
Janne Puustinen
Leevi

Having moved to Paris for university, Leevi returns to his native Finland for the summer to help his estranged father renovate the family lake house so it can be sold. Tareq, a recent asylum seeker from Syria, has been hired to help with the work, and when Leevi's father has to return to town on business, the two young men establish a connection and embark on a romance set against the idyllic Finnish summer. However, looming over this chance encounter, is the father's imminent return to the lake house, the continuation of Leevi's studies abroad as well as Tareq's complex relationship with his family in Syria.


16 yaşındaki Claudia dış dünyadan izole bir şekilde büyümüştür. Annesinin vefatından sonra evlerinin bahçesinde aniden büyülü bir şekilde karşısına Grace çıkar. İkili birbirlerinde ihtiyaçları olan desteği, sevgiyi ve samimiyeti bulur. Fakat yaşadıkları bu yaz aşkı büyüklerin müdahalesiyle trajik bir şekilde bölünür.

Anastasia ve Christian, yaşadıkları zorlu ayrılıkların ve iniş çıkışların ardından nihayet mutlu sona ulaşmışlardır. Tutkulu aşkları, nikah yüzükleri ve görkemli bir evlilik töreni ile mutlu sona ulaşmıştır. Ancak Anastasia'nın peşine düşen Jack, çifte huzur vermez. Anastasia'nın lüks ve aşkla bezeli mükemmel hayatı bir kez daha sarsıntılara sahne olacaktır.

Viven ve Roy, lise son sınıfta okuyan iki gençtir. Viven, fizik tutkunu olan başarılı bir öğrenciyken Roy'un oldukça sorunlu bir hayatı vardır. Beklenmedik bir olay ikisinin yollarının kesişmesine ve hayatlarının bambaşka bir hal almasına neden olur.

A young man upsets his Punjabi family when he falls in love with an Irish schoolteacher.

Monday, Atina’da yaşayan 30’lu yaşlardaki iki Amerikalı Mickey ve Chloe’nin hikayesini konu ediyor. Genç ve güzel bir kadın olan Chloe, Atina’daki zamanının sonuna yaklaşmıştır. Bu süreçte çekici bir erkek olan Mickey ile tanışır. İkili, farkına bile varmadan tsunami gücünde bir aşka adım atarlar. Hayatına yön vermeye çalışan Chloe, işini ve yaşadığı şehri ardında bırakarak hafta sonu tutkusunun dayanılmaz gerçekliğinin peşinden gitmeye karar verir. Mickey ile kalmaya karar veren Chloe, büyük bir risk almıştır. Aşık çiftin birbirlerine duydukları tutku ve ihtiyaç büyüktür ancak ikisinin de istemsizce kendi hayatlarını sabote etme mizaçlı olmaları ilişkilerini bir hayli zorlayacaktır. Birbirlerinin omuzlarındaki yüklerden korkan bu iki aşık, kendi korkularını yenerek aşklarına sahip çıkabilecek midir?

Anastasia tutkulu milyoner Christian Grey ile yaşadığı ilişkisini geride bırakmaya çalışmaktadır. Ancak bu sandığı kadar kolay olmaz. Yeniden bir araya gelen çiftin yaşadıkları zorluklar barışmalarıyla birlikte bitmeyecektir. Christian geçmişinden gelen şeytanları ile yüzleşmek zorunda kalırken, Anastasia da Grey'in geçmişinde kalan ancak onu unutmamış kadınların öfkeleriyle ve kıskançlıklarıyla yüzleşecektir.

Flipper Purify (Wesley Snipes) iyi bir işte çalışan sıradan bir Harlemli adamdır. Rahip babası (Ossie Davis), yufka yürekli annesi ve eroin bağımlısı kardeşiyle uğraşmaktadır. Kardeşi (Samuel L. Jackson) sürekli gelip ondan para ister, Flipse mecburen vermek zorunda kalır. Flipin kendisine gelince, kendisinin çok güzel ve akıllı olan küçük bir kızı ve çok sevdiği bir karısı vardır. İyi bir işi vardır fakat yeni sekreter gerekmekteydi ve bunun için ona bir sekreter verilir.

When Tyler Davidson brings his college buddy Chase home for the summer holidays a secret is revealed that threatens to tear his perfect family apart.

Amerikalı bir eczacı olan Martin (Nicholas Hoult) ve İspanyol bir fizyoterapist olan Gabi (Laia Costa)'nin Los Angeles'ta gecenin geç saatlerinde buluşması popüler bir "arkadaşlık uygulaması" aracılığıyla gerçekleşir. İkisi de birbirlerinden çok etkilenir ve bir süre "takılmak" isterler ancak aralarındaki güçlü cinsel çekim bir süre sonra mutlu ve sadık bir ilişkiye dönüşür. Yine de Gabi "yeniliklere" takık olduğunu itiraf etmiştir, onun için her zaman trend, son moda olan daha cezbedicidir. Böyle bir kişi ilişkisine sadık kalabilecek midir? Film, "Bazen aşk yetersiz kalır" mesajını sosyal medyanın kaydadeğer etkileri üzerinden sunuyor.

Şehir değil. Kadın. Çok seksi bir kadın. Doğal olarak, Syd'in (Chris Evans, Fantastic Four) London'la (Jessica Biel, Stealth) tutku dolu ama fırtınalı ilişkisi bittiğinde, Syd harabeye döner. Unutmak ve hissizleşmek için kendini alkol ve üyuşturucuya veren Syd, London'ın arkadaşlarının onun için bir veda partisi verdiğini öğrenir ve davet edilmemesine rağmen, tedarikçisi (Jason Statham, Transporter 2) ile beraber partiye gider. Bedeli ne olursa olsun, eski kız arkadaşını şehri terk etmemesi için ikna edecektir.

Birbirine derinden bağlı iki çocukluk arkadaşı olan Nora ve Hae Sung, Nora'nın ailesi Güney Kore'den göç edince ayrılmak zorunda kalır. Yirmi yıl sonra, kader ve aşk kavramlarıyla ve hayatı oluşturan seçimlerle yüzleşirken, önemli bir hafta boyunca New York'ta yeniden bir araya gelirler.

Birinci Dünya Savaşı’nda oğlunu kaybeden kör bir saatçi tren istasyonuna yaptığı bir saati geri işlenmesi üzerine kurar, gidenler belki geri döner düşüncesiyle...Bu saat bir mucizeye sebep olur ve 1918’de savaşın bittiği gün doğan Benjamin Button’un hayat saati tersine işler. O 80’lerinde bir yaşlı olarak doğmuştur ve hayatı bir bebekliğinin ulaşabileceği ilk evresinde son bulacaktır.Benjamin tersine giden gelişmesinde ortama ayak uydurmaya çalışırken daha küçük yaşlarda bir kıza aşık olur. İlk önceleri kendi yaşlı görüntüsünden dolayı ondan uzak kalmaya çalışırken yaşları birbirlerini yakaladığında mutluluğu bulur ama ikisinin de daha gideceği yol vardır.


1900'lerin Amerikasında orduda görevli albay William Ludlow görevinden ayrılarak, Montana'da kaya dağlarında bir evde 3 oğlu ile yaşamaya başlar. Bu arada 1. Dünya Savaşı başlar. Albayın tüm karşı çıkmalarına rağmen 3 kardeş savaşa katılır. En küçük oğlan Samuel'in öldüğü savaşın ardından diğer oğlu Tristan Samuel'in nişanlısı Susannah'la yakınlaşmaya başlar ve aralarında bir aşk başlar. En büyük kardeş Alfred'inde Susannah'tan hoşlanmaya başlamasıyla olaylar değişir ve gelişir. Bu arada kardeşinin ölümünden kendini sorumlu tutan Tristan bir çıkmazın içine girmiş bulunmaktadır.

A woman becomes very curious about one of her psychiatrist husband's inmates, a man who was found guilty in the murder and disfigurement of his former wife.

Otuzlu yaşlarında olan Sophie ve Jason çalışan, alışılmışın dışında, evli bir çifttir. Bir gün, bakıma muhtaç bir kediyi eve alıp, bakımını üstlenmeye karar verirler. Ilk bakışta kolay gibi görünen bu karar onları bir dönüm noktasına sürükleyecek, pek çok sorumluluk alıp, rahat yaşamalarından ve özgürlüklerinden fedakarlık yapmaları gerekecektir.

Manuel Puig’in ünlü romanını temel alarak sahnelenen ve Broadway’i kasıp kavuran Kander & Ebb müzikalinin sinema uyarlaması, üç başrol oyuncusunun olağanüstü performanslarıyla dikkat çekiyor: filme adını veren rolde Jennifer Lopez, Diego Luna ve Tonatiuh. Örümcek Kadının Öpücüğü, siyasi mahkûm Valentin ile aynı hücreyi paylaşan, ahlâka aykırı davranıştan hüküm giymiş Molina’nın sıradışı dostluklarını anlatıyor. Molina Valentin’e, bayıldığı film yıldızı Ingrid Luna'nın başrolünü oynadığı şatafatlı bir Hollywood müzikalinin hikâyesini anlatıyor; küçük, karanlık hücreleri böylece ışıl ışıl canlanıyor. Bu sahnelerde Technicolor renk tonları ve muhteşem danslarla izleyicinin gözlerini kamaştıran Örümcek Kadının Öpücüğü, The Greatest Showman ve Chicago gibi hit müzikal filmlerin senaryolarını yazan, Dreamgirls’ün de yönetmenliğini üstlenen Bill Condon tarafından beyazperdeye aktarıldı. Film, Sundance’te prömiyerini yaptı ve Locarno Film Festivali'nin kapanış filmi olarak gösterildi.

Pakistanlı Kumail (Kumail Nanjiani), bir yandan taksi şöförlüğü yaparken bir yandan da barlara çıkarak kendini yeni yeni geliştirmekte olan bir komedyendir. Bu komedi gösterilerinden birinde bir aile terapisti olan Emily Gordon (Zoe Kazan) ile tanışır ve birbirlerinden hoşlanırlar. Ancak bir gün Emily aniden “Erişkin Still Hastalığı” isimli bir hastalığa yakalanır ve komaya girer. Bu süreçte Kumail bir yandan bu hastalığın süreçleri ile uğraşırken bir yandan iyi bir komedyen olmaya uğraşır; bir yandan da Emily’nin ailesine kendini kabul ettirmeye çalışırken kendi ailesiyle de yaşanacak kültürel çatışmalarla mücadele etmesi gerekir.

Şiddete eğilimli genç Eric, henüz yaşını doldurmadan ıslahevinden alınarak yetişkinlerin karanlık dünyasına atılır. Gardiyanlara ve hapishanedeki diğer mahkumlara kendini kabul ettirmesi gerekirken bir yandan aynı hapishanedeki babasına kendini ispat etmenin peşindedir. Ömrünün büyük bir kısmını hapishanelerde geçiren Nev, yıllar süren ayrılığı hızla kapatmak için çabalamaktadır. Bu sırada Eric hapishanede katıldığı bir rehabilitasyon grubunda kurduğu ilişkiler sayesinde öfkesini yenebileceğini ve hayatta var olmanın farklı bir yolu olduğunu öğrenir. Ancak oğlunun yeni çevresinden hoşlanmayan Nev ile Eric bir kez daha karşı karşıya gelirler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir