
Anthony Therrien
Jean Corbo

Montreal, spring 1966. Jean Corbo, 16 years old, born to a Quebec mother and an Italian father, is torn between his two affiliations. After befriending two young far-left activists, he joined the Front de Libération du Québec, an underground radical group. Jean, from then on, marches inexorably towards his destiny.

Anthony Therrien
Jean Corbo

Antoine L'Écuyer
François

Karelle Tremblay
Julie

Tony Nardi
Nicola Corbo

Marie Brassard
Mignonne Corbo

Jean-François Pronovost
Frère de Jean

Dino Tavarone
Achille Corbo

Francis Ducharme
Mathieu

Simon Pigeon
Jacques

Maxime Mailloux
Alain

Laurent-Christophe De Ruelle
Louis
Jean-François Poulin
Robert

Stéphane Demers
Professeur Lacasse
Franco Montesano
Dino

Thérèse Perreault
Thérèse Morin

France, 1893. Joseph Bouvier attempts to shoot his love who refused to marry him and to commit suicide. Upon release from the filthy asylum where he was placed, with bullets still remaining in his head, he wanders the country roads and rapes and murders many teenagers over years. The judge Rousseau captures him, but to serve his ambition seeks to avoid that Bouvier is simply declared insane.

Amerikan tarihinin en önemli insan hakları savunucularından ve siyahi liderlerinden biri olan Malcolm X’in hayatı, Spike Lee’nin yaratıcı bakış açısı ile beyazperdeye aktarılıyor. Daha önce Broadway’de tarihi lideri canlandırmış olan Denzel Washington’un dikkate değer oyunculuğu ile Malcolm X’in hikayesi sıradan bir biyografi olmaktan çok, bir insanın hayatında devrim yapıp kendini gerçekleştirmesi şeklinde, dönemlere bölünerek anlatılmış:Babası Ku Klux Klan tarafından öldürülen Malcolm, çağdaşı bir çok zenci gibi umutsuz ve zor bir çocukluk geçirir. Neticesinde hayatı günlük yaşayan hedonist bir hırsıza dönüşür. Sonunda hapise girdiğinde İslam öğretisi kendisini yeniden tanımlamasına yardımcı olur. Burada dahil olduğu toplulukta kendini bulur ve yükselmeye başlar. Hapisten çıkınca Malcolm, adeta bir mesih işlevi yüklenir ve kendilerini birer suçlu yapan toplumsal adaletsizliğe başkaldırır.

Yıl 1959... Truman Capote gazetede Kansaslı bir ailenin cinayet haberini okur ve haber hakkında bir yazı yazmak üzere soluğu Kansas'da alır. Önce tanıklarla konuşur sonra sıra şüphelilere gelir. Birisi kararlılıkla konuşur ancak diğeri, Perry Smith çok az şey anlatır. Bu Capote'yi bir türlü tatmin etmez, hikaye hakkında daha fazla şey öğrenmek ister ve böylece olağanüstü kitabı In Cold Blood için ona ilham veren olaylar başlar. Çok geçmeden Perry'le olan İlişkisi bir yazar ve karakteri ilişkisinden daha öte bir hal alır. Toby Jones (Capote rolüyle), Sandra Bullock, Daniel Craig ve Sigourney Weaver gibi pek çok yıldız oyuncunun katılımıyla Infamous, kaçırılmaması gereken zeki ve şaşırtıcı bir saplantı hikayesi.

Küçük bir kasabanın tozlu köklerinden Hollywood'un ışıltısına, oradan da dünya sahnesine uzanan REAGAN, zorlukların üstesinden gelmenin sinematik bir yolculuğu. Hayatı Ronald Reagan'ınkiyle ayrılmaz bir şekilde bağlantılı hale gelen eski bir KGB ajanı olan Viktor Petrovich'in sesinden anlatılan bu film, büyüleyici olduğu kadar benzersiz bir bakış açısı sunuyor. Dennis Quaid, geleneksel bir biyografik filmin ötesine geçen bir hikayeye hayat vererek, yolculuğunda kendisini destekleyen bir kadının aşkıyla ayakta duran ve zorlukların üstesinden gelen bir adamın gücünün etkisinin derin bir keşfini sunuyor.

Butch Haynes ve partneri Terry Pugh, Huntsville Hapishanesi’nden kaçtıktan sonra, girdikleri evdeki Philip Perry ismindeki çocuğu rehin alırlar. Terry, çocuğa kötü davranınca Butch Terry’i öldürür ve çocuğu da alıp kaçar. Butch ve Philip, beraber seyahat ettikçe birbirlerini tanıyacaklar ve Butch, ailesi tarafından hemen hemen eğlenceli hiçbir şey yapmasına izin verilmemiş Philip için daha önce sahip olmadığı bir rol modeli olacaktır. Bu arada peşlerinde de Texas Korucusu 'Red' Garnett ve suç bilimci Sally Gerber vardır. Kusursuz Dünya, Clint Eastwood’un etkileyici anlatımı ve Kevin Costner ile küçük oyuncu T.J. Lowther arasındaki uyumla en iyi Eastwood dramlarından birine dönüşüyor. Eastwood’un baştan filmde oynamak gibi bir niyeti olmadığını ve Butch rolü için başta Denzel Washington’ı düşünmüş olduğunu da belirtelim.

A prisoner leads his counterparts in a protest for better living conditions which turns violent and ugly.

Police Lt. Leonard Diamond vies to bring a clever, well connected, and sadistic gangster to justice all the while obsessing over the gangster's girlfriend.

Buddy, hayatı ailesine duyduğu sevgi, çocukluk eğlenceleri ve yeni yeşeren bir romantizmle dolu olan, ergenliğinin zirvesinde genç bir çocuktur. Ancak, çok sevdiği memleketi giderek şiddeti artan bir kargaşaya sürüklenirken, ailesi önemli bir seçimle karşı karşıyadır: Çatışmanın geçmesini ummak ya da yeni bir hayat için bildikleri her şeyi geride bırakmak.

1789'da gerçekleşen devrim tüm Fransa'yı kana bular. Devrimin Paris'teki önderleri arasında Danton ve Robespierre de vardır. Bu iki dost, temellerini attıkları cumhuriyetin üzerinden dört yıl geçmeden birbirlerine düşman olur ve sonunda Danton gönüllü bir sürgüne çıkar. Ancak çevresindeki herkesi rejim düşmanı olarak gören ve vatana ihanetten giyotine gönderen Robespierre'in aşırı sert politikalarına daha fazla dayanamaz. Ölümü göze alarak Paris’e döner ve Terör Dönemi denen çılgınlığa son vermeyi dener.

İç İşleri'nde çalışan bir polis memuru olan Stéphanie, Paris'teki gergin ve kaotik bir gösteri sırasında ağır yaralanan genç bir adamı içeren bir davaya atanır. Gayrimeşru polis şiddetine dair hiçbir kanıt bulamazken, kurbanın kendi memleketinden olduğunu keşfettiğinde dava kişisel bir hal alır.

Bir çingene kampında sefalet içinde büyüyen Edmond Vidal, diğer adıyla Momon, hırsızlıktan girdiği hapishanede Serge Suttel adında bir başka mahkumla arkadaş olur. Tahliye olduktan sonra da arkadaşlıklarını sürdüren ikili, bir şekilde organize suç işine bulaşırlar. "Des Lyonnais" adında bir çete kurarlar ve 1970'lerin en 'verimli', en ses getiren olaylarına karışırlar fakat 4-5 yıl içerisinde çete yakalanır ve çökertilir. Şimdi 60 yaşına gelen Momon geçmişteki günleri, silerek, hatırlamak istemez, zira 'emekliye' ayrılıp huzuru bulmuştur. Ailesi ve çocuklarıyla mutlu bir yuva kurmuş kafa dinlerken, geçmişten bir hayalet gibi çıkıp gelen ve mafya işleriyle başı hala belada olan Serge Suttel, Momon'un düzene girmiş hayatını ters yüz edecektir...

Paul Greengrass'ın yönetmenliğini üstlendiği 'United 93'te, Amerikan topraklarında bugüne kadar gerçekleştirilmiş en büyük terörist saldırının yaşandığı 11 Eylül 2001 günü kaçırılan dördüncü uçak olan United Airlines havacılık şirketinin 93 sefer sayılı uçağında yolcuların, mürettebatın ve uçuş kontrolörlerinin yaşadığı korku ve dehşet ortamının öyküsü anlatılır.

Babasının ölümüyle sarsılan, evin bakıcısı tarafından sevilen ama aynı zamanda bu süre zarfında cinsel istismara uğrayan, bir leydi ile dost olan ve sonuç olarak onunla Chelsea´de yaşamaya başlayan Turner, tüm bu hayatında olup biten karmaşanın yanında aslında çok büyük bir yeteneğe sahiptir. Resim yapmak, gezi keşiflerine çıkmak, hatta genelevleri ziyaret etmek, gemilerle denizlere açılmak, üst sınıfın arasına girmek gibi birçok değişik aktivitede bulunması onu diğer ressamlardan farklı kılmış, ve hem kraliyetin hem de halkın eserlerini takdir etmesini sağlamıştır.

Amerika'da yaşayan ve yabancılardan oluşan bir grup, günün birinde Los Angelas'da bulunan restoranlara rastgele silahlı saldırıda bulunur. Ancak bu olay birbirlerini tanımayan insanların her birinin hayatında onarılamaz trajedilere yol açar.

Max, Finlandiya’da komünistlerle çarpıştıktan sonra Nazi yönetimindeki Norveç’e döner. Nazilerle mücadele eden Norveç direnişine katılır. Max yakalanınca İskoçya’ya kaçar. Norveç’e döndükten sonra ise büyük bir göreve kalkışır. Alman gemilerini bombalayacaktır. Bu film bir direniş savaşçısının gerçek öyküsüdür...

Part two of a two-part biopic following French army officer Charles De Gaulle's life and political commitment between 1940 and 1945, and trace his development towards a political career.

Kiralık katil Jef Costello, cinayet işlerken görülür. Ancak gece kulübünün piyanisti Valérie, polise yalan söyler ve Jef’e yardım eder. Jef’in kız arkadaşı Jane de onunla olduğunu söyleyince polis onu serbest bırakır. Jef’in evine gelen karanlık bir tip, ona silah zoruyla bir iş daha verir ve öder.

Ocak 1895'te, genç subay Alfred Dreyfus, Almanya’ya bilgi sızdırmakla suçlanır ve casusluk yaptığı gerekçesiyle Şeytan Adası'nda ömür boyu hapis cezasına çarptırılır. Askeri istihbarat biriminin başındaki Georges Picquart bilgi sızıntısının devam ettiğini keşfettiğinde, kendisini yalanlarla dolu tehlikeli bir labirentin içinde bulur.


Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir