
Cynthia Erivo
Elphaba

"Herkes uçma şansını hak eder."
Elphaba ile Glinda, öğrenciyken tanışırlar. Muhteşem Oz Büyücüsü ile karşılaşmalarının ardından dostlukları ve hayatları çok farklı yollara sapar. Glinda’nın popülerliğe olan arzusu onu kışkırtır ve baştan çıkarırken, Elphaba’nın kendine sadık kalma kararlılığı, geleceği üzerinde şoke edici sonuçlar doğuracaktır. Oz’da yaşadıkları olağanüstü maceraları, sonunda “İyi Glinda” ve “Batı’nın Kötü Cadısı” olarak yazgılarını tamamlamalarını sağlar.

Cynthia Erivo
Elphaba

Ariana Grande
Galinda / Glinda

Michelle Yeoh
Madame Morrible

Jonathan Bailey
Fiyero

Ethan Slater
Boq

Marissa Bode
Nessarose

Jeff Goldblum
The Wonderful Wizard of Oz

Peter Dinklage
Dr. Dillamond (voice)

Andy Nyman
Governor Thropp

Courtney-Mae Briggs
Mrs. Thropp

Bowen Yang
Pfannee

Bronwyn James
Shenshen

Aaron Teoh
Avaric

Shaun Prendergast
Shiz President

Keala Settle
Miss Coddle

Bir zamanlar yüksek bir tepedeki kalede, en büyük icadının adı Edward olan bir mucit yaşıyordu. Edward, dayanılmaz bir çekiciliği olmasına rağmen mükemmel değildi. Mucidin ani ölümü onun yarıda kalmasına yol açtı: Elleri yerine uzun, keskin metal parçaları vardı. Edward, merhametli bir Avon hanımefendisinin, onu ailesiyle beraber yaşamak üzere evine götürene kadar karanlıkta yalnız yaşadı. Böylece Edward'ın Suburbia adlı pastek cennetteki fantastik maceraları başladı.

Bill Parish, bu dünyada bir insanın sahip olabileceği her şeye sahiptir: Güç, para, başarı ve mutlu bir aile. Fakat mutlu dünyası 65. yaş gününden birkaç gün önce esrarengiz yabancı Joe Black'in ziyaretiyle altüst olacaktır. Zira bu herhangi bir genç adam değil, Parish'in canını almaya gelen Ölüm'dür. Doğum gününü ailesiyle kutladıktan sonra hayata veda etmeyi tercih eden Bill, dünyada geçireceği fazladan birkaç güne karşılık Ölüm'ün dünyadaki rehberi olmayı kabul eder. Ölüm ise dünyanın tüm nimetlerini, en başta da aşkı tadacaktır. Ancak aşık olduğu kişinin Parish'in güzel kızı Susan olması, Bill'in dünyadaki son günlerini oldukça çetin kılacak gibidir.

Alex Flinn'in ünlü romanı "Güzel ve Çirkin" modern bir uyarlaması olan film bugünün New York'unda geçiyor. Kyle, oldukça yakışıklı bir gençtir. Zengin bir aileden gelen Kyle, buluşacağı kadını yüz üstü bırakır ve korkunç bir lanetin hışmına uğrar. Kyle, nefret ettiği ne varsa, ona dönüşmüştür. Artık çirkin ve insanların yüzüne bakmaktan korktukları bir yaratıktır. Kyle bu kara büyüyü bozmak ve eski haline dönebilmek için gerekli şartı yerine getirmelidir: Kyle’ın bir an önce gerçek aşkı bulması gerekmektedir.

Güney'de geçen doğaüstü aşk hikayesi Beautiful Creatures iki sevgilinin öyküsünü anlatıyor: Yaşadığı küçük kasabadan kaçmak isteyen genç bir adam olan Ethan (Alden Ehrenreich) ile gizemli bir kız olan Lena (Alice Englert). Birlikte ailelerinin, kasabalarının ve geçmişlerinin karanlık sırlarını aydınlatmaya çalışıyorlar. Kami Garcia ile Margaret Stohl’un en çok satanlar listesindeki romanından uyarlanan filmi Oscar adaylığına sahip Richard LaGravenese ("The Fisher King","P.S. I Love You") yönetiyor...


Marangoz bir ailenin oğlu olan Eisenheim, aristokrat bir ailenin kızı Sophia'ya aşık olur; ancak sosyal konumları nedeniyle ilişkilerinin yasaklanması sonucu Avusturya'yı terk ederek dünyayı keşfe çıkar. Eisenheim15 yıl sonra ünlü bir illüzyonist olarak isim yapmıştır; ülkesine döndüğünde eski sevgilisi Sophie Avusturya-Macaristan veliaht prensi Leopold ile nişanlanmak üzeredir.

Dawson ve Amanda lisede birbirlerine aşık olan ancak yolları ayrıldıktan sonra bir daha görüşmeyen iki eski aşıktır. Lise bitmiş ve aradan 20 yıl geçmiştir. Şimdi en sevdikleri arkadaşlarından birini kaybetmişler, cenaze töreni için birlikte büyüdükleri kasabaya geri dönmüşlerdir. Yıllar sonra yaşanan bu büyük buluşma, bu süreçte akıllarından çıkaramadıkları büyük aşklarını yeniden alevlendirmeye yeter. Ne var ki 20 yıl önce yakalarını bırakmayan, ayrılmalarına neden olan güçlerin bugün çok daha büyük tehlikeler yarattığı gerçeğiyle karşılaşırlar.

Küçük bir Fransız köyündeki gündelik yaşam, yeni taşınan gizemli bir genç kadın ve kızı sayesinde bir anda değişiverir. Oldukça kasvetli ve birbirinin aynı günler geçiren kasaba halkı, anne-kızın birlikte açtıkları son derece sevimli çikolata dükkanı sayesinde, farkında olmadıkları bambaşka bir hayatla tanışırlar. Zevkin, eğlencenin, neşenin ve en önemlisi çikolatanın olduğu bir hayattır bu. Fakat kasabadaki bu değişimden memnun olmayan insanlar da vardır. Bunların en başında, ahlak bekçiliği yaparak kasabada dilediği gibi bir ortam yaratan belediye başkanı gelmektedir. Ama birbirinden lezzetli çikolataların karşısında durmak, o kadar da kolay değildir.

Londralı Will, yakışıklı, zengin, sorumsuz bir adamdır. Kadınlarla tanışmak için güzel bir mekan olabileceğini düşündüğü, boşanmış anne-babaların katıldığı toplantılara gitmeye karar verir.Kendisine çocuk sahibi ve boşanmış bir baba pozu takınan Will gittiği bu toplantılardan birinde Marcus adında, ana-babası boşanmış bir çocukla tanışır.Çocuk Will'i kendine yakın görür ve ikili arasında güzel bir arkadaş ilişkisi başlar.

13 yaşındaki Vic (Sophie Marceau), çocukluk ile yetişkinlik arasındaki o garip geçiş dönemindedir. Yeni bir okul ve yeni bir arkadaş çevresi demek yeni partiler anlamına gelir. Tabii erkek arkadaşlar da bu denklemin bir parçasıdır. Ancak Vic'in tek sorunu ergenlik değildir; annesi ve babasının evliliği sallantıdadır. Vic aradığı desteği büyükannesinde bulur. Bu delidolu kadın ilk aşkını yaşayan Vic'e inanılmaz eğlenceli tavsiyelerde bulunur. 1980'lerin bu ilk gençlik filmi, masumiyetin ve içtenliğinde bir filmi. Vic'in başından geçen eğlenceli olaylar hepimizin başından geçmedi mi? Sophie Morceau'nun 13 yaşında rol aldığı bu film, uluslararası kariyerinin başlangıç noktası olma özelliğini de taşıyor.

Sevilen romandan uyarlanan Son Gün Doğumu, kronik hastalığı olan üniversite öğrencisi Ry'ın, annesiyle Mallorca'ya yaptığı yaz tatilini konu alıyor. Ry, beklenmedik bir şekilde Julián'a âşık olup anı yaşamaya başlasa da kötüleşen durumu ve uzun süredir saklanan aile sırları, yaz bitmeden her şeyi altüst edebilecek bir tehdit oluşturur.

New York metrosunda tanışacağı bir adamla aşk yaşayacak olan bir burslu dansçı, onunla beraber kıvılcımlanan aşkıyla beraber hip-hop dansları yapacak ve çok güzel bir konuma gelmeye çalışacaklardır..

Young Cuban Rafael just buried his mother, and comes to Houston to meet his father John for the first time. The difficult part is that John doesn't know he is Rafael's father. John runs a dance studio, and everyone prepares for the World Open Dance championship in Las Vegas. It soon becomes clear Rafael is a very good dancer, and Ruby is the biggest hope for the studio at the championship.

Northanger Abbey ise catherine adlı genç kızımızın etrafında dönüyor. On çocuklu geniş bir ailenin üyesi olan caty kendisini fazlaca romanlara kaptırmış bir karakter. Zengin tanıdıkları sayesinde Bath ‘e gider ve orda yeni insanlarla tanışır. Arkadaşlıklar kurar ,aşk ı bulur ama çoğu zamanda kim iyi kim kötü anlamadığımız içimizdeki şüpheden kurtulamadığımızı caty’ in gözü ile veren sıradan bir romantik film.

Oz'un cadılarının anlatılmamış hikâyesinin destansı finali başlıyor. Batı'nın Kötü Cadısı olarak şeytanlaştırılan Elphaba, sürgünde gerçek için savaşmaktadır. İyiliğin sembolü Glinda, Zümrüt Şehri'nde hüküm sürmektedir. Ancak Oz'un öfkeli vatandaşları Kötü Cadı'ya karşı ayaklandığında, ikisi yeniden bir araya gelip birbirlerini gerçekten görmeliler ki hem kendilerini hem de tüm Oz'u sonsuza dek değiştirebilsinler.

Tüm zamanların en sevilen peri masalı Cinderella’yı unutulmayan müzikleri ve karakterleriyle yeniden keşfedin. Cinderella bir gün hayallerindeki hayata kavuşacağına olan inancını asla kaybetmez. Sadık fare arkadaşlarının yardımı ve Peri Anne’sinin sihirbaz değneğini sallamasıyla Cinderella’nın eski püskü giysileri sihirli bir şekilde göz kamaştırıcı bir balo elbisesine dönüşür ve Kraliyet Balosu’na prensiyle tanışmaya gider.

Profesyonel bir balerin olma hayalleri kuran 17 yaşındaki lise öğrencisi Sara, annesinin bir trafik kazasında ölmesiyle bu hayallerini bir kenara bırakarak Chicago'da yaşayan babası Roy'un yanına taşınmak zorunda kalır. Şehir hayatının karmaşası içinde, dansa olan tutkusunu kulüplerde gidermeye çalışırken, kendisi gibi dans tutkunu siyah bir genç adamla tanışır. Derek ve kız kardeşi Chenille ile arkadaşlık kurmasıyla hayatı renklenir.Ancak Sara ve Derek arasındaki ilişki ilerlemeye başladıkça ailelerinden ve arkadaşlarından tepki almaya başlarlar.İki genç hayallerine ev birbirlerine tutunarak ayakta kalmaya çabalarlar.

Ya Camdan Pabuç Uymasaydı? Disney'in Unutulmayan Masalı Devam Ediyor… Cinderella'nın üvey annesi, Peri Anne'nin sihirli değneğini ele geçirip, zamanı geri döndürmek için kullanır. Cinderella şimdi Prensini bulup büyüyü bozmak zorundadır.

Annesinin baş parmağından daha büyük olmayan bir kız olan Tiny Thumbelina (Jodi Benson), dünyada kendisinin boyutlarında olan başka birinin yaşamadığını düşünmekte ve kendini yalnız hissetmektedir. Bir gün hep hayalini kurduğu prens, penceresine gelir ancak Tiny bir kara kurbağası tarafından kaçırılır. Tiny, kurbağanın elinden kurtulup evine gitmenin yollarını ararken bir böcek tarafından tuzağa düşürülür, ondan kurtulunca da bir köstebekle zorla nişanlandırılır. Bu maceralar sırasında zamanla olgunlaşan ve tanıştığı arkadaşlarının da yardımıyla umudunu hiç kaybetmemeyi öğrenen Parmak Kız, acaba rüyalarının prensi Cornelius ile tekrar birleşebilecek midir?

Berlin ve Cannes'dan ödülle dönmüş sıradışı bir gerilim/macera… Güney Amerika'daki gözden ırak bir kasabada sıkışıp kalmış dört yabancı; Fransız Mario ile M Jo, Alman Bimba ve İtalyan Luigi… Ülkelerinden kaçmış bu dört adamın tek bir kurtuluş yolu vardır; her an patlamaya hazır iki kamyonu zamanında yerine ulaştırmak!
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.





0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir