
David Julian Hirsh
Jacob Fisher

Twist of Faith, trajik bir kaybın ardından yaşamın nasıl yeniden inşa edilebileceğini anlatan derinlemesine duygusal bir yapım. Eşini ve üç çocuğunu korkunç bir cinayette kaybeden Ortodoks Yahudi bir hazzan, hayatının en karanlık dönemindedir. Tam da bu umutsuzluğun içinde, bekar bir anne ve onun sıcakkanlı Gospel cemaatiyle beklenmedik bir şekilde yolları kesişir. Film, farklı inançlara sahip insanların ortak acı ve şefkatle nasıl bir araya gelebileceğini, ön yargıları yıkarak birbirlerine nasıl destek olabileceğini dokunaklı bir dille işliyor. Yas tutmanın ötesinde, affetmenin ve yeni bir başlangıcın gücünü keşfeden bu hikaye, izleyiciye umut ve iyileşme üzerine düşündürücü bir bakış açısı sunuyor. Toplumun ve insan ruhunun direncinin bir kanıtı olan bu film, kalbinizi ısıtacak.

David Julian Hirsh
Jacob Fisher

Toni Braxton
Nina

Mykelti Williamson
Uncle Moe

Kyra Zagorsky
Ruth Fisher

Nathaniel J. Potvin
Asher Jones

Viv Leacock
Brother Day

Paula Shaw
Hava Fisher

Dee Jay Jackson
Pastor Johnson

Colin Lawrence
Mike Jones
Tanner Saunders
Yeeshai Fisher
Eliana Calogiros
Miriam Fisher

Kennedi Clements
Sarah Fisher

Ken Kramer
Rabbi
Gina Leon
Naomi

Lucia Walters
Julia

Inspired by a true story, this film tells the shocking tale of a mother and daughter who are nothing like they seem, their tumultuous relationship ending in a brutal murder.

Based on a true story. Liz Murray is a young girl who is taken care of by her loving, but drug-addicted parents. Liz becomes homeless at 15 and after a tragedy comes upon her, she begins her work to finish high school.

Otostop çeken bir kadın, genç bir çift tarafından kaçırılır ve yedi yıl boyunca esir tutulur, bu süre zarfında işkence görür ve kendisini tutsak edenlerin kölesi olarak yaşamaya zorlanır.

Dram yoğunlukta ki filmde mutlu bir evli çiftin çocuk yapma isteği ile serüven başlıyor. Hamilelik sırasında ki yaşadıkları sıkıntılar ve çocuk doğduktan sonra ki gelişen olaylar filmin konusunu oluşturmaktadır. Film hakkında çok fazla kaynak bulunmadığından filmi izleyen ziyaretçilerimiz den uzun bir özet bekliyor olacağız. Tamamen sürpriz 107 dakikalık bir dram sizleri bekliyor, Umut ederim ki hoşunuza gidecektir.

Los Angeles'ta geçen çılgın bir gecede tanışan oyuncu Hervé Villechaize ile zor durumdaki bir gazeteci Danny Tate'in yeşillenen arkadaşlığını konu alıyor. Villechaize'i Peter Dinklage canlandırırken, gazeteci rolünde ise Jamie Dornan var. Sacha Gervasi, filmi Sean Macaulay'la birlikte yazdığı bir hikayenin kendisi tarafından yazılan senaryosuna dayanarak yönetiyor. Hikayenin temeli ise Villechaize 1993'te intihar etmeden günler önce Gervasi'e verdiği röportaja dayanıyor.

Time passes and tension mounts in a Florida police station as an estranged interracial couple awaits news of their missing teenage son.

Uncle Frank ile 1973 yılının yaz aylarına gidiyoruz. Genç bir kız olan Beth Bledsoe, New York'ta okuyabilmek üzere taşrada yaşayan ailesinin yanından ayrılır ve amcası Frank'in yanına gelir. Aynı zamanda Frank de saygıdeğer bir edebiyat profesörüdür. Beth, çok zaman geçmeden Frank'in eşcinsel olduğunu fark eder. 10 yılı aşkın süredir sevgilisi Wally ile birlikte yaşıyordur ve bunu bir sır olarak saklamıştır. Frank'in babasının aniden ölmesi üzerine Frank'in ailesinin yanına gitmesi gerekmektedir. Beth de bu yolculukta ona eşlik edecektir. Tabii Wally de onlara gizlice eşlik eder. Yolculuk boyunca derinlere gömülmüş duygular, travmalar birer birer ortaya çıkar.

Uzun süredir görmedikleri kızlarının evleneceğini ve o akşam yemeğe nişanlısı ve onun ailesiyle geleceğini öğrenen anne baba Drayton'lar hemen hazırlıklara başlar fakat kızları, damadın siyah olduğu gerçeğini söylemeyi atlamıştı. Amerikan toplumunun gedikli konusu ırkçılığa, muhafazakarlık ile hümanitenin müsabakası üzerinden yaklaşan 'Guess Who's Coming to Dinner', güçlü oyuncu kadrosu ve nefis senaryosuyla eşsiz bir klasik.

1950'li yılların Amerika'sında, sakin ve sessiz bir hayat süren Whitaker ailesi Connecticut'ta herkesin imrendiği bir mutluluk çizmektedir. Ancak Cathy, eve erken geldiği bir gün inanılmaz bir manzara ile karşı karşıya kalır. Kocası Frank'i başka bir erkekle beraber odalarındaki yatakta yakalamıştır. Aralarında bu konuyu hiç konuşmayan ve hiçbir şey olmamış gibi davranmaya devam eden ikili, gitgide birbirlerinden uzaklaşmaya başlar. Kendini yalnız ve mutsuz hisseden Cathy bahçıvanları Raymond ile dostane bir ilişki geliştirir. Hem evli beyaz bir kadının bekar ve siyah bir erkekle yakın gözükmesi çevredeki insanların olumsuz tepkilerine yol açacaktır.

Üç nesildir gardiyanlık yapan ve idam mahkumlarının infazında efsaneleşmiş bir aile... 11 yıldır ölümü bekleye bir suçlu... Ve 11 yıldır her gün onunla birlikte ölen karısı ve oğlu... İdama mahkum olan Lawrence Musgrove, karısı Leticia (Hale Berry) ve oğlu tarafından son kez ziyaret edilir. Mahkum'un infaz hazırlıkları ile ilgilenen ölüm mangasının başı, Hank (Bill Bob Thornton) ile ekibe yeni katılan oğlu Sonny (Heath Ledger) arasında mahkumun "son yürüyüşü" sırasında, Sonny'nin yaptığı işi sorgulayıp bir bunalım geçirmesi yüzünden, büyük bir tartışma çıkar. Tartışmanın sonu bir felaketle sonuçlanır ve Sonny intihar eder. Tüm dünyası bir anda altüst olan Hank, her şeyi geride bırakıp görevinden istifa eder. Kocasının ölümünün ardından Leticia, Hank'ın devamlı gittiği kafeteryada garsonluk yapmaya başlar ve hayatın sillesini yemiş bu iki insanın yolları tuhaf bir şekilde kesişir...

Flipper Purify (Wesley Snipes) iyi bir işte çalışan sıradan bir Harlemli adamdır. Rahip babası (Ossie Davis), yufka yürekli annesi ve eroin bağımlısı kardeşiyle uğraşmaktadır. Kardeşi (Samuel L. Jackson) sürekli gelip ondan para ister, Flipse mecburen vermek zorunda kalır. Flipin kendisine gelince, kendisinin çok güzel ve akıllı olan küçük bir kızı ve çok sevdiği bir karısı vardır. İyi bir işi vardır fakat yeni sekreter gerekmekteydi ve bunun için ona bir sekreter verilir.


18. yüzyılda, İngiliz ve Fransız askerleri, Kuzey Amerika'nın kontrolünü ele geçirebilmek için savaşmaktadırlar. Kızılderililer ve yerleşimciler, bu savaşın ortasında kalmışlardır. Yerleşimcilerden Cora ve kızkardeşi Alice'i, başlarına gelen bir beladan Şahingöz adında bir kızılderili kurtarır. Şahingöz, aslında bir yerleşimcidir fakat ailesi ölünce son Mohikanlar tarafından büyütülmüştür.James Fenimore Cooper'ın romanından uyarlanan Mohikanların Sonuncusu, Michael Mann'in yönetmenlik kariyerinin önemli filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Daniel Day-Lewis'in oldukça başarılı bir performans sergilediğini de ekleyelim.

Jets'in üyesi Tony'nin (Richard Beymer) Sharks'ın liderinin kız kardeşi Maria'ya (Natalie) aşık olmasıyla iki grup arasında bir şiddet patlaması olur ve filmin kalpleri kıran finalinde pek çok masum kan dökülür.

Wei-Tung , sevgilisi Simon ile birlikte Manhattan’da yaşayan bir eşcinseldir. Eşcinsel kimliğini Tayvan’da yaşayan ailesinden gizleyen Wei-Tung, belirli bir yaşa gelene kadar bu sırrı ailesinden saklamayı başarır. Ancak Wei-Tung’ın evlilik yaşına geldiğine inanan ailesi, aralarında binlerce kilometre olmasına karşın oğullarına uygun bir kız bulmak için kolları sıvarlar.

Katherine Ann Watson (Julia Roberts), 1953 yılında sanat tarihi öğretmeni olarak California’dan New England’da bulunan Wellesley Kız Koleji’ne gelir. Dönem savaş sonrasıdır. En başarılı ve en iyi öğrenciler bu okulda okusalar da, okul ve kasaba oldukça muhafazakârdır. Öğrencilerine, yürüyecekleri yolun onlara gösterilmiş olan değil, kendilerinin seçecekleri yol olduğunu anlatmaya çalışan Watson, güçlü bir muhalefetle karşılaşacaktır.

Film ilk çocuklarını bekleyen ve mevcut yaşam koşullarından memnun olmayan genç çift Burt ve Verona’nın yerleşip, kuracakları ailenin köklerini salabilecekleri ve çocuklarını büyütebilecekleri en ideal yeri aramak için Amerika’yı dolaşmalarını anlatıyor. Çiftin yol boyunca yaşadıkları aksilikler ve aradıkları 'ev'i bulmaları için onlara yardım etmeye çalışan enteresan akrabalar ve eski arkadaşlar da serüvenlerine renk katıyor.

Clare, 1920’ler hayatını beyaz gibi davranarak yaşamaya karar veren açık tenli siyahi bir kadındır. Kendisi gibi olan okul arkadaşı Irene ise Afro-Amerikan toplumunun içinde yaşar. Yıllar sonra yeniden bir araya gelen Clare ve Irene, seçimleri nedeniyle çatışma yaşar. Renk çizgisinin zıt taraflarında yaşamayı seçen Clare ve Irene, zamanla birbirlerini kendi dünyalarına çeker.

Birkaç önemsiz kasaba hikayesi, bir haydut çetesinin yerel bankayı soymaya karar vermesiyle dramaya dönüşür. Oğlunun gözlerinde gurur arayan bir baba, geceleri röntgenci olan ürkek bir memur, karısının sevgisini yeniden kazanmaya çalışan bir adam, vahşetle karşı karşıya kalan bir Amish çiftçi ve hırsıza dönüşen yaşlı bir kadın... Hepsi, huzurla başlayan bir hafta sonu şiddete dönüştüğünde, kendilerini banka soyguncularıyla iç içe bulurlar.

Güney Florida’da geçen film, iyi niyetli ama otoriter bir baba tarafından yönetilen Afrikalı-Amerikalı bir ailede yaşanan bir kaybın ardından her bir aile bireyinin çıktığı duygusal yolculuğu anlatıyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir