
Christopher Walken
Percy Schmeiser
70 yaşındaki Percy Schmeiser, küçük bir kasabada çiftçilik yapmaktadır. Percy, bir gün mahsullerinde GDO bulur ve bu duruma neden olan büyük bir holdinge meydan okur. Şirketin iş uygulamalarına karşı çıkarken aynı zamanda kendisi gibi savaş veren binlerce çiftçiyi de temsil ettiğini fark eder. Percy bir anda çiftçilerin haklarını ve dünyanın gıda tedarikini şirket açgözlülüğüne karşı korumak için savaşan bir halk kahramanı haline gelir

Christopher Walken
Percy Schmeiser

Roberta Maxwell
Louise Schmeiser

Christina Ricci
Rebecca Salcau

Zach Braff
Jackson Weaver

Adam Beach
Alton Kelly

Luke Kirby
Peter Schmeiser

Zoe Fish
Mary Schmeiser

Blake Taylor
Karl Steiger

Andrea del Campo
Brenda Kelly

Martin Donovan
Rick Aarons

Warren Ellis
Mill Worker

Dean Harder
Bob Black
Pathy Aiyar
Vasu Pandit
Monique Alvarez
Jane Doe

Ernesto Griffith
Washington Post Reporter

Anna hasta değil; ama on üç yaşına dek sayısız ameliyat, nakil ve operasyon geçirdi, iğneler vuruldu. Hepsi ablası Kate'in çocukluğundan beri yakasını bırakmayan lösemiyle mücadele edebilmesi için. Kate ile tam doku uyumu olması için laboratuar ortamında genleri özel olarak seçilen özel üretim bir çocuk olan Anna, ablasına ilik verebilmesi için dünyaya getirilmişti - bu rolünü ve hayatını hiç sorgulamadı.. bugüne dek.

John Steinbeck'in Pulitzer ödüllü romanından uyarlanmış, John Ford imzalı 2 Oscarlı bir başyapıt. Hapisten çıkan Tom Joad, Oklahoma'daki ailesinin çiftliğine gider. Ancak gittiğinde görür ki banka çiftliğe el koymuştur. Zira Büyük Buhran tüm Amerika'yı etkisi altına almıştır. Ertesi gün tüm Joad Ailesi, eşyaları ile birlikte eski püskü bir kamyonla California'ya doğru yola çıkar.

Parlak bir geleceği olan genç bir adam, neredeyse ölümcül bir kaza geçirir ve beklenmedik bir hayvan arkadaşının yardımıyla yeni hayatını yeniden yaratır.

Film, Downey'in canlandıracağı başarılı bir avukatın, annesinin cenazesi için memleketine dönmesinden sonra yaşananları anlatacak. Babasıyla arası pek de iyi olmayan avukat, Alzheimer hastası babasının, yıllar önce davasına baktığı bir adamın ölümüyle bağlantısı olup olmadığını araştırırken, unuttuğu kökleriyle ve babasıyla da tekrar karşılaşacak.

Yaşanmış bir hikayeden esinlenerek çekilen film, kolejli bir spor kahramanının yaşam hikayesine dayanır. Ernie Davis, Heisman Kupası’nı elde eden ilk Amerikalı siyahidir. Hiçbir zaman profesyonel manada spor yapamasa da bu ünlü sporcunun eşitlik ve saygı için verdiği savaş, Amerikan sporunu kökten değiştirmiş ve gelecek nesiller ondan güç bulmuştur. Yoksulluk içinde büyüyen ve sporculuk kariyeri siyahi olduğu için engellenen Davis, 1960’larda Amerika’yı ikiye bölen İnsan Hakları Hareketi’nde ırkçılığı aşmanın sembolü olur.

"Bull" McCabe's family has farmed a field for generations, sacrificing much in the name of the land. When the widow who owns the field decides to sell it in a public auction, McCabe knows that he must own it. While no local dare bid against him, a wealthy American decides he requires the field to build a highway. "Bull" and his son decide they must try to convince the American to let go of his ambition and return home, but the consequences of their plot prove sinister.

Tom and Mae Garvey are a Tennessee farming couple battling violent floods to save their land. In addition to natural disasters, the Garveys fight to stop a selfish land developer and a local corporation from foreclosing on their farm. While Mae stays at home to care for their children and tend to the crops, Tom finds work as a scab at a steel mill to preserve his family's property.

Ülkenin en büyük enerji şirketlerinden birinin satış uzmanı Steve Butler, iş arkadaşı Sue ile topraklarının altındaki doğalgaz potansiyeli nedeniyle kasaba sakinlerinin sahip olduğu arazileri satın almak için kırsal bir kasabaya gönderilir. Kasaba son yıllarda maddi açıdan büyük sıkıntılardan geçmiştir ve teklifi zahmetsizce kabul edecekleri düşünülmektedir. Ama kolay gibi görünen bu projede işler sarpa sarar. Bölgede saygı duyulan bir öğretmenin yaptığı uyarılar ve insanların yıllardır yaşadıkları evleri para karşılığında satmaya karşı duydukları ikilemler durumu iyice çıkmaza iter. Daha önce yüzlerce insanı ikna etmiş Steve'in işi de zorlaşır. Zaman içerisinde şirketin politikalarının iç yüzünü de öğrenen Steve kendini sorgulamaya başlayacaktır.

Ülkesinde genellikle yetişkinlere hitap eden kitaplarıyla dikkat çeken genç bir kadın yazar, son zamanlarda hayatında değişikliklerle karşı karşıya kalacaktır. Ek iş olarak yerel bir gazetede editörlük göreviyle parasını kazanmaya çalışan genç kız, zamanla hayatına erkeklerin girmesiyle çok zor bir hal alacaktır. Genç bir kadının etrafında gelişen olayları dramatik bir yönle bizlere aktaran The Girl in the Book filmi kısıtlı kadrosuyla iyi işler başaran filmlerden birisi olarak dikkat çekiyor.

Latin kökenli bir Amerikalı genç babasını bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle birinci dereceden cinayetle suçlanır ve mahkeme önüne çıkarılır.

Don Haskins’in liselerdeki kız takımlarını çalıştırarak başladığı koçluk kariyerine, Texas Western üniversitesinin başına geçerek devam etmesi isteniyor.Bir çok şeyden fedakarlık ederek ailesi ile Texas’a yerleşiyor ve burada kendisinden basketbol oyuncularını hizaya sokması isteniyor. Haskins ise takımına yedi tane yıldız olabilecek derecede yetenekli siyahi oyuncuyu kadrosuna katarak şampiyonluğa oynamak istiyor.Siyahlara karşı ırkçılığın had safhada olduğu dönemler de Kimsenin takımına almaya cesaret edemediği oyuncuları takımına alan ve onlarla üniversiteler ararı şampiyonalara(NCAA) sokan Don Haskins hikayesi anlatılıyor.

Eşcinsel Hakları Savunucusu. Arkadaş. Aşık. Politikacı. İkon. İlham. Kahraman. Hayatı, tarihi değiştirdi. Cesareti ise birçok kişinin hayatını. 1977’de, Harvey Milk San Francisco Şehir Meclisi’ne seçilerek Amerika’da eşcinselliğini saklamadan bir devlet kadrosunda üst düzey yöneticiliğe seçilen ilk kişi oldu. Zaferi, sadece eşcinsel hakları adına önemli değildi. Politik alanda koalisyonlar peşindeydi. Yaşlı vatandaşlardan sendikalı işçilere kadar herkes için, Harvey Milk bir uğurda savaşmanın anlamını değiştiren, 1978’de ölümüne kadar da tüm Amerikalıların kahramanı haline gelen biri oldu.

Eve (Meg Ryan), kendi hayatında bin bir farklı yöne çekilmekle uğraşmadığı zamanlarda, huysuz babası (Walter Matthau) ya da iki kız kardeşiyle yaptığı uzun telefon konuşmalarına kapılır. Kız kardeşlerinden biri başarılı bir dergi girişimcisi olan Georgia (Diane Keaton), diğeri ise kariyerinde zorlanan Maddy’dir (Lisa Kudrow). Ailesi giderek daha fazla ona bağımlı hale geldikçe ve Eve'i adeta ailenin birleştirici gücüne dönüştürdükçe, Eve bir gerçeği fark eder: Aile bağları bazen insanı bir arada tutmak yerine boğabilir! Ancak bu farkındalık, kız kardeşlerinin pek hoşuna gitmez ve Eve, bazen sesini duyurmanın en iyi yolunun telefonu kapatmak olduğunu anlar!

Robert Bilott, işinde oldukça başarılı olan bir avukattır. Genç adamın ele aldığı yeni dava, toplumu yakından ilgilendirir. Giderek artan ve nedeni açıklanamayan ölüm vakalarını araştıran Robert Bilott, yaşananların arkasında dünyanın en büyük şirketlerinden birinin olduğunu keşfeder. Olayı iyice araştırmaya başlayan Robert, gerçekleri ortaya çıkarmak için geleceğini, ailesini ve kendi yaşamını riske atar.

Gençlik hayallerinin kaybolmasına izin vermeyen bir adam... Anthony Hopkins gerçek bir hikâye ile karşımızda dünya hız rekoru efsanesi Burt Munro rolünde. Yaşamı boyunca klâsik Indian motorsikletini mükemmelleştimeye çalışan Burt, dünyanın bir ucundan Utah’taki Bonneville tuz çöllerine motorunu denemek için yola çıkar. Karşılaştığı tüm zorluklara rağmen, yeni hız rekorunun sahibi olur. 1967 yılında Munro tarafından kırılan dünya rekorunu henüz geçebilen kimse olmadı ve efsanesi günümüze kadar geldi.

Dünya tarihinin kanlı sayfalarından bir yaprak: Vietnam Savaşı. Beş Amerikan askeri, yerli halktan bir kızı kaçırarak tecavüz eder. İçlerinden sadece biri, bunu reddetse de, diğerlerine engel de olmaz. Genç kızın daha sonra öldürülmesiyle olayın asla kapanmayacak insani boyutu açılacaktır.Tek bir olay üzerinden, genel olarak savaşın insanı acımasızlaştıran yönlerini eleştirel bir gözle ele alan Brian De Palma imzalı film, savaş karşıtı filmler arasında önemli yeri olan bir çalışma.

Arizonalı emektar bir şerifin karısının öldürüldüğü sırada, olay yerinde bulunan bir meksika göçmeninin üzerinden, hem bireysel silahlanma, hem son yılların en önemli problemlerinden biri olan göçmenlik müessesesine değinen film; bireysel sorularını cevaplandırmak için bu çorak coğrafyayı altını üstüne getiren şerifin mücadelesini anlatıyor!

Amerikan Hava Yolları'nda pilot olan Dieter Dengler, Vietnam Savaşı'nda bir uçuş sırasında vurularak düşürülür ve bir kampta esir olarak tutulur. Başka savaş esirlerinin de bulunduğu bu kamptan kaçmak için planlar yapan Dieter, her türlü tehlikeyi göze almıştır.

Lucchese suç örgütünün 20 üyesi mahkemeye çıkartılır. Davalılardan biri olan Jackie, kendi savunmasını üstlenmeye karar verir. 30 yıllık bir cezaya mahkûm olan Jackie’ye aralarında en yakınlarının da olduğu örgüt üyelerine karşı tanıklık etmesi için karşılığında ceza indirimi teklifi getirilir. Ailesine ihanet etmeyi reddeden Jackie, hem davalı hem avukat olarak mahkemeye çıkar.

On yıldan fazladır Rhodes hayatını Vietnam'da kayıp listesinde yer alan oğlunu aramakla geçirmektedir. Bilgi almak için hükümete yaptığı sayısız başvurudan bir sonuç alamamasıyla sorununu kendisi çözmeye karar verir. Teksaslı bir petrol zengininin mali desteği ve oğlunun beş arkadaşının yardımlarıyla Rhodes kendisini inanılmaz bir mücadele ve hedef için hazırlamaya başlar. Haftalar süren gerilla eğitiminden sonra ekip son bir savaş için Vietnam'a gitmeye hazırdır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir