
Kerris Dorsey
Kellie

Marcel Sarmiento’dan doğaüstü bir korku filmi.. Genç kız, ailesini doğaüstü bir varlıktan korumak için mücadele etmek zorunda kalır. Korkunun yanı sıra aile bağlarını da konu alan dram ve gerilim yüklü bir film.

Korku filmi klasiği olan bu film serisinde, yaralı yüzlü bir sübyancıyı bir çete linç eder. Öldürülen sübyancı, yıllar sonra katillerinin çocuklarının rüyalarına girmeye ve rüyalarında onu gören çocukları teker teker öldürmeye başlar.


Bir sokaktaki bir evde küçük bir kıza alışılmadık şeyler olur. Son çare olarak onu kurtarması için bir adam çağrılır. Bu adam şeytan çıkarmaktadır.Washington D.C.deki bir kadın oyuncu, 12 yaşındaki kızının davranışlarında ve görünüşünde dramatik ve tehlikeli değişiklikler fark eder. Bu sırada Georgetown Üniversitesi'nde genç bir rahip, annesinin ölümcül hastalığı ile uğraşırken inancından şüphe duymaya başlamıştır.

Yakın zamanda yetim kalan kardeşler, şefkatli bir kadın tarafından evlatlık alınırlar. Ancak onun ıssız evine taşındıktan sonra, bu evlat edinen annenin sevgi dolu görüntüsünün ardında ürpertici bir şeyler gizlendiğinden şüphelenmeye başlarlar.

A woman wakes up injured in a basement surrounded by corpses. To survive, she pretends to be dead while a grotesque ritual unfolds in the house above.

An orphaned girl is rescued from a satanic ritual and taken to Saint Catherine Institute for homeless youth. There she will learn new skills while facing demons that stalk her.

1977'de Cadılar Bayramı öncesi iki genç çift biraz heyecan almak için Captain Spaulding'in işlettiği Canavarlar ve Deliler Müzesine giderler. Yalnız Captain Spaulding en az müzesinde sergiledikleri kadar enteresan ve çılgındır ve müze en yakın dolum istasyonuna millerce uzaklıktadır. Müzeyi gezdikten bir süre sonra çiftler tekrar yola koyulurlar ve yolda Baby adında otostopçu bir kızı da arabalarına alırlar. Ancak kısa bir süre sonra arabaları bozulur ve Baby onları evine davet eder. Fakat burada onları hayal ettiklerinden bile daha korkunç bir dünya üzerindeki cehennem beklemektedir. Korkunun gerçekten korku olduğu altın döneme kült yönetmen Rob Zombie ile çılgın bir dönüş ve sizi bekleyen şok edici sahneler! Cesetler Evi'ne girmeye cesaretiniz var mı?

A matriarchal witch passes on her sinister inheritance to her grand-daughter, triggering the most horrific curses.

Babasının zamansız ölümünün ardından genç bir oğlan, yeni dul kalmış üvey annesiyle birlikte geniş bir kır malikanesinin ürkütücü yalnızlığında kalır. Gerginlikler artarken oğlan, koridorlarda yankılanan rahatsız edici sesler duymaya başlar ve kısa süre sonra ise ölen babasına rahatsız edici derecede tanıdık bir benzerlik taşıyan grotesk bir yaratık tarafından rahatsız edilir. Uyarıları, yas tutan bir çocuğun hayal gücü olarak reddedildikçe bu uğursuz varlık, daha sık rahatsız etmeye başlar.

Freddy peşinizdeyken uykuya direnmek mi kabusunuzda onunla yüzleşmek mi daha iyi olur? Tüm zamanların en tüyler ürpertici filmlerinden Elm Sokağı Kabusu, ikinci filmiyle geri dönüyor. Elm Sokağı sakinleri, kabuslarına girdiği gençleri uykuda öldüren Freddy'den kurtulalı beş yıl olmuştur. Ancak sokağa taşınan Jesse ile birlikte Freddy de tekrar ortaya çıkar. Eğer Jesse'nin bedenini ele geçirebilirse Freddy canice katliamlarına devam edebilecektir. Elm Sokağı'nı uykusuz geceler beklemektedir. Elm Sokağı Kabusu'nun ardından çevrilen bu film en az ilki kadar orijinal ve korkutucu. Şeytani Freddy'nin öyküsü özel efektler ve zekice bir senaryo ile izleyenlerin kanını dondurmaya devam ediyor.

Kocasını kaybetmesinin ardından teselli arayan genç bir kadın, eşinin ailesiyle birlikte onların şehirden izole, ıssız evine sığınır. Ancak bu sığınak, karanlık güçlerin devreye girmesiyle kısa sürede kanlı bir kapana dönüşür. Aile üyeleri birer birer dehşet verici Deadite'lara dönüşüp bu buluşmayı bir cehennem toplantısına çevirirken; genç kadın, yaşarken edilen yeminlerin ölümden sonra bile nefes almaya devam ettiğini en kanlı şekilde öğrenecektir.

Paranormal araştırmacılar Ed ve Lorraine Warren, kariyerlerindeki son ve en korkutucu davayı üstlenirler. Bu dava, onları daha önce hiç karşılaşmadıkları kadar gizemli ve dehşet verici varlıklarla yüzleşmeye zorlar. Çift, hem kendi hayatlarını hem de masum insanları bu kötücül güçlerden korumak için son bir mücadele verir.

Nosferatu 1922 yılında Almanya'da çekilen Alman Dışavurumculuğu akımının başyapıtlarından ve korku sinemasının sayılı klasiklerindendir. F. W. Murnau'nun yönettiği filmde Max Schreck, vampir Kont Orlok rolündedir. Filmin orjinal Almanca adı Nosferatu, eine Symphonie des Grauens yani Nosferatu, Bir Dehşet Senfonisi'dir. Film, 1921 yılı ile 1922 yılı arasında çekilmiştir. Bram Stoker'ın Drakula romanının uyarlamasıdır ve telif ödenmeden yapıldığı için yayından kaldırılmıştır. Nosferatu filminde, Bram Stoker'ın filminden farklı olarak vampir Kont Orlok'tur. Bram Stoker'ın Drakula'sında ise vampir kontun adı Drakula'dır. Thomas Hutter, Almanya'nın Bremen'e bağlı Wisburg adlı küçük bir kasabasında, karısı Ellen ile birlikte yaşamaktadır. Transilvanya'da yaşayan Kont Orlok'tan bir mektup gelir. Bazı sembollerle dolu bu mektubu, Renfield adlı kişi Hutter için okur. Hutter, zengin Kont Orlok ile emlak anlaşması yapmak için Transilvanya'ya gidecektir.

19 yaşında bir genç olan Jay Height (Maika Monroe), tüm yaşıtları gibi eğlenmeye, gezip dolaşmaya ve erkeklere ilgi duymaktadır. Ancak yaşadığı masum gibi görünen cinsel deneyimin ardından tuhaf halüsinasyonlar görmeye ve birileri ya da birşeyler tarafından çok yakından takip ediliyor olduğunu hissetmeye başlar. Jay ve arkadaşları, bu çok yakındaki tehditten kurtulmanın bir yolunu bulmadan huzur bulamayacaklardır.


On the surface it's believed to be another urban legend - a supernatural being from the afterlife is violently killing anyone who cheats on their significant other in the small college town of Silvercreek, Pennsylvania. But the town's unusually high suicide rate is finally convincing both locals and college students that everything is not as it seems. When Maeve - a female college student - sleeps with Charlie, the married man of the host family she is staying with, both sense the deadly curse is closing in on them. Unable to get anyone to believe them, Maeve and Charlie seek out a local history student to help find answers and figure out a way to defend themselves. It all comes undone, however, as several people are horrifically killed by the savage being - one-by-one at a rapid pace. Eventually, Maeve, Charlie and the few survivors band together in an attempt to defeat the monster once and for all.

Bridgette ve ablası Ginger, 15 ve 16 yaşlarında iki genç kızdırlar. Banliyöde, kısıtlı bir çevrede yaşayan ve çevrelerindeki diğer kızlardan bir hayli farklı olan kızkardeşler, yalnızlıklarını ancak birbirleri sayesinde azaltabilmektedirler. Ölümle ve karanlık ne kadar ton varsa hepsiyle ilgili olan kardeşler, komşularının köpeklerini parçalayan gizemli bir yaratık mahalleyi tehdit edince de ilgi alanlarından uzak durmazlar. Gece yarısı ormanda parçalanmış köpekleri görüntülemeye çalıştıkları bir sırada, yaratık Ginger’a da saldırır ve onu kötü şekilde yaralar. Bu badireyi böylece atlatan ve bu olayı kimseye söylemeyeye karar veren kardeşlerden Bridgette, ablasındaki yaraların olağanüstü biçimde hızla iyileştiğini fark ettiğinde çok şaşırır. Bir süre sonra yaralarından kıl tüy çıkmaya başlayan Gİnger’daki değişiklikler bununla da sınırlı kalmayacaktır.

"İkiz Tepeler: Ateşte Benimle Yürü", FBI Ajanı Chet Desmond'ın Teresa Banks adlı genç bir garson kızın cinayetini soruşturması ile başlıyor ve ertesi yıl Twin Peaks kasabasında işlenen yeni bir cinayetle sürüyor. Gündüzleri sıradan bir lise öğrencisi olan Laura Palmer, gecelerini uyuşturucu parası için fahişelik yaparak geçirir. Laura ve arkadaşlarının verdiği bir seks partisi Twin Peaks kasabasında asla unutulmayacaktır.

After fleeing his psychotic father, a young teen and his mom seek refuge in a remote farmhouse, only to face a pack of ferocious dogs and the sinister spirits that haunt the property.

Film, küçük kızlarını trajik bir şekilde kaybeden bir çiftin (John ve Laura Baxter) yaşadığı yas, suçluluk ve doğaüstü olaylar etrafında döner. John ve Laura, kızlarının ölümünden sonra acılarını hafifletmek umuduyla Venedik’e taşınır. John burada bir kilisenin restorasyon işinde çalışmaktadır. Ancak şehirde tuhaf ve karanlık olaylar yaşanmaya başlar.Laura, iki yaşlı kadınla tanışır — içlerinden biri medyumdur ve ölen kızlarının ruhuyla iletişim kurduğunu iddia eder. John ise bu duruma inanmaz, ama zamanla Venedik’te gördüğü kırmızı pelerinli küçük bir figür onu rahatsız etmeye başlar — tıpkı ölen kızına benzeyen bir figür
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.








0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir