
Ibrahim Ahmed
Kidane
"Özgürlük için bir şarkı."
Kidane, Timbuktu yakınlarındaki çölde karısı Satima, kızı Toya ve 12 yaşındaki çobanları Issan ile birlikte kendi halinde bir hayat yaşamaktadır. Ancak Timbuktu yeni islamist-köktenci yönetim altına girmiştir. Acı ve sefalet içindeki halk bu cihatçı terör karşısında kaderlerine boyun eğmeyi reddederken, şehirde müzik, kahkaha, sigara ve futbol dahi yasaklanır. Her gün yeni mahkemeler Timbuktu’ya trajik ve absürd yeni kurallar buyurur. Birer gölgeye dönüştürülmeye çalışılan kadınlar ise ağırbaşlılıkla direnmektedirler. Tüm bunlar olurken Kidane ve ailesinin şehir ve kargaşadan uzaktaki yaşamları ise Kidane’nin, çok sevgili GPS adlı ineklerini katleden balıkçı Amadou’yu yanlışlıkla vurması ile değişir. Bu olay şehirden uzaktaki bu aileyi, yeni Timbuktu ve kurallarıyla tanıştıracaktır.

Ibrahim Ahmed
Kidane

Toulou Kiki
Satima
Layla Walet Mohamed
Toya

Abel Jafri
Abdelkrim

Kettly Noël
Zabou

Hichem Yacoubi
Jihadist

Mehdi A.G. Mohamed
Issan

Fatoumata Diawara
Singer

Adel Mahmoud Cherif
The Imam

Salem Dendou
Jihadist leader
Mamby Kamissoko
Jihadist
Yoro Diakité
Jihadist
Cheik A.G. Emakni
Omar

Zikra Oualet Moussa
Tina

Weli Kleïb
Judge

Fransız eşi ve kızıyla birlikte Paris’te yaşayan Amerikalı gazeteci Julia Jarmond, Vélodrome d’Hiver toplama kampının 60. yıldönümü dolayısıyla olayla ilgili bir makale yazmakla görevlendirilir. Fransızların neredeyse hiç yaşanmamış saydığı, yeni kuşağın ise tamamen bîhaber olduğu olayı araştırdıkça bir zamanlar âşık olduğu bu şehrin yaldızları dökülmeye başlar. Tabii mükemmel sandığı hayatının da.

Güneyli güzel Scarlett O'Hara üç evliliği, iç savaş ve Güneyin yeniden inşaa edilmesi sürecinde zenginlikten fakirliğe düşüşünü, sonra yeniden zenginliğe kavuşmasını anlatan film, Margaret Mitchell'in klasik eserinden sinemaya uyarlanmış olup yapımcı David O. Selznick'in en başarılı eseri kabul edilmiştir.

1970'lerin ortalarında New York Times muhabiri Sydney Schanberg Kamboçya'da hüküm süren iç savaşı gazetesi adına takip edip yazmak için bu ülkededir. Kendisine gazetenin bölge muhabiri olan, arkadaşı ve tercümanı Dith Pran yardımcı olmaktadır. Amerikan ordusu Vietnam yenilgisinden sonra geri çekilirken Kamboçya'lıların da bölgeden tahliyesini sağlamaktadır. Ancak ailesini helikoptere bindiren Dith Pran görevini terketmeyerek Sydney Schanberg'le birlikte bölgede kalır ve haber yapmayı sürdürürler. Bir dizi trajik habere imza atan ekip ülkedeki durumun daha da vahim bir hal alması ile ABD'ye dönme kararı alır. Ancak bir Kamboçya'lı olan Dith Pran kaçamaz ve korktuğu şey başına gelir,ülkeyi kana bulayan Kızıl Kmerlere esir düşer.

Gezici bir tiyatro kumpanyasının 1939 ve 1952 yılları arasında Yunanistan'da çıktıkları uzun turne sırasında uğradıkları her ada, köy ve kasabada Kadın Çoban Golfo adlı aynı kırsal oyunu sergilerlerken, gerçek hayatta kendi aralarında yaşadıkları birtakım olayların da klasik bir Yunan trajedisi olan Oresteia'yı andırması konu edilir. Bu bağlamda Yunanistan'ın çalkantılı yakın tarihine dramatik ve alegorik bir yolculuk yaparlar. Bu tarih Nazi işgalinin sürdüğü 2. Dünya Savaşı yıllarından başlayıp, Kralcılar ve Komünistler arasında geçen yıkıcı Yunan İç Savaşı'nı da içine alan süreyi kapsar. Brechtvari bir anlatım tarzıyla filmde zaman bir ileri bir geri sıçrar durur. Yunanistan'ın en eski tarihi (bir anlamda mitoloji) ile yakın tarihi (1939 - 1952 arası) arasındaki zamanda gidip gelmeler tiyatro aracılığıyla yapılır.

Joshua Rose (Dennis Quaid) Paris'te bir terörist saldırısı sırasında karısı ve çocuğunu kaybeden Amerikalı bir askerdir. Joshua başına gelen bu olayın etkisiyle gönüllü olarak Bosna Savaşına katılmaya karar verir. Savaşın bütün dehşeti ve vahşiliğine rağmen yaşadığı olaylar, içindeki nefreti yavaş yavaş eritirken sevgi ve umudu yeniden yeşertmeye başlar.

Bir zamanlar ABD’nin kanayan yarası olan Kuzey-Güney iç savaşı filmin konusunu oluşturmakta. Dört yıl süren bu iç savaş büyük yıkımlara yol açmış, hatta ABD’nin ikiye bölünmesine ramak kalmıştı. “Rüzgâr Gibi Geçti” filmi bu iç savaşta daha çok cephe gerisindeki güneyli halkın yaşadıklarını anlatmaktayken, “Gettysburg” filmi ise cephedeki olaylara eğiliyor. İç savaşın kaderini belirleyen Gettysburg Savaşı çok kanlı bir savaş olmuş ve her iki taraftan da yaklaşık 50 bin kişi ölmüştü.

Bir doktoru kurtarmak üzere savaşın harap ettiği Afrika'daki bir ormana gönderilen deniz komandosu, doktorun baktığı mültecileri de kurtarması gerektiğini fark eder.

Follow the perilous journey to freedom when a young boy and his dog attempt to escape a concentration camp during World War II. Based on true events.

Bu son derece etkileyici drama, II. Dünya Savaşı'nda gerçekleşen Bulge Savaşı sırasında Alman hatları arkasında kalan savaş yorgunu bir piyade bölüğünü anlatmaktadır. Ev özlemiyle yanan ve karla kaplı siperlerde soğuktan titreyen askerler acıya, ıstıraba ve üzüntüye bastırılamaz bir mizah ve amansız bir alay ile katlanmaktadırlar. Hiçbiri kahraman olmak niyetinde değildir ama hepsi de kendilerinden beklenen cesareti göstermeye hazırdır.

Cezayir, 1959... Askeri operasyonlar yoğunlaşmaktadır. Kabil'in yüksek dağlarında yaşanan savaş sırasında Fransız ordusunda bir bölüğün komutanı öldürülür... Bunun üzerine idealist Teğmen Terrien (Benoit Magimel), bölüğün başına getirilir. Bu bölükte hayattan ümidini kesmiş Çavuş Dougnac (Albert Dupontel) ile tanışır. Aralarındaki farklar ve içindeki bulundukları savaş ortamının zorlukları bu iki adamın da kişiliklerini sınayacaktır. İsimsiz bir savaşta kaybolmuş bu iki adam, aslında en büyük düşmanın kendileri olduklarını fark edeceklerdir.

Çocukluk arkadaşı olan genç Filistinli Khaled ve Said Tel Aviv’de gerçekleştirilecek bir saldırıda intihar bombacısı olarak görevlendirilirler. Aileleriyle, vedalaşmadan, son bir gece geçirdikten sonra, vücutlarına bağlı bombalarla sınıra götürülürler. Ama operasyon planlandığı gibi gitmez ve birbirlerinin izin kaybederler. Artık tek başlarına kaderleriyle yüzleşmeleri gerekmektedir. Nablus’ta çekilen film, umutsuz durumlarda yaşayan insanların sıradan günlerini derin bir içtenlikle anlatıyor. İşgale karşı çıkmanın yollarını arıyor ama can almaya asla göz yummuyor.

Sezar ve onun liderliğindeki maymunlar, acımasız Albay'ın yönettiği insan ordusuyla büyük bir çatışmaya zorlanır. Maymunların hayal edilemez kayıplarından sonra Sezar, karanlık içgüdülerine yenik düşer ve türünün intikamını almak için kendi efsanevi macerasına başlar. Yolculuk onları en sonunda yüz yüze getirdiğinde; Sezar ve Albay, türlerinin ve gezegenin kaderini belirleyecek epik bir savaşta birbirlerine karşı savaşırlar.

A retired rodeo legend risks it all to save his grandson. Facing his own painful past and the fears of his family, he enters a high-stakes bullriding competition as the oldest contestant ever. Along the way, he reconciles old wounds with his estranged daughter and proves that true courage is found in the fight for family.

Julien Bouin, a former typographist, and his wife Clemence, who used to perform in a circus, hardly talk to each other in their small house, soon to be demolished. His cat Greffier being the only one he still gives affection to, he becomes the object of Clemence's anger.

İç Savaş, Amerika Birleşik Devletleri'nin çöküşün eşiğinde olduğu ve yerleşik gazetecilerin hayatlarının en büyük hikayesini anlatmak için yarıştığı yakın bir gelecekte geçiyor. Federal hükûmete karşı ayaklanan eyaletler tarafından oluşturulan silahlı ittifak Batı Güçleri, başkente saldırmak üzeredir. Bu süreçte dünyanın dört bir yanında vahşeti görüntüleyen savaş fotoğrafçısı Lee, içlerinde akıl hocalığını üstlendiği Jessie adında hevesli genç bir fotoğrafçının da bulunduğu küçük bir gazeteci grubu ile birlikte başkanla son bir röportaj yapma umuduyla Beyaz Saray’a gider.

Tahran'da ailesi ile birlikte yaşamakta olan küçük Marjane'ın ve ailesinin hayatı Şah rejiminin devrilmesiyle değişir. Aile çareyi Marjane'ı, politik tansiyonun giderek arttığı ülkeden göndermekte bulur. Avusturya'daki bir okula yazılan Marjane önce batı kültürüne uyum sağlamakta daha sonra ise koptuğu doğu kültürüne tekrar alışmakta zorluk çeker.

Romeo ve Juliette, birbirlerini ilk görüşte aşık olurlar, ve hemen evlenip çocuk yaparlar, ve kendileri gibi aşk evliliği yapmış ve çocuk sahibi olmuş milyonlarca anne babadan biri oluverirler. Ancak onlar diğerlerinden farklıdır, çünkü oğulları Adam'da bir anormallik vardır, hatta zaman geçtikçe bu anormallik daha da belirginleşmeye başlar. Ve korktukları başlarına gelir küçük Adam'da beyin tümörü bulunur. Bu teşhisin konmasıyla, Romeo ve Juliette, savaş ilan eder, hastalığa, ölüme ve çaresizliğe karşı kazanılmak üzere girilmiş bir savaş, ellerindeki tek ve en güçlü silah ise sevgidir.

1994 yılında Ruanda'daki Hutu ve Tutsi kabileleri arasında yaşanan iç savaşta Hutular 3 ay içinde 800.000 Tutsiyi katletmişlerdi. İnsanlık tarihinin bu en büyük soykırımlarından biri esnasında, Birleşmiş Milletler korumasındaki bir Hristiyan misyoner okul ve okulda bulunan 40 kadar Avrupalı kendilerini bir anda katliamın ortasında bulurlar. Okulda eğitim gören Tutsilerle birlikte, çevreden 2500 civarında Tutsi okula sığınırlar. Okulda görevli idealist genç öğretmen Joe ve Katolik rahip Christopher, bu halk için ne yapabileceklerini sorgulamaya başlarlar. Dışarıda onları öldürmek için bekleyen Hutulara karşı korkunç bir süreç işlemeye başlar.

1976 yılında Somalili isyancılar, Cibuti şehrindeki bir okul otobüsünü kaçırırlar. Teröristler, otobüsü Somali'deki Fransız toprağına doğru sürer.Güzel aktris Olga Kurylenko'nun da başrollerinde yer aldığı bu suç-aksiyon türündeki filmin yönetmenliğini Fred Grivois üstleniyor.

Lydia, a midwife very invested in her work, is in the middle of a breakup.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir