
Abigail Clayton
Ellen


Abigail Clayton
Ellen

Annette Haven
Hooker

Candida Royalle
Girl at Party

Desiree West
Girl at Party

Enjil Von Bergdorfe
Girl at Party

Justina Lynne
Girl at Party
Kikko
Chinese Fantasy Girl

Lesllie Bovee
Hooker / Engine Room Girl

Linda Wong
Chinese Fantasy Girl

Melba Bruce
First Hooker with Rocky (uncredited)

Mimi Morgan
Marge / Patient

Monique Starr
Royce

Samantha Morgan

Starr Wood
Girl at Party

Joey Silvera
Joe

House of 1000 Corpses (Cesetler Evi) 'nin devamı niteliğinde olan bu filmde Şerif John Quincy Uaydal komutasındaki polis Ragsvil, Teksas'ta "Şeytanın Reddettikleri olarak bilinen sadist,seri katil Firefly ailesinin evine baskın düzenler:baskında anne tutuklanır Otis B. Driftuud ve Bebek Firefly kuşatmadan kaçmayı başarırlar.Bu ikiliye babaları deli palyaço Kaptan Spalding de katılır.Çölde gizlice bir otelde birleşmeyi planlayıp sadistçe yöntemler kullanarak iki aileyi kaçırırlar.

Seri katil bir çift, 17 yaşındaki Vicki’yi kaçırır. Vicki yaşadığı dehşetin içinde kurban pozisyonunu kabullenmez ve çift arasındaki dinamikleri onlara karşı kullanmaya başlar. Ben Young’ın Venedik Film Festivali’nde müthiş bir ilgiyle karşılanan bu ilk filmi 1980’lerde, Avustralya’da geçiyor. Şiddetin ağırlıklı olarak kadraj dışında yaşandığı filmde, psikolojik gerilim janrının kuralları ustaca kullanılırken, tekinsiz atmosfer, ağırlığını hissettiriyor. Güneş ışığının eksik olmadığı coğrafyada yönetmen Young’ın yakaladığı ve izleyiciyi etkisi altına alan karanlık takdire değer.

1958 yılında küçük bir çocuk olan David, aynı mahallede oturan ve sakat kız kardeşiyle beraber Ruth Chandler'ın evinde kalan Meg Loughlin ile arkadaş olur. Oğulları ve Loughlin kardeşler ile beraber yaşayan Ruth, evinde bira ve sigara içilmesine izin vermesi ve kendilerini son derece serbest hissetmeleri sebebiyle mahalledeki çocuklar tarafından kısa sürede sevilir ve evi rahatça vakit geçirmek için toplanılan bir yer halini alır. Meg ve küçük kız kardeşi için ise azap dolu günler yaklaşır. Ruth tarafından sürekli aşağılanan iki kız kardeş evin içinde giderek büyüyen bir şiddetin kurbanları olacaklardır.

Collingwood ailesi tatil için bir dağ evine giderler. Ailenin kızı Mari, orada Paige ile arkadaş olur. Fakat bir çete tarafından iki arkadaş kaçırılır ve Mari ellerinden kurtulmaya çalışırken vurulur. Çete üyeleri kendilerine sığınacak bir ev ararken tesadüfen Mari'nin ailesinin evini bulur. Herşey ortaya çıktığında failler kurban durumuna düşecektir. The Last House On The Left, 1972 tarihli, Wes Craven imzalı kült korku filminin yeniden yapımı.

1998 Cannes Film Festivali ödüllü Seul Contre Nous'un sansasyonel yönetmeni Gaspar Noé'den, gösterildiği hemen her yerde yoğun tartışmalara ve ağır tepkilere hedef olmuş, aşk, tecavüz ve intikam üzerine sarsıcı bir film. Gösterildiği bazı ülkelerde, seyircilerin bayılmaları ya da koltukları parçalamaları gibi vakalara neden olan film, sansürlenip sansürlenmeyeceği tartışmalarını geride bıraktı ve nihayet huzurlarımızda.

Başarılı bir ulusal avukat, on yıllarca kuzeydoğu kıyılarında yaşamış olan saldırgan bir kabilenin son ferdini yakalayıp onu medenileştirmeye teşebbüs ettiği zaman, aile fertlerinin hayatlarını tehlikeye atar...

Şehir dışındaki evine tatil yapmaya giden genç bir kadının benzin istasyonunda karşılaştığı dört adam tarafından uğradığı saldırıları konu alıyor. Dört adam tarafından alıkonulup tecavüze uğrayan bir kadının, olaydan sonra kaçmayıp tek tek bu adamları telef etmesi üzerine kurulu bir film.

A fraught mother-daughter relationship is put to a terrifying test when the family patriarch dies, and the grieving mother hires a mysterious stranger to bring her husband back from the dead.

David "Noodles" Aaronson ve arkadaşları, 1920'lerin New York'unda beraber büyümüşlerdir. 1930'larda gangster dünyasında fırtına gibi esen sıkı dostlar zamanla dağılırlar. Fakat 1960'ların sonunda Aaronson, New York'a geri dönecek ve geçmişiyle yüzleşecektir.

Birbirini tanımayan iki adam köhne bir yerde, ayakları zincirle bağlı bir şekilde uyanır. Çok geçmeden kurbanlarını yanlış yola düşen insanlar arasından seçen ve onları ölümcül bir oyun oynamaya zorlayan bir seri katilin oyunun piyonları olduklarını anlarlar.

A tale of love and violence when a man on his emotional last legs finds a savior seductively dancing in a run-down strip club. And a life most certainly headed off a cliff suddenly becomes redirected - as everything is now worth dying for.

Sam Bowden hayatını kanuna adamış Atlanta'da yaşayan bir avukattır. Ailesi ile birlikte sakin bir hayat süren Sam'in hayatı yakında kabusa dönüşecektir, çünkü 14 yıl önce avukatlığını üstlendiği Max Cady isimli adam, hapisten çıkmıştır ve intikam için hazırlanmaktadır. Çünkü, Max Cady acımasız bir tecavüzle suçlanıyordu, okuma yazması da yoktu. Bu yüzden Sam eline Max'in hapisten kurtaracak bir belge geçmesine rağmen yine de bunu kullanmaz ve Max Cady tutuklanır. Şimdi Max hapisten çıkmıştır. Önce küçük tehditlerle başlayan intikam hırsı, gittikçe Sam'in ailesini de etkileyecektir. Sam'in bir kadın avukat arkadaşına ilk başta tecavüz eden Max Cady, bu sayede karısı ile Sam'in arasına açar ve evlerinde tartışmalar başlar. Max'in çıktığı günlerde de Sam'in evindeki köpek zehirlenerek öldürülür. Ve bu olaylar Max Cady için sadece başlangıçtır, daha sırada 16 yaşındakı kızları Danielle vardır.

1900'lerin başında, güneyli bir siyahi kız olan Celie, önce babası tarafından hamile bırakılır, ardından yıllar boyunca efendisi olarak göreceği adama evlenmek üzere adeta satılır. Kocasından gördüğü şiddete rağmen tek tesellisi kız kardeşi Nettie'ye yazdığı mektuplardır. Oysa babası Nettie'nin cevaplarının ona ulaşmasına engel olmaktadır. Celie sonunda kuru gürültüye papuç bırakmayacak güçlü bir kadın olan Sofia ile tanışacak ve ondan çok şey öğrenecektir.Alice Walker'ın Pulitzer ödüllü romanından Steven Spielberg tarafından uyarlanan Mor Yıllar, 11 dalda Oscar adayı olmayı bilmiş, güçlü bir film.

Birbirinden uzak iki hayatın kesişmesiyle sapkın bir tek gecelik ilişkinin, bir seri katilin kanlı cinayetler zincirine dönüşmesiyle her şey beklenmedik bir biçimde şekilleniyor.

En yakın arkadaşı Jimmy yakalanıp mahkemeye çıkarılınca, ona yardım etmek isteyen Kasap lakaplı Mark Read, davaya bakan hakimi kaçırır. Girişimi başarısız olan Kasap yakalanarak arkadaşıyla aynı hücreye konur. 16 yıl yatacağı hücresini Jimmy'nin yanısıra bir çete lideri olan Keithy George ile paylaşmaktadır. Keithy ile Kasap arasındaki bir anlaşmazlık, Kasap'ın onu öldürmesiyle sonuçlanır. Bunun üzerine Keithy'nin çetesi intikam almak amacıyla Jimmy'i tutarlar. En yakın arkadaşından canını kurtarmaya çalışan Kasap, birine zorla kulağını kestirir ve güvenliği için başka bir hapisaneye transfer edilir.8 yıl sonra, Kasap hapisten çıkar ve hesap sormak amacıyla eski dostu Jimmy'nin peşine düşer. Kasap'ın tek derdi Jimmy değildir. Eski bir düşmanı olan Neville'le uğraşması gerekecektir. Bu arada geçinebilmek için telekızlık yapan sevgilisi Tanya'ya da ilgi göstermelidir.

A group of teenagers in South Florida enact a murder plot against their mutual bully, Bobby, who has emotionally, physically, and sexually abused them for years.

Genç bir kadın yazar kitabını huzur içinde yazmak amacıyla sakin ve sessiz nehir kenarındaki evine gider. Her şey yolunda görünürken, insanlık dışı muamele ile karşılaşıp burada hiç tanımadığı kişilerin türlü işkencelerine maruz kalır. Ancak genç kadın intikam için hepsinin izini tek tek bulacaktır.

Madridde yaşayan iki fahişenin öyküsü. Dominik Cumhuriyeti'nden gelen göçmen Zulema ile İspanyol Caye'nin önce soğuk başlayan ancak daha sonra sıkı bir dostluğa dönüşen ilişkileri anlatılıyor. Sadece iki kadının öyküsünden öte göçmenlerin yaşadığı sıkıntıları da anlatan bir film

Katie Carter, New York'ta bir restoranda çalışıyordur. Moda dünyasına girmek isteyen Katie, ünlü bir fotoğrafçıdan aldığı tavsiye üzerine kendi fotoğraflarından oluşan bir portfolyo hazırlamak için işe koyulur. Moda fotoğrafları çektirmek için parası yoktur ancak gazetede gördüğü bedava fotoğraf çeken adamın ilanıyla hayatı değişir. Nasıl bir belaya bulaştığından habersiz, tecavüz ve şiddet ile karşılaşacaktır.

Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir