
Morgan Freeman
Alex Cross

"Oyunun bitmesine daha çok var."
Alex Cross, Washington polis departmanında görevli bir dedektif ve mahkeme psikologudur ve yakın zamanda iki fahişe ve bir çocuğun vahşice öldürülmesi davasını araştırmaktadır. Sonrasında prestijli bir özel okulda öğretmenlik yapan Gary Soneji'nin Maggie Rose Dunne adlı öğrenciyi kaçırması gündeme bomba gibi düşer. Maggie Rose, önemli bir senatörün kızıdır ve kendisini kaçıran öğretmen, Alex Cross'la iletişime geçmiş ve böylece Cross'u da davaya dahil etmiştir. Alex Cross, başlarda iki zengin şımarık çocuğun kaçırılmasını diğer davasından daha önemsiz bulsa da zamanla bu durumun son derece tehlikeli ve kilit bir yapıya büründüğünü fark eder.

Morgan Freeman
Alex Cross

Monica Potter
Jezzie Flannigan

Michael Wincott
Gary Soneji

Dylan Baker
Ollie McArthur

Mika Boorem
Megan Rose

Anton Yelchin
Dimitri Starodubov

Kim Hawthorne
Agent Hickey

Jay O. Sanders
Kyle Craig

Billy Burke
Ben Devine

Michael Moriarty
Senator Hank Rose

Penelope Ann Miller
Elizabeth Rose

Anna Maria Horsford
Vickie

Scott Heindl
Floyd the Fisherman

Christopher Shyer
Jim

Jill Teed
Tracie

El Paso, Teksas'ta gizli bir DEA ajanı ve ortağı, kendi asi çocuklarından oluşan cesur bir hırsız grubuyla kedi fare oyununa girişir. Gençler, ebeveynlerinin yöntemleri ve gizli istihbaratlarını kullanarak tehlikeli bir uyuşturucu kartelini soymaya başlar.

Dedektif ve adli psikolog Dr. Alex Cross yeğeninin birden ortadan kaybolması üzerine araştırmayı üstlenir. Yerel kanun güçlerinin tepkilerine aldırmadan kendi yöntemleriyle olayı araştırmaya başlayan Cross olayın tek kurbanının olmadığını ve altında aynı imza olan 7 kaybolma olayının olduğunu ortaya çıkartır. Bu takipte ona şüpheliyle karşılaşmış olan genç doktor Kate McTiernan yardımcı olur. Kaybolan kızı bulmak ve olayın arkasındaki gerçeği öğrenmek için zamana karşı bir yarış başlar.

Copycat, geçmişteki en kötü şöhretli katilleri taklit eden bir seri katilin peşinde umutsuz bir kovalamacayı konu alan adrenalin dolu bir filmdir. Hırslı bir San Francisco cinayet dedektifi (Holly Hunter) ve ünlü bir suç psikoloğu (Sigourney Weaver), ardında ceset bırakıp hep bir adım önde kalmak konusunda yetenekli bir katilin izini sürerken, suçun parçalarını bir yapboz gibi bir araya getirirler.

Agatha Christie’nin kendisinin en iyi romanlarında biri olarak adlandırdığı Crooked House, büyükbabaları öldürülen Leonidas Ailesi’nin cinayeti çözmek için evin sakinlerinden Sophia’nın eski sevgilisi Charles Hayward’ın eve davet edilmesinin ardından yaşananlara odaklanıyor.

Giannaris, Eve Dönerken’i 1999’da Kuzey Yunanistan’da yaşanmış gerçek bir olaydan kurgulamış. Arnavutluk kökenli bir adam şehirlerarası bir yolcu otobüsünü rehin alır ve yolcuları bırakmak için 500.000 Euro fidye ister.Elinde otomatik bir silah ve el bombası bulunan adamın para dışında istediği bir şey daha vardır: sorunsuz olarak Arnavutluk’a geçişinin sağlanması. Kısa zamanda polis tarafından kuşatılan otobüste ölüm kalım pazarlığı başlar. Başlarda sert görünmeye çalışan eylemci kısa süre sonra yumuşar ve yedi kişi hariç otobüsteki tüm rehineleri serbest bırakır. Eve Dönerken’de Giannaris Amerikan aksiyon filmlerini aratmayacak bir tema yakalamış. Tansiyon her ne kadar Hollywood gerilimlerindeki kadar yüksek olmasa da özellikle diyaloglar, Yunan-Arnavutluk ilişkilerini ve insan doğasını oldukça iyi yansıtıyor.

Her olayı titizlikle çözen ekibin içinden yer alan dedektif Jess´in kızı öldürülür ve katili yakalanamaz. Bunu hazmedemeyen ekipten Ray, vaktini yıllarca dolaşıp katili aramakla geçirir. Ancak aradan 13 yıl geçtikten sonra, katilin izini bulur ve bunu ekibiyle paylaşır. Fakat intikam arzusu hiçbirinin düşünmediği bir şekilde planlarına dahil olmuştur.

A desperate couple have pulled off a string of high-end break-ins to pay off a mob debt. When they attempt to rob their latest victim, they find themselves caught in a deadly game of cat and mouse. The tables are turned and the hunters become the hunted.

One clear summer day in a Baltimore suburb, a baby goes missing from her front porch. Two young girls serve seven years for the crime and are released into a town that hasn't fully forgiven or forgotten. Soon, another child is missing, and two detectives are called in to investigate the mystery in a community where everyone seems to have a secret.

Thief Duke Anderson—just released from ten years in jail—takes up with his old girlfriend in her posh apartment block, and makes plans to rob the entire building. What he doesn't know is that his every move is being recorded on audio and video, although he is not the subject of any surveillance.

Tecrit, bir yaralanmadan sonra iyileşip de kendine en yakın olan kişinin illegal olaylara karıştığının suçlayıcı kanıtlarını ortaya çıkaran bir polis memurunu konu alıyor. Shaw, bir anda kendisi merkezde kısılıp kalmış halde bulur, gerçekleri ararken yozlaşmış polisler ise kanıtı almak için hiçbir koşulda durmayacaklardır.

Dedektifler Jake ve Mary, bir taklitçi katilin saldırması üzerine Sanatçı adlı hapsedilmiş bir seri katilden yardım isterler. Mary, Sanatçı'nın parlak ama çarpık ruhunda ipuçları ararken o ve Jake, şeytani bir kedi ve fare oyununun tuzağına düşer. Bu süreçte ikisi, Sanatçı ve onun taklitçisinden bir adım önde olmak için zamana karşı yarışır.

Milyonlarca dolarla kaçmaya çalışan Miles Jackson'ı, New Orleans polisi Danny Bexter durdurmayı başarır. Ancak Miles'ın kız arkadaşı yanlışlıkla öldürülür. Hapse giren Miles bir yıl sonra hapisten kaçmayı başarır ve Danny'nin peşine düşer. Danny ile alay ederek ona 12 tane çözülmesi imkansız görevler verir. Danny'nin bu 12 raundu geçmesi sonucu kız arkadaşı Molly'nin hayatı kurtulacaktır.

Çölün ortasında bir gece. Korkunç bir kasırga dış dünya ile tüm bağlantıları koparır. 10 yabancı, tuhaf bir yolüstü oteline sığınmak zorunda kalmışlardır. Dışarıyla herhangi bir iletişim kurabilmek imkansız gibidir. Ve kaynağını tam olarak anlayamadıkları cinayetler başlar. Bir güç, tek tek hepsini öldürmeyi kafasını koymuştur. Fakat olaylara rastlantının penceresinden bakmayı bıraktıklarında, içinde bulundukları durumun çok daha karışık olduğunu farkederler. Amerikan bağımsız sinemasının heyecan verici isimlerinden James Mangold tarafından çekilen korku gerilim, oyuncularıyla da dikkat çekiyor.


Seattle'da mahkeme için çalışan çok ünlü bir psikiyatr ve kolej profesörü Jack Gram, bir seri katil olan Jon Foster'ın ölüm cezasına çaptırılması konusunda jüriyi etkileyen, mahkumiyetinden sorumlu bir kişi konumundadır. Seri katil, Jon Foster, Jack Gramm'ı kendisiyle ilgili manipülasyon yapmakla suçlar. Jon'un cezasının infazı öncesi Jack'e bir telefon gelir. Telefonda cinayeti çözmesi için sadece 88 dakikası olduğu söylenmektedir.

Ünlü aktör Charles Laughton'ın yönetmen olarak imza attığı film, konusu ve oyuncularıyla kaçırılmayacak bir klasik. Hapiste tanıdığı Ben adlı adamın evinin yakınlarına yüklü bir miktar para sakladığını öğrenen psikopat Harry, hapishaneden çıktıktan sonra Ben'in evine gider...


Kızının ölümünü kabullenemeyen Dedektif Boyd, acımasız bir kabile ritüeline göre cinayet işleyen seri katili avlamak için harekete geçer: Muti. Boyd'a yardımcı olabilecek tek kişi, söyleyecekleri mümkün olmayan bir sırrı saklayan antropolog Profesör Mackles'tır. Boyd, katilin dünyasına daha da derinlemesine girdikçe, akıl sağlığı ile çılgınlık arasındaki çizgi incelir.

Bir sabah odasında uyandığında karşısında polisleri bulan ve onlardan hakkında bir dava açılmış olduğunu öğrenen, ancak ne ile suçlandığını bir türlü öğrenemeyen banka memuru Josef K.'nın gerçek dışı ve absürd durumunun anlatıldığı film, toplum içinde bireyin var oluş yalnızlığını ve paranoyak kâbuslarını romana sadık kalarak yansıtmaktadır. Bir yandan insanın gizli kalmış korkuları, diğer yandan da bürokrasinin çıldırtan yapısı gözler önüne serilmektedir.

Yakın gelecekte Japonya'da, hükümet gençlerin neden olduğu şiddet eğlemlerinin önüne geçememektedir. Öğretmenler, aileler kısacası tüm toplum gençliğin yarattığı korku bulutuna teslim olmuştur. Japon hükümeti olayların kızışmasının ardından "Battle Royale" denilen kanunları kabul etmiştir. "Battle Royale" kanunlarına göre her yıl ülke içinden rastgele bir lise sınıfı seçilir ve bu sınıfın öğrencileri yerini yine hükümetten kimsenin bilmediği bir adaya götürülürler. Bu seneki "Battle Royale" için Nobu'nun sınıfı seçilir. Nobu ve arkadaşları hükümet tarafından "Battle Royale" adasına kaçırılırlar. Adada onları öğretmenleri Takeshi karşılar ve oynayacakları oyunun kurallarını açıklar. Kurallar basittir, Nobu ve 41 arkadaşından sadece bir kişi adadan canlı ayrılabilecektir. Hükümet gençlerin herbirine, içinde farklı silahlar ve yeterli yiyecek bulunan bir çanta verir. Gençler, adadan canlı çıkabilmek için 3 gün içinde birbirlerini öldürmek zorundadırlar...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir