
Brad Hallowell
Joe

Filmmaker Todd Verow revisits his own youth in this film. The film's main character is Joe, who, like the director, grew up in Bangor in Maine. Joe, an 18 year old high school senior who longs to move away from poor white trash roots and this town, and dreams of attending art school, lives with his single mother and older sister Theresa on a notorious council estate called "Capehart Projects". Molested at the age of ten, Joe nevertheless decides to keep the incident to himself. He befriends an elderly disabled artist named Victor who hires him as houseboy/model. Joe moves in with Victor in his loft above the local opera house, hoping to escape Bangor with his help. He also works part time at a local market along with his sister, who wants to get out of town as much as he does. For most of high school, Joe has also had a crush on his best friend, Andrew, who plays on the high school football team.

Brad Hallowell
Joe

Gregory J. Lucas
Andrew
Hilary Mann
Theresa
Jennifer Stackpole
Mandy
Michael Dion
Tim
Charles Ard
Victor
Mindy Hersh
Kris
Nathan Johnson
Mr LaBlanc

Theodore Bouloukos
Richard
Jono Mainelli
John

Todd Verow
Man in Bar (uncredited)
Gregg Anderson
Sandi
Jennifer Mallett
Mom
John Husek
Store Manager
Susan D Wolfe
Ticket Seller

Mektuplar aracılığıyla kimliği gizli bir şekilde anlatılan The Perks of Being a Wallflower, 90'lı yıllarda lise birinci sınıf öğrencisi olan Charlie'nin hikayesini anlatmaktadır. Duygusal ve utangaç olan Charlie, bir yandan değişen çevresini gözlemlerken bir yandan da en iyi arkadaşı Michael'ın yakın zamandaki intiharıyla uğraşmaktadır. İngilizce öğretmeni Bill, ona okuması için fazladan kitaplar vererek hayata katılmayı öğretmeye çalışır ve Bill'in çabaları Charlie'nin deneyimleriyle açığa çıkacaktır. Hikaye boyunca Charlie; kendisini unutmasına sebep olan kötü bir çocuklukla, kürtaj, uyuşturucu ve seksle uğraşarak, eşcinsellik ve etrafındakilerin yargılarına maruz kalarak yaşama katılmaya çalışır. Charlie çocukluğun basitliği ve yaklaşmakta olan gelecek fikri arasında sıkışıp kalmıştır, etrafındaki dünyayı izlemek ve ona katılmak arasında sıkışıp kalmıştır, arkadaşları ve ailesinin sorunlarının ortasında sıkışıp kalmıştır…

Bridget Jones'un Günlüğü ve Billy Elliot'ın yapımcılarından iki sıradışı arkadaşın kendi dünyalarıyla yüzleşmeye karar vermelerinin unutulmaz hikayesi. Michael, engelliler için özel inşa edilmiş Carrigmore Home'a yerleşmeye karar vermiştir taa ki asi ruhlu Rory O'Shea ile tanışana kadar. Rory'nin onları bu sistemin dışına çıkaracak bir planı vardır.

İnsan ilişkileri ve insanın kendini keşfetmesi hakkında bir film olan Ay Işığı, genç siyahi bir adamın çocukluğundan yetişkinliğe kadar Miami'nin zor bir mahallesinde, hayatta kendine yer edinme savaşını ve büyüme hikayesini anlatıyor. Chiron'un hayatının 3 ayrı dönemini anlatan film kahramanın annesi ile ilişkisine, okul hayatına, romantik ilişkisine, iş hayatına ve uyuşturucu satıcılığı yapan Juan ile olan ilişkisine değiniyor.

Franky Winter (Josh Wiggins) ve Ballas Kohl (Darren Mann) çocukluklarından beri en iyi arkadaştırlar ve birbirlerinden hiç ayrılmazlar. Lise yüzme takımının yıldızları, yakışıklı ve kızlar arasında oldukça popülerdirler. Franky'nin destansı 17. doğum günü partisinin gecesine kadar. Alkolün de etkisiyle yaşadıkları beklenmedik olay bütün hayatlarını değiştirecektir. Arkadaşlık, kendini keşfetme, sevginin gücü ile ilgili yürekten ve samimi bir büyüme hikayesi.

Two aged sisters reflect on life and the past during a late summer day in Maine.

Garrard Conley’in aynı adlı otobiyografik kitabından uyarlanan film, ABD’nin Arkansas kasabasında görevli bir papazın oğlu olan ve tıpkı babası gibi dindar olarak yetiştirilen Jared Eamons’ın (Lucas Hedges) 19 yaşında gay olduğunu itiraf etmesi üzerine ailesinin yoğun baskıları sonucunda zorla bir “eşcinsel dönüşüm terapisi”ne gönderilmesini ve orada yaşadığı dramatik olayları konu alıyor.

1968'de New York'taki bir yaş günü partisinde sürpriz bir konuk ve bol alkollü bir oyun, yedi eşcinsel arkadaşın gizlenen duygular ve gerçeklerle hesaplaşmasına yol açar.

Bir inanç krizinin ardından çıktığı spiritüel yolculuk, tanınmış fundamentalist vaiz Carlton Pearson'ın değer verdiği her şeyi riske atar.

İngilizce öğretmeni olan Charlie, obezite sorunuyla başa çıkmaya çalışan bir adamdır. Münzevi bir yaşam süren Charlie’nin tek isteği uzaklaştığı kızıyla yeniden iletişim kurabilmektir. Charlie, kızıyla yeniden yakınlaşabilmek için elinden geleni yapar.

Gerçek olaylardan uyarlanan bu filmde, 19. yüzyıl sonlarında Ignacio de la Torre, Meksika Devlet Başkanı Porfirio Díaz'ın kızıyla evlenir. Ancak Ignacio çifte yaşam sürmektedir. Geleneksel siyaset dünyasında kariyer basamaklarını tırmanan Ignacio gizli bir cemiyete üyedir. Bu iki yaşantı arasında kurduğu hassas denge, cemiyetin 42. üyesi olan Evaristo ile tanışmasının ardından sarsılmaya başlar. Ignacio'nun verdiği bir partiye düzenlenen polis baskını ise sırları açığa çıkararak büyük bir skandalın patlak vermesine yol açar. Bu parti daha sonra 41 kişilik dans olarak adlandırılır.


Nebraska’nın Falls şehri, Brandon Teena (Hilary Swank) adındaki delikanlıyla ilgili dedikodularla çalkalanıyordu, tüm kadınların olduğu gibi tüm kasabalının da dikkatini ve ilgisini çekmişti. Karizmatik kişiliği ve masum yüzünün arkasında kocaman bir sır gizliyordu. O herkesin olduğunu zannettiği kişi değildi. Her genç insan gibi hatalar yapıyordu ve bu hatalarını da çok pahalıya ödemek zorundaydı. Yeni sevgilisi Lana ve gözü pek arkadaşı John arasındaki sınırları yanlışlıkla aşınca sır, bir vahşetle ortaya çıktı. Brandon Teena; hararetli bir aşık, toplumdan dışlanmış kimsesiz bir hayalperest, cesur bir hırsız ve haksızlığa uğramış trajik bir suçluydu. Bu filmdeki rolü Hilary Swank’a bir Oscar ödülü kazandırdı, ancak Chloe Sevigny aday olduğu 'En İyi Yardımcı Aktrist' dalında ödül alamadı.

Based on a true story. Liz Murray is a young girl who is taken care of by her loving, but drug-addicted parents. Liz becomes homeless at 15 and after a tragedy comes upon her, she begins her work to finish high school.

Amerikalı yazar Lois Lowry'nin romanından beyazperdeye uyarlanan film, ütopik bir dünya düzeninde geçiyor ve bu dünyada insanların zihinlerinde bulunan geçmişe dair anılar ve bilgiler tamamen siliniyor. Dolayısıyla artık insanların hafızalarında ne suç, ne yoksulluk ne de hastalıklar kalır. Bu geçmişi ayrıntılarıyla bilen tek kişi ise 'The Giver' isimli yaşlı bir adamdır. 12 yaşındaki Jonas, yaşlı adamın yanında çalışmaya başlayınca insanlığın hafızalarından silinen geçmişini öğrenmeye başlar. Zamanla bu sırların acımasızlığıyla yüzleşen Jonas'ın hayatı tam bir kaosa dönüşecektir...

Film, 1990'larda Paris'te geçiyor ve Jacques ile Arthur'un yakınlaşması üzerine odaklanıyor. Jacques 40’ına basmak üzere olan bir yazar, Arthur ise sinemacı olmayı hayal eden bir öğrenci. Beğen, Sev Ve Hemen Kaç sevgi ve kaybetmek, gençlik ve yaş almak, flört ve cinsellik, geçmiş acılar ve gelecek umudu arasındaki çelişkileri derin bir duygusal süzgeçten geçirerek yansıtıyor.

Teen Spirit, hayallerine kavuşabilmek için şarkı yarışmasına katılan genç bir kızın hikayesini konu ediyor. Violet, küçük bir kasabada yaşayan utangaç bir genç kızdır. En büyük tutkusu şarkı söylemek olan genç kız hayallerinin peşinden gidebilmek için kasabadan ayrılmayı planlar. Bir şarkı yarışmasının ilanlarını gören Violet için hayalleri doğrultusunda harekete geçme zamanı gelmiştir. Ona bu zorlu macerasında karşısına çıkan bir akıl hocası yardım eder. Bu uluslararası yarışma Violet’ın sadece yeteneğinin değil dürüstlüğünün ve hırsının da teste tabi tutulmasına neden olur. Akıl hocasının desteği ile hayallerine kavuşabilmek için ter döken genç kız, yüzlerce rakibini geride bırakıp yarışmayı kazanabilecek midir?

1983 yılı yazı sırasında 17 yaşındaki Amerikalı-İtalyan Elio Perlman günlerini ailesinin İtalya'nın kuzeyindeki 17. yüzyıldan kalma villasında klasik müzik yaparak, okuyarak ve arkadaşı Marzia ile flört ederek geçirmektedir. Elio, Greko-Roma kültüründe uzmanlaşmış seçkin bir profesör olan babası ve onu elit kesim meyveleriyle, doğal lezzetlerle şımartan, çevirmen olan annesi Annella ile bir arada olmaktan ziyadesiyle memnundur. Elio'nun olgunluğu ve entelektüel birikimi, onu tam teşekküllü bir yetişkin gibi gösteriyor olsa da özellikle kalpteki konularda onun hakkında hala masum ve biçimlenmemiş olan çok şey vardır. Bir gün, doktorasını sürdüren büyüleyici bir Amerikalı bilim adamı olan Oliver Elio'nun babasına yardım etmek göreviyle yıllık yaz stajyeri olarak villaya gelir. Güneşin ışıltılarının arasında Elio ve Oliver hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir yaz boyunca yeşermekte olan arzunun güzelliğini keşfedeceklerdir.


Yaşamını çiftliklerde çalışarak kazanan Ennis Del Mar ve rodeocu Jack Twist, Brokeback Dağı'nda bir koyun sürüsüne çobanlık işine alınırlar. Dağda birlikte geçirdikleri zaman içinde her ikisi de başta duygularını inkâr etseler de birbirlerine karşı koyamazlar ve aralarında inişli çıkışlı, tutkulu bir ilişki başlar. İş bittiğinde ayrılırlar. Her ikisi de evlenip çocuk sahibi olur. Tam 4 yıl sonra Jack'in Ennis'e gönderdiği bir kart ile yolları yeniden kesişir.

Dolaptaki Canavar, bizleri genç bir eşcinsel erkeğin hayal dünyasına davet ediyor. Çocuk yaşta anne ve babasının ayrılmasıyla içine kapanan Oscar, kendisini fantastik kıyafetler ve maketler tasarlamaya verir. Yıllar sonra, sinema okuma hayaliyle üniversiteye girmeye hazırlanırken, en yakın arkadaşı ve tek sırdaşı çocukluğundan beri yanında olan hemstırı Buffy´dir. Bir gün işte tanıştığı Wilder dengeleri değiştirir; Oscar ilk kez âşık olur. Stilize bir görselliğe ve dinamik bir soundtrack´e sahip olan bu gençlik filmi, umut vaat eden bir yönetmeni müjdeliyor. Hamster Buffy´yi ünlü oyuncu Isabella Rossellini seslendiriyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir