
Lars Brygmann
Jan

Ordinary Jan has no easy life. He is by far the most unpopular employee at work. At home it's even worse. His marriage with the not so ordinary Bente is on the verge of a breakdown. Jan's boss finally sends him into group therapy where an unlikely friendship emerges between Jan and the two mechanics Rudy and Alf.

Lars Brygmann
Jan

Sidse Babett Knudsen
Bente

Søren Pilmark
Erik

Rasmus Bjerg
Alf

Nicolaj Kopernikus
Rudy

Jan Malmsjö
Eckelstein

Kristian Halken
Torben

Frida Hallgren
Sanna

Kirsten Lehfeldt
Ellen

Alexander Öhrstrand
Pelle

Niels Jørgen Riis
Rhomas / Cavaradossi / Rodolfo

Tilde Maja Frederiksen
Anna

Ralph Carlsson
Billetmanden

Nynne Karen Nørlund
Karin

Anne Sofie Espersen
Kærestepar

Çocuk büyütmenin neşeli olduğu kadar stresli yönlerini açığa çıkaran, çocuk büyüten kadınların kendilerini nasıl unutabildiklerini anlatan, annelik üzerine eğlenceli bir komedi.

Dul kalan çiçeği burnunda bir baba, kızını tek başına büyütmek için bilinmezlik, korku, üzüntü ve bebek bezleriyle dolu bir serüvene atılır. Gerçek bir öyküden esinlendi.

New York’ ta popüler bir geliştirme grubu çalışmalarına uzun süreli bir ara verir. Hepsi iyi arkadaş olan grubun diğer elemanları, yavaş yavaş herkesin bu işin altından kalkamayacağını anlamaya başlarlar…

Köşe yazarı Darla, son yazısından dolayı büyük tepki çeker ve kovulur. Bailey ise kanser olduğunu öğrenir. Yolları kesişen Darla ve Bailey yakınlaşmaya başlarlar.'Pitch Perfect' serisi ve 'Dial a Prayer' filmlerinde de izlediğimiz Brittany Snow'a, Sam Richardson ve Anna Akana'nın eşlik ettikleri yapımın kamera arkasında Nico Raineau yer alıyor.

Jon Katz’ın anılarından beyazperdeye uyarlanan film, orta yaş bunalımındaki bir yazarın collie cinsi bir köpekle birlikte değişen hayatını anlatıyor. Eskisi kadar üretken olmayan bir yazar olan Jon Katz, kendisine bir köpek alarak hayvanın daha rahat etmesi için bir çiftlik evine taşınır. Ancak orta yaş krizinde çıldırmanın eşiğindeki bu adam, ondan daha deli çıkan köpeğini dize getirirken, kendini bulacaktır.

Sıkıcı bir hayat süren eczacı Doug Varney (Sam Rockwell), Elizabeth Roberts (Olivia Wilde) adlı bir müşterisinin hayatına dahil olmasıyla alt üst olur. Bu güzel kadınla ilişkiye girmeye başlayan Doug, daha önce hiç yaşamadığı zevkleri tadarken, bir yandan da uyuşturucu dünyası ve cinayet gibi hiç beklemediği şeylerle de yüzyüze gelecektir.

Roman yazarı Mavis Gary, boşandıktan kısa bir süre sonra, doğup büyüdüğü Minnesota'daki küçük kasabasına geri taşınır. Geçmişte kalan eski sevgilisini tekrar görmeyi uman Mavis onun artık evli ve çocuklu bir erkek olduğunu görecektir...

Öz güveni yüksek yeni arkadaşından ve annesinin asi geçmişinden ilham alan 16 yaşındaki utangaç bir kız, okulundaki cinsiyetçiliğe isyan eden bir dergi çıkarır.

Genç ve işsiz annesinin yanında büyüyen Mia ve kardeşi, dar gelirli ailelerin oturduğu bir sosyal konutta yaşamaktadır. Kadınlığını gizlerken kadınsı düşler kuran, küçük kardeşiyle küfürsüz konuşmasa da bu dili sevgi aracı olarak kullanan, okuldan atılmış, arkadaştan yoksun genç kızın yaşamı, bir gün annesinin eve getirdiği yeni sevgiliyle alt üst olur. Sadece dans ederek rahatlayan ve şefkat özlemi içinde yanan Mia, bu olgun erkeğin yakınlığından çok etkilenir...

Teksas’taki yaşam Bliss Cavendar’a iki seçenek sunmaktadır: Futbol ya da güzellik yarışması. Bu iki kategori, cinsel rollere göre paylaştırılmıştır. Bliss bu monotonluktan ve seçeneksizlikten hergün daha çok bunalmaktadır.Eski güzellik kraliçesi olan annesi, Bliss’in de aynı yoldan gitmesini istemektedir. Daha sert ve erkeksi özelliklere sahip olan Bliss’in ise planları çok başkadır. Whip It, vizyona girdiği ilk hafta Box Office US’te 6. sırada yerini aldı.

Sevgilisi evlenme teklifini reddedince Steven yeni bir eve taşınır. Sıra yeni evine kablolu televizyon bağlatmaya gelince bunu en ucuz hatta bedava yoldan halletmeye karar verir. Bunun için de çatlak Douglas'ı çağırır.

Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.

Yıl 1961; savaş sonrası, Beatles öncesi dönem Londra’sında...16 yaşında zeki ve çekici bir genç kız olan kadınlığa geçişin eşiğinde olan Jenny (Carey Mulligan); Londra’nın banliyölerinden Twickenham’daki odasında Juliette Greco şarkıları söyleyip daha özgür ve Gauloise kokulu bir hayatın hayallerini kurmaktadır. Yağmurlu bir Londra sabahında Jenny’nin rutin hayatı “uygunsuz” bir aşık olan 30 yaşlarındaki David (Peter Sarsgaard)’in gelişyle alaşağı olur. Parlak bir öğrenci olan Jenny, Oxford’da okuma hakkı kazanmakla, karizmatik ve kendinden yaşça geçkin bir adamın çekici teklifi ve hayatı arasında gidip gelmektedir.

A woman embarks on a journey alone across the United States after fleeing from her violent husband.

İki gerçek hikayeden yola çıkan film, farklı zaman dilimlerinde yaşayan ve kendi zaman dilimlerinde benzer mücadeleler vermiş olan iki kadının hikayesini merkez alıyor. Zaman ve mekan olarak ayrı olsalarda hayatları iç içe geçen bu iki kadın, bizlere tutku ve cesaretle herşeyin başarılabileceğini gösteriyor. Başrollerinde sinemanın yaşayan efsanelerinden Meryl Streep ve başarılı oyuncu Amy Adams'ın yer aldığı filmde komedi, dram, romantizm gibi farklı türler bir arada kullanılmış...

Drew Barrymore ve Ben Stiller tarafından canlandırılan genç çift, yaşamlarını yoluna koymalarına rağmen mutlulukların beşiğine henüz sahip olamadıkları için sıkıntı yaşamaktadırlar. Uzun aramalardan sonra hayallerinin evine kavuşurlar. Cennet yuvası görünümündeki dubleks eve sahip olmaları için hiçbir engel yoktur'Evin sahibi yaşlı kadın dışında!İkili ne yapıp edip eve yerleşmeye karar verirler. Ve bunun için plan yapmaya başlar. Fakat kısa sürede rakiplerinin ne kadar zorlu olduğunun farkına varacaklardır...

Jane’in (Streep) üç yetişkin çocuğu, başarılı bir Santa Barbara pastahane/restoranı ve on yıl önce boşandığı eski kocası avukat Jake’le (Baldwin) dostça bir ilişkisi vardır. Fakat Jane ve Jake oğullarının üniversite mezuniyeti için kendilerini şehir dışında bulduklarında, işler karışmaya başlar. Birlikte yedikleri masum bir yemek düşünülmeyen bir şeye dönüşür—yeni bir ilişki. Jake, çok daha genç olan Agness’le (Lake Bell) evlidir ve Jane artık, diğer kadındır. Jane’in mutfağını değiştirmek için işe alınan mimar Adam (Martin), yeniden alevlenen bu aşkın ortasında kalır. Boşanmasının etkilerini atlatmaya çalışan Adam, Jane’e aşık olmaya başlar, ancak çok geçmeden bir aşk üçgeninin parçası olduğunu fark eder. Jane ve Jake kendi hayatlarına mı devam etmeli, yoksa aşk ikinci turda gerçekten daha mı güzeldir?

Gazetecilik stajına cinsiyetçilik nedeni ile alınmadığını düşünen Terri, erkek olarak yaşamayı dener. Fakat erkeklerin hayatının da pek kolay olmadığını öğrenecekir.

Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.

Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir