
Douglas Fairbanks Jr.
Lucien Franchi / Mario Franchi

Cultured Mario and outlaw Lucien, twins separated at birth, join forces to avenge their parents' death at the hands of evil Colonna. Because each feels all the same sensations experienced by the other, swordplay is difficult for them. Worse yet, raised very differently, they struggle to find common ground between their conflicting personalities. But to defeat their enemy, the two will have to overcome the obstacles and work as a team.

Douglas Fairbanks Jr.
Lucien Franchi / Mario Franchi

Ruth Warrick
Countess Isabelle Gravini

Akim Tamiroff
Baron Colonna

J. Carrol Naish
Lorenzo

H.B. Warner
Dr. Enrico Paoli

John Emery
Tomasso

Henry Wilcoxon
Count Victor Franchi

Gloria Holden
Countess Franchi

Walter Kingsford
Monsieur Dupre

Nana Bryant
Madame Dupre

Pedro de Cordoba
Count Gravini

Veda Ann Borg
Maria

William Farnum
Priest

Sarah Padden
Nurse
Manart Kippen
Martelli

İki kardeş, aile bağlarına ve arkadaşlığa dair unutulmaz bir hikaye.“AYI” Filminin Yönetmeninden... Ormanın derinliklerinde bir yerlerde tapınak kalıntılarının arasında iki kaplan kardeş dünyaya gelir. Biri utangaç ve yumuşak diğeri yaramaz ve gözüpek. Birlikte tasasız ve mutlu bir hayat sürdürmektedirler ta ki yakalanana, birbirlerinden ve ailelerinden ayrılana kadar.

Maggie "Seninle beraber yaşamıyorum" diye çıkıştı Brick'e. "Aynı kafeste duruyoruz, o kadar." Tennessee Williams'ın 1955 Pulitzer ödüllü oyununun çarpıcı diyalogları ve yoğun duygusallığı oyunun bu film versiyonunda fırtına gibi gürlüyor. Kızgın Damdaki Kedi, olgun yaşlara hitabeden konuları ve ateşli performanslarıyla büyük gişe yapmış.Paul Newman, sorunlu eski spor yıldızı Brick rolündeki hassas performansıyla ilk kez Oscar Ödülü'ne aday gösterilmiş. Elizabeth Taylor ise, hayata olduğu gibi değil de birgün olmasını umduğu şekliyle sarılan kedi Maggie rolüyle ikinci kez aday olmuş. Burl Ives'in yalancılıktan nefret eden Big Daddy rolünde Broadway'deki ününü perçinlediği Kızgın Damdaki Kedi, yakıyor.

1980 yılında açlık ve sefalet içindeki Habeşistan'da yaşayan siyahi Falaşalar özgün bir Yahudi topluluk olarak kabul edildiler ve gizlice İsrail'e taşındılar. Taşınmadan bir gün önce Yahudi bir annenin oğlu ölür ve o da oğlu Schlomo'nun yerine onun ismini kullanarak 9 yaşında Hristiyan bir çocuğu beraberinde götürür.

İki kardeşin gizemli bir oyuncak kutusunu bulduktan sonra varolan yeteneklerini keşfedip geliştirmenin öyküsünün aktarıldığı bu film, Lewis Padgett'in kısa kurgu bilim öyküsünden uyarlandı.

Çok gizli bir askeri proje, bazı dahi öğrencilerin de yardımıyla test aşamasına gelmiştir. Projenin başında Bruce Banner görev almaktadır. Test sırasında bir kaza olur ve Banner, tehlikeli Gama ışınlarına maruz kalır. Yoğun ışın yüzünden mutasyon geçiren Banner, sinirlendiği zaman yıkıcı güçlere sahip yeşil bir deve dönüşen yeni bir kişiliğe bürünür. Bruce Banner olarak yaşamını sürdürmeye çalışsa da, zaman zaman kontrolden çıkan bir yaratığa dönüşmesi çok karmaşık ve trajik olayların yaşanmasına sebep olacaktır. Asıl soru, Hulk adı verilen korkutucu görüntüsüne rağmen yeşil devin, güçlerini kötülere karşı kullanarak kahramanlaşmasına rağmen yanlış anlaşılıp anlaşılmayacağıdır.

Öykü, belirsiz bir zaman diliminde, feodal düzenin hakim olduğu Çin topraklarında geçiyor. Çalınan bir kılıcın ve ünlü bir kaçağın peşindeki iki savaşçı, iz üstündeyken soylu bir adamın kızına rast gelirler. Fiziksel açıdan şaşırtıcı derecede iyi eğitilmiş bir dövüşçü olan bu genç kız, hayatının kritik kararlarından birini vermek üzeredir. Mucizelerin olağan karşılandığı, havada yürüyen zen savaşçılarının cirit attığı bir düşsel gerçekliği koreografik olarak sinemaya taşıyan yönetmen Ang Lee, romantizm ve aksiyonun dinamik bir öykü içindeki birleşimi olarak tanımlıyor filmini.

Son Somuray (2003) filminin aksine büyük savaş alanlarını değil, samuray sınıfının ekonomik olarak çöktüğü ve onurlarını korumaya çalıştığı günlük yaşamı en gerçekçi ve hüzünlü dille anlatan yapımlardandır. 19. yüzyılın ortalarında, Meiji Restorasyonu'na giden süreçte geçer. Düşük rütbeli, yoksul bir samuray olan Seibei, bir yandan hasta annesine ve çocuklarına bakmak için tarlalarda çalışırken, bir yandan da klanının emriyle ölümcül bir göreve gitmek zorunda kalır. Oscar’a aday gösterilmiş bu film, geleneksel samuray ruhunun derinliklerini anlamak için birebirdir.

Rachmaninoff'un unutulmaz 'İkinci Piano Koncertosu' eşliğinde, sıradan insanların sıra dışı aşklarına tanıklık etmek istiyorsanız, İngiliz gerçekçiliğinin başyapıtı kabul edilen bu filmi mutlaka izleyin! Lean'e Cannes'da 'Festival Büyük Ödülü'nü kazandıran film, bir rastlantı sonucu tren istasyonunda karşılaşan iki evli yetişkinin yaşadıkları büyük aşkın öyküsünü anlatıyor.

Uzun süredir görmedikleri kızlarının evleneceğini ve o akşam yemeğe nişanlısı ve onun ailesiyle geleceğini öğrenen anne baba Drayton'lar hemen hazırlıklara başlar fakat kızları, damadın siyah olduğu gerçeğini söylemeyi atlamıştı. Amerikan toplumunun gedikli konusu ırkçılığa, muhafazakarlık ile hümanitenin müsabakası üzerinden yaklaşan 'Guess Who's Coming to Dinner', güçlü oyuncu kadrosu ve nefis senaryosuyla eşsiz bir klasik.

M.Ö. 1250 yılında, Geç Tunç Çağı'nda, yükselen iki ulus çatışmaya başlar. Truva prensi Paris, Sparta Kraliçesi Helen'i kocası Menelaos'u terk edip kendisiyle birlikte Truva'ya yelken açmaya ikna eder. Menelaos, karısının Truvalılar tarafından kaçırıldığını öğrendikten sonra onu geri almak için kardeşi Agamemnon'dan yardım ister. Agamemnon bunu güç elde etmek için bir fırsat olarak görür. 50.000 Yunanlıyı taşıyan 1.000 gemiyle Truva'ya doğru yola çıkarlar.

Unutamayacağınız Epik Bir MaceraBaşrollerinde Viggo Mortensen, Omar Sharif ve yepyeni bir yetenek Zuleikha Robinson'ın yer aldığı , inanılmaz özel efektler ve görüntülerle bezenmiş bir kahramanlık efsanesi, Hidalgo ile ekranlarınıza geliyor.Tüm zamanların en ünlü ve yetenekli efsanevi at yarışçısı Frank T. Hopkins'in (Mortensen) zorlu macerası bu filmle hayat buluyor! İhtişamlı günlerini geride bırakan Hopkins, Arap Çöllerindeki 3,000 millik ölümüne yarışa davet edilir. Arabistan'ın en iyi atlarının ve en iktidar sahibi zenginlerinin bu yarışı kazanmak için hayatları pahasına da olsa yapamayacakları yoktur!

Mr. Miyagi ve Daniel tarafından yenilgiye uğratılan Kreese Vietnam'a giderek eski bir dostunun yardımını ister. Terry isimli bu acımasız iş adamı bir dövüş sanatları ustasıdır ve Kreese'in intikam alma isteğine ortak olur.


Tarihin en büyük komutanlarından birisi olan Büyük İskender çok kısa bir sürede Pers İmparatorluğunu yıkarak Makedon krallığını uçsuz bucaksız sınırlara kavuşturacaktır. Bunu yaparken sevgilisi ve veziri Hephaestin'un yardımını görecektir. Filmde İskender'in aşk, hırs ve savaşları anlatılıyor.

Önceki filmde Kaptan Jack Sparrow, Davy Jones'un sandığında kapana kısılmıştır. Will Turner ve Elizabeth Swann, efsanevi Kaptan Barbossa'nın yardımıyla Jack'i kurtarmak ve Davy Jones'un hayalet gemisi Uçan Hollandalı'nın lanetinden kurtulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkarlar. Bu kez, korsanlar Doğu Hindistan Ticaret Şirketi'nin acımasız lideri Lord Cutler Beckett'a karşı savaşıyor. Beckett, Davy Jones'u kontrol ederek denizlere hükmetmeyi amaçlar. Will, Elizabeth ve Barbossa, Jack'i kurtarmak ve korsanlar arasındaki birliği sağlamak için egzotik ve tehlikeli yerlerde dolaşırlar. Yolculukları sırasında, korsan lordları toplamak ve bir araya getirerek korsanların geleceğini belirlemek zorunda kalırlar.

Savaşmaya pek de hevesli olmayan bir kahraman olan Benjamin Martin, İngilizler Benjamin'in değer verdiği insanları tehdit etmeye başlayınca kendini Amerikan Devrimi'nin içinde buluverir. İdealist bir vatansever olan oğlu Gabriel ile birlikte silah kuşanıp Amerikan milislerinin başına geçer ve "kırmızı urbalılarla" göğüs göğüse çarpışır. Bunlar olurken kendi ailesini korumasının tek yolunun genç Amerikan ulusunu topyekün bağımsızlığa taşımak olduğunu keşfeder fakat karanlık geçmişi, savaşta da peşini bırakmaz.

Yanlız yaşayan bir doktor olan Kate, stajını tamamladığı yerel hastaneden ayrılarak Chicago’da bir hastanenin çalışma teklifini kabul eder. Tek üzüldüğü konu, çok severek oturduğu göl kenarındaki evini bırakacak olmasıdır. Bir sonraki kiracıya, kendisine gelecek mektupları göndermesi için yeni adresini yazdığı bir not bırakır. Evin yeni kiracısı Alex geldiğindeyse çok farklı bir manzarayla karşılaşır. Her yer son derece bakımsız, yıpranmış ve pislik içindedir. Bir önceki kiracıdan kalan notta okudukları ise Kate ve Alex’in hayatlarında, çok büyük bir şaşkınlığın ve zamanın imkansızlıklarıyla dolu bir aşkın başlamasına neden olacaktır.Sandra Bullok ve Keanu Reeves, 1994’teki Hız Tuzağı filminden sonra bir kez daha, David Auburn’un yönetimindeki Göl Evi’nde biraraya geliyorlar.

Filmde 1951 yılında Kore Savaşı sırasında cephenin gerisinde görev yapan ve MASH ('Seyyar Ordu Cerrahi Hastanesi' anlamına gelen 'Mobile Army Surgical Hospital' kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır) adı verilen sahra hastanelerinden birinde görev yapan ve genel olarak 'kasap' olarak adlandırılan bir grup cerrah ve yardımcı personelin serüvenleri anlatılmaktadır. Bu cerrahlar ekibinin hiç biri meslekten asker değildir. Buraya sivil hastanelerden gelmişlerdir. Dolayısı ile askeri disiplin buradaki çadır hastanelerde en son görülecek şeydir. Her gün yapılan ağır ameliyatlar, kesilen uzuvlar, ölen insanlar ve savaşın diğer acıları arasında gülmeye, eğlenmeye ve gırgırlarını geçmeye vakit bulabilirler, tabii asli görevlerini hiç aksatmadan. Aslında filmde tek bir çarpışma sahnesi yer almaz, buna rağmen MASH en büyük savaş karşıtı filmlerden biridir...

MS 922'de Arap Ahmed İbn Fadlan, yanlış kadına aşık olduğu için Bulgarların ülkesine elçi olarak gönderilir. Yolculuğu sırasında kervanı bir Viking kampına girer. Gece kalırlar ve ertesi gün genç bir çocuk, savaşçıları eve çağırmak için kampa gelir: Sis'in yaratıkları olan Wendol, yollarına çıkan herkesi öldürüp yemeye başlayarak anavatanlarına saldırmaya başladığını haber verir. Kahin, Vikinglere eşlik etmesi için on üçüncü bir savaşçının gerektiğini söyler, ancak bu kuzeyden bir adam olmamalıdır. Ahmad ilk başta kuzeyin tuhaf adamlarıyla birlikteyken rahat hissetmez, ancak durdurulamayacak bir düşmana karşı imkansız bir savaşta Vikinglerin yanında cesurca savaşmaya karar verir.

Genç bir öğrenci olan Angelique, evli bir doktora aşıktır. Onu hamile eşinden ayırmak için dolaplar çevirir, ancak doktor onunla olan randevularına ve son olarak da planladığı Floransa gezisine gelmez. Ardından film hikayenin başına döner ve anlatıcı değişir: Bu sefer Angelique yerine doktorun gözünden aynı olaylar gösterilir. Ve şimdi her şey bambaşka görünmektedir
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir