
Reece Shearsmith
Whitehead

İngiltere: 1648. Bir grup firari hararetli bir savaştan kaçar. Ancak iki kişi tarafından yakalanırlar: O’Neil ve Cutler. Bir simyacı olan O’Neil adamlardan o alanda gömülü olduğuna inandığı gizli bir hazineyi bulması için kendisine yardım etmelerini ister. Karınlarını doyurmalarını da sağlayan büyük bir mantar alanından geçen gruptakiler bir süre sonra birbirleriyle tartışmaya başlarlar. Çünkü hazinenin altından başka bir şey içerdiğini de öğrenmişlerdir. Yavaş yavaş alandaki gizli tuzakların kurbanı olurlar. Yönetmenliğini Ben Wheatley’nin üstlendiği A Field in England sihir ve deliliğe uzanan psikolojik bir yolculuğun hikayesidir...

Yüzlerce psikopatın ilham kaynağı acımasız Freddy Krueger, filmin orijinal yaratıcısı Wes Craven'ın (Scream 1, 2 ve 3) senaryosu ile yeni kurbanlar için geri dönüyor! Freddy, Elm Sokağı'nın sakinlerini korkunç yöntemlerle rüyalarında avlamaktadır. Tek umutları, rüya tarayıcısı ve Freddy'den sağ kalarak kurtulmayı başarmış Nancy Thompson'dır. O, bu savaşta Freddy'e kendi yöntemleriyle karşılık verebilecek tek kişidir.

Paul(Ezra Godden) ile güzeller güzeli sevgilisi Barbara(Raquel Meroño), internet şirketlerinin müthiş başarısını kutlamak üzere, onlara mali destek veren milyoner Howard(Brendan Price) ve jet-sosyete güzeli sevgilisi Vicki(Birgit Bofarull) ile İspanya sahillerinde yatla geziye çıkarlar. Eğlenceli başlayan gezi yatın bir kayaya çarpıp ters dönmesiyle adeta kabus haline geliverir. Vicki ters dönen teknenin içinde sıkışıp kalmıştır ve Paul ile Barbara yardım edecek birilerini bulmak üzere yakındaki küçük bir balıkçı köyüne giderler. Köyde herkes evlerine kapanmış ve gelen yabancılardan kaçmaktadır. Çok uğraşan Paul sonunda iki köylüyü razı eder ve batmakta olan tekneye giderler ama Howard ile Vicki ortadan kaybolmuştur. Barbara da kaçırılınca tek başına kalan Paul köyde araştırmalara başlar...

Her biri çölde yolculuk eden beş gezginin kesişen yollarına dair beş farklı korku hikayesi. Yolcuların her biri, en karanlık sırları ve en korkunç kabusları ile yüzleşecektir.

On the surface it's believed to be another urban legend - a supernatural being from the afterlife is violently killing anyone who cheats on their significant other in the small college town of Silvercreek, Pennsylvania. But the town's unusually high suicide rate is finally convincing both locals and college students that everything is not as it seems. When Maeve - a female college student - sleeps with Charlie, the married man of the host family she is staying with, both sense the deadly curse is closing in on them. Unable to get anyone to believe them, Maeve and Charlie seek out a local history student to help find answers and figure out a way to defend themselves. It all comes undone, however, as several people are horrifically killed by the savage being - one-by-one at a rapid pace. Eventually, Maeve, Charlie and the few survivors band together in an attempt to defeat the monster once and for all.

Bridgette ve ablası Ginger, 15 ve 16 yaşlarında iki genç kızdırlar. Banliyöde, kısıtlı bir çevrede yaşayan ve çevrelerindeki diğer kızlardan bir hayli farklı olan kızkardeşler, yalnızlıklarını ancak birbirleri sayesinde azaltabilmektedirler. Ölümle ve karanlık ne kadar ton varsa hepsiyle ilgili olan kardeşler, komşularının köpeklerini parçalayan gizemli bir yaratık mahalleyi tehdit edince de ilgi alanlarından uzak durmazlar. Gece yarısı ormanda parçalanmış köpekleri görüntülemeye çalıştıkları bir sırada, yaratık Ginger’a da saldırır ve onu kötü şekilde yaralar. Bu badireyi böylece atlatan ve bu olayı kimseye söylemeyeye karar veren kardeşlerden Bridgette, ablasındaki yaraların olağanüstü biçimde hızla iyileştiğini fark ettiğinde çok şaşırır. Bir süre sonra yaralarından kıl tüy çıkmaya başlayan Gİnger’daki değişiklikler bununla da sınırlı kalmayacaktır.

Kirsty üvey annesi Julia ve babası Larry ile büyük yeni bir eve taşınmaktadırlar. Kirsty başta karşı çıksa da evi görünce hoşuna gitmiştir. Julia'nın, Larry'nin kardeşi Frank ile bir ilişkisi vardır ve uzun zamandır Frank'ten haber alamamıştır heryerde onu hayal etmektedir. Larry bir gün ev eşyalarını yerleştirirken elini incitmiştir çatı katında Julia'yı bulduğunda yere birkaç damla kan akmıştır oradan ayrıldıklarında ise Frank uğraştığı karabüyünün etkisinden kurtulmuş ve canlanmıştır. Buna sebep olan bir kutu Cehennemin kapılarını açıp Helllraiser'ı çağırmaktadır.


Bilim adamı olan Dennis Allan, kullanan kişiyi bilincini yitirmeden felç eden bir ilacın söylentisinin peşinde, devrim rüzgarlarıyla kasıp kavrulan Haiti'ye gider. Latin Amerika halklarında etkin bir gücü olan batıl inanışlar, kara büyüler, bedenlerini değil ruhlarını kaybeden zombiler arasında Dannis, neyin bilim, neyin batıl inanış, neyin gerçek, neyin gerçeküstü olduğuna karar vermek zorunda kalacaktır.

A family with buried secrets reunite at a farmhouse after two decades to pay for their past sins.

Banka soyan bir grup kaçarlarken terkedilmiş bir eve sığınırlar. Nasıl bir şeytanla karşılaşacaklarına dair hiçbir fikirleri yoktur. Terk edildiğini tahmin ettikleri bu eve güvenli demek imkansızdır.Gece olduğunda ve fırtına yaklaştığında , grubun her üyesi evin içinde garip şeyler görmeye başlarlar.Kuyudan gelen sesler , parçalanmış vücutların görüntüleri , merdiven altından gelen tırmalamalar yüzünden uykusuz saatler geçirirler. Grubun içindeki korku arttıkça ve evin içindeki doğaüstü güçler kendilerini gösterince, duvarlar arasına sıkışmış bu kızgın ruhla birlikte karşı koymak zorunda kalırlar.

Barbra ve kardeşi Johnny, babalarının mezarını ziyaret etmek için şehir merkezinden bir hayli uzakta, izbe bir bölgede olan mezarlığa giderler. Burada dua rutinlerini tamamladıkları esnada kendilerine yaklaşmakta olan yabancı bir siluetle karşılaşırlar. Kız kardeşinin aksine bir hayli rahat davranan Johnny, bu yabancının saldırısına uğrar ve oracıkta hayatını kaybeder. Ancak bu bir son değil, ürkütücü bir başlangıcın habercisi olur. Genç kadın ağır bir travmaya girer ve canını kurtarabilmek için bulabildiği ilk yere sığınır. Ancak burada yalnız olmadığını fark etmesi uzun sürmez. Bir anda kasabayı saran bu yaratıklardan korunmaya çalışan tek insan kendisi değildir. Ben de kendisi gibi canını zor kurtarmıştır ve kapıda diğerleri de vardır...

Rock yıldızı Eric Draven (Brandon Lee) ve kız arkadaşı Shelly Webster (Sofia Shinas) bir gece şehrin zalim serserileri tarafından vahşice öldürülürler. Tam olarak bir sene sonra Eric, insanüstü güç ve öngörü yetileriyle donanmış bir şekilde hayata geri döner. Gizemli bir karganın rehberliğiyle hareket eden Eric, intikam amacıyla kendisini öldürenlerin peşine düşer. Çete ise kendilerini bekleyen kaderden habersiz, bir başka kaos ve şiddet gecesine hazırlanmaktadır. James O'Barr'ın popüler çizgi romanından sinemaya uyarlanan Ölümsüz Aşk'ın yönetmen koltuğunda ise Alex Proyas oturuyor.

An aging, reclusive Southern belle plagued by a horrifying family secret descends into madness after the arrival of a lost relative.

Genç, içine kapanık bir sihirbaz olan Max’ın yolu Cadılar Bayramı gecesinde uğursuz Soytarı'yla kesişir. Kendisini bir anda ölümcül bir kabusun içerisinde bualan Max, sihri fazlasıyla gerçek olan ve numaraları her zaman kanla sonuçlanan katili alt etmek zorundadır. Ancak bunu yapmak hiç de kolay değildir çünkü her hareketin bir bedeli, her tercihin bir sonucu vardır.

Bir iş görüşmesi için Detroit'e gelen genç bir kadın kiralık bir ev tutar. Ama gece geç saatte geldiğinde eve çifte rezervasyon yapıldığını, yabancı bir adamın zaten evde kaldığını görür. Doğru olmadığını bilse de geceyi orada geçirmeye karar verir ama korkacağı şeyin beklenmedik bir misafirden çok daha fazlası olduğunu kısa sürede anlar.

After fleeing his psychotic father, a young teen and his mom seek refuge in a remote farmhouse, only to face a pack of ferocious dogs and the sinister spirits that haunt the property.

Filmin kahramanı Liza, kendisine miras kalan oteli almak için New York'tan New Orleons'a gelir. Burada iş yapabileceğini düşünerek oteli yenileme işine girişir. Fakat otelin yenilenmesi sırasında tesisatçı bodrum katındaki geçidi açar. Aslında otelin, cehennemin kapılarından birinin üstüne inşaa edildiği anlaşılır.

Amansız bir tarikat, cehennem kaçkını yaratıklar, intikam peşinde kana susamış bir adam... 1980'lerde geçen filmde, Red (Nicolas Cage), "Yeni Şafağın Çocukları" adlı tuhaf bir tarikat ve cehennem kaçkını yaratıklar tarafından katledilen sevgilisi Mandy’nin intikamının peşine düşüyor. Red hem hayalle gerçek arasında gidip geliyor hem de kana susamış bir halde. Not: Bu filmdeki bazı sahneler yaşı küçük izleyiciler için uygun olmayabilir.

Charles Dexter Ward, a wealthy scientist, uses an ancient diary and human remains to begin a terrifying and bloody pursuit for immortality.

Jay (Neil Maskell), rahat bir banliyö evinde dediğim dedik ve alıngan sarışın eşi Shel (MyAnna Buring) ve uyku vakti geldiğinde zırhlı arabaların Irak, Afganistan ve Bağdat’taki pusuları hakkında hikâyeler dinlemek yerine babasıyla şövalyecilik oynamayı tercih eden yedi yaşındaki oğlu Sam ile birlikte yaşayan eski bir asker. Sekiz ay önce Irak’da geçirdiği kaza sonrası evine dönen Jay, ailesi ile ilgili sorunlar yaşamaktadır. Eski bir arkadaşı olan Gal (Michael Smiley) ile buluştuğu bir partiden sonra, Gal’ın kendisine teklif ettiği işi kabul eder. Görev ise, kendilerine verilen üç kişilik listedeki hedefleri öldürmektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.







0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir