
Dhruv Vikram
Kittan


Dhruv Vikram
Kittan

అనుపమ పరమేశ్వరన్
Rani

Rajisha Vijayan
Raji

Pasupathy
Velusamy

Ameer
Pandiyaraja

Lal
Kandasamy

N. Azhagamperumal
Kandeepan

Anuraag Arora
Vishwesh Singh

Subathra Robert
Sundaram's Wife

Madhan Kumar Dhakshinamoorthy
Santhanraj
K. Prapanjan
Rathnam
Haritha Mutharasan
Pushpa

Chandrasekar Koneru
Pakistan Coach
Puliyankulam Kannan
Sundaram
Lenin Bharathi
Coach of Win Paper Mill kabaddi team

Kardeşi için kafese dönen MMA efsanesi Patton James, eski antrenörüyle birleşip ONE Championship'in acımasız şampiyonu Xavier Grau'ya karşı son bir dövüşe çıkar.


After a blood- soaked jujitsu match in Dubai, fighting legend Mickey Kelley falls to superstar Blaine. But years later, an online video proves that Blaine cheated, and the world demands a rematch. Can the aging underdog get back into shape in time to vanquish his foe, get revenge, and claim his prize?

Küçük düşürücü bir yenilgiden yıllar sonra, bir MMA dövüşçüsü terk ettiği genç oğlunun hayatına yeniden girmesiyle ringlere dönmek için son bir şans yakalar.

Savaş sonrası Tokyo'da yenilmez Japon şampiyon Masahiro (Yusuke Ogasawara), Amerikalı rakibi Clint Sullivan'a (Tyler Wood) karşı yapacağı maç için kış doğasının zorlu şartlarında hazırlanıyor. Clint, Yakuza'nın maç üzerindeki etkisini öğrendiğinde, savaş anılarını ve doğmamış çocuğunu düşünerek, her şeyi kaybedebileceği korkusuna kapılır. Politik gerilimler bir yana, dövüşçülerin paralel doğaları, insan ruhunun sınırlarını zorlar.

Acımasız bir baba tarafından büyütülen Cash, hissettiği saldırganlığı MMA savaşçısı olmaya yönlendirir. Bu alanda başarı yakalayan ve popülerlik elde eden Cash, ikinci oğlu Williams Sendromu ile doğduğunda yeni bir meydan okumayla karşı karşıya kalır. Cash ringde para kazanmaya çalışırken büyük oğlu Jett, kardeşi Quinn'in bakıcısı olur. Jett, babasının kavgalı ayak izlerini takip edip, ringlere çıkmaya karar verdiğinde oyununa geçmeye karar verdiğinde aile dinamikleri değişir.

A former youth boxing champion, Jimmy McCabe is a man in search of hope but looking in all the wrong places. When he hits rock bottom he turns to his childhood boxing club and the only family he has left: gym owner Bill corner man Eddie and promoter Joe. Back in training, years after anyone thought he was a contender, he risks his life, as he tries to stand tall and regain his place in the world.

In search of a lifeline for his struggling off road racing team, a man takes on a young car thief looking for a second chance, but as their worlds collide, they must struggle to forge a successful alliance.

Yarış efsanesi Sonny Hayes, zor durumdaki bir Formula 1 takımına liderlik edip bir kez daha zafere ulaşma şansını kovalarken bir yandan da genç, yetenekli bir sürücüye akıl hocalığı yapmak üzere pistlere döner.

Frances Farmer'ın Hollywood'ta şöhrete göz kamaştırıcı yükselişi ve sonrasında kara listeye alınmasıyla trajik bir yöne giren yaşamının gerçek öyküsüdür...

Will Gerard (Nicolas Cage) kendini gerçekleştirmiş bir Amerikan rüyası gibidir. Mesleğini çok seven Will okulunda oldukça başarılı bir İngilizce öğretmenidir. Mutlu bir evlilik süürdürdüğü güzel eşi Laura (January Jones) ise saygın bir müzisyendir. Yaşamları konserler, mangal partileri hatta satranç turnuvalarıyla geçmektedir. Fakat bu mutluluk tablosu bir gece yaşadıkları korkunç bir olay sonrası yerle bir olur. Laura prova çıkışı cinsel saldırıya uğrar ve çok ağır yaralanır. Hastane içinde eşi için koştururken Will’in yanına hoş görünümlü bir adam (Guy Pearce) yaklaşır. Adam sistem olağan işleyişini ve mahkemelerde yıpranmak yerine kendi adaletini sağlaması için Will'e yardım edebileceğini söyler. Çok kısa sürede karar veren Will teklifi kabul eder ve kendisini yasa dışı yollarla düzeni sağlamaya çalışan bir yeraltı örgütünün içinde buluverir...

Ford v. Ferrari, 1966 yılında düzenlenen Le Mans 24 Saat Yarışı’nın gerçek hikayesini konu alıyor. Henry Ford II ve Lee Iacocca ikilisi, tuhaf ancak kararlı bir grup Amerikalı mühendis ve tasarımcıdan sıfırdan bir otomobil yapmalarını ister. Otomotiv vizyoneri Carroll Shelby (Matt Damon) ve İngiliz şoförü Ken Miles’ın (Christian Bale) başını çektiği ekip, uzun yıllardır pistlere egemen olan Ferrari’yi Fransa’da düzenlenen 1966 Le Mans Dünya Şampiyonası’nda alt etmek için işe koyulur.

15. yüzyılda Tatarların saldırıları altında inleyen Rusya'dayız. Andrei Rublev hem bir keşiş hem de ikona ressamıdır. Barbarlık, şiddet ve kana kontrast olarak doğanın mucizevi güzelliği ve inanç Rublev'in beslendiği kaynaktır. Ne var ki bir köylü kızını tecavüzden kurtarmak için bir adamı öldürmek zorunda kaldığında hayatı ve Tanrı inancını yeniden sorgular. Yaratıcılık ateşinin, konuşmama ve resim yapmama yemini eden Rublev'in içinde yeniden yanmaya başlaması için toy bir delikanlının dev bir çan imal etmesini seyretmesi gerekecektir. Bu aslında sanatçı keşişin eserlerine gerçek renk ve hayatın da gelmesinin işaretidir.

20. yüzyılın ilk yarısında İngiliz sömürgesi altındaki Hindistan'da geçen film, bağımsızlık mücadelesi için İngiliz yönetimine karşı "Pasif Direniş"i örgütleyen Mahatma Gandhi'nin hayatından bir kesit anlatıyor. En iyi biyografik çalışmalardan biri olarak kabul edilen Gandhi, 11 dalda aday olduğu Oscar ödüllerinden "en iyi film" ve "en iyi yönetmen" dahil tam 8 ödülle döndü. Gandhi rolünde sinema tarihinin en iyi performanslarından birine imza atan usta oyuncu Ben Kingsley'nin ise "en iyi erkek oyuncu" dalında heykelciğe uzanmasıysa pek zor olmadı. Cenaze sahnesinde yaklaşık 300.000 kişinin yer almasıyla da bir film sahnesinde yer alan en kalabalık insan sayısı rekorunu da elinde bulunduran film, çarpıcı sahneleriyle hafızalardan silinmeyecek bir yapıt. Hindistan bağımsızlık hareketinin lideri Gandhi'nin gerçek hayatından sinemaya aktarılan bu gerçekçi yapım, ülkemizde yıllarca yasaklanmış ve gösterime girememişti..

60'larda masum bir hippiyken 80'lerde para peşinde koşmaya başlayan George Jung'un (Johnny Depp) en büyük isteği hayalindeki Amerikan Rüyasını yaşamaktır. California'ya taşınarak güneşi, seksi ve marijuana satmanın kârlı zevklerini keşfeder. Uyuşturucu satmak ilk başta özgür hayatını rahatça yaşamasını sağlayan bir geçim kaynağıyken, bu iş zamanla onu dünyaca ünlü kokain ithalatçısına dönüştürür.

1789'da gerçekleşen devrim tüm Fransa'yı kana bular. Devrimin Paris'teki önderleri arasında Danton ve Robespierre de vardır. Bu iki dost, temellerini attıkları cumhuriyetin üzerinden dört yıl geçmeden birbirlerine düşman olur ve sonunda Danton gönüllü bir sürgüne çıkar. Ancak çevresindeki herkesi rejim düşmanı olarak gören ve vatana ihanetten giyotine gönderen Robespierre'in aşırı sert politikalarına daha fazla dayanamaz. Ölümü göze alarak Paris’e döner ve Terör Dönemi denen çılgınlığa son vermeyi dener.

Tracy Chevalier’in romanından uyarlanan film, Hollandalı ressam Johannes Vermeer’in “İnci Küpeli Kız” tablosunun yaratılış sürecini çevreleyen olayları anlatır. Tablodaki kız hakkında çok az şey bilinmektedir. 1665 yılında Hollanda'sında geçen bu filmde on yedi yaşındaki Griet (Scarlett Johansson) babası bir iş kazasında kör kalınca ailesini geçindirmek için çalışmak zorunda kalır ve ressam Johannes Vermeer'in (Colin Firth) evinde hizmetçiliğe başlar. Griet, zamanla evli olan bu ressamın ilgisini çeker. Vermeer, onun yetiştirilme tarzı, eğitim düzeyi ve sosyal konum açısından çok farklı olmasına rağmen, renkler ve ışığı algılama kabiliyetini farkederek onu resimlerinin gizemli dünyasına çeker. Bu ortak yönlerinden dolayı aralarındaki hizmetçi-efendi ilişkisi yerini yakınlaşmaya bırakır.


Rock müzik ilâhı şarkıcı Dylan’ın hayatının yedi farklı dönemi, aralarında kadın oyuncuların da yer aldığı altı kişilik bir oyuncu kadrosu tarafından canlandırılıyor. Filmin özgün ismi I’m Not There, Dylan’ın orijinal albümünde yer almayan meşhur parçasına gönderme yapıyor. I’m Not There, hikâyesini Dylan’ın şarkı sözü yazarlığındaki şiirsel anlatı üslûbuna uygun anlatıyor.

Los Angeles, Mart 1928: Genellikle çalışan sınıftan insanların oturduğu banliyö kesimlerinden birindeyiz. Telefon operatörü olarak çalışan anne Christine Collins, güzel bir cumartesi sabahında işe gitmek üzere evden ayrılırken dokuz yaşındaki oğlu Walter ile vedalaşır. Akşam evine döndüğünde her ebeveynin en büyük kabusuyla yüz yüze gelir: Biricik oğlu ortadan kaybolmuştur. Polis tarafından çok yoğun bir arama çalışması başlatılır. Ancak küçük Walter hiçbir iz bırakmadan ortadan yok olmuştur. Aradan beş ay geçtikten sonra polisten haber gelir. Christine’in oğlu olduğunu iddia eden bir çocuk bulunmuştur. İtibarını kurtarmak isteyen polis, anne ile oğlunun kavuşmasını medya önünde bir halkla ilişkiler etkinliği gösterisi olarak organize eder.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir