze yüzyıllarca sürecek bir yolculuğun başlangıcı olur.

17 yaşındaki Emelia’nın İngiltere’nin güney kıyısındaki ücra bir kasabaya gelmesiyle, Fischer ailesinin hayatı alt üst olur. Eskiden çok satan bir yazar olan baba Jonathan, Emelia’nın hem yazarlık yeteneğine ve azmine, hem de güzelliğine kayıtsız kalamazken, kızları Beth’in ise, Emelia’dan öğreneceği çok şey vardır. Geçmişin ve şimdinin açığa çıkan sırlarıyla, ilişkiler daha da karmaşık bir hal alırken, üzerlerinde kara bir bulut gibi dolaşan Albatros, karakterlerin peşini bırakacak mıdır? Emelia ve Beth bu sıkıcı küçük kasabadan kurtulabilecekler midir?

Tahran'da ailesi ile birlikte yaşamakta olan küçük Marjane'ın ve ailesinin hayatı Şah rejiminin devrilmesiyle değişir. Aile çareyi Marjane'ı, politik tansiyonun giderek arttığı ülkeden göndermekte bulur. Avusturya'daki bir okula yazılan Marjane önce batı kültürüne uyum sağlamakta daha sonra ise koptuğu doğu kültürüne tekrar alışmakta zorluk çeker.

Sinemada gösterildiği yıllarda , tartışmalı biçimde, tamamen yanlış anlaşılmalarla dolu ve utanç verici biçimde eleştirilen, ama uzun yıllar sonra şimdi ,sadece Rossellini'nin en iyi filmlerinden biri olarak anılmakla kalmayıp, aynı zamanda modern sinemanın temel elementlerinden biri olarak hak ettiği yeri bulmuştur. Küçük bir ipucu verelim : Bir evlilik, İtalya'ya yapılan bir seyahat esnasında kötüye gider, biz de izleriz.

Avusturyalı yönetmen Michael Haneke'nin 'Kent Üçlemesi'nin ikinci ayağı olan 'Benny's Video', 14 yaşındaki bir delikanlının çektiği videolarla kendisine yarattığı alternatif gerçeklik içinde nasıl kaybolduğunu anlatan, hazmı güç bir film. Modern burjuvazinin duygusal buzullaşması üzerine yoğunlaşan film şiddetin anlamsızlaştığı bir dünyada bireyler arasında gelişen ilişkilerin şiddetle sınandığı bir öyküyü anlatıyor. Genç Benny'nin akranı bir genç kıza yaşattığı şiddet dolu deneyim ise sinemada çekilmiş en sert sahnelerden bazılarına zemin hazırlıyor.

Daha iyi bir hayat umuduyla geldiği Fransa’da düşük gelirli birçok işe girerek tutunmaya çalışan Samba, belgelerindeki eksik nedeniyle göçmenlik bürosu tarafından sınır dışı edilmek üzeredir. Alice ise bir şirkette üst düzey yöneticiyken geçirdiği bunalım sonucunda psikolojik tedavisinin bir parçası olarak göçmenlik bürosunda görevlendirilmiştir. Hayatının en zor zamanlarını geçiren ikilinin yolları çakışır ve aralarındaki duygusal çekim kısa sürede gitgide artar. Samba ve Alice’in yeni hayatı için umut artık çok da uzaklarda değildir.

Forrest Gump, düşük IQ’su olmasına rağmen, Amerikan tarihinin en önemli olaylarının tam ortasında yer alan biridir. Alabama'da büyüyen Forrest, koşma yeteneği sayesinde üniversiteye girer, Vietnam Savaşı'na katılır, Beyaz Saray’a davet edilir ve karides işinden milyoner olur. Ancak tüm bu başarılar, çocukluk aşkı Jenny’ye duyduğu sevginin yanında sönük kalır.

Mildred Pierce, dönemin tipik kadın portresinin sıradan bir ürünü gibidir. Ancak kendisini aldatan kocası kısa bir süre sonra kendisini terk eder. Mildred, bir anda kendisini daha yalnız ve daha güçlü bir halde bulur. Artık çevresindeki herkese bağımsızlığını ve kusursuzluğunu ilan edecektir. Önünde ise kızının velayetini almak üzere bir dava vardır.

Whangara kabilesinin enteresan bir inanışı vardır. Yeni Zelanda’nın Doğu yakasında konuşlanan Whangara kabilesi, soylarının binlerce yıl önce o topraklara bir balinanın sırtında geldiğine dair güçlü bir inanca sahiptir. Bu atalarının adı Paikea'dır. Bu inanışa göre kabilenin geleneklerinde işleyen töre şu şekildedir: Kabileye şef olarak seçilen kişiler ailenin ilk doğan erkek çocukları olmak zorundadır ve bu kabilede yaşayan 11 yaşındaki "kız çocuğu" Pai'nin ise gözü şefliktedir. Pai'nin bilge Büyükbabası Koro, kabilenin müstakbel başkanını tayin edecek olan mercidir. Lider olmak isteyen küçük kız Pai, bu uğurda ne gerekirse yapmaya kararlıdır. Dünyada her şeyden çok sevdiği büyükbabasına karşı gelecek bile olsa... Yeni Zelanda’nın kültürüne dair çok içten, samimi bir hikaye anlatan Whale Rider, küçük oyuncusu Keisha Castle-Hughes’a da 'en iyi kadın oyuncu' dalında Oscar adaylığı getirmişti.

Willy loman adlı karakterin trajik hikayesini anlatır.Geçmiş hayatı ve şimdiki hayatı birbirine karışmıştır.Savaş sonrası ekonomideki değişiklikler hayatını fazlasıyla değiştirir.Geçmişe dair olaylarla ilgili halüsinasyonlar görmeye başlar.Sonunda ölmesinin hayatta kalmasından daha çok işe yarayacağını karar verir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir