
Matamba Joaquim
Taiar

In 1989, Mozambique is a country ruined by civil war. The train that connects Nampula to Malawi is the only hope for people willing to risk their lives to exchange a few bags of salt for sugar. Running slowly over sabotaged tracks, the journey is filled with obstacles and violence. Mariamu, a frequent traveler, shares her trip with her friend Rosa, a nurse who is going to her new hospital, living the reality of war for the first time, Lieutenant Taiar, who only knows the reality of his military life, and another soldier, Salomão, with whom he doesn’t get along. Amongst bullets and laughter, stories of love and war unfold as the train advances towards the next stop.

Matamba Joaquim
Taiar

Melanie de Vales
Rosa

Thiago Justino
Salomão

Mário Mabjaia
Adriano Gil
Absalão Maciel
Baioneta
Tonecas Xavier
Herculano
Vítor Raposo
Celeste Caravela
Sabina Fonseca
Mariamu
Celeste Baloi
Pureza
Absalão Narduela
Ascêncio
Hermelinda Simela
Amélia

António Nipita
Sete Maneiras

Horácio Guiamba
Josefino
Abdil Juma
Omar Iman

A group of army personnel and nurses attempt a dangerous and arduous trek across the deserts of North Africa during the second world war. The leader of the team dreams of his ice cold beer when he reaches Alexandria.

2. Dünya savaşında bir komando takımı, Ege adalarından birine bombaları imha etmek üzere gönderiliyor. Alman birlikleri burada bir kanalın kontrolünü elinde tutmaktadır. Komandoların amacı, topları imha edip İngilizlerin bölgeye girmesini sağlamaktır. Alistair MacLean'in romanından uyarlanan film, tüm zamanların en başarılı savaş filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bunda senaryo kadar, parlak oyuncu kadrosunun da etkisi var. Ayrıca göz alıcı efektleriyle Oscar ödülü kazandığını da belirtmek gerek.

Napolyon kumandanlığındaki savaşlar zirve noktasındadır. Napolyon'un dünyanın hakimiyetini ele geçireceği korkusu en çok İngiltere'de hissedilmektedir.İngiliz hükümeti, Brezilya sahillerinde bulunan Yüzbaşı Aubrey(Russell Crowe) komutanlığındaki savaş gemisini, Fransızların Acheron adlı dev savaş gemisini yoketmekle görevlendirir. İki geminin ilkkarşılaşmasında İngiliz gemisi çok büyük hasar alır ve sis sayesinde batmaktan kurtulur. Fakat Yüzbaşı Aubrey, kendisinden çok daha hızlı olan ve güçlü silahlarla donatılmış Fransız gemisini takipte kararlıdır. Pasifik Okyanusunda devam eden takip uzadıkça, yaşam ve ölüm arasında gidip gelirler.

A band of mercenaries led by Captain Curry travel through war-torn Congo across deadly terrain, battling rival armies, to steal $50 million in uncut diamonds. But infighting, sadistic rebels and a time lock jeopardize everything.

1920'li yıllarda geçen bu filmde, bağımsız İrlanda Cumhuriyeti'nin ve Kuzey İrlanda'nın ortaya çıkışıyla sonuçlanan olaylar konu alınıyor. İngiliz askerlerinin zulmüne tanık olan Damien, zulme karşı direnen İrlandalı Cumhuriyetçilere katılır. Damien'ın ağabeyi Teddy de bu direniş grubunun liderliğini yapmaktadır. İki kardeş birlik ve beraberlik içerisinde direnişi sürdürmeye devam eder. Fakat barış anlaşmasının imzalanması ile iki kardeş ayrı saflarda yer almaya başlar.

Oliver Stone'un 1986 tarihli filmi Salvador, yönetmenin en başarılı filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Salvador'da hayatını dünyanın dört bir yanında haber kovalayarak kazanan bir savaş muhabirinin El Salvador'da yaşadıklarını anlatılıyor. 20 yıldır nerede olay çıkarsa soluğu orada alan foto muhabiri Boyle, içkiye ve uyuşturucuya olan düşkünlüğü yüzünden işsizlikle yüzyüze kalmıştır. El Salvador'da yaşanan iç savaşı izlemenin bir çözüm olabileceğini düşünen Boyle yola çıkar...

Kidane, Timbuktu yakınlarındaki çölde karısı Satima, kızı Toya ve 12 yaşındaki çobanları Issan ile birlikte kendi halinde bir hayat yaşamaktadır. Ancak Timbuktu yeni islamist-köktenci yönetim altına girmiştir. Acı ve sefalet içindeki halk bu cihatçı terör karşısında kaderlerine boyun eğmeyi reddederken, şehirde müzik, kahkaha, sigara ve futbol dahi yasaklanır. Her gün yeni mahkemeler Timbuktu’ya trajik ve absürd yeni kurallar buyurur. Birer gölgeye dönüştürülmeye çalışılan kadınlar ise ağırbaşlılıkla direnmektedirler. Tüm bunlar olurken Kidane ve ailesinin şehir ve kargaşadan uzaktaki yaşamları ise Kidane’nin, çok sevgili GPS adlı ineklerini katleden balıkçı Amadou’yu yanlışlıkla vurması ile değişir. Bu olay şehirden uzaktaki bu aileyi, yeni Timbuktu ve kurallarıyla tanıştıracaktır.

In 1879, the British suffer a great loss at the Battle of Isandlwana due to incompetent leadership.

1970'lerin ortalarında New York Times muhabiri Sydney Schanberg Kamboçya'da hüküm süren iç savaşı gazetesi adına takip edip yazmak için bu ülkededir. Kendisine gazetenin bölge muhabiri olan, arkadaşı ve tercümanı Dith Pran yardımcı olmaktadır. Amerikan ordusu Vietnam yenilgisinden sonra geri çekilirken Kamboçya'lıların da bölgeden tahliyesini sağlamaktadır. Ancak ailesini helikoptere bindiren Dith Pran görevini terketmeyerek Sydney Schanberg'le birlikte bölgede kalır ve haber yapmayı sürdürürler. Bir dizi trajik habere imza atan ekip ülkedeki durumun daha da vahim bir hal alması ile ABD'ye dönme kararı alır. Ancak bir Kamboçya'lı olan Dith Pran kaçamaz ve korktuğu şey başına gelir,ülkeyi kana bulayan Kızıl Kmerlere esir düşer.

Gezici bir tiyatro kumpanyasının 1939 ve 1952 yılları arasında Yunanistan'da çıktıkları uzun turne sırasında uğradıkları her ada, köy ve kasabada Kadın Çoban Golfo adlı aynı kırsal oyunu sergilerlerken, gerçek hayatta kendi aralarında yaşadıkları birtakım olayların da klasik bir Yunan trajedisi olan Oresteia'yı andırması konu edilir. Bu bağlamda Yunanistan'ın çalkantılı yakın tarihine dramatik ve alegorik bir yolculuk yaparlar. Bu tarih Nazi işgalinin sürdüğü 2. Dünya Savaşı yıllarından başlayıp, Kralcılar ve Komünistler arasında geçen yıkıcı Yunan İç Savaşı'nı da içine alan süreyi kapsar. Brechtvari bir anlatım tarzıyla filmde zaman bir ileri bir geri sıçrar durur. Yunanistan'ın en eski tarihi (bir anlamda mitoloji) ile yakın tarihi (1939 - 1952 arası) arasındaki zamanda gidip gelmeler tiyatro aracılığıyla yapılır.

Bir zamanlar ABD’nin kanayan yarası olan Kuzey-Güney iç savaşı filmin konusunu oluşturmakta. Dört yıl süren bu iç savaş büyük yıkımlara yol açmış, hatta ABD’nin ikiye bölünmesine ramak kalmıştı. “Rüzgâr Gibi Geçti” filmi bu iç savaşta daha çok cephe gerisindeki güneyli halkın yaşadıklarını anlatmaktayken, “Gettysburg” filmi ise cephedeki olaylara eğiliyor. İç savaşın kaderini belirleyen Gettysburg Savaşı çok kanlı bir savaş olmuş ve her iki taraftan da yaklaşık 50 bin kişi ölmüştü.

Çocukluk arkadaşı olan genç Filistinli Khaled ve Said Tel Aviv’de gerçekleştirilecek bir saldırıda intihar bombacısı olarak görevlendirilirler. Aileleriyle, vedalaşmadan, son bir gece geçirdikten sonra, vücutlarına bağlı bombalarla sınıra götürülürler. Ama operasyon planlandığı gibi gitmez ve birbirlerinin izin kaybederler. Artık tek başlarına kaderleriyle yüzleşmeleri gerekmektedir. Nablus’ta çekilen film, umutsuz durumlarda yaşayan insanların sıradan günlerini derin bir içtenlikle anlatıyor. İşgale karşı çıkmanın yollarını arıyor ama can almaya asla göz yummuyor.

Tecrübeli ama gözden düşmüş bir gazeteci ile mesleğe yeni başlamış genç bir gazeteci, yanlarına işinde çok iyi olan bir kameramanı da alarak tamamen kişisel çabaları ila Bosna'ya, savaşın bir numaralı suçlularından Radovan Karadzic'i aramaya giderler. Fakat bu ülkede atacakları her adım, büyük tehlikeler içermektedir.Yanlışlıkla CIA timi zannedilmeleri ile peşinde oldukları hedefleri tarafından da farkedilecek ve kendilerini yem durumuna sokacaklardır. Artık sadece amaçları değil, hayatları da tehlikededir.2005 tarihli Matador ile daha önce sinemalarımıza konuk olan Richard Shepard,senaryosunu da yazdığı Av Partisi ile savaşın kanlı atmosferine adım atıyor.

Güney Afrika'da gerçekten yaşanmış tarihi bir olaya dayanan film, 100 İngiliz askerinin 1879 yılında Rorke's Geçidi'nde yer alan İngiliz ileri karakolu savunmasında 4.000 Zulu savaşçısına karşı verdiği mücadeleyi anlatmaktadır.

Yaşanmış bir olaydan uyarlanan filmde, BM Barış Gücü adına Afrika’da görev yapan İrlanda askerleri, düşman kuvvetlerince kuşatılır ve karakollarını kahramanca savunurlar.

Bu son derece etkileyici drama, II. Dünya Savaşı'nda gerçekleşen Bulge Savaşı sırasında Alman hatları arkasında kalan savaş yorgunu bir piyade bölüğünü anlatmaktadır. Ev özlemiyle yanan ve karla kaplı siperlerde soğuktan titreyen askerler acıya, ıstıraba ve üzüntüye bastırılamaz bir mizah ve amansız bir alay ile katlanmaktadırlar. Hiçbiri kahraman olmak niyetinde değildir ama hepsi de kendilerinden beklenen cesareti göstermeye hazırdır.

Dünyanın her yerinde medyanın ilgisini çeken gerçek bir olaydan esinlenen Son Piyade, 92 yaşındaki bir 2. dünya savaşı gazisi olan Artie Crawford'ın maceralarını anlatan dokunaklı bir dram. Artie, Normandiya'da gerçekleşecek 75. yıl anma törenini kaldığı huzur evinde duyar. Kutlamalara katılmaya kararlı olan Artie huzur evinden gözüpek bir kaçış planlar ve eski birliğine son bir kez saygısını sunmak için Fransa'ya doğru ilham verici bir yolculuğa çıkar.

Afganistan'da görev yapan genç bir Amerikan askeri, komutanının bazı davranışlarından rahatsızlık duyar. Bu durum, onu ahlaki bir ikilimenin içine sürükler

Vietnam Savaşı sırasında Albay Hambleton'ın uçağı düşman toprakları üzerinde düşürülür ve ardından çılgın bir kurtarma operasyonu başlar.

Amerikan Donanmas’nn özel kuvvetlerinden oluan gizli bir ekip, Afrika’da onaylanmam bir göreve çkar. Ekibin amac gizli bir madencilik operasyonunu bulmak ve uluslararas teröristlere, uranyum silah satn engellemektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir