
Richard Burton
Rev. Dr. T. Lawrence Shannon


Richard Burton
Rev. Dr. T. Lawrence Shannon

Ava Gardner
Maxine Faulk

Deborah Kerr
Hannah Jelkes

Sue Lyon
Charlotte Goodall

Skip Ward
Hank Prosner

Grayson Hall
Judith Fellowes

Cyril Delevanti
Nonno

Mary Boylan
Miss Peebles
Gladys Hill
Mlle Dexter (uncredited)

Emilio Fernández
Barkeeper (uncredited)

Eloise Hardt
Teacher (uncredited)

Büyük ve eski tarz bir lüks otelde, bir yabancı (Giorgio Albertazzi) evli bir kadını kendisiyle kaçması için ikna etmek ister. Ancak kadın (Delphine Seyrig) yabancıyla bir önceki sene Marienbad’da yaşadıklarını hatırlamamaktadır. Alain Resnais’nin bu filmi Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan kazanmış ve dünya çapında eleştirmenlerin övgüleriyle karşılanmıştır.

John Fante‘nin aynı adlı romanından uyarlanan Aşk’a Sor (Ask The Dust), 1930’ların Los Angeles’ında yolları kesişen güzel bir kadın ile karizmatik bir adamın hayallerini gerçekleştirme mücadelelerini anlatıyor. Tutku ve hırslarına yenik düşen bu çift, bir yandan ateşli bir aşk yaşarken, bir yandan da hayalleri uğruna zorlu seçimler yapmak zorunda kalır..

Film, kız arkadaşının ölmekte olduğunu keşfeden 17 yaşındaki bir adamı izliyor. Genç adam bu yüzden kız arkadaşının hayatının son yılında ona bütün bir hayat vermeye karar verir.

Bridger is a young outsider who's always wanted more. He and his mother flee an abusive home, eventually finding a small town in the middle of nowhere. Once there, Bridger finds true acceptance with another misfit.

Alice Hyatt (Ellen Burstyn) dul kaldıktan sonra oğlu ile California'da küçük bir kasaba olan Monterrey'e taşınarak zorlu bir yaşama adım atar. Ailesini geçindirebilmek için birçok iş arayan, ancak iş tecrübesi fazla olmadığı için zorlanan Alice, sonunda bir restoranda çalışmaya başlar. Öte yandan oğlu Tommy de (Alfred Lutter) yeni çevresine adapte olmakta zorlanmaktadır.

Amerikalı Vicky ve Cristina İspanya’da bir yaz geçirirler ve gösterişli sanatçı (Javier Bardem) ve onun güzel fakat dengesiz eski eşi (Penélope Cruz) ile tanışırlar. Vicky (Rebecca Hall) evlenmek üzere olan muhafazakar bir kadındır. Cristina (Scarlett Johansson) ise cinsel serüvenlere açık özgür ruhlu bir kadındır. Kaderleri kesişen üç insan arasında doğan aşk ilişkisi kaotik sonuçlar doğuracaktır. Vicky Cristina Barcelona, öyküsünün geçtiği kent olmaksızın düşünülemeyecek bir film olarak karşımıza çıkıyor. Woody Allen aşk ve sanatın sınır tanımazlığını unutulmaz bir hikaye ile hatırlatıyor.

New York Times’ın en çok satan yazarlarından Katherine Center’in romanından uyarlama. Libby (Leslie Bibb), kocasının ani ölümünden sonra, her şeyi aşırı eleştiren annesinin yanına taşınır. Hiç beklenmedik bir anda, uzun süre ayrı kaldığı için yabancılaştığı teyzesi Jean, Libby için bir çıkış planı önerir: Jean’ın Texas Hill Country’deki çiftliğinde bir iş ve yaşaması için bir yer. Düşünüp vazgeçmeye zaman bırakmamak için, Libby hemen minivanı toplar, çocukları alır ve yola koyulur. Jean Teyze’nin çiftliğindeki hayat beklediğinden daha gizemli ve heyecanlı hale gelir. Özellikle de aksi çiftlik müdürü James’le (Josh Duhamel) tanıştıktan sonra. Libby, aslında sadece bir çılgın anneyi diğer bir çılgın anneyle takas etmiş olmayabileceğinin farkına varır. Belki de aslında kendisi ve küçük ailesini tekrar hayata döndüreceği yeri bulmuştur.

Üniversiteden önceki yaz Auden, bir uykusuzluk hastası olan gizemli Eli ile tanışır. Sahil kasabası Colby uyurken, ikisi, Auden'in asla istemediğini bilmediği eğlenceli, kaygısız gençlik hayatını yaşamasına yardımcı olmak için her gece bir arayışa başlar.

Dünyanın en büyük sirkinin patronu Brad Bailey, trapez kralı muhteşem Sebastian'ı kadrosuna alarak uzun bir turneye çıkar. Trapezci Holly, Brad'in sevgilisidir ve Sebastian da Holly'den hoşlanmaktadır. Holly'i elde etmek için Sebastian ile Brad arasında amansız bir rekabet başlar.

Hayatın anlamını özgürlükte arayan kültür eleştirmeni David Kepesh (Kingsley), cinsel arzularını cezbeden iyi huylu öğrencisi Consuela Castillo (Cruz) tarafından trajik bir çıkmaza sürüklenir...

Karısını öldüren bir otomobil kazasında kör olan bir romancı, suçlanan iş adamının ihmal edilmiş eşiyle ilişkisi üzerine hayat ve yazı tutkusunu yeniden keşfeder.

Bir hırsızın kızı olan küçük Moll, annesinin idam edilmesinden sonra bir manastırın bakımına verilir. Ancak, kötü bir rahibinin davranışları, bir genç kız olarak Moll'un isyan etmesine neden olur ve Moll kendisini Londra'nın tehlikeli sokaklarında bulur.

9 hayat..9 hikâye..Yaşamın sancılarına ve hayal kırıklıklarına göğüs geren, duygularını sarmalayan ilişkilerin esiri 9 kadın...

Dallas housewife Lurene Hallett's life revolves around the doings of Jacqueline Kennedy. She is devastated when President Kennedy is shot a few hours after she sees him arrive in Dallas. Despite her husband Ray's prohibition, she decides to attend the funeral in Washington, D.C. Forced to travel by bus, she befriends Jonell, the young black daughter of Paul Couter. Sensing something wrong, her good intentioned interference leads the mixed race threesome on an increasingly difficult journey to Washington with both the police and Ray looking for them.

Amerikalı Neil, Paris'te tanıştığı güzel ve hayat dolu Marina ile tutkulu bir aşk yaşamaya başlar. Marina, aşkı için yıllarca tek başına ayakta kalarak kurmaya çalıştığı hayatı geride bırakır ve Neil ile birlikte yeni bir hayat kurmak üzere Amerika'ya yerleşir. Fakat bir süre sonra Paris'teki büyük aşkları artık uzak bir anı gibi gözükmeye başlar. Bu sırada Neil, çocukluk aşkı olan Jane ile karşılaşır. Neil, bu ikilem arasında kaldıktan sonra bencilce Marina'yı yüz üstü bırakır. Aşk, bağlılık, ihanet, fedakarlık gibi kavramları yeniden sorgularken giderek yalnızlaşan Marina da inanç hakkında şüpheleri olan Rahip Quintana ile görüşerek hayatındaki soru işaretlerini çözmeye çalışacaktır. Hem Marina hem de Quintana zaman içerisinde aşkın ve sevginin ömrünü sorgulayacak ve sevginin başka bir formda var olup olamayacağını düşünecektir.

Öğrencilerin sesini yükseltmeye başladığı, o ünlü 68 Baharı'ndayız. Isabelle ve erkek kardeşi Theo, bohem aileleri tatilde olduğu için Paris'te yalnız kalmışlardır. Matthew isimli Amerikalı bir öğrenciyi evlerine davet ederler. Üçünün de ortak özelliği ise filmlere olan düşkünlükleridir. Zaman içinde konukla aralarındaki ilişki tutkularının peşinden cinselliği tüm yönleriyle keşfedecekleri arzu dolu bir oyuna dönüşür. Dışarıda ise devrim sesini çoktan yükseltmeye başlamıştır.

Yılın en kısa gecesinde, Roma'da bir otel odası... İki kadın, ruhlarına işleyecek bir deneyim yaşayacak. Bu erotik gecenin sonunda, sabaha karşı, bu iki kadın ayrılacak ve ülkelerine dönecekler. Baş başa geçirdikleri 12 saat boyunca hayatlarını birbirlerine anlatacak bu iki kadın; kayıp zamanın sürprizleriyle dört duvar arasında... Böylece yeniden özgürlüklerine kavuşacaklar.

40 yılı aşkın süredir Tutku Oyunu, ünlü Montreal Bazilikası’nda büyük bir başarıyla sahnelenmektedir. Ancak yıllar içinde oyun eskimiş ve çağın gerisinde kalmıştır. Bu nedenle oyundan sorumlu rahip, değişiklik yapma kararı alır. Montreal’de yaşayan genç bir aktör olan Daniel (Lothaire Bluteau), oyunu modernize etmesi için görevlendirilir. Daha genç ve yaratıcı bir oyuncu kadrosu toplayarak oyunu yeniden sahneye koyar. İşvereninin onaylamamasına rağmen, gösteri büyük bir başarı kazanır. Ancak zamanla ve kaçınılmaz bir şekilde, oyuncular, İsa’nın yaşamının kendi gerçek hayatları üzerinde olağanüstü bir etkisi olduğunu fark ederler...

1831 yılında İrlandalı Charles Adare, orada vali olan kuzeninin yardımıyla Avusturalya'ya yeni bir hayata başlamak için gider. Oraya vardığında kendisiyle iş anlaşması yapmak isteyen güçlü bir zengin ve eski bir mahkum olan Sam Flusky ile tanışır.

Aşkı; Düşlerin ötesinde, tutkuların ötesinde, zamanın ötesinde bulacak! Bu hikaye geçmişte onu bekleyen gerçek aşkını bulmak için hayatını feda eden genç bir yazara ait... Bir gün kendisinden yaşça büyük bir kadın Richard Colliere (Christopher Reeve) antika altın bir saat verir ve birlikte zamanda yolculuk yapmaları için onu ikna etmeye çalışır. Yıllar sonra Richard güzeller güzeli genç bir bayanın (Jane Seymour) resmini görerek kendinden geçer. Bayanın daha ileriki yaşlarda çekilmiş başka bir fotoğrafı gerçekleri ortaya çıkarır. Bu fotoğrafın kendisine altın saat veren kadına ait olduğunu anlayan Collier, 1912ye geri dönüp onu bekleyen aşkını bulmayı kafasına koyar..
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir