
Robert Newton
Frank Gibbons

Sıradan insanların savaş arasında nasıl yaşadığını göstermek için Noel Coward girişimi bir film. I. Dünya Savaşı sonrası Gibbons ailesi banliyöde güzel bir eve taşınmıştır. Hayatı sıradan geçiyorken İkinci Dünya Savaşı patlak verir. Zafer ve felaketlerin ortasında ailesini yönetmeye çalışır.

Robert Newton
Frank Gibbons

Celia Johnson
Ethel Gibbons

Amy Veness
Mrs. Flint

Alison Leggatt
Aunt Sylvia

Stanley Holloway
Bob Mitchell

John Mills
Billy Mitchell

Kay Walsh
Queenie Gibbons
Eileen Erskine
Vi Gibbons

John Blythe
Reg Gibbons
Guy Verney
Sam Leadbitter
Betty Fleetwood
Phyllis Blake

Merle Tottenham
Edie
Mabel Etherington
Woman in Crowd

Jack May
Mourner

Laurence Olivier
Narrator (voice)

Film, üç kız çocuğunu ve karısını 11 Eylül saldırılarında kaybeden Charlie Fineman’in hikayesini anlatır. Charlie eski okul arkadaşı Alan Johnson’ın yanına gidince tüm hayatı değişmeye başlar. Alan'ın hayatında her şeyi vardır: iyi bir iş, güzel ve iyi bir karısı ve güzel çocuklar... Alan'ın her şeyi olsa da nedense kendisini bazen mutsuz hissetmektedir. Charlie’nin gelmesiyle iki eski arkadaş dostluklarını pekiştirip, her şeyin iyiye gittiğini görürler ve garip maceralarla dolu hikaye başlar...

59 yaşındaki Daniel Blake, New Castle’da yaşayan bir marangozdur. Fakat ciddi bir sağlık sorunu nedeniyle çalışamamaktadır. Hayatında ilk kez “işsizlik fonuna” başvuran Daniel, gerçekten hasta olduğunu bürokrasiye kanıtlamaya çalışır. Ama sistemin çarpıklığı nedeniyle devlet yardımı da alamaz ve yeniden iş aramak zorunda kalır. Daniel bu zorlu süreçte Katie adında bir anne ve onun küçük çocuklarıyla dostluk kurar. Kendisi gibi bozuk sistemle ve boğucu bürokrasiyle mücadele eden ve iki çocuğuna tek başına bakmaya çalışan genç Katie ile yoldaş olacaktır.

Charlie, gösterilerine çıktığı bir vodvil grubu ile çeşitli turnelere katılarak hayatını kazanmaktadır. Annesi Hannah'ın da yer aldığı bu grupla birlikte gittikleri bir Amerika turnesinde Mack Sennett tarafından keşfedilince dünyaca ünlü olmasını sağlayacak sessiz sinema sektörüne ilk adımını atmış olur. Şorlo rolü ile dünya çapında bir ünün sahibi iken özel hayatındaki çalkantılar, her geçen gün daha çok yıpranmasına neden olmaktadır. Bir yandan da Amerika'daki politik atmosferin iyice kızışması ve Hollywood'daki konumist avı nedeni ile ABD'ye girişinin engellenmesi, hayatındaki zorlukları pekiştirecektir. Chaplin'in Britanya'da fakir bir ailede başlayan çocukluğundan, ölümünden dört sene öncesine kadarki süreci anlatan film, Robert Downey Jr.'ın muhteşem oyunu ile başarılı biyografiler arasına yazılıyor. Chaplin'in annesi Hannah'ı, Chaplin'in öz kızı Geraldine Chaplin'in canlandırdığını da eklemeyi unutmayalım.

Senaryosu Susan McMartin tarafından kaleme alınan Cook, bir yanda yakın zaman ölen sevgilisini unutmak isteyen Henry Church adlı orta yaşlı adam, bir diğer yandan ise kanserli bir annenin küçük kızı Charlotte’ın, dostluk öyküsü ele alınmaktadır.

İngiltere’nin kuzeyinde, madenleri kapatılmış küçük bir kasabanın sakinleri için beklenmedik bir sabah olur. Geçim kaynakları sınırlı bu kasabaya mülteci ailelerin gelmesi bazılarını huzursuz eder. Başlarda zor olsa da zaman içinde aslında birbirlerinden farkları olmadığını gören iki taraf da birbirini kucaklayacaktır.

Trumbo Jay Roach tarafından yönetilen ve John McNamara tarafından yazılan biyografik drama filmi. Yetenekli senaryo yazarı Dalton Trumbo'nun hayat hikayesinden kesitler taşıyan filmde; 1940 döneminde başlatılan cadı avı ve bu sebeple Hollywood'daki pek çok yıldız ismin başlarının belaya girmesi perdeye taşınmış. Kara listede tepelerde yer alan Trumbo ve arkadaşlarının öyküsü, bir dönem Amerika'da yaşanan cadı avının boyutlarının Hollywood'a kadar uzandığını gösteriyor.

Ken Loach, Özgürlük Rüzgârı'nın hemen ardından çektiği bu son dramıyla günümüz Londra'sına dönüyor ve kamerasını yeniden toplumsal konulara çeviriyor. İşte Özgür Dünya, yasadışı göçmen işçiler meselesini kurbanların değil, suçluların gözünden ele alıyor. İş yerinde gördüğü kötü muameleden bıkmış olan ve oğlunun geleceği için endişe eden Essexli genç kadın Angie, kendi işini kurmaya karar verir: Londra'da bir barın arka tarafında kurduğu ofiste göçmen işçilere iş bulacaktır. Angie başarı ve servet basamaklarını tırmanırken, dünyayı döndüren para illetiyle ne kadar ileri gidebildiğine tanık oluruz.

Florence Green İngiltere’de küçük bir kasabada yaşayan bir kadındır. Kasabada bulunun tarihi bir evi kitapçı olarak işletmeye karar verir. Büyük bir risk alarak girdiği işte başarılı olan genç kadın, bir süre sonra kasaba halkına ödünç kitap vererek kitapçıyı bir kütüphaneye dönüştürür. Hayatını yoluna koyduğunu düşünen Florence’in bilmediği gerçekler vardır. Kasabada yaşayan inatçı bir kadının tarihi bina ile ilgili başka planları vardır ve kadın planlarını gerçekleştirmek için her şeyi yapmaya hazırdır.

Sophie, üst düzey bir burjuva hayatı süren Lelievre'lerin malikanesine hizmetçi olarak girer. İçine kapalı ve sessiz bir kadın olan Sophie, işverenlerinin isteklerini layıkıyla yerine getirmekte, aile de bu çekingen kadının çalışkanlığından memnun olmaktadır. Bu arada Sophie, kasaba postanesinde çalışan agresif ve hiperaktif Jeanne ile tanışır ve yakın dost olur. Aileye hizmet ettiği günlerden birinde Sophie'nin okuma yazma bilmediği ortaya çıkar. Lelievre'lerin örtük horgörüleri Sophie'yi çok kızdırır. Bu durumu Jeanne'a açması, Lelievre'ler için sonun başlangıcı olur * Ruth Rendell'in Taştan Hüküm kitabından.

1944'de Nazi işgalindeki Amsterdam'da Yahudiler toplanıp, kamplara gönderilmekte, kamplarda yok edilmektedir. Bir grup Yahudi bir evin çatı katında saklanır, hiç dışarı çıkmazlar. 2 yıllık bu zorunlu oda hapsinde açlıkla boğuşurken zaman zaman aralarında tartışmalar da çıkar. Anna Frank adlı genç kız, bu odada olanları bir günlüğe kaydeder. Savaşın sonlarına doğru müttefikler Normandiya'ya çıkarma yaparken, bu odadaki insanların sonu ne olacaktır? Naziler onları da mı götürecektir?.

New York, Harlem'deki The Cotton Club isimli caz kulübüne gelen müşterilerin ve kulübün işletmecilerinin hayatına Jazz müziği penceresinden bakıyor... Başarılı müzisyen Dixie Dwyer, kariyerine yardım sağlaması için mafyayla beraber çalışmaya başlar. Ama mafya lideri Schultz'ın kız arkadaşına aşık olunca işin rengi değişecektir...

London, 1843. Ebenezer Scrooge, a bitter old man, despises the Christmas holiday. Over the course of Christmas Eve night he is visited by three ghosts to show him his past, present and future.

İkinci Dünya Savaşı’ndan bir yıl önce, yoksul bir ailenin kız çocuğu bir geyşa evinde hizmetçi olarak çalışmaya başlar. Gizemleri günümüze kadar korunan, saklı ve bir o kadar da büyülü bir dünyada büyüyen kız çocuğu, rekabetin bitmediği, hataların affedilmediği bir dönemde efsanevi geyşa Sayuri’ye dönüşür. Dönemin en güçlü erkeklerini parmaklarında oynatan Sayuri, rakiplerinin tuzaklarına aldırmaksızın gerçek aşkın hayalleriyle yaşamaktadır.

Buddy, hayatı ailesine duyduğu sevgi, çocukluk eğlenceleri ve yeni yeşeren bir romantizmle dolu olan, ergenliğinin zirvesinde genç bir çocuktur. Ancak, çok sevdiği memleketi giderek şiddeti artan bir kargaşaya sürüklenirken, ailesi önemli bir seçimle karşı karşıyadır: Çatışmanın geçmesini ummak ya da yeni bir hayat için bildikleri her şeyi geride bırakmak.

2. Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde Britanyalı bir dul, kendi kendini yetiştirmiş bir arkeologdan arazisindeki höyükleri kazmasını isteyince şaşırtıcı bir keşfe yol açar.

The Gathering Storm, Winston Churchill’i İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen önceki yıllarında sunuyor.Winston Churchill zor bir dönemden geçiyor. Nazi Almanya’sı yükselmekte ama İngiltere Parlamentosu, barış umuduyla bu yükselişi fark etmemeyi tercih ediyor. Hatta onlara uçak motoru yollama kararı alıyorlar. Churchill ise partisinin tavsiyesine kulak atmayarak Nazi tehdidine dikkati çekiyor. Ancak The Gathering Storm esas olarak, Winston Churchill ile karısı Clementine arasındaki kişisel ilişkiyi ve sevgiyi anlatan bir film. Onun kibirli tavrı, karısıyla aralarındaki bağı öyle zorluyor ki, Clementine seyahate çıkmak istiyor. Churchil onu bencillikle suçlayınca da kararı pekişiyor. O seyahatteyken, Churchill, ya geri dönmez de birine kapılırsa diye endişe içinde yaşıyor.

İki kardeş, aile bağlarına ve arkadaşlığa dair unutulmaz bir hikaye.“AYI” Filminin Yönetmeninden... Ormanın derinliklerinde bir yerlerde tapınak kalıntılarının arasında iki kaplan kardeş dünyaya gelir. Biri utangaç ve yumuşak diğeri yaramaz ve gözüpek. Birlikte tasasız ve mutlu bir hayat sürdürmektedirler ta ki yakalanana, birbirlerinden ve ailelerinden ayrılana kadar.

1926 yılında Agatha Cristie; hem kişisel hayatının bir bölümde hem de yazmakta krizler yaşamaktadır. Bu da genç Agatha'nın gerçek hayatta bir cinayeti çözme kararı vermesine neden olur.

Leon Uris’in aynı adlı eserinden uyarlanan 1969 yapımı film, soğuk savaş sırasında yaşanan casus hikâyelerini konu alır. Film, birbirinden farklı birçok kişinin öykülerinin kesiştiği yerdir. Zeki bir Fransız ajanı, sıhhi savaştaki karmaşıklaşmış politikalar içerisinde, 1962 Küba krizine yol açmış olayları gün yüzüne çıkarır. Daha sonrasında ise Fransa’ya geri dönerek uluslararası Rus casusluk çemberinden ayrılır.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir