
Maggie Smith
Judith Hearne

A penniless middle-aged spinster scrapes by giving piano lessons in the Dublin of the 1950s. She makes a sad last bid for love with a fellow resident of her rundown boarding house, who imagines she has the money to bankroll the business he hopes to open.

Maggie Smith
Judith Hearne

Bob Hoskins
James Madden

Wendy Hiller
Aunt D'Arcy

Marie Kean
Mrs. Rice

Ian McNeice
Bernard Rice
Rudi Davies
Mary

Prunella Scales
Moira O'Neill
Áine Ní Mhuirí
Edie Marinan

Sheila Reid
Mrs Friel

Niall Buggy
Mr Lenehan
Kate Binchy
Sister Ignatius
Martina Stanley
Sister Mary-Paul

Veronica Quilligan
Mrs Mullen
Frank Egerton
The Major

Leonard Maguire
Dr Bowe

The final part of the film adaption of the erotic romance novel Gabriel's Inferno written by an anonymous Canadian author under the pen name Sylvain Reynard.

Will Traynor zengin, başarılı, yakışıklı, yaşamayı seven ve istediği her şeye sahip olan genç bir adamdır. Ancak talihsiz bir motosiklet kazası sonrası felç kalınca yaşama hevesini kaybetmiş, ölmeyi düşünmeye başlamıştır. Louisa Clark ise bir kafede garsonluk yapan, hayatta fazla bir başarısı ve beklentisi olmayan, her daim ablasının gölgesinde kalmış bir kadındır. Lou kafedeki işini kaybedince yeni bir iş aramaya başlar ve Will'in bakıcısı olarak çalışmaya işe alınır. Son derece kültürlü ve donanımlı biri olan Will, Louisa'yı önce küçümsese de genç kadının varlığı ona yaşama sevinci vermeye başlar. Aralarında kurulan bu arkadaşlık ve yakınlık, ikisini de çok değiştirecektir.

Alkol sorunları yüzünden herşeyini kaybetmiş olan Hollywood senaristi Ben Sanderson ölümüne içmek için Las Vegas'a gelir. Burada tesadüfen tanışacağı hayat kadını Sera ile aşka dönüşen ilişkisi ise artık hayata farklı bir açıdan bakmasına sebep olacaktır.

Roseanne McNulty 50 yıldır yaşadığı ve yakın zamanda yıkılacak olan Roscommon, İrlanda’daki akıl hastanesinde çıkmak zorundadır. Hastanenin psikiyatri Dr. William Grene , McNulty’i incelemek için çağrılır. Roseanne’in gizemli ritüelleri, tikleri ve İncil’e olan bağlılığından etkilenir. Yıllardır Roseanne’in elinde bulunan bu İncil, içerisinde çizimler ve günlük tadında mesajlar barındırır. Grene, Roseanne’in geçmişine indiğinde onu genç ve çekici bir kadın olarak görürüz. Genç Roseanne’in halasının kafesinde çalışmak için Sligo’ya taşındığını ve orada bir savaş pilotuna aşık olduğunu öğreniriz. Ancak kasabanın rahibi de Roseanne’e aşık olur

Dünyadaki hiçbir şeye dokunamadığınızı düşünün. Temiz havayı soluyamadığınızı, güneşin sıcaklığını hissedemeyeceğinizi ya da sevdiğiniz kişi öpemeyeceğinizi... Bu film alerjik bir rahatsızlıktan dolayı bulunduğu evden asla dışarı çıkamayan 18 yaşında oldukça zeki Maddy Whittier (Amandla Stenberg) ile kapı komşusu Olly Bright’in (Nick Robinson) hikayesidir. Maddy yaşadığı şeylerin ardından artık dünya ile irtibata geçmeyi istemektedir. Hele ki pencereden konuştuğu ilk aşkı Olly ile bir araya gelmek için "her şeyini" riske atmaya hazırken…

Lucy Honeychurch (Helena Bonham Carter) iyi yetiştirilmiş bir İngiliz kızıdır ve İtalya'ya ilk ziyaretidir. Yıl 1907'dir. Genç ve masum bir kız yanında refakatçisi ile seyahat etmek zorundadır. Bu rol yaşlı kuzen Charlotte Bartlett tarafından üstlenilmiştir. Yaşlı kuzen bir kızkurusu olarak rolü çok iyi yerine getirmektedir. Fakat İtalya Lucy'yi değiştirir. İki acılı olay onun yaşamını değiştirir: Lucy geç bir adamla birlikte bir aşk yaşar ve bir cinayetin tanığı olur. Emersonlar İngilizlere göre biraz daha rahat, açık fikirli ve yan eğitimli bir ailedir. Charlotte Lucy'yi onlardan uzak tutmaya çalışır.

Finley Sinclair, yetenekli bir keman sanatçısıdır. New York’ta katıldığı talihsiz seçmelerden sonra Finley, sömestrini İrlanda’nın küçük bir sahil kasabasındaki üniversite sömestr programına giderek geçirmeye karar verir. Genç kadın yolculuk sırasında genç bir film yıldızı olan Beckett ile tanışır. Küçük kasabada ikilinin yolları yeniden kesişince, Beckett genç kadın için kalbini, müziğini ve hayata bakışını değiştiren bir keşif yolculuğunu başlatır.

After a bleak childhood, Jane Eyre goes out into the world to become a governess. As she lives happily in her new position at Thornfield Hall, she meets the dark, cold, and abrupt master of the house, Edward Rochester. Jane and her employer grow close in friendship and she soon finds herself falling in love with him. Happiness seems to have found Jane at last, but could Rochester's terrible secret be about to destroy it forever?

Adrienne çevresini saran çatışmalar üzerinde düşünebilmeye çok ihtiyaç duyduğu için, Rodanthe’de sükunet bulmaya gelir. Genç kadının sıkıntılarının kaynağı eve dönmesi için direten kocası, ve verdiği her karardan nefret eden kızıdır. Adrienne’in Rodanthe’ye varışından çok kısa bir süre sonra, büyük bir fırtınanın yaklaşmakta olduğu bildirilir. O sırada Dr. Paul Flanner da (Richard Gere) kasabaya gelir. Motelin tek konuğu olan Flanner bir haftasonu kaçışı için orada değildir. Onun amacı kendi vicdan hesaplaşmasını yapmaktır. Şimdi fırtına da yaklaşırken, bu ikili huzuru birbirlerinde ararlar. Bu büyülü haftasonu Adrienne ile Paul’un hayatlarının kalanına yansıyacak, hayatlarını değiştirecek bir aşkı beraberinde getirir.

Üniversiteden önce pişman olmadan ve kalp kırmadan ayrılmak üzere bir anlaşma yapan Clare ve Aidan, aşka bir şans daha verecek mi?

Üç farklı şehirde gelişen üç ayrı hikayeyi işleyen filmde Michael, Julia ve Sean'ın aşk ekseninde buluşan farklı hikayelerine tanık oluyoruz. Yakın zamanda evliliği sonlanan Michael, Paris'te yaşar. Yeni sevgilisi Anna tarafından ziyaret edildiği esnada Anna, Michael hakkında büyük bir sırrı öğrenir ve artık ona güvenmesi oldukça zordur. Bu durum ilişkilerini zora sokacaktır. New York'ta yaşayan Julia, oğlunu öldürmeye teşebbüsle suçlanmaktadır, her ne kadar karşı çıksa da oğlunun vesayeti babası Rick'e verilir. Rick, anne ve oğlu arasındaki ilişkiyi tamamen bitirmenin peşindedir. Roma'ya bir iş gezisine çıkan Sean ise İtalyan Monica'ya aşık olur ve bu esnada büyük bir talihsizlik patlak verir. Monica'nın kızı kaçırılır; Sean ise küçük kızı kurtarmanın bir yolunu bulmak zorunda kalır.

Sevilen romandan uyarlanan Son Gün Doğumu, kronik hastalığı olan üniversite öğrencisi Ry'ın, annesiyle Mallorca'ya yaptığı yaz tatilini konu alıyor. Ry, beklenmedik bir şekilde Julián'a âşık olup anı yaşamaya başlasa da kötüleşen durumu ve uzun süredir saklanan aile sırları, yaz bitmeden her şeyi altüst edebilecek bir tehdit oluşturur.

İrlandalı grup The Frames’den Glen Hansard’ın başrole soyunduğu film, bir sokak müzisyeni ile bir Çek göçmenin yegane aşk hikayelerini anlatan şarkılarını yazarak, prova ederek ve kaydederek geçirdikleri olaylı bir haftayı anlatıyor.Babasının elektrikli süpürge tamir dükkanında yarım zamanlı çalışan adamımızın asıl hayali kendi şarkılarını çalıp bir albüm çıkartmak. Yakın zamanda Londra’ya taşınan kız arkadaşı tarafından terk edilmiş ve duygusal olarak çökmüş bir adam.

Strangers, Tesadüfen gizemli komşusu ile karşılaştıktan sonra hayatı değişen bir adamın hikayesini konu ediyor. Senarist olan Adam’ın hayatı, bir gece tesadüfen komşusu Harry ile karşılaşmasıyla bambaşka bir hal alır. İkisi arasındaki ilişki arttıkça Adam, çocukluk evine geri çekilir ve burada uzun süre önce ölmüş olan ebeveynlerinin hayatta olduklarını ve otuz yıl önce öldükleri günkü yaşta göründüklerini keşfeder.

Eilis Lacey (Saoirse Ronan), İrlanda'nın fakir mahallelerinden birinde yokluk içinde yaşayan bir kızdır. Sevmediği bir işte annesinin hatrına çalışan Eilis'e kasabasındaki kilise papazı yardımcı olur ve onu Amerika'ya güvenilir bir tanıdığın yanına gönderir. 1950'li yılların New York'unda Brooklyn’e gelen genç kız, Amerika'nın gelecek vaatleri için annesinin evini terk eder. Ayakları üzerinde durma mücadelesi veren Eilis bu arada bir gençten de çok hoşlanır. Fakat gurbet özlemi birkaç ay sonra Eilis için dayanılmaz olur ve bu sırada annesinden gelen bir haber ile İrlanda'ya birkaç haftalığına dönmeye karar verir. Amerikan rüyası İrlanda'daki geçmişi yüzünden bozulan Eilis, iki ülke ve üzerinde yaşadığı hayatlardan birini seçmek zorunda kalacaktır.

A fiery Spanish woman is about to marry a kind British man when she meets a Brazilian actor who ignites in her a flame of lust she can't ignore.

1904 yılının Ocak ayında Dublin’de, Morkan kardeşler ve yeğenleri Mary Jane’in verdiği bir davete Gretta ve Gabriel Conroy çifti de katılır. Gecenin sonunda Gretta, genç yaşta onu ölene dek sevmiş bir adamın hüzünlü hikâyesini Gabriel’e anlatır. Dışarıda kar yağarken, Gabriel pencereye yaslanır ve derin düşüncelere dalar.


Lise öğrencisi Polina, yeni okulunda maruz kaldığı zorbalıktan kurtulur ve baş zorbası Bars ile bir anlaşma yapar: Bars, onun erkek arkadaşıymış gibi davranıp onu korumak zorundadır; Polina ise onun söylediği her şeyi yapmak zorundadır. Bu oyun sırasında çift arasında gerçek duygular gelişir, ancak Polina’nın ailesi ve sınıf arkadaşları, bu iki sevgiliyi ayırmak için çeşitli nedenlere sahiptir.

İrlanda, Midlands, 1862 - Küçük bir kız yemek yemeyi bırakır, ancak mucizevi şekilde sağlıklı ve hayatta kalmayı başarır. İngiliz hemşire Lib Wright, on bir yaşındaki Anna O'Donnell'ı gözlemlemesi için bu küçük köye gönderilir. Turistler ve kutsal toprakları ziyaret eden hacılar, aylardır yemek yemeden yaşadığı söylenen bu kızı kendi gözleriyle görmek için kitleler hâlinde köye gelir. Acaba bu köy "cennetin kutsal yiyecekleriyle hayatta kalan" bir azizeye ev sahipliği mi yapmaktadır, yoksa daha başka, uğursuz bir aldatmaca mı söz konusudur? 19. yüzyılın "oruç tutan kızlar" fenomeninden esinlenen bu psikolojik gerilim, Emma Donoghue ("Oda") imzalı beğenilen romandan uyarland
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir