
Anna Chlumsky
Vada Sultenfuss

Onbir yaşındaki Vada'nın hayatı, babası Harry'nin kozmetikçi Shelly ile evlenmeye karar vermesiyle bir anda kararıyor. Vada, küçük bir kasabada yaşayan ve zamanının çoğunu bir erkek olan en iyi arkadaşıyla geçiren ve hastalıklardan korkan bir kızdır. En iyi arkadaşının ölümü üzerine hayatı başka bir açıdan görmeye başlıyor.

Anna Chlumsky
Vada Sultenfuss

Macaulay Culkin
Thomas J. Sennett

Dan Aykroyd
Harry Sultenfuss

Jamie Lee Curtis
Shelly DeVoto

Richard Masur
Phil Sultenfuss

Griffin Dunne
Mr. Jake Bixler

Ann Nelson
Gramoo Sultenfuss

Peter Michael Goetz
Dr. Welty

Jane Hallaren
Nurse Randall

Anthony R. Jones
Arthur

Tom Villard
Justin
Lara Steinick
Ronda

Kristian Truelsen
Charles

David Caprita
Ray

Jody Wilson
Mrs. Hunsaker


Bir inşaat işçisi beklenmedik bir şekilde yerel bir Romeo ve Juliet oyununa katılır. Ancak sahnelenen oyunun kendi yaşam deneyimlerini yansıtmaya başladığını fark eder.

Tek eğlencesi kendisinden bıkmış komşularını eleştirmek ve acımasızca yargılamak olan huysuz dul Otto Anderson’un dayanılmaz hikâyesini anlatıyor. Otto’nun yan dairesine hayat dolu genç ve neşeli bir aile taşındığında, Otto dişine göre bir rakiple, kıvrak zekâsı ve ağzı burnunda karnı ile Marisol ile karşılaşıyor. Marisol ve Otto’nun arasında Otto’nun hayatını ters yüz edecek bir dostluk başlıyor.

Allen Interiors’dan sonra yine birbirinden farklı üç kızkardeşin hikayesini anlatıyor. Merkezde Hannah olmak üzere kızkardeşleri Holly ve Lee’nin birbirleriyle ve erkeklerle olan ilişkileri üzerinden giden filmde Allen komediyle dramayı harmanlıyor. Ailenin en mükemmeli ve kızkardeşlerinin kıskandığı Hannah; iyi bir eş, iyi bir kardeş, iyi bir anne ve başarılı bir aktristtir. Lee kendisinden yaşça büyük bir adamla bir ilişki yaşamaktadır. Holly ise hiçbir işinde ve ilişkisinde dikiş tutturamayan en küçük kardeştir. Ancak Hannah’nın hayatı aslında o kadar da mükemmel değildir çünkü kocası uzun zamandır kızkardeşi Lee’ye aşıktır. Bir yandan da Hannah’nın eski kocası Mickey hayatın anlamını aramaktadır. Film; aile, ilişkiler, fedakarlıklar ve en önemlisi de hayatın anlamı üzerine mizahla kavrulmuş derin felsefeler barındırıyor. Ayrıca Woody Allen’a en iyi senaryo dalında oscar kazandırmıştır..

Lily Trevino unexpectedly befriends an online stranger who shares her self-centered father’s name. This new Bob Trevino’s support could transform her life.

Bir jeolog olan Tom ve tıbbi danışmanlık yapan Gerri, hayatlarının ikinci baharına gelmiş mutlu bir çifttir. Kariyerlerinde amaçladıklarına ulaşmış, evliliklerinde huzura kavuşmuş bu yaşlı çiftin çevresi ise onların tam tersi duygusal olarak yıpranmış, mutluluğu bir türü yakalayamayan kişilerle sarılmıştır...30 yaşındaki oğulları Joe, tüm arkadaşları evlenirken kendisi henüz ciddi bir ilişki yaşayamamış bir avukattır. Mary, sürekli olarak iniş çıkışlar yaşayan, alkol sorunu olan bir depresyon hastasıdır. Tom ve Gerri yalnızlıktan bir türlü kurtulamayan Ken, Katie, Carl ve diğer kaybedenleri bir mıknatıs gibi çekmektedir...

Alkol bağımlısı ve tekerlekli sandalyeye mahkûm ünlü bir Batı romanı yazarı Monte Wildhorn (Morgan Freeman), yeğeni tarafından yazma ilhamını yeniden bulması umuduyla küçük Belle Isle kasabasında bir eve yerleştirilir. Başlangıçta huysuz ve içe kapanık olan Monte, komşusu bekar anne Charlotte O'Neil (Virginia Madsen) ve üç kızıyla tanışır. Özellikle en küçük kız Finnegan (Emma Fuhrmann), Monte'un hayal gücünü yeniden ateşler ve ona yazma tutkusu aşılar.Monte, kasabanın güzelliklerini keşfederken ve çocuklara hikâye anlatmayı öğretirken kendi iç dünyasıyla yüzleşir. Kasaba sakinleriyle kurduğu bağlar, onun hayata ve yazmaya olan inancını geri getirir. Film, dostluk, ikinci şanslar ve hayal gücünün iyileştirici gücünü vurgulayan duygusal, hafif komik bir hikâyedir.

A.G. Sulzberger’in The New York Times için yazdığı bir makaleden yola çıkan "Kodachrome"un konusu şöyle: Matt Ryder (Jason Sudeikis), uzun yıllardır ayrı kaldığı ve ölmekte olan babası Benjamin (Ed Harris) ile birlikte ülkeyi boydan boya arabayla geçmek zorunda kalır. Dünyanın en ünlü fotoğrafçılarından biri olan Benjamin, ‘Kodachrome’ film basabilen son laboratuvar kapanmadan önce, elindeki dört eski film rulosunu laboratuvara götürmek istemektedir. Benjamin’in hemşiresi Zoey (Elizabeth Olsen) ile birlikte üçlü, geçmişlerini arkada bırakarak, analogtan dijitale geçen dünyada bir seyahate çıkarlar.

When Shirley, Madea's niece, receives distressing news about her health, the only thing she wants is her family gathered around her. However, Shirley's three adult children are too preoccupied with their own troubled lives to pay attention to their mother. It is up to Madea, with the help of rowdy Aunt Bam, to bring the clan together and help Shirley deal with her crisis.

Birbirlerine sıkı sıkı bağlı olan Scott ve Kristin evlenmeye karar verirler. Düğün için bütün işlemler halledilir. Düğün yapılmış ve her şey yolundadır, ancak Scott ve Kristin’in arkadaşları yani düğün sağdıçları otel odasında ölü bulunana kadar herşey yolundaymış gibidir. Her sadıçın bir gerçeği vardır ve ortaya çıkmaya başladıkça Scott ve Kristin’in hayatlarını değiştirecektir.

Bu enfes ve zevkli komedi huysuz, zeki ve orjinal karakterleri ile hemen göze çarpıyor (Variety) ve ailenin uçuk üyesi rolü ile Katie Holmes mükemmel bir performans sergiliyor (People), Bu hareketli ve müthiş komedide Patricia Clarkson, Oscar'a aday gösterilen performansı ile tüm ekibi etkiliyor (Film Threat). Asi kız April Burns (Holmes) ailesi için New York'taki dairesinde hoş bir Şükran Günü yemeği düzenlemektedir. Fakat unutulmaz bir ziyafet İçin yaptığı hazırlıklar fırının çalışmadığını fark ettiği zaman beklenmedik bir şekilde altüst olur. Şimdi yorgun ailesi şehre gelirken, April mükemmel bir yemek ve unutulmayacak anılar oluşması için tanımadığı insanların yardımına güvenmek zorundadır.

Kocasından ayrılan Terry kızları ile beraber yaşamaya devam eder. Hayatı artık eskisi gibi değildir. Tek dostları sakinleşmek için içtiği içki ve bunu yaparken de yanında olan komşusu Denny’dir. Aralarındaki ilişki romantizme doğru ilerlerken bir yandan da kızlarının sorunları ile boğuşan Terry kendini karmakarışık bir hayatın içinde bulur.

Roman yazarı Mavis Gary, boşandıktan kısa bir süre sonra, doğup büyüdüğü Minnesota'daki küçük kasabasına geri taşınır. Geçmişte kalan eski sevgilisini tekrar görmeyi uman Mavis onun artık evli ve çocuklu bir erkek olduğunu görecektir...

Brad Pitt ve Margot Robbie'li Babil, 1920'li yılların Los Angeles'ında, sinemanın sessiz dönemden çıkış sürecinde adından söz ettiren bir aktör ile gözünü yıldız statüsüne dikmiş hırslı bir aktris adayının gözünden o dönemki Hollywood'un her manadaki aşırılığını epik bir dille ele alıyor.


50 yaşına gelmiş Pippa Lee, sadık ve sevgi dolu bir eş, ikiz çocukları için iyi bir anne, sevgili bir dost ve güleryüzlü bir komşu olarak yıllarını geçirmiştir. Pippa'nın huzurlu yaşamı kocasının aniden New York'tan ayrılarak, yaşlılıklarında yerleşebilecekleri bir huzur evi planını ortaya çıkarması ile soru işaretlerine gömülür. Bunun ardından Pippa Lee kocasının kendisinden çok daha genç bir kadınla birlikte olduğunu öğrenir. Huzurlu ve mutlu görünen çoğu insanın içinde herkesten daha vahşi bir yan bulunmasına benzer, Pippa Lee de kendi fırtınalı yönleriyle yüzleşmek üzeredir.

Uzun bir aradan sonra doğduğu köye dönen Ugolin’in en büyük hayali, karanfil yetiştirmektir. Bu işten para kazanılabileceğini düşünen amcası Le Papet, yeğeni için bir tarla aramaya başlar ve komşusu Jean Cadoret’nin çiftliğinde karar kılar. 'Manon des sources' adında devam filmi mevcuttur.


Zengin ve başarılı, aynı zamanda itici ve bencil bir antikacı olan François, günün birinde etrafındaki insanların hiçbirinin kendisini gerçekten sevmediğini farkeder. İş arkadaşı Catherine ile yakın bir arkadaş edineceğine dair bahse girer. Ancak tanıdığı insanların hiçbiriyle yakınlaşmayı başaramaz. Umudunu yitirmişken karşılaştığı taksi şoförü Bruno, hiç beklenmedik bir şekilde onun kalbine girmeyi başaracak ve insanlarla ilişki kurabilme konusunda ona çok değerli dersler verecektir.

Forrest Gump, düşük IQ’su olmasına rağmen, Amerikan tarihinin en önemli olaylarının tam ortasında yer alan biridir. Alabama'da büyüyen Forrest, koşma yeteneği sayesinde üniversiteye girer, Vietnam Savaşı'na katılır, Beyaz Saray’a davet edilir ve karides işinden milyoner olur. Ancak tüm bu başarılar, çocukluk aşkı Jenny’ye duyduğu sevginin yanında sönük kalır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir