
Edmond O'Brien
Michael "Lefty" Farrell


Edmond O'Brien
Michael "Lefty" Farrell

Lizabeth Scott
Brandy Kirby

Terry Moore
Kathy McIntyre

Alexander Knox
Vincent Mailer

Griff Barnett
William McIntyre

Robert Anderson
Todd

Virginia Brissac
Maida McIntyre

Emory Parnell
First Deputy (uncredited)

Jessie Arnold

Kathryn Card

Claire Carleton

Louis Jean Heydt

J.M. Kerrigan

James Kirkwood
Al Murphy

Büyük bir sigorta şirketinde çalışan Walter, sondaj işinde çalışan zengin kocası sürekli seyahat ettiği için yalnız yaşayan genç ve güzel Phyllis'in evine gider ve genç kadına kapsamlı bir sigorta paketi satmaya çalışır. Sondaj işinin tehlikelerini bilen Phyllis'in sahte korkularının altında yatan hain düşünceleri fark eden Walter, genç kadının evini terk eder. Sigorta şirketlerinden para alabilmek için çevrilen dolapların ince noktalarını dahi bilen Walter, genç kadına olan hislerine yenik düşer ve Phyllis ile kapsamlı bir cinayet planı hazırlar. Plana göre, Phyllis'in kocası sigortalanacaktır ve şirketin onay vermesi sonrasında bir tren kazasında hayatını kaybedecektir. Walter'in ustaca kurduğu bu plan yolunda giderse, Phyllis'in kocası öldükten sonra sigorta şirketi bir değil, iki tazminat ödeyecektir...

Jeff Bailey (Robert Mitchum) küçük bir kasabada benzincilik yapmaktadır. Ancak bir gün, pis işler yapan Whit Sterling (Kirk Douglas) ile karşılaşır ve esrarengiz geçmişinin peşini bırakmadığını anlar. Geçmişte Jeff, Whit tarafından tutulan bir özel dedektiftir. Whit’i yaraladıktan sonra 40 bin dolarını alarak Acapulco’ya kaçan sevgilisi Kathie (Jane Greer) ’yi bulmak için görevlendirilir. Ancak Kathie, öyle etkileyici bir kadındır ki Jeff’e Whit hakkındaki her şeyi unutturur. Whit’in yeni işi tabi ki Jeff için bir tuzak kurmaktır ama Jeff’in aldığı önlemler Whit’i daha beter bir tuzağa düşürür.

Danny Ocean ve ekibinin macera arayışları bitmek bilmiyor. En büyük soygun çetelerinden biri haline gelen bu ekibin artık kendi kumarhaneleri de vardır. Fakat şimdi ise yapacakları soygun kadar, kendi kumarhanelerini korumak da önemli hale gelmiştir. Dünyanın en acımasız kumarhane sahiplarinden biri olan Willie Banks, Ocean'ın ekibinden Reuben Tishkoff'a büyük bir kazık atmıştır. Bunun sonucunda Danny ve ekibinin yeniden bir araya gelerek belki de şimdiye kadar giriştikleri en tehlikeli soyguna hazırlanma vakitleri gelmiştir.

Hapisten yeni çıkmış olan yankesici hırsız Skip McCoy (R.Widmark) New York metrosunda kalabalıktan da istifade ederek gözüne kestirdiği Candy’nin (J. Peters) çantasından cüzdanını çalar. Cüzdanda erkek arkadaşı Joey’e (R. Kiley) son kez kuryelik yapan Candy’nin de bilmediği, şirketlerden şantajla para sızdırmak için gizli formüller içeren bir mikrofilm vardır. Tüm bunlardan habersiz Skip’in eline geçmiştir. Metroda Candy’i takip eden federal ajanlar, hırsızlığa şahit olmuş, mikrofilm ilgili adrese ulaşmayınca da Skip’in elinde olduğunu tüm hırsızları çalışma şekillerinden, polisten iyi tanıyan Moe Williams (T. Ritter) sayesinde anlamışlardır. Herkes Skip’in peşindedir artık.

An innocent man turns fugitive as he reconstructs events that implicate him for a murder and robbery he did not commit.

Usta yönetmen Fritz Lang’ın kült suç filminde Berlin sokaklarında amansız bir mücadeleye sebep olan bir seri katil hikayesi konu edilir. Sadece çocukları öldüren bu psikopat seri katili durdurmak için çalışmaya başlayan şehrin polis teşkilatı, sokakları sıkı bir denetim altına alır. Katilin yakalanmamasından fazlasıyla tedirgin olan halkın yanısıra, bu baskıdan şikayetçi olan başka bir grup daha vardır. Polisin sıkı denetimi yüzünden yakalanmaktan korkan diğer sokak suçluları ve dilenceler de kendi aralarında organize olarak bu operasyonun bir an önce sona ermesi için katilin peşine düşer. Artık polislerin yanısıra suçlunun peşinde olan yasadışı bir oluşum...

Özel dedektif Sam Spade, ortağı Miles Archer ve sekreterinden oluşan dedektiflik bürosunda her gün sıradan ve bilindik işlerin peşinde koşarken müşteri olarak gelen Brigid O'Shaughnessy'nin hayatlarına girmesi ile herşeyin değişeceğinden habersizdir. Brigid, kardeşinin birlikte kaçtığı belalı sevgilisini bulmaları için iki dedektifi tutunca Archer, adamı bulmak için hemen peşine düşer. Fakat ortağının bu yolculuk sırasında gizemli bir şekilde öldürülmesi sonucu, Brigid'in aslında yalan söylemiş olduğu ortaya çıkar. Bütün bu yalanların uzandığı nokta, Malta Şahini adlı paha biçilmez bir heykele ulaşabilmektir. Sandığından çok daha büyük bir belanın içine batmış olduğunu anlayan Sam için artık sadece kendisini kurtarmak vardır.

Polis müfettişi Ramon Mike Vargas ile Susan Vargas, henüz evlenmiş ve balayı için Meksika sınırında bir kasabayı seçmiş, kendi halinde bir çifttir. Karısıyla huzurlu bir kaç gün geçirmek isteyen genç müfettiş, kasabaya adımını atar atmaz bir bomba patlar ve Vargas, kendini olayın içinde bulur. Arabaya yerleştirilmiş bir bombanın patlamasıyla şok geçiren kasaba sakinleri ve tabii ki Vargas, olayın içinde bölge polislerinden Hank Quinlan'ın parmağı olduğundan bihaber suçluyu aramaya koyulurlar.

Bir trende karşılaşıp birbirlerinin babası ile karısını öldürmeyi düşünen iki kişinin hikâyesi, on yıldır ABD'de olan İngiliz Alfred Hitchcock'un ilgisini çekti. Yönetmen, her zamanki gibi, fiyatı düşürmek için adını vermeden kitabın film haklarını 7 bin 500 dolara aldı. Hikâye malum: Zengin psikopat Bruno (Robert Walker), tenis yıldızı Guy'a (Farley Granger), onun karısı ile kendisinin babasını öldürme işini değiş-tokuş etmelerini teklif eder. Derken fikrini uygulamaya koyar ve Guy'dan karşılığını bekler...

"İdam Sehpası"nda patronunun karısıyla aşk yaşayan bir iş adamının patronunu öldürüp olaya intihar süsü vermesi sırasında yaptığı küçük bir hatanın büyüyerek olayları içinden çıkılmaz bir hale dönüştürmesi anlatılmaktadır...

General Sternwood kızının üzerinden ona şantaj yapan Arthur Geiger'dan korunmak için ünlü dedektif Philip Marlowe'u tutar. Marlowe, incelemeleri sırasında aileyi tehdit eden yeraltı çetesi ve General'in kızları arasındaki ilişkiyi fark eder, küçük kızı Carmen'i cinayet suçlamasından kurtarır. Bu arada General'in büyük kızı Vivien ile de önce nefret dolu bir ilişki başlar, zamanla bu ilişki aşka dönüşür. Görevini başarıyla tamamlayan Marlowe, tüm aileyi tehlikelerden kurtarır ve hayatının kadınına kavuşur. Raymond Chandler'ın romanından uyarlanan The Big Sleep, önemli bir "film-noir" örneği. Filmin aynı zamanda Michael Winner tarafından 1978'de çekilen aynı isimli bir uyarlaması da mevcut.

Brian De Palma 1980’li yıllarda üç saatlik bir şölene dönüştürdüğü Tony Montanalı SCARFACE hikâyesini yakın tarihe kadar bir gizem olan 1931 yapımı SCARFACE filminden aktarmıştır. Hayatı sinema filmine konu olan Howard Hughes, senaryo yazarı Ben Hecht ve Amerikan sinemasının efsane yönetmenlerinden Howard Hawks’ın 1931 yılında gerçekleştirdikleri bu eser “Klasik” ve “Yön verme” vasıflarını hak eden bir çalışmadır. Eserin ana fikri Tony Guarino isimli karaktere dayandırılan Armitage Trail’in aynı isimli romanına dayanmaktadır.Ufak işlerde pişen Sicilya kökenli serseri Tony Camonte, dağlı teknikleri ve megaloman seviyede ki kazanma hırsıyla Chicago Yeraltı Dünyasının en büyüğü olmaya yemin etmiştir. Bu yolda da kendi patronundan şehri yönetenler kulübünün üyelerine herkes birer araçtır. Sırası gelenler bu hırstan kendine düşen payı alacak ve hastanede ki suikast sahnesinde olduğu gibi bir buket çiçek ve kurşunla şehirden ve hayattan uğurlanacaktır.

A crooked politician finds himself being accused of murder by a gangster from whom he refused help during a re-election campaign.

Ünlü aktör Charles Laughton'ın yönetmen olarak imza attığı film, konusu ve oyuncularıyla kaçırılmayacak bir klasik. Hapiste tanıdığı Ben adlı adamın evinin yakınlarına yüklü bir miktar para sakladığını öğrenen psikopat Harry, hapishaneden çıktıktan sonra Ben'in evine gider...

Johnny Clay, son bir vurgun yaparak emekli olmaya karar veren, eski bir mahkumdur. Bir hipodromu soymaya niyetlenen Johnny ve ortağı Nikki sağlam bir plan yaparlar. Buna göre Nikki, dikkatleri başka yöne çekmek için yarışan atlardan birini vuracak; çıkan kargaşada yararlanan Johnny de bahislerin oynandığı vezneyi soyacaktır. Soygun için gerekli ekibi toparlayan Johnny, işi en küçük ayrıntısına kadar planlar ama yine de bazı şeylerin yanlış gitmesine engel olamaz...

Korkusuzlar, 1962 yapımı ABD filmi. Hapse girmesine yardımcı olduğu bir suçlu tarafından ailesi tehdit altında olan bir avukatın anlatıldığı filmdir.

FBI’ın ünlü “En Çok Arananlar” listesinde yer alan en genç dolandırıcısının gerçek yaşam öyküsü. Frank Abagnale Jr. henüz 18 yaşına gelmeden doktorluk, avukatlık ve büyük bir hava yolu şirketinde pilot yardımcılığı yaptı. Kılık değiştirme ustası olan Abagnale, aynı zamanda son derece zeki bir dolandırıcıydı. 16 yaşındayken başladığı çek sahtekarlığını 26 ülkede sürdürerek 2,5 milyon dolar çapında dolandırıcılık yaptı. ABD tarihinin en başarılı banka soygununu gerçekleştirdi.

Ucuz western romanları yazan Holly Martins (Joseph Cotten), kendisine iş teklif eden dostunu görmek üzere savaş-sonrası Viyanasına gelir. Ancak arkadaşının öldürüldüğünü öğrenir ve bir anda kendisini cinayet soruşturmasının içinde bulur... Olayı gören kişilerle konuşan ve dostunun tanıdıklarına olay anını anlattıran Martins, bir süre sonra olayda bir "üçüncü adam" olduğunun farkına varır.

Film, Alexandra Barnes (Debra Winger) adında bir FBI ajanının, zengin erkekleri baştan çıkarıp öldüren bir kadın olan Catharine Peterson'ı (Theresa Russell) takip etmesini konu alır. Catharine, her cinayetten sonra kimliğini değiştirerek yeni bir hayata başlar ve izini kaybettirir. Alexandra, Catharine'ın izini sürerken, onunla yakınlaşmak için sahte bir kimlik yaratır ve kendisini zengin bir iş kadını olarak tanıtır. İkili arasında tehlikeli bir kedi-fare oyunu başlar. Catharine, Alex'in gerçek kimliğinden şüphelenirken, Alex de Catharine'ın bir sonraki kurbanını korumak için zamanla yarışır.

Vertigo, Hitchcock’un teknik ve işlediği konu itibariyle sinema tarihinin en önemli yapıtlarından biri olarak kabul edilir. Bir suçluyu kovalarken çatıdan düşen ortağını kurtaramayan dedektif Scottie Ferguson’da, bu olayın ardından yükseklik korkusu başgösterir. “Vertigo” hastalığına dönüşen bu korku nedeniyle mesleğini bırakıp emekli olan dedektir, eski bir arkadaşı tarafından, ruhsal sağlığından şüphe ettiği karısı Madeleine’ni izlemesi için kiralanır. Scottie de kadını daha yakından izledikçe bir şeylerin yolunda gitmediğini fark eder; dahası kadının intihara meyilli olduğunu görür. Artık işleri yoluna koymak için uzaktan takip etmek yetersiz kalacak, Scottie’yi kendi korkularıyla da yüzleşeceği bir mücadelenin içerisine sürükleyecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir