
Blanche Sweet
Judith

In the 7th-century B.C., the Assyrians storm the walls of the Jewish city of Bethulia, leaving its people frightened and ready to hand their homes over to the invaders. As the Assyrians close in, the citizens are cut off from the outside world, and they began to starve. Seeing her people's desperation, Jewish widow Judith poses as a harem worker, winning her entry into the Assyrian camp, where she plans to kill their general, Holofernes.

Yıl 1936. Filistin'deki köyler İngiliz sömürge yönetimine karşı ayaklanırken, Yusuf kırsaldaki evi ile Kudüs'ün huzursuz enerjisi arasında gidip gelir, artan huzursuzluğun ötesinde bir gelecek özler. Ancak tarih acımasızdır. Avrupa'daki antisemitizmden kaçan ve bazıları kötü niyetli siyonist ve sömürgeci emellerle gelen Yahudi göçmenlerin sayısı artarken, Filistin halkı İngiltere'nin 30 yıllık egemenliğine karşı en büyük ayaklanmada birleşirken tüm taraflar kaçınılmaz bir çatışmaya doğru sürüklenir. Bu an, İngiliz İmparatorluğu ve tüm bölgenin geleceği için belirleyici bir andır.

William Shakespeare'in unutulmaz eserlerinden V. Henry'nin beyazperde uyarlaması. Globe Theatre'da oynanan oyunla başlayan film, V. Henry'nin oldukça çalkantılı geçen bir gençlik sonrasında geçirdiği dönüşüm ele alınıyor. V. Henry, dağılmış İngiliz birliklerini toplayarak oldukça güç koşullara rağmen Agincourt Muharebesi'nde Fransızlara karşı zafer kazanır. Böylece başarılı bir lider ve asker olduğunu da kanıtlamış olur. Fransızlarla barış anlaşması olarak da Prenses Katherine'i kendine ister.

Dünyanın her yerinde medyanın ilgisini çeken gerçek bir olaydan esinlenen Son Piyade, 92 yaşındaki bir 2. dünya savaşı gazisi olan Artie Crawford'ın maceralarını anlatan dokunaklı bir dram. Artie, Normandiya'da gerçekleşecek 75. yıl anma törenini kaldığı huzur evinde duyar. Kutlamalara katılmaya kararlı olan Artie huzur evinden gözüpek bir kaçış planlar ve eski birliğine son bir kez saygısını sunmak için Fransa'ya doğru ilham verici bir yolculuğa çıkar.

The War Below, Birinci Dünya Savaşı sırasında Messines Savaşı'nın ölümcül açmazını kırma umuduyla, kimsenin olmadığı toprakların altına tünel kazmak ve Alman cephesinin altından bombalar yerleştirmek için işe alınan bir grup İngiliz madencinin hikayesini konu ediyor.

In the year 180 A.D. Germanic tribes are about to invade the Roman empire from the north. In the midst of this crisis ailing emperor Marcus Aurelius has to make a decision about his successor between his son Commodus, who is obsessed by power, and the loyal general Gaius Livius.

Set during the tense 19 days of the Yom Kippur War in 1973, Israeli Prime Minister Golda Meir is faced with the potential of Israel’s complete destruction. She must navigate overwhelming odds, a skeptical cabinet and a complex relationship with US Secretary of State Henry Kissinger, with millions of lives in the balance. Her tough leadership and compassion would ultimately decide the fate of her nation and leave her with a controversial legacy around the world.

Amerika Birleşik Devletleri'nin 2. Dünya Savaşı'na girmesinin ardından Desmond T. Doss da birçok Amerikalı gibi orduya katılmaya gönüllü olur. Ancak dindar bir Hristiyan ve bir pasifist olan Doss, savaşta insan öldürmeyi ve herhangi bir şekilde silah kullanmayı reddetmektedir, onun yerine savaş alanında yaralıları kurtararak hizmet etmek istemektedir. Bu tavrı hem komutanları hem de asker arkadaşları arasında ilk başta çok sert tepkiyle karşılanır, askeri mahkemeye bile çıkar. Ancak Doss, son derece sert bir eğitimden geçip kendi hayatı pahasına silahsız bir şekilde savaş alanına gitmeyi çoktan göze almıştır.

Görkem ve şaşaa bakımdan çok az film, Cecil B. De Mille'nin 1956 yapımı destansı "On Emir"iyle karşılaştırılabilir. En büyük film setlerinden biri kurularak Mısır ve Sina Yarımadası'nda çekilen filmde, Firavun'un (Yul Brynner) evinde ayrıcalığı olmasına rağmen insanları özgürlüğe kavuşturmak için bundan vazgeçen Musa'nın (Charlton Heston) hayatı anlatılıyor. Hem de Cecil De Mille'in bizzat kendisinin az rastlanır takdimiyle... Mısır Prensi, Musa, bir Musevi olarak gerçek mirasını ve halkının kurtarıcısı olarak büyük misyonunu öğrenir. Tüm yeni doğan erkek Musevileri ele geçiren Mısır Firavunu 1. Ramses'ten kaçmak için bebek Musa Nil üzerinde kamış sepetle yolculuğuna başlar. Firavunu kızı Bithiah tarafından kurtarılır, evlat edinilir ve erkek kardeşi Firavun Seti'nin sarayında büyütülür. Musa Seti'nin beğenisini ve veliaht prenses Nefertiri'nin sevgisini kazanırken Seti'nin oğlu Rameses'in de nefretini üstüne çeker...

Amerikan tarihinin en önemli insan hakları savunucularından ve siyahi liderlerinden biri olan Malcolm X’in hayatı, Spike Lee’nin yaratıcı bakış açısı ile beyazperdeye aktarılıyor. Daha önce Broadway’de tarihi lideri canlandırmış olan Denzel Washington’un dikkate değer oyunculuğu ile Malcolm X’in hikayesi sıradan bir biyografi olmaktan çok, bir insanın hayatında devrim yapıp kendini gerçekleştirmesi şeklinde, dönemlere bölünerek anlatılmış:Babası Ku Klux Klan tarafından öldürülen Malcolm, çağdaşı bir çok zenci gibi umutsuz ve zor bir çocukluk geçirir. Neticesinde hayatı günlük yaşayan hedonist bir hırsıza dönüşür. Sonunda hapise girdiğinde İslam öğretisi kendisini yeniden tanımlamasına yardımcı olur. Burada dahil olduğu toplulukta kendini bulur ve yükselmeye başlar. Hapisten çıkınca Malcolm, adeta bir mesih işlevi yüklenir ve kendilerini birer suçlu yapan toplumsal adaletsizliğe başkaldırır.

Antonia Fraser’ın çok satan kitabından, Sophia Coppola tarafından beyazperdeye uyarlanan film, tarihin en ünlü kadın figürlerinden birine, Fransa kraliçesi Marie Antoinette’in dramına odaklanıyor. Dönemin politik ve siyasi şartları gereğince Fransa kralıyla evlendirilen genç Avusturya kraliçesi Marie Antoniette, yaşamını sürdüreceği bu yeni hayat düzeninde çeşitli zorluklarla karşılaşıyor. Kayıtsız ve ilgisiz bir kocaya sahip olan genç kraliçe, Versailles sarayının ihtişamlı gölgesi altında çeşitli siyasi oyunlara ve politik hesaplaşmalara tanık oluyor. Genç kraliçe bu alışık olmadığı düzende mücadele etmenin yolunu uçarı partilerde ve tehlikeli dostluklarda ararken, film kadın başrakarakterini tüm insansı halleriyle ele alıp alışılmışın dışında bir Marie Antoniette portresi çiziyor.


1941'de Nazi Almanyası Sovyetler Birliği'ni işgal ettiğinde, birlikleri hızla Leningrad'ı kuşattı. Yabancı gazeteciler tahliye edildi, ancak içlerinden biri olan Kate Davies'in öldüğü tahmin ediliyor ve uçağı kaçırıyor. Şehirde yalnız başına genç ve idealist bir polis memuru olan Nina Tsvetnova ona yardım eder ve birlikte kendi hayatta kalmaları ve kuşatılmış Leningrad'daki insanların hayatta kalması için savaşacaklar.

1700'lerin tam ortasındayız. Genç bir İrlandalı olan Redmond Barry, bir subayı düelloda öldürünce kaçıp yeni bir hayat kurmak ister. Serüvenler sonucu kendisini savaşın ortasında Prusya ordusunda bulur. Savaştan sonra casuslukla görevlendirilip İrlandalı bir Şövalye'nin peşine takılır. Onunla birlikte Prusya'dan kaçar ve kumarbazlığa başlayarak Avrupa'nın kalburüstü sosyetesine burnunun ucunu sokmayı başarır. Ama gözü daha yükseklerdedir.

Keith Carradine, Napolyon Fransasında kendi halinde efendi bir atlı suvaridir. Harvey Keitel ise kuduz köpek gibi karşısınana çıkıp ta dallamaca laf edeni (etmeyeni de) düelloya davet eden bir başka .çılgın süvaridir. gün gelir, bir düello sonrasında Carradine Keitel'e generalin emrini iletmekle görevlendirilir; böylelikle seneler boyunca sürecek bir kavga başlamış olur. bir türlü birbirlerini öldüremezler. Carradine'in pek umurunda değildir mesele ama, kariyerinde ilerledikçe ve görüp geçirdikçe, en olmadık yerlerde birden karşısına çıkar Keitel, ve düelloya davet eder kendisini.

1914 yılının Amerika'sında yasadışı işler yapan bir küçük serserinin öyküsü.Sevdiği kızla evlenerek tövbekar olan ve bir zamanlar kullandığı tabancayı çete reisine veren adam, bu gangsterin, terk ettiği bir kadın tarafından aynı silahla vurulması üzerine suçlanarak hapse düşer, idam kararı alınır....16 hafta süren çekimleri ile zamanının rekor ücreti 40 bin dolara mal olan filmin babil bölümü en gösterişli ve nefes kesici bölümü olarak sinema tarihine geçmiş, bu sahnenin çekimi sinema tarihine geçen buluşlar sayesinde mümkün olmuştur.

İkinci Dünya Savaşı’ndan bir yıl önce, yoksul bir ailenin kız çocuğu bir geyşa evinde hizmetçi olarak çalışmaya başlar. Gizemleri günümüze kadar korunan, saklı ve bir o kadar da büyülü bir dünyada büyüyen kız çocuğu, rekabetin bitmediği, hataların affedilmediği bir dönemde efsanevi geyşa Sayuri’ye dönüşür. Dönemin en güçlü erkeklerini parmaklarında oynatan Sayuri, rakiplerinin tuzaklarına aldırmaksızın gerçek aşkın hayalleriyle yaşamaktadır.

Bu etkileyici dinsel filmde, bir Romalı senatörün (Richard Burton), yeni çarmıha gerilen İsa’nın elbisesini bir zar oyununda kazandıktan sonra geçirdiği değişim anlatılıyor. Victor Mature’nin, Richard Burton’un kölesi rolünde başarılı bir kompozisyon sergilediği film,

Ari Ben Canaan, a passionate member of the Jewish paramilitary group Haganah, attempts to transport 600 Jewish refugees on a dangerous voyage from Cyprus to Palestine on a ship named the Exodus. He faces obstruction from British forces, who will not grant the ship passage to its destination.

Napolyon kumandanlığındaki savaşlar zirve noktasındadır. Napolyon'un dünyanın hakimiyetini ele geçireceği korkusu en çok İngiltere'de hissedilmektedir.İngiliz hükümeti, Brezilya sahillerinde bulunan Yüzbaşı Aubrey(Russell Crowe) komutanlığındaki savaş gemisini, Fransızların Acheron adlı dev savaş gemisini yoketmekle görevlendirir. İki geminin ilkkarşılaşmasında İngiliz gemisi çok büyük hasar alır ve sis sayesinde batmaktan kurtulur. Fakat Yüzbaşı Aubrey, kendisinden çok daha hızlı olan ve güçlü silahlarla donatılmış Fransız gemisini takipte kararlıdır. Pasifik Okyanusunda devam eden takip uzadıkça, yaşam ve ölüm arasında gidip gelirler.

Waiting For Anya, Michael Morpurgo’nun aynı isimli romanından sinemaya uyarlananıyor. Romanın konusu ise şöyle: Fransa-İspanya sınırındaki küçük Lescun kasabasında yaşayan Jo, savaşa uğurladığı babasının özlemiyle başa çıkmaya çalışırken, okuldan artakalan zamanlarını çobanlık yaparak geçirir. Günün birinde Jo, dağda bulduğu ayı yavrusuna bakan gizemli bir adamla karşılaşır. Daha önce bir yerlerde gördüğüne emin olduğu bu adamın izini sürmeye karar verince boyundan büyük işlere kalkışır. Savaşın yakıcı etkilerinden kaçmaya çalışan bir düzine çocuğun kaderi, artık tamamen onun ellerindedir. Çocukların düşünü kurduğu barış, kasaba sınırının yanı başındaki dağların eteklerinden geçmektedir. Ancak bu yol, bir grup rütbeli davetsiz misafir yüzünden her zamankinden çok daha tehlikeli bir hâl almıştır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.











0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir