
Carey Mulligan
Edith Pretty


Carey Mulligan
Edith Pretty

Ralph Fiennes
Basil Brown

Lily James
Peggy Piggott

Johnny Flynn
Rory Lomax

Ben Chaplin
Stuart Piggott

Ken Stott
Charles Phillips

Archie Barnes
Robert Pretty

Monica Dolan
May Brown

Eamon Farren
John Brailsford

Paul Ready
James Reid Moir

Peter McDonald
Guy Maynard
Stephen Worrall
Ferryman

Danny Webb
John Grateley

Robert Wilfort
Billy Lyons

James Dryden
George Spooner

Frantisek Vlâcil’in, 18. yüzyıl Bohemya ormanlarında geçen, iddialı ve çok katmanlı ortaçağ epiğinin teması, paganizmden Hıristiyanlığa geçiştir. Filmde, masum, manastıra bağlı klan liderinin önder kızının (Magda Vâsâryovâ), vahşi pagan savaşçısı Mikolos Kozlik’e (Frantisek Veleck) esir düşüşü ve cinsel sömürüye maruz kalışı anlatılır.

1914 yılının Amerika'sında yasadışı işler yapan bir küçük serserinin öyküsü.Sevdiği kızla evlenerek tövbekar olan ve bir zamanlar kullandığı tabancayı çete reisine veren adam, bu gangsterin, terk ettiği bir kadın tarafından aynı silahla vurulması üzerine suçlanarak hapse düşer, idam kararı alınır....16 hafta süren çekimleri ile zamanının rekor ücreti 40 bin dolara mal olan filmin babil bölümü en gösterişli ve nefes kesici bölümü olarak sinema tarihine geçmiş, bu sahnenin çekimi sinema tarihine geçen buluşlar sayesinde mümkün olmuştur.

Buddy, hayatı ailesine duyduğu sevgi, çocukluk eğlenceleri ve yeni yeşeren bir romantizmle dolu olan, ergenliğinin zirvesinde genç bir çocuktur. Ancak, çok sevdiği memleketi giderek şiddeti artan bir kargaşaya sürüklenirken, ailesi önemli bir seçimle karşı karşıyadır: Çatışmanın geçmesini ummak ya da yeni bir hayat için bildikleri her şeyi geride bırakmak.

1938'de gergin geçen Münih Konferansı'nda artık rakip hükûmetler için çalışan eski arkadaşlar bir Nazi sırrını açığa çıkarmak için yarışan gönülsüz casuslar hâline gelir.

Amerikalı yazar ve tarihçi Deborah Esther Lipstadt'ın “History on Trial: My Day in Court with a Holocaust Denier” adlı romanında anlattığı gerçek hikayesinden uyarlanan filmde, Deborah Lipstadt’ın (Rachel Weisz) 2. Dünya Savaşı'nda Yahudi Soykırımı yaşanmadığını savunan İngiliz yazar David Irving'e (Timothy Spall) karşı verdiği hukuk mücadelesi anlatılıyor.

The Gathering Storm, Winston Churchill’i İkinci Dünya Savaşı’ndan hemen önceki yıllarında sunuyor.Winston Churchill zor bir dönemden geçiyor. Nazi Almanya’sı yükselmekte ama İngiltere Parlamentosu, barış umuduyla bu yükselişi fark etmemeyi tercih ediyor. Hatta onlara uçak motoru yollama kararı alıyorlar. Churchill ise partisinin tavsiyesine kulak atmayarak Nazi tehdidine dikkati çekiyor. Ancak The Gathering Storm esas olarak, Winston Churchill ile karısı Clementine arasındaki kişisel ilişkiyi ve sevgiyi anlatan bir film. Onun kibirli tavrı, karısıyla aralarındaki bağı öyle zorluyor ki, Clementine seyahate çıkmak istiyor. Churchil onu bencillikle suçlayınca da kararı pekişiyor. O seyahatteyken, Churchill, ya geri dönmez de birine kapılırsa diye endişe içinde yaşıyor.

Gralton, ABD'de 10 yıl süren bir sürgünün ardından evine, İrlanda'ya döner. İrlanda iç savaştan çıkmış ve yeni hükümet çiftçilere, işçilere ve genç insanlara umut olmuştur. Jimmy, insanların tekrar eski günlerdeki gibi özgürce dans etmeleri, müzik, sanat ve edebiyatla iç içe yaşamaları için geçmişte olduğu gibi halk salonunu tekrar kurmaya karar verir. Ancak Jimmy’nin 10 yıl önce ülkeden sürgün edilmesinin sebebi, tam da bu halk salonudur.

While investigating the global phenomenon of caste and its dark influence on society, a journalist faces unfathomable personal loss and uncovers the beauty of human resilience.

İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilmesine liderlik eden Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi. Manhattan Projesi'nin başına geçen Oppenheimer, insanlık tarihini değiştirecek bu ölümcül icadı hayata geçirirken, yarattığı gücün doğuracağı vicdani ve siyasi sonuçlarla da yüzleşmek zorunda kalır.

Gerçek bir öyküden esinlenen, Tyler Perry imzalı bu dramada, ABD Kadın Kolordusu'nun siyahi kadınlardan oluşan tek taburu, II. Dünya Savaşı'nda denizaşırı imkânsız bir göreve çıkar.

1940 yılında Sovyet Rusya'ya bağlı Sibirya'daki çalışma kampından özgürlükleri için kaçtıktan sonra 6000 km yürüyerek Gobi Çölü'nü aşıp Hindistan'a ulaşan bir grup esirin yaşadıkları macerayı ve dramı ustalıkla anlatan gerçek olaylara dayanan bir yol öyküsü.

Sırayla gezgin, yazar, arkeolog, kaşif, kartograf ve yirminci yüzyılın başlarında İngiliz İmparatorluğu adına görev alan siyasi ataşe olan Gertrude Bell’in hikayesinin anlatıldığı filmde aslında halktan biri olan Bell, modern Irak ve Ürdün devletlerinin kurulmasına ve bu devletlerin ilk kralları olan Kral Abdullah ile Kral Faysal’ın seçilmesine yardımcı olmuş, iktidar belirlemiş bir kadındır.

Frank Machin (Richard Harris) güçlü yapısı ve "vahşi" karakteriyle rugby sporunun zirvesine çıkmaya adaydır. Margaret Hammond (Rachel Roberts) ise Frank'in, kocasını iş kazasında kaybetmiş dul ve iki çocuklu ev sahibesidir. Frank, Margarete karşı hisler beslemekte ve hatta onunla ilgili evlilik planları yapmaktadır. Ancak Margaret, Frank ile arasındaki mesafeyi korumaya kararlıdır.

Aktivist Arunachalam Muruganantham’ın biyografisinin anlatıldığı bir film. Görevi , kırsal kesimdeki kadınlara hijyenik ürün temin etmekti. O zamanlar ürünü temin etmek zor olduğu için bir şekilde kendi doğal yollarla üretim sağladı

1939 yılında, Nazi Almanya’sının tehlike sinyalleri verdiği dönemde, Almanya’nın zengin ailelerinin Nasyonal Sosyalist partiye uygun eğitim görmeleri için kızlarını İngiltere’nin bir sahil kasabasında, dil eğitimleri için okula yazdırırlar. Okuldaki öğretmenlerden biri, hem Almanya’daki Nazi gücünün yükselişinin ardındaki tehlikeyi sezmekte ve olacakları az çok tahmin etmektedir. Bu nedenle, okulda ve ülkesinde bu tehlikeyi insanları anlatmak için çalışmalar başlatır. Her ne kadar başarılı olduğunu düşünse de, çevresindeki ve okulun üst yöneticileri, asıl problemin kendisi olduğunu düşünmeye başlamaktadır. Artık, İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasına çok kısa bir süre kalmıştır ve casusluk ve vatana ihanet komploları arasında kalan öğretmen, tehlikenin gerçek olduğuna insanları ve yetkilileri inandırmaya çalışmaktadır.

Fakir bir adam olan George Eastman toplumda saygın bir yer edinmek ve sosyetik güzel bir kadının kalbini kazanmak için çabalamaktadır. Shelley Winters'ın oynadığı fabrika kızının karanlık sırları ise Eastman'ın iş ve aşk hayallerini tehlikeye düşürmektedir. Korku ve arzu ile karışık Eastman kendini ümitsiz bir tutkunun peşinde sürüklenirken bulur.

Eddie Coyle (Robert Mitchum) hapse geri dönmek üzere. Hapse girmemek için federallerle çalışmaya karar veren Eddie, onlara silah kaçakçılarının isimlerini vermek zorunda kalıyor. Ama aynı zamanda banka soygunurehincilik yapan dostlarına kaçak silah sağlıyor. Bu ikilemden kurtulmak Eddie için ölüm kalım mücadelesi anlamına geliyor. George V.Higgins`in romanından uyarlanmış bir kara-film.


Film, kapı komşusu güzeller güzeli Margo'ya aşık olan, romantik ve çalışkan genç Quentin'in hikayesini anlatıyor. Çocukluklarında iyi arkadaş olan ikili, biraz büyüdüklerinde eskisi kadar yakın olmazlar. Lise hayatlarının sonlarına doğru Margo, Quentin'i bir dizi eşek şakasına dahil olacağı uzun bir gecede yanında olmasına ikna eder. Ancak ertesi gün Margo, arkasında ipuçlar bırakarak ortadan kaybolur. Quentin ve arkadaşları onu bulmak için bir uzun yola çıkarlar.

Nick Smith (Cecil Kellaway), orta yaşlıdır ve yol kenarında bir restorant işletmektedir. Genç ve güzel bir karısı vardır. Frank Chambers (John Garfield) başıboş bir serseridir. Restaurantta çalışmaya başlar. Bir süre sonra Frank Chambers ile restaurantın sahibi Nick Smith’in karısı Cora Smith (Lana Turner) arasında bir ilişki başlar. Onlar, Nick Smith’i kaza süsü vererek öldürmek ve sigortadan para alabilmek için planlar yaparlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir