
Adam Scott
Ohm Bauman

"Bazı kapılar asla açılmamalı."
Roman yazarı Ohm Bauman, anne ve babasının küllerini savurmak için ücra bir otele çekildiğinde, balayı süitine dadanan bir cadı hakkındaki hikayelerin etkisine girer. Rahatsız edici görüntüler ve şok edici bir kayboluş, onu geçmişinin karanlık köşeleriyle yüzleşmeye zorlar.

Adam Scott
Ohm Bauman

Peter Coonan
Mal

David Wilmot
Jerry

Florence Ordesh
Fiona

Michael Patric
Fergal

Will O'Connell
Alby / Jack (The Jackass)

Brendan Conroy
Cob

Ezra Carlisle
Boy

Austin Amelio
Conquistador

Mallory Adams
Ohm's Mother

Sioux Carroll
Witch
Brian Bowler
Background Actor
Rose Creagh
Background Actor
Ali Draper
Background Actor
Emer Dunne
Background Actor

Kışın kapalı olan ıssız Overlook Oteli’nin bakımını üstlenen Jack Torrance, ailesiyle birlikte buraya taşınır. Doğaüstü sezgileri güçlü olan küçük oğlu Danny, otelde yalnız olmadıklarını fark etse de sesini duyuramaz. Şiddetli bir kar fırtınasıyla dış dünyadan tamamen kopan aile mahsur kalırken, oteldeki karanlık güçlerin etkisine giren Jack yavaş yavaş aklını kaybetmeye başlar.

Genç çift, otoyolda meydana gelen korkunç bir kazaya tanık olduktan sonra, çok geçmeden kaza yerinden yalnız ayrılmadıklarını fark eder. "Yolcu" adındaki şeytani bir varlık, her ikisinin de canını alana kadar durmayacaktır ve bu durum, onların karavan maceralarını tam bir kâbusa dönüştürür.

Campbell ailesi Connecticut'ın sakin bir köşesine taşındıktan kısa süre sonra, Viktorya tarzı şirin evlerinin rahatsız edici bir geçmişi olduğunu öğrenirler: Evleri akıl almaz olaylara tanık olmuş bir cenaze evinden dönüştürülmüştür; daha da önemlisi evin sahibinin medyum oğlu Jonah, ruhani varlıkların diğer tarafa geçebilmesine fırsat yaratan şeytani bir ulak görevi görmüştür.Şimdi, ölülerle iletişim kurabilen Jonah, masum ve her şeyden habersiz aileyi farklı türde bir dehşete boğmak üzere dönmüştür ve korkunç şeyler olmak üzeredir...

Hiç akrabası olmadığını bilen Evie, annesinin ölümünden sonra DNA testi yaptırmaya karar verir. Bu sayede Evie, varlığından haberdar olmadığı bir kuzeninin olduğunu öğrenir. Bir anda yeni bir aileye sahip olan Evie, onlar tarafından İngiliz kırsalında gerçekleşecek bir düğüne davet edilir. Gösterişli düğüne katılan Evie, burada aristokrat ev sahibi ile yakınlaşır. Başlarda her şey yolunda gitse de, ailenin geçmişindeki sırlar ortaya çıktıkça bu yolculuk Evie için bir kabusa döner.

After a family tragedy, Chuck Wilson hopes to start a new life in Ashland Falls with his wife Maria and little sister Elizabeth, but he quickly discovers that the town has a dark history of being haunted by a ghostly woman who drives residents to suicide.

Doktor Caligari'nin Muayenehanesi(Das Kabinett des Dr. Caligari, 1919), Alman sinemasının bu dönemini(Altın Çağ 1918-1927) simgeleyen ve en çok tartışılan filmdir. Anlattığı gizemli cinayet öyküsünün yanı sıra resimli panolardan oluşan dekorları, boyayla elde edilmiş gölgeleri, eğik bacalı, yamuk duvarlı evleriyle filmin yarattığı fantastik ve ürkütücü dünya bugün bile ilgiyle izlenmesini sağlamaktadır. Film, döneminde ve sonrasında, pek çok övgüler aldığı gibi, aynı ölçüde eleştirilmiştir. Öyleki "kaligarizm" bir terim haline gelmiştir.

Korku filmi klasiği olan bu film serisinde, yaralı yüzlü bir sübyancıyı bir çete linç eder. Öldürülen sübyancı, yıllar sonra katillerinin çocuklarının rüyalarına girmeye ve rüyalarında onu gören çocukları teker teker öldürmeye başlar.

İngiltere: 1648. Bir grup firari hararetli bir savaştan kaçar. Ancak iki kişi tarafından yakalanırlar: O’Neil ve Cutler. Bir simyacı olan O’Neil adamlardan o alanda gömülü olduğuna inandığı gizli bir hazineyi bulması için kendisine yardım etmelerini ister. Karınlarını doyurmalarını da sağlayan büyük bir mantar alanından geçen gruptakiler bir süre sonra birbirleriyle tartışmaya başlarlar. Çünkü hazinenin altından başka bir şey içerdiğini de öğrenmişlerdir. Yavaş yavaş alandaki gizli tuzakların kurbanı olurlar. Yönetmenliğini Ben Wheatley’nin üstlendiği A Field in England sihir ve deliliğe uzanan psikolojik bir yolculuğun hikayesidir...

Küçük bir Orta Batı kasabasında, korkunç Testere Dişli Jack, her yıl mısır tarlalarından gelip kasabanın genç erkeklerine kanlı bir hayatta kalma mücadelesi için meydan okur ve ölümcül bir ritüeli başlar.

Meksikalı çaresiz bir kadın, kaçak şekilde geldiği Cleveland'da köhne bir pansiyona yerleşir. Burada rahatsız edici çığlıklar duymaya ve korkunç hayaller görmeye başlar.

Parti başlıyor... Kendini göstermenin tam sırası... Daha şimdiden üç gün oldu. Burada öğreneceklerini asla annenden ya da okuldan öğrenemezsin. Ne yaptığın sadece seni ilgilendirir. Çok korkaksan, bunu yapmasını bir başkasından da isteyebilirim. 18 gün boyunca 4 genç kayıplara karışmıştır. Sonunda bu dört gençten biri olan Liz ortaya çıkar, korkmuştur ve yalnızdır... Partinin sonu... Bir okulun 4 öğrencisi ansızın ortadan kaybolmuştur... Balangıçta hepsine bir heyacan ve oyun gibi gözüken bu olay tam 18 gün sürer. Hayatta kalmayı başaran Liz olan biteni anlatmaktadır...

After succumbing to an obscure weight-loss craze involving the eating of human ashes, lovelorn medical student Hana finds herself haunted by the ghost of the person she's eating.

A man and his wife claim the mansion of his warlock ancestor burned alive in 1765.

Ayrı düştüğü babasının ölümünün ardından Iris, kendisine köhne bir barın miras kaldığını öğrenir. Babasının cesedini teşhis etmek ve miras konularını görüşmek üzere avukat ile buluşmak için Berlin'e seyahat eder. Ancak tapuyu imzaladığında; barın bodrum katında yaşayan, ölülerin kılığına girebilen ve şekil değiştirebilen tanımlanamaz bir varlık olan Baghead ile ayrılmaz bir şekilde bağlanacağından habersizdir.

Testere'nin yaratıcıları yepyeni bir gerilimle ekranlarımıza konuk oluyor. Mary Shaw'ın faili meçhul bir cinayete kurban gitmesinin ardından Ravens Fair'in bu küçük kasabası korkunç, bilinmeyen bir takım ölümlerle sarsılmaya başlar. Derken Mary Shaw'ın korkunç efsanesinin ardındaki gerçekleri ve neden onu gördüğünde asla çığlık atmaman gerektiğini çözmek üzere vahşice katledilen bir kadının kocası kasabaya gelir.

Nathan Gardner ve ailesi, şehirden uzak kırsal bir alana taşınarak sakin bir yaşam kurmaya çalışırlar. Ancak evlerinin yakınına gizemli bir meteor düşer. Bu meteor, çevresine garip bir morumsu renk ve radyasyon yaymaya başlar. Bu "renk", zamanla toprağı, suyu ve yaşamı dönüştürmeye başlar; bitkiler, hayvanlar ve nihayetinde aile bireyleri üzerinde çarpıtıcı, akıl almaz etkiler yaratır. Aile yavaş yavaş doğaüstü bir gücün etkisine girerken, hem fiziksel hem psikolojik çöküş yaşar. Gerçeklik algısı bozulur, zaman ve mekân kavramı kaybolur. Film, kozmik korku temasını derinlemesine işlerken, bilinmeyen ve tarif edilemez bir varlığın yavaş yavaş insan yaşamını nasıl tükettiğini gösterir.

Bütün yaşamları boyunca kötü bir ruh tarafından ele geçirilmiş bir ailenin ölüm kalım mücadelesini konu alan Never Let Go’nun başrolünde Oscar ödüllü Halley Berry yer alıyor. Yıllardır kötü bir ruhun musallat olduğu ailenin yaşadığı gizemli olayların hikayesi çocuklardan birinin kötülüğün gerçek olup olmadığını sorgulamasıyla birdenbire korkunç bir hal alır. Filmin yapımcılığını Arrival, Free Guy, Why Him? ve The Boogeyman’den hatırlayacağımız Dan Levine ile Dan Cohen üstleniyor. Crawl, The Hills Have Eyes, Piranha 3D ve High Tension filmlerinin yönetmeni Alexandre Aja ise yönetmen koltuğunda.

Alice, Meryem Ana'nın sözde ziyaretinden sonra açıklanamaz bir şekilde duyabilen, konuşabilen ve hastaları iyileştirebilen, işitme engelli genç bir kızdır. Haber yayılırken ve uzak ve yakın yerlerden insanlar onun mucizelerine tanık olmak için akın ederken, kariyerini yeniden canlandırmayı ümit eden gözden düşmüş bir gazeteci, araştırma yapmak için küçük New England kasabasını ziyaret eder. Ortalıkta korkunç olaylar yaşanmaya başlayınca, bu olayların Meryem Ana'nın eseri mi yoksa çok daha kötü bir şey mi olduğunu sorgulamaya başlar.

Babasının zamansız ölümünün ardından genç bir oğlan, yeni dul kalmış üvey annesiyle birlikte geniş bir kır malikanesinin ürkütücü yalnızlığında kalır. Gerginlikler artarken oğlan, koridorlarda yankılanan rahatsız edici sesler duymaya başlar ve kısa süre sonra ise ölen babasına rahatsız edici derecede tanıdık bir benzerlik taşıyan grotesk bir yaratık tarafından rahatsız edilir. Uyarıları, yas tutan bir çocuğun hayal gücü olarak reddedildikçe bu uğursuz varlık, daha sık rahatsız etmeye başlar.

Bir dolandırıcı ve sözde bir film yapım ekibi, kederli iki genç kadının hayatına zorla girer. Ama hiçbir şey göründüğü gibi değildir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir