
Darcie Rose
Ingrid

Ingrid and her siblings are on the run from the Beserkers who have begun invading the villages, taking over, savagely using the residents on a game where they vs a Beserker, and if they win, they get to survive - only, no one ever wins. The siblings are trying to escape the Beserkers after they violently murdered and took over their town. However, the Beserkers are on their trail, and want to put them in the game.

Darcie Rose
Ingrid

Peter Cosgrove
Snorre

Victor Toth
Leif

Georgia Woodthorpe
Astrid

Michelle Archer
Vigdis

Shaila Alvarez
Loki

Jerry Anton
Berserker Warrior

Claudine-Helene Aumord
Heather
Jane Buckle
Saxon
David Carrozzo
Steiner

Sarah T. Cohen
Siv

Daniel Eghan
Odin
Nick Field
Siguard

Cassandra French
Turid
Lati Gbaja
Berserker

Babasının ölümüyle sarsılan, evin bakıcısı tarafından sevilen ama aynı zamanda bu süre zarfında cinsel istismara uğrayan, bir leydi ile dost olan ve sonuç olarak onunla Chelsea´de yaşamaya başlayan Turner, tüm bu hayatında olup biten karmaşanın yanında aslında çok büyük bir yeteneğe sahiptir. Resim yapmak, gezi keşiflerine çıkmak, hatta genelevleri ziyaret etmek, gemilerle denizlere açılmak, üst sınıfın arasına girmek gibi birçok değişik aktivitede bulunması onu diğer ressamlardan farklı kılmış, ve hem kraliyetin hem de halkın eserlerini takdir etmesini sağlamıştır.

Jem Belcher, eski bir boksör olan büyükbabası tarafından yoksulluk içinde büyütülür. Maddi olarak tükenmiş ve büyükbabasını gururlandırma arzusuyla hareket eden genç adam, onun izinden gitmeye karar verir. Bunu için de ünlü koç Bill Warr’dan yardım alır. Bill, Jem'in doğal yeteneğini geliştirmeyi ve onu dünyanın gördüğü en büyük dövüşçü yapmayı hedefliyor. Büyük bağlılık ve birçok zorluk sayesinde Jem'in planı işe yarar. Jim, şampiyon olur ve sosyal olarak yükselir. Ama sonra bir kaza onu kısmen kör bırakır ve acımasızca düşer. Ancak, birdenbire, acımasız bir dövüşte yeni şampiyonla yüzleşmek için son bir şans yakalar.

18. yüzyılda, İngiliz ve Fransız askerleri, Kuzey Amerika'nın kontrolünü ele geçirebilmek için savaşmaktadırlar. Kızılderililer ve yerleşimciler, bu savaşın ortasında kalmışlardır. Yerleşimcilerden Cora ve kızkardeşi Alice'i, başlarına gelen bir beladan Şahingöz adında bir kızılderili kurtarır. Şahingöz, aslında bir yerleşimcidir fakat ailesi ölünce son Mohikanlar tarafından büyütülmüştür.James Fenimore Cooper'ın romanından uyarlanan Mohikanların Sonuncusu, Michael Mann'in yönetmenlik kariyerinin önemli filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Daniel Day-Lewis'in oldukça başarılı bir performans sergilediğini de ekleyelim.

Beowulf 8 yaşındayken Geatland'e gitmiş ve orada meşhur bir savaşçı haline gelmiştir. Kral Hrotghar, Grendel adlı trolün babasını bir tane balık çaldığı için öldürmüştür. Aradan 30 yıl geçtikten sonra babası gözleri önünde öldürülen Grendel, Kral Hrotghar'ın ülkesine musallat olur. Sadece silah taşıyanları ve kendisine saldıranları öldürür. Yaklaşık 300 kişiyi öldürdükten sonra Beowulf, 10 arkadaşı ile birlikte Grendel'i öldürmek amacıyla ülkesine geri döner.

Joshua Rose (Dennis Quaid) Paris'te bir terörist saldırısı sırasında karısı ve çocuğunu kaybeden Amerikalı bir askerdir. Joshua başına gelen bu olayın etkisiyle gönüllü olarak Bosna Savaşına katılmaya karar verir. Savaşın bütün dehşeti ve vahşiliğine rağmen yaşadığı olaylar, içindeki nefreti yavaş yavaş eritirken sevgi ve umudu yeniden yeşertmeye başlar.

Erdemli bir komutan kendi kaderini tayin ederek Töton Şövalyeleri ve Kutsal Roma İmparatorluğu ordularına savaş açar.

Oslo, 1993’te gerçekleşen Oslo Barış Antlaşması’nın arka planında yatan olayları ele alıyor. Yatıştırılamayan ebedi düşmanlıklar, perde arkası görüşmeler ve Oslo Antlaşması’nın gerçekleşmesini sağlayan gizli ama birbirlerine derinden bağlı bir grup Norveçli, İsrailli ve Filistinli kahramanın öyküsü, gerçek hikâyelere dayanıyor.

Kral Arthur’un genç ve pervasız yeğeni Sir Gawain’in, Noel şenlikleri sırasında gizemli "Yeşil Şövalye"nin meydan okumasını kabul ederek onu bir darbeyle yaralaması ve bir yıl sonra bu darbenin aynısını geri almak üzere yola çıkmasıyla başlayan film, fantastik bir olgunlaşma yolculuğunu konu alır. Gawain bu yolculukta, hem doğaüstü engellerle hem de kendi korkuları, dürüstlüğü ve kaderiyle yüzleşerek, gerçek bir şövalye olmanın ağırlığını ve ölümün kaçınılmazlığını sorgulayan derinlikli bir sınava tabi tutulur.

Katherine, kralın yurt dışındaki savaşları sırasında ülkeyi yönetmesi için naip olarak atanır. Ancak Henry, giderek kötüleşen sağlığı ve artan paranoyası ile saraya döndüğünde, Katherine hem kendi hayatta kalışı hem de halkının geleceği için tehlikeli bir mücadeleye girişir.Film, Katherine Parr'ın güçlü, bağımsız ve dirençli bir kadın olarak tarihin akışını nasıl etkilediğini gözler önüne sererken, aynı zamanda Tudor sarayının karanlık ve entrikalarla dolu dünyasını çarpıcı bir şekilde yansıtır. Firebrand, kadınların dayanıklılığı, otoriteye karşı direnişi ve zorlu bir dönemde verilen kişisel savaşların güçlü bir portresini sunuyor.

İkinci Dünya Savaşı sonrası Amerika'da kocasıyla banliyölerde hayatını yeniden kuran bir kadın, komşusunu kaçırır ve kendisine karşı işlediğine inandığı korkunç savaş suçlarından intikam almak ister.

Karpat yerlilerinden oluşan bir grup Zakhar Berkut liderliğinde Moğol ordusunun ilerleyişini durdurmak için plan yapar. Ancak yerlilerin içerisinde bulunan bir hain gizli bir geçitten bahseder ve olaylar değişir.

Cristero Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir hikayeyi anlatan film, 1920'lerde Meksika hükümetinin Katolikler'e uyguladığı insanlık dışı zulmü anlatıyor.


In November of 1918 as World War I was ending, a unit of American soldiers goes behind enemy lines to find a lost platoon of African American soldiers.

Regent Horthy is the leader of Hungary and a German ally, but his favorable standing with Hitler changes as the war comes to an end. Forced to cede Hungary’s power or else witness the execution of his son, Regent Horthy gives up control of his country to the Nazis, who quickly move Hungarians to ghettos and death camps, with no hope in sight. But the despair changes when a young man named Elek emerges. Separated from his family during the relocations and aided by the woman he loves , Elek defies the enemy by becoming one of them. In a race against time, disguised as a Nazi Officer he embarks on a mission to save his family and thousands of his countrymen.

Dünya'nın ekosisteminin çöküşünden sonra distopik bir gelecekte geçen film, çökmüş dünyanın çürüyen kalıntılarında yaşamını sürdürmek için hayatta kalma becerilerini kullanan, güçlü ve iradeli 13 yaşındaki bir kız olan Vesper'ı ve hasta babası, Darius’ı takip ediyor.

Gangster filmleri üçlemesi Pusher ile tanınan yönetmen Nicolas Winding Refn, Pusher filmlerinin yıldızı (ve Ateş ve Citroen, Casino Royale, Prag, Düğünden Sonra filmlerinin oyuncusu) Mads Mikkelsen'le, bu kez henüz Ağustos ayında Venedik Film Festivali'nde ilk kez izleyiciyle buluşan epik bir Viking filminde buluşuyor. MS 1000 yılında geçen filmde Mikkelsen, Tek Göz adında dilsiz bir savaşçıyı canlandırıyor. Yıllarca bir Norman'ın tutsağı olan Tek Göz, on bir yaşındaki köle Are'nin yardımıyla kaçar. İskandinavya'ya dönmek için bir Viking gemisine binerler ama tanımadıkları bir ülkede karaya çıkarlar. Vikinglerin sonu, görünmeyen düşmanlarının elinde kanlı olur; Tek Göz ise bu vahşi ülkede gerçek kimliğini bulacaktır. , adını Kuzey mitolojisinde savaşçıların gittiğine inanılan cennetten alıyor.

Bu hareketli ve heyecanlı filmde, bir kitabı bitirebilmek için bir kristalin peşine düşen, Vikinglerle ve ateş saçan canavarlarla savaşması gereken on iki yaşındaki Brendan'ın maceraları anlatılıyor. Manastırda yaşayan kızıl saçlı, meraklı Brendan'ın hayatı, bitmemiş bir kitapla Vikingler'den kaçan kitap süsleme ustası Aidan ve kedisinin gelişiyle alt üst olur. Kitabı tamamlayabilmek için Brendan'ın en derin korkularını yenmesi, büyülü ormanın efsane yaratıklarıyla yüzleşmesi ve ak yüzlü kurt kızla arkadaş olması gerekir. Heyecan, macera, sihir ve tehlikeyle dolup taşan harika bir canlandırma * 6 yaş ve üzeri için uygundur * İzlediğim en sade doğal animasyon filmlerinden biriydi diyebilirim. Yeri geldi gülümsedim yeri geldi hüzünlendim bu filmi izlerken. Filmdeki renkler,müzikler ve çizimlerin uyumunu çok beğendim

10. yüzyıl İzlanda’sında geçen ve İskandinav efsanelerinden uyarlanan film, babasını öldüren, annesini ise kaçıran amcasından intikam almaya kararlı olan bir Viking prensinin hikâyesini anlatıyor.

İktidara gelmek için hiçbir şeyden çekinmeyen savaşçı Viking kardeşler Sligon ve Thagnar, önce Eisenherz’in ailesini acımasızca katleder, ardından efsanevi Excalibur kılıcını ele geçirirler. Ancak Kral Arthur’un Camelot şatosunda kılıç ustası olarak yetişen cesur Eisenherz, Vikinglere boyun eğmeye hiç niyetli değildir. Kahramanca mücadelesinde ona yalnızca cesur ruhu değil, büyüleyici Prenses Ilene de destek olur ve bu macera ikiliyi büyük bir aşka sürükler.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir