
Paul Walter Hauser
Michael

1984; Michael Larson, an unemployed ice-cream truck driver from Ohio, steps onto the game show "Press Your Luck" harboring a secret: the key to endless amounts of money. But his winning streak is threatened when the executives in the control room start to uncover his real motivations.

Paul Walter Hauser
Michael

Walton Goggins
Peter

Shamier Anderson
Chuck

David Strathairn
Bill

Brian Geraghty
Ed

Patti Harrison
Janie

Maisie Williams
Sylvia

Ricky Russert
Whitman

David Rysdahl
Todd

Shaunette Renée Wilson
Donna

James Wolk
Junior

Damian Young
Kauffman

Haley Bennett
Patricia

Johnny Knoxville
Leon Hart

Lilli Kay
Lisa

Genç Donald Trump'a odaklanan filmde Donald Trump’ın 70’li ve 80’li yıllarda, Amerika’da kötü şöhretli avukat Roy Cohn’un yardımıyla gayrimenkul piyasasında nasıl yükseldiği anlatılıyor.

1962 yılında geçen, gerçek bir hikâyeden esinlenen film, ırkçılığın Amerika Birleşik Devletleri'nin güneyinde hâlâ çok yaygın olduğu bir dönemde, Afro-Amerikalı dünyaca ünlü piyanist Dr. Don Shirley ve İtalyan-Amerikalı kaba saba şoförü Tony Lip arasındaki beklenmedik dostluğu konu alır. Don Shirley, Güney Amerika’da bir konser turuna çıkmaya karar verir. Ancak o dönemde ırkçılık hâlâ büyük bir sorundur ve özellikle güney eyaletlerinde siyahi vatandaşlara yönelik ayrımcılık yoğundur. Dr. Shirley, güvenliği için Tony Lip adlı sert mizaçlı, sokak zekâsına sahip bir adamı şoför ve koruma olarak tutar. İkili, Shirley'nin güvenli bir şekilde konaklamasına yardımcı olması için dönemin Afro-Amerikan sürücülerine yönelik özel bir rehber olan “The Green Book” (Yeşil Rehber) adlı kılavuzu kullanır. Başlangıçta zıt karakterlere sahip olan Tony ve Shirley, zamanla aralarındaki önyargıları kırarak güçlü bir dostluk kurarlar.

Vasat bir besteci olan Salieri ile rakip olan Wolfgang Amadeus Mozart, müzikal dehasıyla ölümsüzlük kazanıyor. Salieri'nin bu durumu hazmedememesi intikam isteğiyle dolmasına neden olur.

13. yüzyıl İskoçyası. İngiliz Kralı I. Edward, İskoçya'yı da krallığına katmak istemektedir. İngiliz soylularına Prima Nocta, yani topraklarında evlenen her İskoç kadınla ilk geceyi geçirme hakkını vererek İskoç halkının ayaklanmasına sebep olur. Çocukken ailesini ve yakınlarını özgür İskoçya uğruna kaybeden William Wallace, yıllar sonra karısı da öldürülünce halkı organize etmeye ve İngilizleri topraklarından atmaya karar verir.

Sektör dışından dört kişi, büyük bankaların, medyanın ve devletin görmezden geldiği küresel ekonomik çöküşün yaklaştığını fark edince akıllarına bir fikir gelir: Büyük Açık. İddialı yatırımları sayesinde modern bankacılığın karanlık yüzüyle tanışırlar. Artık herkesi ve her şeyi sorgulamak zorundadırlar.

Dünyanın öbür ucundaki bir ülkede, Rwanda'da 1994'de Hutu'larla Tutsi'ler arasında çıkan savaş yüzünden yüzbinlerce insan öldürülür. Sokaklar adeta bir ceset tarlasına dönmüştür. Tüm dünya yaşanan bu insanlık durumuna parmağını bile kıpırdatmazken, bir otel sahibi olan Paul, 1200 kişinin hayatını kurtarmak için inanılmaz bir özveri gösterir ve otelini adeta bir sığınağa çevirir. Don Cheadle’a filmde sergilediği olağanüstü performans sonucu En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar adaylığı kazandıran film, gerçek bir insanlık dramı ve gerçek bir kahramanlık hikayesi.

Kuzey İngiltere'de 1984 yılında yaşanan madenci grevinin sosyal bir zemin olarak karşımıza çıktığı film, ağabeyi ve babası greve katılan 11 yaşındaki bir çocuğun tek başına ayakta durma savaşını ve içsel mücadelesini anlatıyor. Box ringini terkedip bale dersleri almaya başlayan Billy Elliot'un seçimi ailesi tarafından yadırgansa da, bale hocası Bayan Wilkinson ona arka çıkacaktır * Yeşilçam filmlerini özleyenler için muhteşem. Özlemeyenler için de muhteşem * filmi seyrederken kendi kendime "şu çocuk kadar istikrarlı olamadım:)" diye hayıflandım * Zarif film. Sade içten rahat. Olduğu gibi olabilen insanlar gibi...

Film İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’de yaşanan en büyük skandallardan birini ele alıyor: 1940’larda ve 1950’lerde 130.000 çocuğun İngiltere’den Avustralya’ya evlatlık olarak verilip ülkelerinden koparılmaları, hatta tacize uğramaları. Film, İngiliz hükümeti tarafından yıllarca gizlenen bu skandalı 1980’lerde ortaya çıkaran eski kamu görevlisi Margaret Humphreys’in çabalarını konu alıyor. Ailesi için en iyiyi yapmayı hedeflemiş bir anne olan Humphreys bu uğurda binlerce aileyi birleştirdi ve sorumluları hesap vermeye zorladı.

Ülkesindeki bir ihtilal sonucu devrilen Kral Shahdov New York'a gelir. Amacı biraz para kazanmaktır ve bir TV'ye gider. Burada ticari ilişkiler kuran Shahdov medya dünyasında ön plana çıkar. Ancak ailesinin komünist oluşundan dolayı kendisi de fişlenir.

Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.

Banliyödeki zengin ve özel sitelerde yeni birilerinin mahalleye taşınması her zaman ilgi çeker. Özellikle de taşınanlar Jones ailesi gibi bir aileyse! Steve ve Kate Jones mükemmel bir çifttir, çocukları Mick ve Jenn ise terbiyeli, yetenekli kısacası görünüşte ideal çocuklardır. Üstelik evlerini dolduran son moda eşyaları ve mükemmel dış görünümleriyle Jones ailesi adeta reklamlardan fırlamış gibidir… Ki aslında bunun şaşırtıcı bir yanı yoktur zira Jones ailesi gerçek bir aile değil Life Image isimli bir pazarlama şirketin çalışanlarıdır. Görevleri ise aile kılığında zengin mahallelere taşınarak müşterilerin ürünlerine “canlı reklam” yapmaktır… Böylece Jones’ların yeni reklam kampanyası başlar.

İkinci Dünya Savaşı sırasında atom bombasının geliştirilmesine liderlik eden Amerikalı fizikçi J. Robert Oppenheimer'ın hikayesi. Manhattan Projesi'nin başına geçen Oppenheimer, insanlık tarihini değiştirecek bu ölümcül icadı hayata geçirirken, yarattığı gücün doğuracağı vicdani ve siyasi sonuçlarla da yüzleşmek zorunda kalır.

Jordan Belfort 24 yaşında genç ve hırslı bir adamdır. Para kazanma arzusuyla Wall Street borsasında önce komisyoncu ve ardından Stratton Oakmont adında bir yatırımcı firmasında zengin olmak için her şeyi yapmaya hazır bir CEO olur. 90’ların en hızlı günleridir ve New York işlem salonunda her şey olabilmektedir. Önemsiz tahvillerle birçok yatırımcıyı aldatarak Belfort kısa zamanda bir para makinasına ve aynı zamanda bir harcama makinasına dönüşür. Bir günde hesapları milyon dolarlarla doldururken o gece hepsini aynı hızda harcayabilir. Profesyonel hayatının yanı sıra uyuşturucu, fahişeler, son derece pahalı lüks fantezilerle dolu kirli bir oyunun içindedir. Bu karakterin hayatındaki her şey abartılı bir şekilde devam ederken çöküş ise çok uzakta değildir.

Miami'de yaşayan iki yakın arkadaş Efraim Diveroli ve David Packouz, genç yaşlarına rağmen küçük girişimlerin Amerikan Ordu ihalelerine girmelerine imkan tanıyan bir fırsatı kullanarak kendileri için önemli miktarda para kazanmış, günlerini gün etmektedirler. Ancak Afganistan Ordusu'nu silahlandırmak için girdikleri 300 milyon dolarlık ihaleyi kazanmaları, bütün gözlerin üzerlerine dönmesine neden olur. Bu süreçte oldukça karanlık insanlarla iş yapmaları ve tehlikeli maceraları atılmaları gerekecektir.

Yargıç Clarence Thomas’ın ABD’nin Anayasa Mahkemesi’ne üyeliği söz konusudur. Fakat eski meslektaşı Anita Hill, aleyhine ifade verir; İfadesinde Clarence’ın kendisine cinsel tacizde bulunduğunu söyler.

Lucchese suç örgütünün 20 üyesi mahkemeye çıkartılır. Davalılardan biri olan Jackie, kendi savunmasını üstlenmeye karar verir. 30 yıllık bir cezaya mahkûm olan Jackie’ye aralarında en yakınlarının da olduğu örgüt üyelerine karşı tanıklık etmesi için karşılığında ceza indirimi teklifi getirilir. Ailesine ihanet etmeyi reddeden Jackie, hem davalı hem avukat olarak mahkemeye çıkar.

Oslo, 1993’te gerçekleşen Oslo Barış Antlaşması’nın arka planında yatan olayları ele alıyor. Yatıştırılamayan ebedi düşmanlıklar, perde arkası görüşmeler ve Oslo Antlaşması’nın gerçekleşmesini sağlayan gizli ama birbirlerine derinden bağlı bir grup Norveçli, İsrailli ve Filistinli kahramanın öyküsü, gerçek hikâyelere dayanıyor.

Mizah, trajedi, seks… Bu filmde her şey var! Suzanne Stone’un (Nicole Kidman) tek hedefi televizyona çıkmaktı ve ne olursa olsun bu hayalini gerçekleştirmek istiyordu. Ancak önünde büyük bir engel vardı: Kocası Larry Moretto (Matt Dillon). Kendisine aşık bir gencin yardımını alarak bu engeli saf dışı bırakabilirdi, hem de sonsuza dek. Amerikan bağımsız sinemasının en önemli isimlerinden biri olan ve Fil (Elephant), Can Dostum (Good Will Hunting), Benim Güzel Idaho’m (My Own Private Idaho) gibi filmlere imza atan Gus Van Sant’ın yönettiği Sonsuz İhtiras, Oscar® ödüllü oyuncu Nicole Kidman’ın “femme fatale” rolünde unutulmaz performansını izlemek için kaçırılmayacak bir fırsat.

MMA dövüşçüsü Mark Kerr, UFC'deki zirve döneminde bağımlılık, zafer ve aşkla mücadele ediyor.

Kocasını yatakta başka bir kadınla yakalayan genç kadın hayatının şokunu yaşar. Üstelik tek sorun da bu değildir. Kocası yakalanınca kalp krizi geçirerek hayatını kaybeder. Cesetten kurtulması gerektiğini düşünen kadın cesedi gömer ve eşinin kayıp olduğunu söyler. Eşinin kayıp olarak bilinmesi ona beklenmedik bir şöhret sağlar. Ancak polisler ve suçlularla baş etmeye çalıştıkça boyundan büyük işlere kalkıştığını anlar. Tüm bunlar yetmezmiş gibi bir de yerel bir kanalda haber sunucusu olan ve önemli bir hikaye bulmaya çalışan kız kardeşinden her şeyi saklamaya çalışır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir