
Zachary Scott
Sam Tucker

Sam Tucker, a cotton picker, in search of a better future for his family, decides to grow his own cotton crop. In the first year, the Tuckers battle disease, a flood, and a jealous neighbor. Can they make it as farmers?

Zachary Scott
Sam Tucker

Betty Field
Nona Tucker

J. Carrol Naish
Devers

Beulah Bondi
Granny Tucker

Percy Kilbride
W. Harmie

Charles Kemper
Tim

Blanche Yurka
Mama Tucker

Norman Lloyd
Finlay

Estelle Taylor
Lizzie

Paul Harvey
Ruston

Noreen Nash
Becky Devers

Paul E. Burns
Uncle Pete Tucker
Jay Gilpin
Jottie Tucker
Jean Vanderwilt
Daisy Tucker
Jack Norworth
Dr. White

Joy Mangano henüz küçüklüğünden itibaren hayal gücü çok gelişmiş olan, yeni icatlar üretme peşinde bir kadındır. Hayatında ve ailesinde yaşadığı zorluklara rağmen üretkenliğini hiç yitirmez; günlük yaşamda pratik konulara dair elinden her türlü iş gelir. Bu arada boşandığı eşi, sorunlu annesi, ilgi isteyen iki küçük çocuğu ve yarı belalı babasıyla "normal" bir hayat sürdürmeye çalışır. Fakat bir gün her şey canına tak eder ve Joy yarım bıraktığı hayallerinin bir ucundan tutmak için yeniden kolları sıvar. Attığı bu adım, bütün hayatını tamamen değiştirecektir.

John Steinbeck'in Pulitzer ödüllü romanından uyarlanmış, John Ford imzalı 2 Oscarlı bir başyapıt. Hapisten çıkan Tom Joad, Oklahoma'daki ailesinin çiftliğine gider. Ancak gittiğinde görür ki banka çiftliğe el koymuştur. Zira Büyük Buhran tüm Amerika'yı etkisi altına almıştır. Ertesi gün tüm Joad Ailesi, eşyaları ile birlikte eski püskü bir kamyonla California'ya doğru yola çıkar.

Güney Koreli göçmen Yi ailesinin 1980’ler Amerika’sında yeni bir hayat kurma hikayesini anlatıyor. Baba Jacob’un çiftlik kurma hayaliyle Kaliforniya’dan Arkansas’a taşınan aile, kendi kimlik krizleri ve Reagan döneminin ekonomik zorlukları arasında sıkışıp kalır. İdeallerindeki hayattan uzaklaştıkça, Jacob ve Monica çiftinin birbiriyle olan bağları zayıflamaya başlar. Çocuklarının bakımına yardım etmesi için, anneanne Soonja’yı (büyük övgü alan performansıyla Yuh-jung Youn) davet ederler. Muzip anneannenin gelişi, aileye kolay pes etmemeleri gerektiğini hatırlatacaktır. Tıpkı her tür koşulda zorluklara dayanıp kök salmasıyla bilinen, Kore’ye özgü “Minari” bitkisi gibi…

Zeki ve kinik bir adam olan George Milton ile ismiyle tezat oluşturacak şekilde iri ve çok güçlü ama akli dengesi bozuk olan Lennie Small, Büyük Bunalım sırasında çiftlikten çiftliğe dolaşarak iş arayan göçmen toprak işçilerinden ikisidir. Kaliforniya'daki Salinas Vadisi'nde, Soledad yakınlarında bir çiftlikte iş bulurlar ve para biriktirmek için çalışmaya başlarlar. Kendilerine ait bir parça toprak edinip oraya yerleşmeye dair ortak bir hayalleri vardır. Lennie bu hayali George'a defalarca anlattırır ve en çok da besleyip okşayabileceği yumuşak tavşanlarla ilgili kısmını sever. George da Lennie'nin bu takıntısını, onu korumak için, başını belaya sokarsa tavşanlara bakmasına izin vermeyeceğini söyleyerek kullanır. İkili, daha önce çalışmakta oldukları Weed'deki çiftlikten, Lennie'nin yumuşak şeylere dokunma takıntısıyla bir genç kadının elbisesini okşamasının girişimi olarak görülmesi sebebiyle kaçmışlardır.

Depresyonun ayırdığı bir kasabada unutulmaz karakterler bir araya gelir. Zamanının tutuculuğuna rağmen her şeyi son derece açık bir şekilde gören kör pansiyoner Mr. Will, beyazların yaşadığı bir kasabada yerini çok iyi bilen siyah bir adam ve iki evliliği tehdit eden bir üçgende yaşayan Wayne , Margaret and Viola. Tüm bu insanlar unutulmayacak bir inanç, cesaret, aşk ve en önemlisi dayanıklılık sınavı veriyorlar.

"Bull" McCabe's family has farmed a field for generations, sacrificing much in the name of the land. When the widow who owns the field decides to sell it in a public auction, McCabe knows that he must own it. While no local dare bid against him, a wealthy American decides he requires the field to build a highway. "Bull" and his son decide they must try to convince the American to let go of his ambition and return home, but the consequences of their plot prove sinister.

Seksen yaşındaki Craig ve Irene Morrison’ın yaşamı yavaş yavaş değişmeye başlamıştır. Değişen zaman ve kurallar nedeniyle, küçük çiftliklerinden yeteri kadar para kazanamamaktadırlar. Irene’de bunama belirtileri baş göstermiştir. Hala aynı yerde yaşayan ve Irene’in daha profesyonel bir yardım almasını isteyen çocuklarının isteklerinin aksine, Craig içinde sadece karısıyla kendisinin yaşayabileceği küçük bir ev yapmak ister. Bu projeye aklında tek bir fikirle başlayan Craig arkadaşlarından da destek alır. Ancak bu süreçte Craig birçok zorlukla karşılaşır

70 yaşındaki Percy Schmeiser, küçük bir kasabada çiftçilik yapmaktadır. Percy, bir gün mahsullerinde GDO bulur ve bu duruma neden olan büyük bir holdinge meydan okur. Şirketin iş uygulamalarına karşı çıkarken aynı zamanda kendisi gibi savaş veren binlerce çiftçiyi de temsil ettiğini fark eder. Percy bir anda çiftçilerin haklarını ve dünyanın gıda tedarikini şirket açgözlülüğüne karşı korumak için savaşan bir halk kahramanı haline gelir

Tom and Mae Garvey are a Tennessee farming couple battling violent floods to save their land. In addition to natural disasters, the Garveys fight to stop a selfish land developer and a local corporation from foreclosing on their farm. While Mae stays at home to care for their children and tend to the crops, Tom finds work as a scab at a steel mill to preserve his family's property.

Batı Teksas'lı bekar bir anne piyangoyu kazanır ve aynı hızla çarçur ederek arkasında bir kalp kırıklığı dünyası bırakır. Yıllar sonra cazibesi tükenen ve gidecek hiçbir yeri olmayan kadın, hayatını yeniden inşa etmek ve kurtuluşu bulmak için savaşır.

MercyMenin bir çok insana umut veren şarkısının ardındaki ilham verici ve bilinmeyen gerçek hikayesi.

Adonis Creed için yaşam bir denge oyunu haline gelmiştir. Kişisel zorunluluklarıyla yaklaşmakta olan dövüşü arasında kalan Creed, hayatının en büyük mücadelesiyle karşı karşıyadır. Ailesinin geçmişiyle bağlantılı bir rakiple yüzleşecek olması ringdeki yaklaşan dövüşün önemini daha da arttırmaktadır. Rocky Balboa tüm bu süreç boyunca yanında olacak ve birlikte ortak geçmişleriyle yüzleşecek, neyin uğruna savaşmaya değer olduğunu sorgulayacak ve aileden daha önemli hiçbir şeyin olmadığını keşfedecekler.

Willowdean, annesinin taktığı lakapla Dumplin', arkadaşlarının kısaltması ile ise Will, fazla kilolu bir genç kızdır. Ancak fazla kiloları onda asla güven eksikliği yaratmamıştır ve halinden çok memnundur. Annesi Rosie ise gençliğinde güzellik kraliçesi olmuş bir kadındır. Kilosuyla dalga geçilmesini pek umursamayan genç kız günün birinde Bo adında bir çocukla tanışır ve ona hissettikleri derinleştikçe kendi bedeni hakkında tereddütlere düşmeye başlar. Güvenini tazelemek için gençler arası güzellik yarışması Miss Teen Blue Bonnet'e katılmaya karar verir. Yanında da yarışmanın şartlarından çok farklı durumlardaki arkadaşlarını da götürür. Will ve annesi Rosie, bu süreçte aralarındaki farklılıkları bir kenara bırakıp birbirlerine destek olmak zorundadır...

Bohemian bir sanatçı, uzun süredir görüşmediği oğluyla birlikte, karısından miras kalan evi satmak için Londra'dan İtalya'ya gider.

A former special forces contractor is forced out of retirement as an avocado farmer in Mexico when local gangsters try to force him and his family off their farm.

Truman Capote'nun en çok satan romanına dayanan, soğukkanlı bir cinayetin gerçek ve güçlü hikayesi. Başarılı ve saygın Kansas çiftçisi, karısı ve iki genç çocuğu acımasızca ve vahşice katledilirler. İki katilinde suçlarından pişmanlık duyacak kadar bile aklı yerinde değildir. Hikaye suçluların bilinçaltına girer...

On dokuzuncu yüzyılda ekonomik açıdan başarılı olmak için şeytanla anlaşan New Hampshire'lı bir çiftçi, anlaşmayı bozmak için Daniel Webster'ın desteğini alma hikayesi...Fantastik ögeler barındıran ,yapıldığı yıla göre ortalamanın üzerinde bir film.

Çobanlık yapan bir ailenin tek oğlu olan Michael, hasta babası Ray ile yaşamaktadır. Rekabet içinde oldukları Gary ve oğlu Jack ile yaşadıkları gerginlik, iki aileyi de sonsuza dek değiştirecek yıkıcı bir olaylar zincirinin fitilini ateşler.

Apollo 10 1/2: Uzay Çağında Çocuk Olmak, 1969 yazında aya yolculuğun hikayesini o zaman 10 yaşında olan bir adamın perspektifinden aktarıyor.

Kaybedenler Kulübü tarafından yenilgiye uğratılmasından yirmi yedi yıl sonra, Pennywise, Derry kasabasını yeniden dehşete düşürmek üzere geri döner. Artık birer yetişkin olan Kaybedenler Kulübü üyeleri Derry'i terk etmiş ve kendi yollarını çoktan çizmişlerdir. Derry'de çocukların tekrardan ortadan kaybolmaya başlamasıyla, kulübün kasabada kalmış tek üyesi olan Mike diğerlerini kasabaya geri çağırır. Geçmişin deneyimlerinden dolayı yıpranmış olan kulüp üyelerinin Pennywise’ı bu kez sonsuza dek ortadan kaldırabilmek için kendi en derin korkularıyla yüzleşmeleri gerekecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.


0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir