
Vincent Price
Richard of Gloucester


Vincent Price
Richard of Gloucester

Michael Pate
Sir Ratcliffe

Joan Freeman
Lady Margaret

Robert Brown
Sir Justin

Bruce Gordon
Earl of Buckingham

Joan Camden
Anne

Richard Hale
Tyrus

Sandra Knight
Mistress Shore

Charles Macaulay
Clarence
Justice Watson
Edward IV

Sarah Selby
Queen
Donald Losby
Prince Richard

Sara Taft
Richard's mother

Eugene Mazzola
Edward V

Morris Ankrum
The Archbishop

20. yüzyılın başlarında, Bangladeş'in bir köyünde fakir bir Brahman ailesinin Apu adında bir çocukları olur. Bir şair ve de rahip olan babası ailesini geçindirmeye yatecek kadar para kazanamamaktadır. Kız kardeşi de sürekli olarak komşunun bahçesinden guava isimli bir meyve çalmaktadır. Bütün bunlar ve de aileyle birlikte yaşayan yaşlı teyzelerinin bitmez tükenmez dırdırları, annesini zaten zor hayatını iyice güçleştirmektedir.

1939 yılında, Nazi Almanya’sının tehlike sinyalleri verdiği dönemde, Almanya’nın zengin ailelerinin Nasyonal Sosyalist partiye uygun eğitim görmeleri için kızlarını İngiltere’nin bir sahil kasabasında, dil eğitimleri için okula yazdırırlar. Okuldaki öğretmenlerden biri, hem Almanya’daki Nazi gücünün yükselişinin ardındaki tehlikeyi sezmekte ve olacakları az çok tahmin etmektedir. Bu nedenle, okulda ve ülkesinde bu tehlikeyi insanları anlatmak için çalışmalar başlatır. Her ne kadar başarılı olduğunu düşünse de, çevresindeki ve okulun üst yöneticileri, asıl problemin kendisi olduğunu düşünmeye başlamaktadır. Artık, İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasına çok kısa bir süre kalmıştır ve casusluk ve vatana ihanet komploları arasında kalan öğretmen, tehlikenin gerçek olduğuna insanları ve yetkilileri inandırmaya çalışmaktadır.

Yıl 1959. Hiroşima’ya atılan bombanın ardından barışla ilgili çekilen bir filmde oynayan Emmanuelle Riva , Hiroşima’da kalan son iki gecesini Eiji Okada ile geçirir. İkisinin mutlu birer evlilikleri olmasına rağmen birbirlerine aşık olurlar. Eiji, Emmanuelle’nin kısa zaman içinde ülkesi olan Fransa'ya döneceğini öğrenince, Hiroşima’da onunla kalması için uğraşır. Bu esnada Emanuelle, İkinci Dünya Savaşı’nda Alman bir asker olan ilk aşkını hatırlar.

Hamlet, Prince of Denmark, finds out that his uncle Claudius killed his father to obtain the throne, and plans revenge.

İki yargıtay hakimi öldürülmüştür. Yanlız bir hukuk öğrencisi, cinayetlerin devletin en üst kademeleri hakkında çok gizli bilgiler içerdiği tahmin edilen bir dosyayla ilgili olduğundan şüphelenmektedir. Kararlı bir araştırmacı gazeteciyle beraber bu gizemi çözdüklerini herkese açıklamak istemektedirler - tabii o kadar uzun yaşayabilirlerse. Yarış başlamıştır, ve bu yarışta ikiden fazla koşucu vardır. Onlar artık canlı birer hedeftir.

When a soldier's mother discovers the bullet that killed her son in Afghanistan was made at the factory where she works, she sets out on a path of revenge against those responsible.

Norman (Normandiya'da yaşayan Frenk ve İskandinav kökenli halk) şövalyesi Jean de Carrouges ve Norman beyi Jacques le Gris eskiden çok yakın arkadaşlardır. Carrouges savaşa gider ve döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildir. Le Gris, Carrouges'in karısına tecavüz etmek suçundan yargılanıyordur. Ancak kimse Margerite'e inanmaz. Bunun üzerine asker, karara itiraz etmek üzere Fransa kralına kadar gider. Hakim açısından ise Le Gris avantajlı konumdadır. Mahkemenin yeni kararına göre iki adam düello yapacak ve bu düellonun sonucunca biri ölecektir. Hayatta kalan kişi Tanrı'nın isteğini yerine getirmiş olacak ve eğer ki Le Gris hayatta kalırsa da aklanacaktır. Ayrıca eğer ki Carrouges kaybederse karısı ceza olarak bir kazığa bağlanarak yakılacaktır.

Ünlü aktör Charles Laughton'ın yönetmen olarak imza attığı film, konusu ve oyuncularıyla kaçırılmayacak bir klasik. Hapiste tanıdığı Ben adlı adamın evinin yakınlarına yüklü bir miktar para sakladığını öğrenen psikopat Harry, hapishaneden çıktıktan sonra Ben'in evine gider...

Film, Amerika Birleşik Devletleri'nin 16. Başkanı olan ve kuzey eyaletlerinde 1861-1865 yılları arasında yaşanan iç savaşa öncülük eden Lincoln'un son dönemlerine ışık tutuyor. İç Savaş'ın hararetli günleri geride kalınca, Abraham Lincoln ile kabinesi arasında fikir ayrılıkları da su yüzüne çıkacaktır. En ciddi görüş ayrılığı ise kölelik konusunda yaşanacaktır...

Hafızası ile ilgili sorunlar yaşayan yaşlı Zev’in acıklı hikayesini anlatan film bir dramı temel alıyor. Zev, 70 yıl önce Amerika’da sahte bir kimlikle yaşayan Nazi bekçisinin, ailesini katlettiğini keşfediyor. Tüm zorluklara rağmen Zev, bakım evindeki yaşlı arkadaşı Max’in de yardımıyla çok gecikmiş olan adaletin sağlanmasını görev ediniyor. Bu olayları ise şaşırtıcı tesadüflerle dolu kıtalararası bir yolculuk takip ediyor. Zira Zev bu süreçte en büyük düşmanının kendi hasarlı hafızası olduğunu öğreniyor.

Korku ve şiddetin kol gezdiği aşırı kalabalık Westgate hapishanesinde,hapishane müdürü A.J.Barnes (Roman Bohnen) otoritesi zayıf ve etkisiz bir idarecidir.Cezaevi gerçekte gardiyanlar ve bazı güçlü mahkumlar tarafından yönetilmektedir.Sadist ve hırslı gardiyan Yüzbaşı Munsey (Hume Cronyn) mahkumları kontrol altında tutabilmek için korku,şiddet ve işkencenin yanı sıra ispiyonu da bir araç olarak kullanmaktadır.Mahkumlardan Joe Collins (Burt Lancaster) ise bu duruma isyan ederek diğer mahkumlarla birlikte bir kaçış planlarlar.Film Kara film (Film-noir) türünün belirgin örneklerindendir.

Hala bellek kaybının etkisinde olan Bourne, şiddet dolu geçmişini geride bırakarak kız arkadaşı Marie ile huzurlu bir hayat yaşamaya başlamıştır. Fakat planları bir gün kendisine yapılan bir suikast girişimden ucu ucuna kurtulması ile paramparça olur. Şimdi bilinmeyen düşmanı tarafıdan izlenen Bourne hem kolay bir hedef olmadığını hem de becerileri, kararlılığı ve çevikliğiyle hafife alınmayacağını kanıtlamak zorundadır.

Son Adam 1924 Almanya yapımı siyah beyaz dramatik filmdir. Özgün adı Der Letzte Mann olan bu sessiz film ABD'de The Last Laugh (Son Gülüş) adıyla gösterime sunulmuştu.Senaryosunu Carl Mayer'in yazdığı filmi sessiz Alman sinemasının yaratıcı sinemacısı F.W. Murnau yönetmiş, başrolünde ise Emil Jannings oynamıştı. Çoklarına göre Murnau'nun başyapıtı sayılan bu film çevrildiği yıl o zamana kadar yapılmış en iyi film olarak değerlendirilmişti. Filmin görüntülerini dönemin en önemli görüntü yönetmenlerinden Karl Freund çekmiştir. Freund kamerayı o denli devrimci ve kıvrak bir üslupla kullanmıştı ki, Carl Mayer senaryoyu yeni kamera hareketlerine göre yeniden yazmak zorunda kalmıştı.

Viridiana, (Silvia Pinal) bir rahibe okulundan mezun olmak üzere olan genç bir kızdır. Bir gün, yıllar önce ölen teyzesinin yaşlı kocası Don Jaime (Fernando Rey) tarafından onun çiftliğine davet edilir. Viridiana, yıllar boyunca okulunun parasını ödemek dışında onunla hiç ilgilenmeyen ve yaşayan tek akrabası olan Don Jaime'nin yanına gitmek istemese de baş rahibenin ısrarı ile onu ziyarete gider. Don Jaime, henüz evlendiği gece onunla birlikte olmadan ölen karısına çok benzeyen Viridiana'yı arzular ve onunla evlenmek ister. Bu isteğini ona açtığında genç kızın sert tepkisi ile karşılaşır.

Los Angeles polis departmanından iki dedektif, genç bir kızın cinayetini araştırmak üzere güneşin hiç batmadığı ıssız bir Alaska kasabasına gönderilir. Gün ışığı yüzünden şiddetli uykusuzluk çeken dedektif Will Dormer, ana şüpheli olan yerel bir yazarla vicdan sınırlarını zorlayan tehlikeli bir kedi-fare oyununa sürüklenir.

Yıl 1932... Sir William McCordle ve karısı Lady Sylvia dostlarını Gosford Park isimli malikanelerine davet ederler. Davetliler arasında bir kontes, bir savaş kahramanı, bir oyuncu ve bir film yapımcısı bulunmaktadır. Davetliler eğlenirken, yanlarında getirdikleri hizmetçileri ile evin hizmetçileri arasında gizli bir mücadele başlar. Olayın içine bir de cinayet girince olaylar tamamıyla karışır.

İkinci Dünya Savaşı’nın başlarında İngilizler umutsuzluğa düştüğü sırada Churchill, kadınların casus olarak işe alınıp, eğitilmelerini emreder. Kadınların göz korkutucu misyonları sabotaj yapmak ve bir direniş oluşturmaktır. Bu görev için Vera Atkins, hırslı bir kadın olan Amerikalı Virginia Hall ve barış yanlısı bir kadın olan Noor Inayat Khan’ı işe alır. Kadınlar, Fransa’daki Nazi rejimini zayıflatmak için birlikte zorlu bir mücadeleye girişir.

Hiçbir yetişkinin hayatta kalmadığı bir uçak kazası sonrasında ıssız bir adaya düşen bir grup küçük çocuk, kendi küçük topluluklarıyla hayatta kalma savaşı verirler. Fakat çocuklar ister istemez iki gruba ayrılmışlardır: Ralph'ın başında olduğu bir grup sığınak yapmak ve yiyecek toplamak isterken, Jack'in grubu eğlenmek ve avlanmak isterler. Bu grup ayrılığı Ralph ve Jack arasında acı bir rekabeti başlatır. Aralarında gelişen bu düşmanlık da sonunda onları kanlı ve korkutucu bir noktaya getirir. William Golding'in Nobel ödüllü romanından uyarlanan bu film medeniyet ve ilkellik arasındaki ayrımı ortaya koyuyor.

William Shakespeare'in unutulmaz eserlerinden V. Henry'nin beyazperde uyarlaması. Globe Theatre'da oynanan oyunla başlayan film, V. Henry'nin oldukça çalkantılı geçen bir gençlik sonrasında geçirdiği dönüşüm ele alınıyor. V. Henry, dağılmış İngiliz birliklerini toplayarak oldukça güç koşullara rağmen Agincourt Muharebesi'nde Fransızlara karşı zafer kazanır. Böylece başarılı bir lider ve asker olduğunu da kanıtlamış olur. Fransızlarla barış anlaşması olarak da Prenses Katherine'i kendine ister.

Davey Gordon, a New York City boxer at the end of his career, falls for dancer Gloria Price. However, their budding relationship is interrupted by Gloria's violent boss, Vincent Rapallo, who has eyes for Gloria. The two decide to skip town, but before they can, Vincent and his thugs abduct Gloria, and Davey is forced to search for her among the most squalid corners of the city, with his enemy hiding in the shadows.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir