
April Pearson
Helen Tullet
"Bazı sırlar gömülü kalmalı."
Babasının intihar ederek hayatına son vermesi, genç bir anne olan Helen için hayatının en büyük bir yıkım olur. Çok geçmeden Helen, babasının ölümüne neyin yol açtığını merak eder ve etraflıca araştırmaya başlar. Yaptığı teferruatlı araştırmalar sonucunda onun 30 yıl öncesine ait çözülmemiş esrarengiz bir gizemi ortaya çıkardığında, büyümekte olan çocuğu için ölümcül olabilme ihtimali yüksek karanlık, tuhaf bir aile sırrını keşfeder.

April Pearson
Helen Tullet

Blake Harrison
Greg Tullet

James Cosmo
Frank Menzies

Samantha Bond
Gillian Burrows

Steve Oram
Stuart Hoskins

Robbie Gee
Detective Shepherd

James Dreyfus
Mr. Mulvaney

Patrick Bergin
Father Monroe

Kirsty Dillon
Trisha

Tahirah Sharif
Sue

Jimmy Yuill
Robert

Lee Nicholas Harris
Arresting Officer

Patricia Franklin
Johanna

Madeleine Kelly
Rose
Katherine Moran
Party Guest


Bazı hastanelerin 13. katı yoktur.Santa Mira hastanesinin de 3. katı olmamalıydı 5 kolej öğrencisi cadılar bayramında terkedmiş bir hastaneye girip bu hastane hakkındaki dedikoduların doğru olup olmadığını araştırmaya başlar.Hastanede kapana kısılmış diğer insanlarla karşılaştıkları gibi kendilerinden başka kimsenin canlı kalmasını izin vermeyecek olan ve intikam almak isteyen bir hayaletin varlığınıda keşfederler.

A woman wakes up injured in a basement surrounded by corpses. To survive, she pretends to be dead while a grotesque ritual unfolds in the house above.

Babasının zamansız ölümünün ardından genç bir oğlan, yeni dul kalmış üvey annesiyle birlikte geniş bir kır malikanesinin ürkütücü yalnızlığında kalır. Gerginlikler artarken oğlan, koridorlarda yankılanan rahatsız edici sesler duymaya başlar ve kısa süre sonra ise ölen babasına rahatsız edici derecede tanıdık bir benzerlik taşıyan grotesk bir yaratık tarafından rahatsız edilir. Uyarıları, yas tutan bir çocuğun hayal gücü olarak reddedildikçe bu uğursuz varlık, daha sık rahatsız etmeye başlar.

A series of down-on-their-luck individuals enter the decrepit and spine-chilling Rialto theater, only to have their deepest and darkest fears brought to life on the silver screen by The Projectionist – a mysterious, ghostly figure who holds the nightmarish futures of all who attend his screenings.

Freddy peşinizdeyken uykuya direnmek mi kabusunuzda onunla yüzleşmek mi daha iyi olur? Tüm zamanların en tüyler ürpertici filmlerinden Elm Sokağı Kabusu, ikinci filmiyle geri dönüyor. Elm Sokağı sakinleri, kabuslarına girdiği gençleri uykuda öldüren Freddy'den kurtulalı beş yıl olmuştur. Ancak sokağa taşınan Jesse ile birlikte Freddy de tekrar ortaya çıkar. Eğer Jesse'nin bedenini ele geçirebilirse Freddy canice katliamlarına devam edebilecektir. Elm Sokağı'nı uykusuz geceler beklemektedir. Elm Sokağı Kabusu'nun ardından çevrilen bu film en az ilki kadar orijinal ve korkutucu. Şeytani Freddy'nin öyküsü özel efektler ve zekice bir senaryo ile izleyenlerin kanını dondurmaya devam ediyor.

Hollywood hayalleri olan bir grup gençten oluşan bir film ekibi, yetişkin filmi çekmek için Teksas'ın derinliklerindeki uzak bir çiftlik evine gider. Ekip, yaşlı bir çiftin evinde çekime başlar. Ancak çok geçmeden kendilerini hayatları için verdikleri umutsuz bir mücadelenin içinde bulurlar.

Ünlü korku ustası Clive Barker'ın Kabal romanında uyarlanan film, terapisti tarafından, geceleri cinayetler işlediği yönünde yorumlanan kabusları yüzünden yaratık olduğuna inanan ve yaratıkların yaşadığı rivayet edilen Midian'ı aramaya başlayan Aaron Boone'un hikayesini konu ediyor..

Bir kasaba şerifi, oğlu ve üç suçlu, Ölüm Vadisi'ndeki bir benzin istasyonunda beklenmedik şekilde karşılaşır. Çıkan çatışma sonucu istasyon alev alır ve patlar. Yangından sonra tüm kasaba boşalmış gibidir - telefonlar çalışmaz, yollar terk edilmiş, yardım imkansızdır. Hayatta kalan altı kişi (şerif, polis oğlu, iki suçlu, bir doktor ve garson kız) kendilerini gizemli bir çöl tuzağında bulur. İnsani farklılıklarını bir kenara bırakıp, görünmez bir tehdide karşı birlikte mücadele etmek zorundadırlar.

İkinci Dünya Savaşı sonrası New Jersey... Kocasını savaşta kaybetmiş olan Grace, güneş ışığına hassasiyeti olan iki çocuğuyla birlikte, büyük bir konakta yaşamaktadır. Perdelerin hep sımsıkı kapalı tutulduğu eve, üç kişi uğrar: İhtiyar bir kadın ve adam, bir de dilsiz genç kız. Evi çekip çevirecek yardımcılar aramakta olan Grace, bu kişilere iş verir; onları çocuklarının sağlık durumu konusunda uyarır. Öte yandan, Grace'in kızı Anne, Victor adlı bir çocuğun kendileriyle birlikte evde yaşadığına inanmaktadır. Evin çevresini kaplayan yoğun sis yüzünden kasabayla irtibatları kesildiği sırada, Grace, kızının anlattığı hikayelerin doğru olabileceği yolunda kanıtlarla karşılaşır. İşte bu noktada, eve yardımcı olarak aldığı insanlardan da şüphelenmeye başlar. Gücünü büyük ölçüde finalindeki sürprizden alan, gerilim dolu bir yapım...

"İkiz Tepeler: Ateşte Benimle Yürü", FBI Ajanı Chet Desmond'ın Teresa Banks adlı genç bir garson kızın cinayetini soruşturması ile başlıyor ve ertesi yıl Twin Peaks kasabasında işlenen yeni bir cinayetle sürüyor. Gündüzleri sıradan bir lise öğrencisi olan Laura Palmer, gecelerini uyuşturucu parası için fahişelik yaparak geçirir. Laura ve arkadaşlarının verdiği bir seks partisi Twin Peaks kasabasında asla unutulmayacaktır.

Amerikalı bir yazar olan Sam, Roma'da yaşayan ve yazar tıkanıklığıyla boğuşan bir adamdır. Amerika'ya dönmenin eşiğindedir ve bir gün bir sanat galerisinde bulunduğu esnada, galeri sahibinin karısına yapılan cinayet teşebbüsüne tanık olur. Sam neye uğradığını şaşırır, kadını kurtarmak için hiçbir şey yapamaz. Neticede kadın kurtulduğunda polisler bu ünlü seri katilin elinden kurtulan tek kişinin kendisi olduğunu söylerler, ancak davayı yine de çözemezler. Tüm sürece tanık olan Sam, bu davayı kendi başına çözmeye, tehlikeli katili tek başına aramaya karar verir.

Yaşlı bir kadını öldürme suçuyla dört yıl hapiste yatan bir adam hapisten çıkar. Çıkar çıkmaz da tekrar öldürme planları yapar ve olası kurbanları aramaya başlar. Önce araba kullanan bir şoförü öldürme girişiminde bulunur; fakat başaramaz ve kaçar. Bir ailenin yaşadığı bir eve gelir ve bir yandan sorunlu çocukluğunu düşünürken, bir yandan da evdekileri akıl almaz zevk ve hazlarına kurban eder.

Bilim adamı olan Dennis Allan, kullanan kişiyi bilincini yitirmeden felç eden bir ilacın söylentisinin peşinde, devrim rüzgarlarıyla kasıp kavrulan Haiti'ye gider. Latin Amerika halklarında etkin bir gücü olan batıl inanışlar, kara büyüler, bedenlerini değil ruhlarını kaybeden zombiler arasında Dannis, neyin bilim, neyin batıl inanış, neyin gerçek, neyin gerçeküstü olduğuna karar vermek zorunda kalacaktır.

Meşhur korku roman yazarı Clive Barker'ın imzasını attığı Books of Blood'tan uyarlanan film, uzay ve zaman ögelerinin birbirine girdiği üç farklı hikayeyi anlatıyor. Daha önce keşfedilmeyene doğru bir yolculuk yapılıyor. Filmde Anna Friel, bir psikolog olan Mary'yi canlandırıyor. Mary, 7 yaşındaki oğlunu lösemiden kaybetmiştir. Yeni sevgilisi Simon, Mary'nin ölü oğlu ile konuşması konuşabileceğini söyler. Robertson ise Jenna'ya hayat veriyor. Jenna, sesten iğrenme rahatsızlığı olan misfoniden muzdariptir. Annesinin onu çiftliğe geri göndereceğini öğrenince Los Angeles'ın yolunu tutar. Üçüncü hikayede ise bir katilin hikayesi anlatılıyor. Katil paha biçilemez bir kitap bulur. Bu sayede eşi ile birlikte kirli işlerden emekliye ayrılabilecektir. Bu karaktere ise Yul Vazquez hayal veriyor.

Şehir, birbiri ardına ortaya çıkmaya başlayan cesetlerle sarsılmaktadır. Şehrin farklı noktalarında bulunan bu cesetlerin hepsi birbirinden acımasız ve incelikli yöntemlerle öldürülmüştür. Araştırma derinleştikçe bütün kanıtlar tek bir kişiyi işaret etmeye başlar: John Kramer. Ancak bu imkansızdır, zira Kramer 15 yılı aşkın süre önce ölmüştür.

Yetenekli yeni bir FBI ajanı olan Lee Harker, çözülmemiş bir seri katil vakasına atanır. Soruşturma karmaşıklaştıkça ve gizli kanıtlar ortaya çıktıkça Harker, acımasız katille kişisel bir bağ olduğunu fark eder. Bu durumun ardından Lee, başka bir aile cinayetini önlemek için zamana karşı yarışmak zorunda kalır.

Evan values family above all else, and anyone who gets between him, his wife, and newborn son learns that the hard way. But when it comes to violent tendencies, it seems the apple doesn’t fall far from the tree.

Dünyaya adalet getirmek isteyen sadist bir dahi şehre musallat olur. Küstah bir dedektifle acemi ortağı ise, emekli bir komiserin de yardımıyla, şehrin kanlı geçmişini hatırlatan bu tüyler ürpertici cinayetleri çözmeye çalışır. Derin bir gizemin içinde farkında olmadan kapana kısılan dedektif, kendini katilin korkunç oyununun ortasında bulur.

Yönetmenliğini Patrcik Lusser’ın yaptığı, senarsitlerinin Patrick Lusser ve Todd Farmer’ın birlikte üstlendiği basit bir cadılar bayramı partisinin, cinayetle bitmesiyle başlayan Teick filminde; Arkadaşları tarafından zorbalığa uğrayan sessiz Trick cadılar bayramı gecesi daha fazla dayamayarak tüm arkadaşlarını katleder. Yakalanan Trick dedektif Denver ve adamlarının elinden kaçar. Başrollerini Omar Epps, Jamie Kennedey ve Tom Atkins’in üstlendiği filmde öldüğü düşünülen Trick daha sonraki yıllarda her cadılar bayramında geri döner. Trick peşinde olduğu kasabada her yıl terör estirirken, dedektif Denver’ da Trick’i yakalamaya takıntılı hale gelir. Bu yıl Cadılar Bayramında geri dönen Trick’i yakalamaya kararlı dedektif Denver, kasaba polisleri ve kasaba halkı çok daha karmaşık bir durumun içine sürüklenecektir!
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir