
Randolph Scott
Hawkeye

The story is set in the British province of New York during the French and Indian War, and concerns—in part—a Huron massacre (with passive French acquiescence) of between 500 to 1,500 Anglo-American troops, who had honorably surrendered at Fort William Henry, plus some women and servants; the kidnapping of two sisters, daughters of the British commander; and their rescue by the last Mohicans.

Randolph Scott
Hawkeye

Binnie Barnes
Alice Munro

Heather Angel
Cora Munro

Henry Wilcoxon
Maj. Duncan Heyward

Bruce Cabot
Magua

Phillip Reed
Uncas

Robert Barrat
Chingachgook
Hugh Buckler
Colonel Munro

Willard Robertson
Captain Winthrop

William Stack
General Montcalm

Lumsden Hare
General Abercrombie

Frank McGlynn Sr.
Gamut

Will Stanton
Jenkins

William V. Mong
Sachem
Art Dupuis
De Levis

1429 yılında küçük bir Fransız köyünden gelen genç kız işgal altındaki ülkesinin kralı olması gereken kişinin önünde durup ona tanrıdan bir mesaj getirdiğini söyler. Bu mesaja göre küçük kız o donemin en güçlü ordusunun ülkelerinde sürdürdükleri işgali sona erdireceğini ve içinde bulundukları politik ve din kargaşasına son vereceğini söyler. Bu küçük kızın söyledikleri Fransız Kralı ve etrafındaki adamlarının zamanla çok hoşuna gider ve kızın inanılmaz cesareti ile kehanet sayılacak açıklamaları sonunda kızın peşinden gitmeye karar verirler. Onun liderliğinde ülkelerini işgal etmiş bulunan İngiliz ordusunu yenerek hürriyetlerine kavuşurlar. Kızın da dediği gibi kral, hür her ülkenin kralı olarak tacını giyer ve tahtına oturur. Ancak bütün bu yaptıklarının şeytanın işi olduğuna hüküm veren din adamlarının baskısı sonucu bu minik kız ölüme mahkum edilir ve yakılarak öldürülür.

II. Dünya Savaşı sırasında bir Japon esir kampında geçen film, Japon subaylarla İngiliz esirler arasında yaşanan gerilim dolu günleri anlatıyor. Savaş karşıtı olduğu kadar insan ve toplum psikolojisinin derinlerine inen filmin kadrosunda David Bowie ve Takeshi Kitano gibi iki efsane yer alıyor.


Dee Brown'un en çok satan romanından beyaz perdeye uyarlanan, başyapıt niteliği taşıyan bir film. General Custer'a karşı kazanılan Sioux zaferini konu alan film, 3 karakterin mücadelesi üzerine kurulmuştur; Darthmouth mezunu genç bir doktor olan Charles Eastman; topraklarını benliklerini ve şereflerini kaybetmek istemeyen ve Amerika birleşik Devletleri'nin hükmü altına girmek istemeyen lakota kabilesinin gururlu şefi Oturan Boğa ve hükümet'te Kızılderili'lerden sorumlu Senatör Henry Daves, Eastman ve okul öğretmeni Elaine Goodale Sioux'daki yerlilerin yaşam koşullarını iyileştirmeye çalışırken, Senatör Dawes, Başbakan Grant'a kulis yapar. Kalbimi Oraya Gömün, duyguları derinden etkileyen, bilgi yüklü, görsel olarak dikkatleri çeken bir western klasiği.

Lt. John Dunbar, İç Savaş boyunca Birlik ordularını tesadüfen zafere götüren bir kahramandır. Doğu sınırında bir görev ister ancak oranın terk edilmiş olduğunu görür. Orada yalnız olmadığını hemen fark eder, "Two Socks" adını verdiği bir kurt ve meraklı bir yerli kabilesi ile karşılaşır. Dunbar, kabiledekilerle hemen arkadaş olur ve yerliler tarafından yetiştirilen beyaz bir kadını keşfeder. Yavaş yavaş bu yerli insanların saygısını kazanır ve beyazlara özgü eski alışkanlıklarını bırakır.

Altı aylık bile değilken annesinden koparılan ve hayvan pazarına götürülerek açık arttırmaya çıkarılan Joey, hayatın dikenli yollarına doğru ilk adımı atıyor ve sarhoş bir adama satılıyor. Niyeti bir buzağı almak olan adamın oğlu Albert, Joey'u görür görmez ona hayran kalıyor. Soğuk, uzun kışlar ve puslu yazlar birbirini kovalarken Albert ve Joey beraber büyüyerek, asla unutulmayacak bir dostluk bağı kuruyor. Ancak bir gün bankaya olan ipotek borcunu ödemek için paraya ihtiyacı olan Albert'ın babası Joey'i İngiliz ordusuna satar. İşte Joey için hayatın acı dolu gerçeği o andan itibaren başlıyor. Çiftlik atından bir süvari atına dönüşen Joey cepheden cepheye koşarak herkesi kendine hayran bırakır. Ancak yine de Albert ile karşılaşacağı günü beklemektedir. Albert da aynı şekilde Joey ile karşılaşacağı zamanı beklemektedir..

1970 yılında John Wayne canlandırdığı korkusuz ve tek gözlü Rooster Cogburn rolüyle Oscar® almış ve unutulmaz bir performans sergilemişti. Rooster Cogburn, genç bir kadın tarafından (Kim Darby), babasını öldüren ve ailenin tüm parasıyla ortadan kaybolan adamı bulmak üzere kiralanır. Genç kadın bu yolculukta Cogburn'e eşlik etmek konusunda ısrarlıdır. Yanlarına tecrübesiz bir Texas polisinin (Glen Campbell) katılışıyla işler iyice karışır. Bu sıradışı Western'e Robert Duvall ve Strother Martin de performanslarıyla katılmakta.

Paulette Jiles’in aynı isimli romanından uyarlanan filmde, Amerikan İç Savaşı’ndan 5 yıl sonra, kimi kimsesi olmayan savaş gazisi Yüzbaşı Jefferson Kyle Kidd, kasaba kasaba gezerek okuma yazması olmayan insanlara haberleri okumaktadır. Bir gün Kidd’in yolu, 6 yıl önce Kiowa kabilesi tarafından ebeveynlerinin öldürüldüğü ve onlar tarafından büyütülen 10 yaşındaki Johanna Leonberger ile kesişir. Daha önce hiç deneyimlemediği bu dünyaya düşman olarak büyüyen Johanna’nın hayatta kalan son akrabalarına verilmesi gerekmektedir. Kidd, çocuğu kanunun belirlediği vasilerine teslim etmeyi kabul eder. Acımasız vahşi doğada ikisi de ev diyebilecekleri bir yer bulmak için yüzlerce kilometre yol kat ederken, hem zorlu doğa şartları hem de peşlerine düşen haydutlara karşı mücadele edeceklerdir.

In the early 1800s, a group of fur trappers and Indian traders are returning with their goods to civilization and are making a desperate attempt to beat the oncoming winter. When guide Zachary Bass is injured in a bear attack, they decide he's a goner and leave him behind to die. When he recovers instead, he swears revenge on them and tracks them and their paranoiac expedition leader down.

İkinci Dünya Savaşı'nın en ateşli zamanlarında, Caine'in kitabına göre davranması yüzünden ikinci kaptan Maryk (Van Johnson) ve tayfası isyana başlarlar. Ancak asıl kırılma noktası bir çok sorgulanan emirinden sonra kaptanın tüm tayfayı Ölüm Tayfunu'na yöneltme emri olur.


1843 yılında Missouri'den yola çıkan bir göçmen kafilesi, William Tadlock liderliğinde 2.500 kilometre uzaklıktaki Oregon’a ulaşmayı hedefler. Zorlu çöller, kanyonlar ve Kızılderili topraklarından geçilecek bu tehlikeli yolculukta rehber olarak tecrübeli Dick Summers tutulur. Ancak Tadlock’un acımasız ve takıntılı liderliği, özellikle Lije Evans ile çatışmalara yol açar. Gerilim giderek artar ve kaçınılmaz bir yüzleşmeye dönüşür.

Hem oğlunun doğum gününü kutlamak hem de bir süredir sallantıda olan evliliğine şans vermek isteyen bir nehir rehberini canlandıran Oscar Ödüllü oyuncu Meryl Streep, sizi soluksuz bırakacak şüphe, heyecan ve aksiyon dolu bir gerilimle yine ekranlarda. Başlarda her şey yolunda gibi gözükürken tura katılan esrarengiz yabancılar, çiftin sakin giden yaşamını bir anda cehenneme çevirir.

Albay Terry Childers ülkesi için Vietnam'da, Beyrut'ta ve Çöl Fırtınası harekatlarına katılıp savaşmış olan 30 yıllık bir ordu mensubudur. Yemen'de bir kurtarma operasyonunda 80'den fazla sivil insan askerlerle göstericiler arasındaki çıkan çatışma sonrası öldürülür. Dolayısıyla Albay Childers operasyonun sorumlusu olarak ülkesi tarafından mahkemeye çıkarılır. Açılan davada silahsız sivilleri silah şiddet uygulayarak öldürdüğü gerekçesiyle, görev kurallarını çiğnemek suçuyla yargılanmaktadır. Avukatı olarak asker arkadaşı Albay Hayes Hodges'ı seçer. Ordunun en iyi avukatlarından sayılmaz, fakat Childers'a bir hayat borcu var. Ayrıca ateş altındayken ölüm riskiyle karşılaşmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen biridir. Hodges davayı kabul eder. Yalnız arkadaşının durumunu kuşkulu görür.

Sivil savaşın son kışında Texas'ın bir ucunda, bir kalede mahkumlara gardiyanlık yapan Albay Dundee, ordunun nizami askerleri, güneyli savaş esirleri ve gözcülerden oluşan kavgacı bir birliği yönetmektedir. Bu görevde harcandığını düşünen Albay sert ve hırslı biridir. Amacı, Teksas'taki Birleşik Devletler üssünü basan bir grup Apaçi'yi yok etmek için Meksika'ya bir keşif seferi yapmaktır. Bir kaçırma olayını bahane ederek apaçilerin peşine adamlarıyla takılır.

Billy the Kid, eski dostu Pat Garrett (William Petersen) tarafından yakalanıp idam cezasına çarptırılır. Ancak Billy, hapishaneden kaçmayı başarır ve özgürlüğünü geri kazanmak için mücadele eder. Bu süreçte, yeni bir çete kurar ve adaletsizliğe karşı savaşmaya devam eder.

Arizonalı emektar bir şerifin karısının öldürüldüğü sırada, olay yerinde bulunan bir meksika göçmeninin üzerinden, hem bireysel silahlanma, hem son yılların en önemli problemlerinden biri olan göçmenlik müessesesine değinen film; bireysel sorularını cevaplandırmak için bu çorak coğrafyayı altını üstüne getiren şerifin mücadelesini anlatıyor!

Nişanlısının öldürülmesinden sonra Wyoming'li bir çiftlik işçisi, onun katilini bulmak için yola çıkar.

Hiç mahkeme salonuna girmemiş olmasına rağmen 60 ın üstünde dava kazanmış ve rahat kişiliği ile tanınan Donanma Avukatı Daniel Kaffe'ye Küba sınırında bir askerin öldürülmesi ile ilgili bir davanın gelmesi ile bütün sorunlar başlar. Müvekkilleri ile devamlı anlaşma yoluna gittiği için hiç mahkeme salonuna gitmeden dava kazanan Kaffe, bu sefer askerlerin cinayeti kabul etmemesi ve verilen emri uyguladıkları iddiası üzerine ve JoAnne Galloway isimli diğer donanma avukatı da işin içine girince davayı mahkemeye taşımak zorunda kalacaktır.

While confronting the disapproving father of his girlfriend Lola, Native American man Willie Boy kills the man in self-defense, triggering a massive manhunt, led by Deputy Sheriff Christopher Cooper.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir