
Kai Lehtinen
Aleksi 'Mosku' Hihnavaara

A story about the life of reindeer emperor Mosku in Eastern Lapland at the beginning of the 20th century, when social conditions and the practice of traditional livelihoods are in transition. Mosku is involved in reindeer disputes and skirmishes and is also involved in the bandit hunt on the side of Soviet Russia led by Wallenius, the commander of the Lapland border guard.

Kai Lehtinen
Aleksi 'Mosku' Hihnavaara

Maria Järvenhelmi
Mari Vainio
Petter Sairanen
K.M. Wallenius
Rauno Ahonen
Hammaksen Kuisma
Kari Lahti
Hirvas-Aapo
Uula Laakso
Rupipää

Jorma Markkula
Selmi
Markku Köngäs
Jaurun Mitri
Eero Soininen
Marjakarhu
Olavi Kaltiokumpu
Ollila
Pekka Vitikka
Peltovuoma
Ali Martin
Ali

Tarja-Tuulikki Tarsala
Koltta-akka
Annika Kostamo
Kolttaneito

Antti Virmavirta
Sau-herra

1938'de gergin geçen Münih Konferansı'nda artık rakip hükûmetler için çalışan eski arkadaşlar bir Nazi sırrını açığa çıkarmak için yarışan gönülsüz casuslar hâline gelir.

11 Eylül saldırılarının ardından bir avukat, yitirilen yaşamlara bedel biçmeye çalışırken duygusal bir hesaplaşmayla karşı karşıya kalır. Gerçek olaylardan uyarlandı.

Babasının ölümüyle sarsılan, evin bakıcısı tarafından sevilen ama aynı zamanda bu süre zarfında cinsel istismara uğrayan, bir leydi ile dost olan ve sonuç olarak onunla Chelsea´de yaşamaya başlayan Turner, tüm bu hayatında olup biten karmaşanın yanında aslında çok büyük bir yeteneğe sahiptir. Resim yapmak, gezi keşiflerine çıkmak, hatta genelevleri ziyaret etmek, gemilerle denizlere açılmak, üst sınıfın arasına girmek gibi birçok değişik aktivitede bulunması onu diğer ressamlardan farklı kılmış, ve hem kraliyetin hem de halkın eserlerini takdir etmesini sağlamıştır.

Film , 19.yüzyılda Çin'de kadınlara uygulanan katı kültürel normlar ile savaşmak için kendilerine özgü gizli kodlar geliştiren iki kadının ömürboyu süren dostluğunu anlatıyor.

İkinci Dünya Savaşı’nın başlarında İngilizler umutsuzluğa düştüğü sırada Churchill, kadınların casus olarak işe alınıp, eğitilmelerini emreder. Kadınların göz korkutucu misyonları sabotaj yapmak ve bir direniş oluşturmaktır. Bu görev için Vera Atkins, hırslı bir kadın olan Amerikalı Virginia Hall ve barış yanlısı bir kadın olan Noor Inayat Khan’ı işe alır. Kadınlar, Fransa’daki Nazi rejimini zayıflatmak için birlikte zorlu bir mücadeleye girişir.

Mucizevi bir hamilelik. Merhametsiz bir kral. Ölesiye bir kovalamaca. Meryem'in İsa'yı dünyaya getirdiği yolculuğu, İncil'e dayalı bu destanda açığa çıkıyor.

Los Angeles, New York, Paris, Roma ve Helskinki... Birbirlerinden ne kadar uzak olurlarsa olsunlar, bu şehirlerin birçok ortak öğeleri vardır. Bunlardan bir tanesi de elbette ki sokakları gündüz-gece turlayan taksi şoförleridir. Beş şehirde, beş farklı taksi şoförü, müşterileriyle ilginç bir yolculuğa çıkacaklardır. Los Angeles'ta taksiyle evine giderken iş bağlamaya çalışan bir menajer, aradığı yıldızı taksi şoföründe keşfeder… New York'ta palyaçoya benzeyen ve şair gibi konuşan Alman bir taksi şoförü direksiyonu müşterisine bırakır… Paris'te yakışıklı Afrikalı bir adamın taksisine binen kör bir kadın arasında beklemediği bir etkileşim olur… Roma'da arabasına binen rahibe günah çıkarmaya çalışan şoför, müşterisinin ölmek üzere olduğunun farkında bile değildir…

13. yüzyıl İngiltere’sinde Robin Hood ve arkadaşları, yaşadıkları köydeki yozlaşmanın karşısına dikilmiş, krala karşı isyana kalkışarak güçler dengesini sonsuza kadar değiştirmişlerdi. Kimilerince hırsız, kimilerince kahraman olarak nitelenen bu mütevazi adam, kendi halkının özgürlük sembolü olur.


Aşk ve savaş üzerine alışılmadık derecede sevimli, zeki ve komik bir film. “Guguk Kuşu”, Rus askerlerin Finli keskin nişancılara taktığı addır. Eylül 1944. Finlandiya, SSCB ile bir ateşkes antlaşması imzalayarak savaştan çekilir. Ama nefretin anlamsızlığının büsbütün ortaya çıktığı bir yerde, gözden ırak bir çiftlikte kıstırılmış olan filmin ana karakterleri bu gerçekten haberdar değildir. Gizli servisin tutukladığı Rus yüzbaşı İvan ile Finli keskin nişancı Veiko talihin bir cilvesi olarak aynı yere sığınmak zorunda kalır; burası, onlara düşman değil de birer erkek gözüyle bakan Anni adlı genç Lapon kadının çiftliğidir. Üçü, birkaç gün aynı yerde birlikte yaşamak zorunda kalır. Herbiri yalnızca kendi anadilini (Fince, Rusça, Laponca) konuşabildiği için, kimi komik, kimi trajik müthiş yanlış anlamalar ortaya çıkar.

Tüm çocukluğu boyunca 'neden hiç kardeşine benzemedin' eleştirisiyle yüzleşmek zorunda kalan Fred, büyüyünce de kardeşinin mükemmelliğinin aksine şanssız ve parasız bir adama dönüşür, hatta hapse bile girer. Nicholas abisine yardım etmeye karar verir ama bir şartla: Kuzey Kutbuna gelecek ve ihtiyacı olan parayı orada Noel Baba'nın Oyuncak Dükkanı'nda çalışarak kazanacaktır.

Bir salgının dünyanın yarısını yok etmesinin üzerinden geçen on yılın ardından, bir baba ve kızı toplumdan uzak bir yerde yaşamaktadır. Adam, kadınların yok olmasına neden olan salgının başlarında doğan kızını sadece erkeklerin yaşadığı toplumda büyütmeye çalışır. Kızının erkek gibi görünmesini sağlayan ve onu insanlara erkek olarak tanıtan baba, erkek egemenliğindeki toplumda kızını korumak için zorlu bir mücadele vermek zorunda kalır.

Teen Spirit, hayallerine kavuşabilmek için şarkı yarışmasına katılan genç bir kızın hikayesini konu ediyor. Violet, küçük bir kasabada yaşayan utangaç bir genç kızdır. En büyük tutkusu şarkı söylemek olan genç kız hayallerinin peşinden gidebilmek için kasabadan ayrılmayı planlar. Bir şarkı yarışmasının ilanlarını gören Violet için hayalleri doğrultusunda harekete geçme zamanı gelmiştir. Ona bu zorlu macerasında karşısına çıkan bir akıl hocası yardım eder. Bu uluslararası yarışma Violet’ın sadece yeteneğinin değil dürüstlüğünün ve hırsının da teste tabi tutulmasına neden olur. Akıl hocasının desteği ile hayallerine kavuşabilmek için ter döken genç kız, yüzlerce rakibini geride bırakıp yarışmayı kazanabilecek midir?

The Doctor and Clara face their Last Christmas. Trapped on an Arctic base, under attack from terrifying creatures, who are you going to call? Santa Claus!

Ruby Daly, Amerika'nın %98'ini öldüren korkunç vebadan hayatta kalabileceğini hiç düşünmemiştir; ancak hayatta kalmayı başarır. Hayatta kalanlar değişik güçlere sahiplerdir ve sadece renklerle tanımlanırlar: Yeşiller (çok zekiler), maviler (telekinez), sarılar (elektriği kontrol edebilme), turuncular (zihin üzerinde kontrol) ve kırmızılar (ateşi kontrol edebilme). Ruby, tehlikeli bir turuncudur. Acınası ve korku içerisinde olan Thurmond'a kendisi gibi olan çocukların yanına gönderilir. Ruby, bu korkunç yerden çocukların yardımıyla kaçar ve hayatı bambaşka bir hal alır.

Krallık tacı için savaşan iki kardeşin mücadelesini anlatan film, iki büyük aktörü karşı karşıya getiriyor. 8. ve 9. yüzyılda Avrupa'da hüküm süren, tüm yaşamlarını savaş Tanrısı Odine'ye adayan ve her yeri yıkıp yağmalayan Vikingler'i anlatan, unutulmaz film. Edison Marshall'ın romanından yapılan uyarlama, güzel renkleri, oyuncuların performansı, doğal setleri ve akıcı temposuyla sivriliyor. Filmin en ilginç özelliği ise hikayeyi Orson Welles'in anlatıyor oluşu.

Alexandre Dumas'nın klasik romanının televizyona uyarlaması. Edmond Dantes iyi talihini kıskananların hasız suçlamalarıyla mahkum olur ve hayatının geri kalanını If adasındaki şatoda hapis olarak geçirmesine karar verilir. Hapiste herkesin deli olduğunu düşündüğü Abbe Faria isimli mahkumla tanışır ve Abbe ona yerini sadece kendisinin bildiği küçük bir adada saklı hazineden bahseder. Abbe zaman içinde hapiste ölür ve Edmond da ceset kılığında kaçar. Artık hazineyi bulma ve onu hapsettirenlerden intikam alma vaktidir.

Olli Mäki’nin bu kadar mutlu olmasını sağlayan şey ne? Birkaç gün sonra Finlandiya boks tarihinin en önemli maçına çıkacak olması mı? Hayır. Bütün medyanın gözbebeği, ülkesinin gururu haline gelmesi mi? Hiç sanmıyoruz. Raija’nın ona içtenlikle gülümsemesi olabilir, ama belki. Olli Maki’nin En Mutlu Günü, kariyerinin en önemli müsabakasına çıkmak üzere olan ve bununla hiç ilgilenmeyen bir boksörün hikâyesini siyah-beyazın melankolisiyle bezeyerek anlatıyor. Bu, benzerine pek az rastlanan türden bir spor filmi. Çünkü aşk, hikâyenin bağlamındaki daha gözde meselelerden her anında rol çalıyor.

Tina gümrük memuru olarak çalışan genç bir kadındır. Hem iş arkadaşları hem de çevresindekiler onun tuhaf biri olduğunu düşünse de Tina işinde oldukça başarılıdır. Altıncı hissinin kuvvetli olması sayesinde kaçakçıları kolayca ortaya çıkarır. Bir gün gizemli bir adam olan Vore ile karşılaşınca işler biraz karışır. Tina adamın bir şey sakladığından emindir fakat bunu bir türlü ispatlayamaz. Bu olay Tina’nın hayatını sorgulayıp gerçeklerle yüzleşmesine neden olur.

Film, her çocuğun kafasından geçen, “Noel Baba onca hediyeyi bir gecede nasıl dağıtıyor?” sorusuna cevap veriyor: “Noel Baba’nın, Kuzey Kutbu’nun altındaki operasyon merkezi sayesinde.” Dünya çocuklarından birine hediye gönderilmesi unutulunca, Noel Baba ailesinin en küçük üyesi Arthur, Noel sabahından önce son hediyeyi vermek için göreve çıkıyor...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir