
Heather Graham
Mary McCrawley

Mary’s life has been defined by a string of temp jobs and a half-hearted attempt to become a writer. But all that changes when she comes home to find her boyfriend dead in front of the TV set. During her misadventures in trying to get rid of his ashes, Mary discovers that there was much more to her couch potato boyfriend than she ever thought imaginable.

Heather Graham
Mary McCrawley

Kate Moennig
Zoe

Griffin Dunne
Joey Lucas / Nick McCrawley

Scott Michael Foster
Howard

Viola Harris
Ms. Schulz

Martha Millan
Sue Watt

John Corbett
Primo Schultz

Gina Gershon
Helene
Lizzi Bougatsos
Marilyn

Angela Featherstone
Norma
Edwin Cahill
Ted
Isa McCutcheon
Herman
Bailey Edwards
Jeff

Rich Graff
Drummer

Anne-Marie Cusson
Elevator Woman

Eddie Murphy 'nin 1.5 saatlik stand-up gösterisinin canlı kaydıdır. Konu ise favorileri : kadın ve sex' tir.

While her free-living bestie urges her to embrace singlehood, a commitment-craving social media expert can't stop following the life of a former love.

86 yaşındaki Irving Zisman (Johnny Knoxville), en benzersiz yoldaşları ile birlikte Amerika boyunca seyahat etmektedir, yani 8 yaşındaki Grandson Billy (Jackson Nicoll) ile birlikte. Yol boyunca Irving genç ve etkileyici Billy’i çocuk yetiştirme terimine anlam katacak insanlarla, yerlerle ve durumlarla tanıştırır. İkili erkek striptizcilerle, canı sıkılmış çocuk güzellik yarışması adaylarıyla (ve onların aynı derecede sıkkın anneleriyle), cenaze evi yasçılarıyla, bisikletçi bar patronlarıyla ve bir sürü masum vatandaş ile karşılaşırlar. Gerçek olmayan durumlardaki gerçek insanlar, tam bir komedi yaratmaktadır...

Farklı karakterlere sahip olan Kyle ve Mike iyi yakın dosttur. Ancak Mike’ın bir gece Kyle’ın nişanlısıyla birlikte olması, ikisi arasındaki bağın farklılaşmasına neden olur. Yaşananlardan sonra aralarındaki dostluğun onarılamayacak şekilde kopması gerekirken, yaşanan dramatik bir olay onları yeniden bir araya getirir.

Film, sürpriz bir şekilde kocasından boşanan Deanna'nın kızının üniversitesinde öğrenci olmaya karar vermesini konu alıyor.

İngiliz komedi filmi Cenazede Ölüm’ün yeniden çevrimi… Bir cenaze ve açığa çıkan sırlar. Ölen babalarının cenazesi için toplanan aile, hiç bilmedikleri bir aile sırrı ile yüz yüze kalacaklardır.

A commitment-phobic 27-year old’s relationship is put to the test when she and her boyfriend attend 7 weddings in the same year.

Onbir yaşındaki Vada'nın hayatı, babası Harry'nin kozmetikçi Shelly ile evlenmeye karar vermesiyle bir anda kararıyor. Vada, küçük bir kasabada yaşayan ve zamanının çoğunu bir erkek olan en iyi arkadaşıyla geçiren ve hastalıklardan korkan bir kızdır. En iyi arkadaşının ölümü üzerine hayatı başka bir açıdan görmeye başlıyor.

Erkek arkadaşı terk ettiğinde Pepa onu bulup neden terk ettiğini öğrenmek ister. Şaşırtıcı bir şey bulur: Erkek arkadaşının karısı ve oğlu. Onlar da kendisi gibi durumdan habersizdir. Eski erkek arkadaşının kirli işlere karışmış olabileceği ve dolayısıyla kendisinin de başının polisle derde girebileceği endişesiyle Pepa bir avukata başvurur. Bu kadın avukatın eski erkek arkadaşının yeni sevgilisi olduğu ortaya çıkar. Birbiri içine geçmiş olaylar dizisi komik ve eğlenceli biçimde gelişir.

Genç ve mutlu bir çift olan Adam ve Barbara Maitland geçirdikleri trafik kazası sonrasında ölürler. Bu arada Charles ve Delia, kız kardeşleriyle birlikte New York'a gelerek Maitland'ların evlerini satın alırlar. Fakat Adam ve Barbara Maitland bu durumdan hiç hoşnut değildirler. Birer hayalet olmalarına rağmen tecrübesizlikleri yüzünden yeni ev sahiplerini evden uzaklaştıramazlar. Son çare olarak en kötü hayalet Beter Böcek'e başvururlar.

Jan, Jule ve Peter, zenginlerin adaletsiz güçlerine son vermek için bir plan yaparlar. Önceden belirledikleri zenginlerin evlerine girip, onların eşyalarıyla ilginç çalışmalar yapmaktadırlar. Yine bu eylemlerinden biri sırasında, evine girdikleri Hardenberg tarafından fark edilince, yakalanmamak için zengin adamı kaçırırlar. İşler ciddileşir. Kafadarlar için durum gitgide daha da zorlaşır * Adaylıkları ve katıldığı festivallerle adından söz ettiren film, on bir yıldan sonra, Cannes Film Festivali Altın Palmiye ödülüne aday gösterilen ilk Alman filmi.

Yerel bir TV kanalı olan Eyewitness TV'de haber muhabiri olan Bruce, New York'da, genelde insana odaklanan, herkesi mutlu eden haberleriyle tanınmaktadır; ancak o emekli olmak üzere olan haber spikerinin yerine geçmek ya da en azından önemli uluslar arası haberleri sunmak ister. Aslında Bruce'un temel sorunu, yaşamındaki pek çok şeyden tatmin olmaması, çevresindekileri mutlu etmesine karşı, kendisinin çok mutsuz olmasıdır.. Bir gün, Niagara Şelaleleri'yle ilgili bir haber kutlamanın haberini yapmak için bölgeye giden Bruce, canlı yayına saniyeler kala, TV kanalındaki en büyük rakibinin, haber spikerliğine yükseldiğini öğrenince çılgına döner ve milyonlarca izleyicinin önünde kendini tutamayarak küfreder. Doğal olarak işinden olan Bruce'un hayatında her şey -bu sefer şikayet etmeye değecek şekilde- kötü gitmeye başlar: Bir çete tarafından feci şekilde dövülür, arabasını çaldırır, vs. Kötü kader için yakardığı Tanrı, sesini duyunca, Bruce için her şey değişmeye başlar..

Ricky Gervais, kendi fâniliği de dâhil hiçbir konuda lafını esirgemediği, acımasızca dürüstlük içeren bu stand-up gösterisinde yaşamı, ölümü ve dünyanın durumunu ele alıyor.

Raimunda, ailesini geçindirebilmek için birden fazla işte çalışan güçlü ve mücadeleci bir kadındır. Ablası Sole, onun kadar mücadeleci ve güçlü olmasa da, kayıtdışı çalıştırdığı kuaför salonunu işleterek hayatını kazanmaya çalışmaktadır. Kendi hallerinde yaşam mücadelesi veren bu kadınlar, bir gün doğup büyüdükleri La Mancha'da yaşayan halalarının ölüm haberi ile yıkılırlar. Cenazaye ablası Sole ile gitmek isteyen Raimunda'yı evde çok daha büyük bir yıkım beklemektedir; Solu'u ise cenazede büyük bir şok. Yıllar evvel bir yangında ölmüş olan anneleri, yarım kalan bütün işlerini tamamlamak için geri dönmüştür. Tek başlarına ayakta kalmaya çalışan kızlarının ve torununun da onun desteğine çok fazla ihtiyacı vardır.

Boşanma sürecinde yazarlık kariyeri de çıkmaza giren bir adam, emekli bir seri katille beklenmedik bir dostluk kurar. Bu tuhaf ilişki, adamın hayatını ve yazarlığını tamamen değiştirir. Seri katil, gündüzleri onun evlilik sorunlarına akıl hocalığı yaparken, geceleri ise yazarın yeni kitabındaki cinayet sahneleri için ilham kaynağı olur.

Christin ve Antoine ‘nın evliliklerine Antoine’nın çiçekçi dükkanının işlerini kötü gitmesi ciddi darbe vurur. Antoine iş bulmak için bir Amerikan şirketine başvuru yapar ve ne olduysa ondan sonra olur. Christine bu duruma karşıdır ama Antoine işe başlamıştır bile. japonya’dan gelen iş kafilesindeki Kyoko ile olan samimiyeti istemese de Antoine zor duruma sokar. Evliliği bitme noktasına gelmiştir artık naptıysa kendini affettirememiştir Christine. sonunda arayı soğutup Kyoko’da kurtulmayı başarır ve ayrılığın verdiği soğuk havdan kurtulur… 400 darbenin devamı niteliğindeki Antoine Doinel serisinin evlilik, çocuk yapma ve ilk aldatmalar bölümünü oluşturan Truffaut filmi…

Tıp öğrencisi Herbert West (Jeffrey Combs), ölüleri diriltmenin sırrını bulduğuna inanıyor! Parlak ama çılgın bilim insanı, geliştirdiği yeşil bir serumla cesetleri yeniden canlandırıyor. Miskatonic Üniversitesi’nde oda arkadaşı Dan Cain (Bruce Abbott) ve sevgilisi Megan (Barbara Crampton) ile birlikte, West’in deneyleri korkunç ve kanlı sonuçlara yol açıyor. Ölüler diriliyor, ancak kontrolden çıkmış zombiler olarak! Dr. Hill (David Gale) gibi rakipler, West’in sırrını ele geçirmek için her şeyi göze alırken, morg bir kaos ve dehşet sahnesine dönüşüyor. H.P. Lovecraft’ın hikayesinden uyarlanan bu kült korku klasiği, komik ve çılgın sahnelerle dolu!

13 yaşındaki Vic (Sophie Marceau), çocukluk ile yetişkinlik arasındaki o garip geçiş dönemindedir. Yeni bir okul ve yeni bir arkadaş çevresi demek yeni partiler anlamına gelir. Tabii erkek arkadaşlar da bu denklemin bir parçasıdır. Ancak Vic'in tek sorunu ergenlik değildir; annesi ve babasının evliliği sallantıdadır. Vic aradığı desteği büyükannesinde bulur. Bu delidolu kadın ilk aşkını yaşayan Vic'e inanılmaz eğlenceli tavsiyelerde bulunur. 1980'lerin bu ilk gençlik filmi, masumiyetin ve içtenliğinde bir filmi. Vic'in başından geçen eğlenceli olaylar hepimizin başından geçmedi mi? Sophie Morceau'nun 13 yaşında rol aldığı bu film, uluslararası kariyerinin başlangıç noktası olma özelliğini de taşıyor.

Profesyonel bir suçlu ve tam anlamıyla bir kaybeden olan John Lyshitski sonunda onu hapishaneye gönderen hakimden intikam almanın bir yolunu bulur: oğlu Nelson Biederman IV’ı izleyecek ve bir süre içeride rahatça kalabilecektir. Bu arada Nelson yalnışlıkla hapse gönderilir. Bu durumdan çok memnun olan John yeni hücre arkadaşının rahat edebilmesi için elinden gelen herşeyi yapacakdır. Oyun başlar! Hapishanede hayat çok korkutucu, yemekler de çok kötüdür. Üstüne üstlükde mayfa babası Big Barry, hapse yeni gelen bu genç adamla “özel bir arkadaşlık” kurmak istemektedir. Bu sayede Nelson hapishanenin ilk altın kuralını öğrenir: ASLA SABUNU YERE DÜŞÜRME!

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir