
David Sullivan
Ted

A young widower sidesteps grief, loss, and familial dysfunction when he steals his wife's ashes and sets off on an impulsive odyssey through America's heartland to find something he'd lost long before her death.

David Sullivan
Ted

Marguerite Moreau
Laura

Javier Muñoz
Howl

Paulina Olszynski
Crystal

Shunori Ramanathan
Amber
Kathy Scambiatterra
Momma

Keith Kupferer
Grant
Bill McGough
Percy
Sahar Dika
Erica

Rivkah Reyes
Zoe

Angela Alise
Paula

Joel Murray
Steven Lesca

Ira Amyx
Andy #1
Thomas Kelly
Andy #2
Kevin Wehby
Burton


Tek eğlencesi kendisinden bıkmış komşularını eleştirmek ve acımasızca yargılamak olan huysuz dul Otto Anderson’un dayanılmaz hikâyesini anlatıyor. Otto’nun yan dairesine hayat dolu genç ve neşeli bir aile taşındığında, Otto dişine göre bir rakiple, kıvrak zekâsı ve ağzı burnunda karnı ile Marisol ile karşılaşıyor. Marisol ve Otto’nun arasında Otto’nun hayatını ters yüz edecek bir dostluk başlıyor.

Onbir yaşındaki Vada'nın hayatı, babası Harry'nin kozmetikçi Shelly ile evlenmeye karar vermesiyle bir anda kararıyor. Vada, küçük bir kasabada yaşayan ve zamanının çoğunu bir erkek olan en iyi arkadaşıyla geçiren ve hastalıklardan korkan bir kızdır. En iyi arkadaşının ölümü üzerine hayatı başka bir açıdan görmeye başlıyor.

İngiliz rahibin ölümüyle birlikte, oğulları Daniel ve Robert ailelerin dağılmaya başladığına tanıklık eder. Ancak ölenin yası henüz bitmemişken, ortaya çıkan bir yabancının babaları hakkında söyledikleri iki genci şok edecektir: Yabancının dediğine göre, babaları gaydir. Bu sırrın ortaya çıkmaması için ortaya koydukları çaba bir süre sonra onları tam bir kaosa sürükleyecektir.

Eşini trafik kazasında trajik bir şekilde kaybeden yatırım uzmanı Davis Mitchell, duygusal bir çöküntü yaşamaktadır. Davis, tüm hayatını sorguladığı bu dönemde giderek kontrolünü yitirmektedir. Bir gün parasını kaptırdığı otomatı üreten şirkete bir şikayet mektubu yazar. Davis, bu mektup sayesinde şirketin müşteri temsilcisi Karen ile yakınlaşacak ve bu beklenmedik ilişki, hem Karen hem de Davis’in tekrar hayata sıkı sıkıya sarılmasını sağlayacaktır.

Tourette Sendromu'na sahip bir genç olan Vincent, annesini kaybettikten sonra uzun süredir görmediği babası Robert'a taşınmak zorunda kalır, ancak politikayla ilgilenen babası ayakbağı olmaması için onu bir kliniğe yatırır. Vincent burada tanıştığı anoreksik Marie'ye aşık olur. Doktorun arabasını çalan ikili, yanlarına obsesif kompülsif Alex'i de alarak hepsinin hayatını değiştirecek bir yolculuğa çıkar.

Annesinin ölümünün ardından Georgie, Londra’nın dışındaki evlerinde tek başına mutlu bir şekilde yaşamaya devam etmektedir, arkadaşı Ali ile birlikte evini ve dünyasını yaşama sevinciyle doldurmaktadır. Birdenbire Georgie’nin babası olduğunu iddia eden bir adam ortaya çıkar ve onu gerçeklerle yüzleşmeye zorlar.

Babalarının ölümünün ardından bir haftalığına yeniden aynı çatı altında toplanan ve çocukluk günlerine dönmeye çalışan yetişkin kardeşlerin öyküsünü anlatan filmde, bu romantik fantezinin çığrından çıkma süreci anlatılıyor.

Harriett, etrafındaki her şeyi kontrol etmeye çalışan emekli bir iş kadınıdır. Kendi ölüm ilanını yazmaya karar verdiğinde, genç bir gazeteci hayatındaki gerçeği öğrenmeye çalıştığında ikili arasında sıcak bir dostluk oluşur.

Birbirlerine sıkı sıkı bağlı olan Scott ve Kristin evlenmeye karar verirler. Düğün için bütün işlemler halledilir. Düğün yapılmış ve her şey yolundadır, ancak Scott ve Kristin’in arkadaşları yani düğün sağdıçları otel odasında ölü bulunana kadar herşey yolundaymış gibidir. Her sadıçın bir gerçeği vardır ve ortaya çıkmaya başladıkça Scott ve Kristin’in hayatlarını değiştirecektir.

Model ajansında çalışan Helen Mirren (Kate Hudson) kariyerinde hızla ilerleyen ve şehir hayatının karmaşasına alışkın bir kadındır. Terfi edilmek üzereyken ablasının ve eniştesinin trafik kazasında öldüğünü öğrenir. Çocuklar hakkında hiç tecrübesi olmayan Helen, kız kardeşinin çocuklarına bakmaya başlar. Hem çocuklarla ilgilenmek hem de iş yaşamında başarılı olmak o kadar kolay değildir.

Manon des Sources, Jean de Florette filminin devamıdır... Papet, Soubeyran ailesinin soyunun devamı için Ugolin'e baskı yapmaktadır. Ugolin'in gönlünde güzel Manon vardır. İşin dramatik tarafı Manon yıllar önce arazisini almak istedikleri Jean de Florette'in küçük kızıdır. Manon dağlarda keçilere çobanlık yaparak yaşamaktadır. Vahşi bir yaşam süren Manon'un sosyal ilişkileri sıfırdır. Film teması bu kez aşk ve intikam üzerine kurulmuştur. Manon, ailesinin elinden dalavereyle alınan toprakları geri kazanmak istemektedir, yalnız gerçeği bilen kendisinden başka kimse yoktur. Ugolin için hayattaki en önemli şeyler yetiştirdiği göz alıcı karanfiller ve Manon'dur. Ugolin'in filmdeki rolü ilk filmde olduğu gibi basit düşünen, saf ama amcası Papet'e uyan bir köylüdür. Saf olan aşkı derin bir umutsuzluğa düşer.


Korkunç Bir Film serisi kaldığı yerden devam ediyor. Dünyalar Savaşı’nın senaryonun asıl omurgasını teşkil ettiği filmde Garez, Köy, Testere, Testere 2 ve Milyonluk Bebek'e yapılan sayısız atıf bulunmakta. Filmin asıl kozları ise Leslie Nielsen’ın Amerikan Başkanı’nı canlandırdığı iki ayrı sahne ve Brokeback Dağı’nı referans alan eşcinsel esprileri. Gülme krizine yol açan bu skeçlerin, filmin Kuzey Amerika’daki gişe başarısında büyük pay sahibi oldukları ortada. Senarist Jim Abrahams’ın ve yönetmen David Zucker’ın artık yaşlandıkları ve formdan düştükleri hissini veren filmin en büyük kusuru ise yerel/yöresel esprilerin yoğunluğu ve oyuncu performanslarının yerlerde sürünmesi. Yine de türün fanatikleri için kaçırılmaması gereken, gag’lerle dolu, eleştirel bir komedi.

Uncle Frank ile 1973 yılının yaz aylarına gidiyoruz. Genç bir kız olan Beth Bledsoe, New York'ta okuyabilmek üzere taşrada yaşayan ailesinin yanından ayrılır ve amcası Frank'in yanına gelir. Aynı zamanda Frank de saygıdeğer bir edebiyat profesörüdür. Beth, çok zaman geçmeden Frank'in eşcinsel olduğunu fark eder. 10 yılı aşkın süredir sevgilisi Wally ile birlikte yaşıyordur ve bunu bir sır olarak saklamıştır. Frank'in babasının aniden ölmesi üzerine Frank'in ailesinin yanına gitmesi gerekmektedir. Beth de bu yolculukta ona eşlik edecektir. Tabii Wally de onlara gizlice eşlik eder. Yolculuk boyunca derinlere gömülmüş duygular, travmalar birer birer ortaya çıkar.

60'lı yaşlarında olan Fern, Nevada kırsalında yaşamaktadır. Şehirdeki ekonomik çöküşten etkilenen Fern, neredeyse tüm malını kaybeder. Bu durumun ardından Fern, minibüsünü bir karavan haline getirip modern bir göçebe olarak yola koyulur.

1935 yazının en sıcak günleri... On üç yaşındaki Briony Tallis, ablası Cecilia ve hizmetçilerinin oğlu Robbie'nin gizli bir şekilde flörtleşmelerine tanık olur. Çocuk aklı ile gördüklerini yanlış yorumlaması üzerine yıllarca sürecek büyük bir trajedenin yaşanmasına neden olacaktır. O andan itibaren bir daha hiç düzelmeyecek kadar trajik bir şekilde kaderleri birbirlerine bağlanan bu üç insan, hak etmedikleri bir kefaretin farklı şekillerde kurbanı olacaklardır.

Elliot Anderson (Kevin Costner), karısının bir araba kazasında ölmesiyle dul kalır. Elliot, kızı doğumda can verdiği için torunu Eloise (Jillian Estell)’i büyütür. Acısıyla baş etmeye çalışırken, Elliot’un dünyası, Afrikan Amerikan büyükanne Rowena (Octavia Spencer)’nın Eloise’in kendi kızını ölüme itmekle bağımlısı olan babası Reggie’ye verilmesini isteyince alt üst olur. Elliot kendisini bir anda velayet savaşında bulur ve ne pahasına olursa olsun torununu ilgisiz babasının eline vermeyecektir.

Will Ferrell, yakın arkadaşı Harper'ın trans kadın olduğunu açıklaması üzerine onunla bağ kurmak ve Harper'ı ülkeye gerçek kimliğiyle tanıtmak için onunla birlikte yolculuğa çıkar.

Mutlu bir evlilikleri olan Becca ve Howie Corbett’ın (Nicole Kidman & Aaron Eckhart) yaşamı, oğulları Danny’nin bir trafik kazasında ölmesi ile alt üst olur. Çift karşılaştıkları bu yoğun acı ile baş etmeye çalışırken, bir taraftan da kendi ilişkilerinin çıkmazları ile karşılaşır.Howie’nin acısı onu tuhaf bir nostaljiye kaptırır ve geçmişini yeniden sorgulatırken, Becca’nın yas süreciyle başa çıkma yöntemi çok daha farklı olacaktır. Becca oğlunun ölümünden sorumlu olan Jason (Miles Teller) adlı genç ile bir dostluk kurar ve onun dünyasını anlamaya çalışır. Acı Corbett çiftini farklı seçimlere sürüklerken, tehlikeli ve sürprizlerle dolu bir kendini keşfetme süreci onları beklemektedir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir