
Jonas Karlsson
Hannes Råstam

A true and captivating story about the biggest legal scandal in Swedish history, the story about the reporter who questioned an entire legal system. Hannes Råstam was dedicated to proving the innocence of Thomas Quick and unmask the legal chaos which sentenced Quick to a life in psychiatric prison.

Jonas Karlsson
Hannes Råstam

David Dencik
Thomas Quick

Alba August
Jenny Küttim

Magnus Roosmann
Christer van der Kwast

Suzanne Reuter
Margit Norell

Linda Ulvaeus
Birgitta Ståhle

Christopher Wagelin
Seppo Penttinen

Björn Bengtsson
Sven Åke Christianson

Johan Hedenberg
Claes Borgström

Peter Andersson
Jan Olsson

Anders Mossling
Göran Källberg

Maria Grazia Di Meo
Gry Storvik
Emanuel Habtu
Yenon Levi
Timo Nieminen
Björn Asplund

Philip Kuub Olsen
Johan Asplund

Woman of the Hour, 1970'lerin popüler çöpçatanlık programının yarışmacılarından Cheryl Bradshaw'ın hikayesini konu ediyor. Popüler evlendirme programı “The Dating Show”a katılan Cheryl Bradshaw'ınbir bekarlığa veda partisi için yakışıklı yarışmacı Rodney Alcala'yı seçer. Ancak Alcala, pek de göründüğü gibi biri değildir.O, Amerika Birleşik Devletleri'ndeki en büyük seri katillerden biridir.

Kazaları, yangınları, cinayetleri ve para getirebilecek hemen her türlü kaos ortamını bularak çekimler yapan bir kamera ekibiyle tanışan Lou, gece muhabirliğinin tehlikeli, belirsiz ve ölümcül yanıyla da karşılaşırken her polis sireninin, her kurbanın, dökülen her kanın paraya dönüştüğünü fark ediyor ve büyük çıkışını yakalamak için yakaladığı hikayeyi ahlak yoksunu, risk dolu ve zekice bir planla yönlendiriyor.

Kendine çok güvenen, başarılı avukat Martin Vail, bir psikoposun öldürüldüğü cinayet davasında yargılanan ve cinayet bölgesinden kaçarken yakalanan Aaron'u savunmaya karar verir. Medyanın da ilgi odağı bu davadadır. Dava aynı zamanda bir takım yolsuzlukları da ortaya çıkarabilecektir ve davanın savcılığını da Martin'in eski kız arkadaşı yapmaktadır. Martin'in bu davayı kazanması hukuk çevrelerince imkansız gibi görülmektedir. Dava görgü tanıklarının odada üçüncü bir kişi olduğu yönündeki çelişkili ifadelerinden dolayı daha da karmaşık bir hal alır. Hukuk sistemini sorgulayan "adalet," "suçlu" ve "masum" kavramlarının gerçekliğini araştıran Edward Norton'a bu filmdeki performansından dolayı birçok filmin kapısını açacak olan "İlk Korku" sinema tarihinin en iyi filmlerinden biridir.

David Gale ölüm cezası karşıtlarının en önemli isimlerinden biridir ve idam cezasısının kaldırılması için büyük çaba sarf etmektedir. Kendisi gibi idama karşı çıkan Constance Harraway adındaki bayan tecavüze uğramış ve vahşice öldürülmüştür ancak bu trajik olayın acı tarafı ise suç David`in üzerine kalmıştır. gazeteci Elizabeth Bloom ile çok özel bir röportaj yapmayı kabul eden David ona olayı açıkça anlatır. Çok iyi bir haber yakaladığının farkında olan Bloom onun anlattıklarını dinledikçe olayın başka boyutlarını da öğrenir. Bu adamın hayatı onun ellerindedir ve bu masum adamı kurtarmak için hemen harekete geçer. David Gale'in idamına çok az zaman kalmıştır ve çabaları vaktinde sonuç verip onu kurtarabilecek midir?

Sam Bowden hayatını kanuna adamış Atlanta'da yaşayan bir avukattır. Ailesi ile birlikte sakin bir hayat süren Sam'in hayatı yakında kabusa dönüşecektir, çünkü 14 yıl önce avukatlığını üstlendiği Max Cady isimli adam, hapisten çıkmıştır ve intikam için hazırlanmaktadır. Çünkü, Max Cady acımasız bir tecavüzle suçlanıyordu, okuma yazması da yoktu. Bu yüzden Sam eline Max'in hapisten kurtaracak bir belge geçmesine rağmen yine de bunu kullanmaz ve Max Cady tutuklanır. Şimdi Max hapisten çıkmıştır. Önce küçük tehditlerle başlayan intikam hırsı, gittikçe Sam'in ailesini de etkileyecektir. Sam'in bir kadın avukat arkadaşına ilk başta tecavüz eden Max Cady, bu sayede karısı ile Sam'in arasına açar ve evlerinde tartışmalar başlar. Max'in çıktığı günlerde de Sam'in evindeki köpek zehirlenerek öldürülür. Ve bu olaylar Max Cady için sadece başlangıçtır, daha sırada 16 yaşındakı kızları Danielle vardır.

Veronica Guerin, gerçeği ararken her şeyi riske atan bir gazeteci hakkında aksiyon dolu ve eleştirmenler tarafından beğenilen gerçek bir hikaye.

Tetikçiliğini de bir sanat gibi icra eden Jack, her zaman işini sağlama alan bir suikastçidir. Ancak son işinde tuzağa düşer ve sevdiği kadının ölümüne neden olur. Jack kendisine verilen işi yaptıktan sonra, mesleğini bırakmaya and içmiştir.Yeni işi için gittiği yer, kartpostallardan fırlamış, hayat dolu bir İtalyan kasabasadır. Oysa Jack için huzur çok uzaktadır, çevresindeki herkes potansiyel birer tehdit unsurudur. Günler geçtikçe Jack, kasaba halkı ile iletişim kurmaya başlar. Kasabada Clara adlı bir kadınla beraber olmaya başlayan Jack'in hayatı, Mathilde adlı Belçikalı'nın devreye girmesi yeniden allak bullak olacaktır. Sırlarla dolu bu kadınla birlikte, bu güzel İtalyan kasabası ölümle yaşamın buluştuğu bir yer olacaktır.

Senaryosunu Quentin Tarantino'nun yazdığı filmi Oliver Stone yönetmiş ve bunun yüzünden araları açılmıştı. Mickey ve Mallory birbirlerini seven ama 'doğuştan katil' olan iki aşık. Yaşadıklarını öldürerek hissedebiliyorlar belki de. Ancak 90'ların giderek çığrından çıkan medyası da onları kahraman gibi göstermekten geri kalmıyor. Böylece iki doğuştan katil yolculukları sırasında arkalarında onlarca ölü bırakarak yollarına devam ediyorlar. Yakalandıklarındaysa medya yine kurtarıcıları olarak çıkıyor karşılarına...

Mikael Blomkvist, dürüst bir gazeteci olmasına rağmen, bir tuzağa düşürülmüş ve yanlış bir haberle ünlü bir işadamını suçlamıştır. Bunun üzerine Mikael'in tüm kariyeri tersine döner. Gazetesi artık onunla çalışmak istememektedir. Tüm medya peşindedir ve yalnızdır. Elbette onu izleyen Lisbeth'in farkında da değildir; nam-ı diğer "Ejderha Dövmeli Kız"ın... Mikael, gazetecilik mesleğini bırakıp hapise girmek için gün sayarken, hiç beklemediği bir iş ayaklarına gelir. Ünlü Vanger şirketinin başındaki Henrik Vanger, Mikael'den yıllar önce kaybolan yeğeni Harriet'i bulmasını istemektedir. Aslında amcaya göre, Harriet öldürülmüştür ama cesedi hiç bir yerde bulunmamıştır. Güçlü bir aile olan Vanger'lerin nüfuzlarını kullanarak yaptıkları aramalar boşa çıkmıştır. Mikael'den isteği, Harriet'in katilini bulmasıdır. Mikael Blomkvist ve onun bilgisayar hacker'ı olan takipçisi Lisbeth Salander olayı aydınlatmak adına karanlık sırları ortaya çıkaracaklardır.

Norveç'teki terör saldırılarının ardından olayı bizzat yaşayan bir genç, yaslı aileler ve bir ulus, adalet ve toparlanma için birlik olur.

Steve Everett özel yaşamı son derece sorunlu olan bir araştırmacı gazetecidir. İflah olmaz bir kadın avcısı olan Everett son iki ay hariç, sürekli olarak sarhoştur. Karısı Barbara onu terk etmek üzeredir. Everett tam dibe vurmaya başladığı sıralarda, kendisini yeniden hayata bağlayacak bir olay keşfeder. Bir idam mahkumunun suçsuzluğuna dair bir kanıt bulmuştur. Kanıtın gerçekliğine dair inancı kendisini toparlayıp yeniden gösterebilmesine bir vesile olur.Clint Eastwood yönetmenliğini ve oyunculuğunu üstlendiği filmin müziklerine de katkıda bulunuyor. Büyük beklentilerle izlenmediği takdirde, Eastwood kendine hayran bıraktırıyor.

Amerika’yı etkileyen gerçek bir olaydan uyarlanan Bordertown, bir kadının adalet için verdiği hırslı mücadelesinin öyküsüdür. Lauren Frederick (Jennifer Lopez) Chicago Herald’da çalışan hırslı bir gazetecidir. Editörünü (Martin Sheen) etkilemeyi amaçlayan Lauren ona büyük bir hikaye sözü verir ve araştırma yapmak üzere Meksika sınırındaki Juarez’e gider Juarez korkuyla sarılmış bir şehirdir. Yüzlerce yerel kadın vahşi bir şekilde tecavüze uğrayıp öldürülmüşlerdir ve yetkilerden hiçimse bunu dikkate almıyormuş gibi görünmektedirler.

Hapishaneden çıkmasının ardından eski çetesine karşı kanlı bir intikam planı hazırlayan bir adamın hikayesini konu ediyor. Frankie Carver, ölümcül bir hastalığa yakalanınca, zor şartlarda yaşadığı 19 yılın ardından cezaevinden serbest bırakılır. Yıllar sonra özgürlüğüne kavuşan ancak yaşamak için kısa bir süresi kalan Frankie’nin ilk işi, yıllar önce ardında bırakmak zorunda kaldığı oğlunu bulmak olur. Frankie, bir yandan oğlu ile yeniden iletişim kurmaya çalışırken bir yandan da eskiden dahil olduğu çetesine karşı kanlı bir intikam planı hazırlar. Son günlerini yaşayan ve hayatta kaybedecek bir şeyi kalmayan Frankie, eski çete üyelerini tek tek cezalandırmak için harekete geçer.

Washington D.C.’deki bir gazetede muhabir olan Rachel Armstrong, bir CIA ajanını ifşa eder ve kaynağını ortaya çıkarmayı reddettiğinden hapse girer. Hapiste yaşamını devam ettiren Rachel, olayın sonuçlanması için mahkemede de de zorlu zamanlar geçirir.Rod Lurie’nin senaristliğini ve yönetmenliğini yaptığı film, zeki yapısıyla izleyici içine çeken bir kompozisyon oluşturuyor.

Avrupa'da birçok yeni evli çift, arkasında hep aynı izi bırakan cinayetlerle karşı karşıya kalıyordur. Kanon'un kızı da balayı sırasında öldürülmüştür. Kanon da İskandinav bir gazetecinin yardımı ile olayı çözmeye çalışacaktır.

Eski eroin bağımlısı Daniel Léger, yanlış nedenlerle yanlış kişilerle uyuşturucu anlaşmasına karışır. Anlaşma kötüye gidince Daniel bir Tayland hapishanesine atılır ve 100 yıl hapis cezasına çarptırılır. Bangkok'taki hapishanesinden kurtulmaya çalışırken, mahkumiyet haberi, Daniel'i haksız yere suçlamaktan sorumlu gizli polislerin peşine düşmeye karar veren Globe and Mail gazetecisi Victor Malarek'in dikkatini çeker.

Havalimanında yüzü yaralı bir genç bulunur. İsminin Adrien Legrand olduğunu iddia eder. 10 yıl önce kaybolmuş bir çocuğun adıdır bu. Adrien sonunda babasına kavuşur, ancak bu sırada bölgede bir dizi korkunç cinayet işlenir.

Lisbeth Salander bir yıl aradan sonra İsveç'e döner. Mikael Blomkvist ise İsveç'teki fuhuş çeteleri hakkında bir dosya yapmak üzere çalışmalara başlamıştır. Ancak çok geçmeden dosyanın muhabiri ile kız arkadaşı ölü bulunur ve silahın üzerinde Lisbeth'in parmak izine rastlanır. Polis Lizbeth'in peşine düşer. Mikael, Lisbeth'in masum olduğundan emindir ancak bunu kanıtlayabilmek için cinayetleri araştırmaya başlar. Bu araştırmalar sırasında Lisbeth'in peşindeki karanlık adamların Lisbeth'in geçmişiyle bağlantılı olduğunu fark edecektir...

15 yaşındaki Molly, okulunda çok başarılıdır. Öğretmenlerinin gözdesi bu kızın bir sırrı vardır. Geceleri “Angel” adıyla fahişelik yapmaktadır! Öğretmenlerinden gizlemektedir ama annesi onu terketmiştir ve babası ölmüştür. Bu yüzden para kazanmalıdır ve bulduğu tek yol budur. Solly adında erkeksi ve ağzı bozuk bir kadının (Susan Tyrrell) pansiyonunda kiralık bir odada kalmaktadır. Odası, yaşadığı bu ikili hayata kontrast oluşturacak şekilde, 15 yaşında bir kıza uyan pembelerle, kurdele ve ponponlarla süslenmiştir. Komşularından birisi iyi yürekli yaşlı travesti Mea’dir (Dick Shawn). Kit Carson adında, hala filmlerde kovboy rolü oynadığını zanneden yaşlı bir adam (Rory Calhoun) da dahil olunca, Molly’nin alternatif ailesi tamamlanmaktadır.

Asılsız bir iddia ile suçlanan Mikael Blomkvist (Daniel Craig), adını temize çıkartmak için elinden geleni yapmaya and içer. İsveç’in zengin endüstri patronları arasında yer alan Henrik Vanger ise, çok sevdiği ve uzun zamandır kayıp olan yeğeni Harriet’ın ortadan kaybolmasının ardındaki gerçeği aydınlatması için gazeteci Blomkvist'i görevlendirir. Başı zaten dertte olan gazeteci, yeğenin ölümünden muhtemelen sorumlu olan ailenin malikanesine doğru yol alır.Bu sırada, Milton Güvenlik adına çalışan sıra dışı "hacker" Lisbeth Salander (Rooney Mara) da Blomkvist’in geçmişini araştırmakla görevlendirilir. Yolları kesişen ikili geçmişten bugüne uzanan bir cinayetler zincirini çözmeye çalışırken, aralarında hassas bir güven köprüsü de oluşacaktır...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir