
Alex Wolff
Nick

Nick comes to New York to temporarily live with a jazz musician friend of his late father's named Cal while his mom is in rehab. During his time in the city, he befriends a group of kids who show him what New York has to offer.


Genç ve işsiz annesinin yanında büyüyen Mia ve kardeşi, dar gelirli ailelerin oturduğu bir sosyal konutta yaşamaktadır. Kadınlığını gizlerken kadınsı düşler kuran, küçük kardeşiyle küfürsüz konuşmasa da bu dili sevgi aracı olarak kullanan, okuldan atılmış, arkadaştan yoksun genç kızın yaşamı, bir gün annesinin eve getirdiği yeni sevgiliyle alt üst olur. Sadece dans ederek rahatlayan ve şefkat özlemi içinde yanan Mia, bu olgun erkeğin yakınlığından çok etkilenir...

1900'lerin başında, güneyli bir siyahi kız olan Celie, önce babası tarafından hamile bırakılır, ardından yıllar boyunca efendisi olarak göreceği adama evlenmek üzere adeta satılır. Kocasından gördüğü şiddete rağmen tek tesellisi kız kardeşi Nettie'ye yazdığı mektuplardır. Oysa babası Nettie'nin cevaplarının ona ulaşmasına engel olmaktadır. Celie sonunda kuru gürültüye papuç bırakmayacak güçlü bir kadın olan Sofia ile tanışacak ve ondan çok şey öğrenecektir.Alice Walker'ın Pulitzer ödüllü romanından Steven Spielberg tarafından uyarlanan Mor Yıllar, 11 dalda Oscar adayı olmayı bilmiş, güçlü bir film.

Walter Winchell tarzı sansasyonel bir köşe yazarı olan J.J. Hunsecker yazılarıyla birçok kişinin kaderini belirlemektedir. Hunsecker kızkardeşi Susan'a kur yapma cüretini gösteren caz gitaristi Steve'i hedef seçer.

Birkaç genç, siyah adam San Francisco kentinin Oakland-bölgesinde yer alan Fruitvale adlı BART geçiş istasyonunda protesto eylemi yaparlar. Polisler tarafından geri püskürtülmeye çalışılan eylemcilerin sesi, duyulan birkaç el silah atışıyla kesilir… Sonraki sahnelerdeyse 22 yaşında olan ve Area Körfezi bölgesinde yaşayan Oscar adlı delikanlıyı görürüz. Dünya henüz Noel arifesindedir. Fakat Oscar Hayward'da işleri yoluna koymakla mücadele etmektedir. 2008'in son gününde yanında ailesi, arkadaşları, düşmanları ve hatta tanımadığı yabancıları alarak 'sınırları' geçecektir…

The story of boxer Rocky Graziano's rise from juvenile delinquent to world champ.

The streets of the Bronx are owned by '60s youth gangs where the joy and pain of adolescence is lived. Philip Kaufman tells his take on the novel by Richard Price about the history of the Italian-American gang ‘The Wanderers.’

James White is a troubled twentysomething trying to stay afloat in a frenzied New York City. As he retreats further into a hedonistic lifestyle, his mother's battle with a serious illness faces a series of setbacks that force him to assume more responsibility. With the pressure on him mounting, James must find new reserves of strength or risk imploding completely.

Ünlü bir savaş fotoğrafçısı olan Isabelle Reed, zamansız bir trafik kazası sonucu hayatını kaybedeli 3 yıl olmuştur. Reed'in anısına düzenlenecek bir fotoğraf sergisinin açılışı yaklaşırken, Reed'in büyük oğlu Jonah, uzun zaman sonra babası Gene ve içine kapanık ergen kardeşi Conrad'ın yanına gelir. Aynı aileden olmalarına rağmen mesafeli bir ilişkileri olan ve Isabelle'i çok farklı şekilde hatıralarında yaşatan bu üç kişi birbirine Isabelle’in zihinlerindeki farklı farklı imgeleri sayesinde yakınlaşacak ve Isabelle’in hayatı boyunca içine attığı sırlarıyla yüzleşeceklerdir.

A true story of politics and art in the 1930s USA, centered around a leftist musical drama and attempts to stop its production.

The Brutalist filmi, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra "Amerikan rüyasını" yaşamak için ABD’ye göç eden Macaristan doğumlu, Bauhaus eğitimli Holokost kurtulanı mimar Laszlo’nun yolculuğunu ve hayat hikâyesini anlatıyor. Başlangıçta yoksulluk içinde çalışmaya zorlanan Laszlo, kısa süre sonra hayatının seyrini 30 yıl boyunca değiştirecek bir kontrata imza atar. Yenilikçi kamera oyunları, dramatik yapısı, alışılmadık açı ve kadrajları, kurgusu ve sıradışı ses tasarımı, parlak oyuncu kadrosuyla hem şaşırtıcı hem de unutulmaz.



Bireyselci ve idealist mimar Howard Roark, tasarımları mevcut mimari düşünceyle uyuşmadığı için üniversiteden atılır. İş bulamayacak gibi görünse de sonunda benzer düşüncelere sahip Henry Cameron'ın yanında iş bulur; ancak birkaç yıl içinde patronu Cameron kendini içkiye vererek ölür ve ölmeden önce ideallerinden ödün vermediği takdirde aynı kaderin onu beklediği konusunda, Roark'ı uyarır. Roark, ne pahasına olursa olsun sanatsal bütünlüğünü korumaya kararlıdır.


Monty Brogan, uyuşturucu aleminin kralı olmuş, fakat çekirge misali uzun süre yakalanmadan yaşamayı başarsa da sonunda yakayı ele vermiştir. 7 yıllık hapishane serüveninin başlamasına tam olarak 24 saat kalmıştır.Özgürlüğünün son gününü yakın arkadaşları ve kız arkadaşıyla geçirmeye karar verir. Saatler ilerledikçe, beklemediği olaylar kozasını Brogan için örmeye başlar.Spike Lee yönetmen koltuğunda oturduğu filmini oldukça ufak bir bütçeyle çekmiş. Buna rağmen Edward Nortan, Philip Seymour Hoffman, Barry Pepper gibi isimlerden oluşan oldukça sıkı bir oyuncu kadrosunu barındırıyor. Yönetmenin 11 Eylül olaylarının hemen arkasından motor dediği film, tüm Amerika’da, özellikle de New York’da yaşanan toplumsal değişimler ve hortlayan ayrılıkçı politikaları hedefine alıyor.

Yer 1960'lı yılların Amerikası, New York. Manhattan'ın hareketli müzik piyasasında tutunmaya çalışan genç Llewyn Davis, hayatını müzikle kazanmak ve sanatını icra edebilmek için her yolu denemektedir. Halkın önünde saygın bir yere sahip olmak isteyen Davis, bir yandan da şehrin acımasız koşulları altında yaşamını sürdürmeye çalışmaktadır. Fakat başını sokabileceği bir evi olmadan eski kız arkadaşı Jean Berkey'in kanepesiyle, kız kardeşinin kendisinden yakınmaları arasında gidip gelir. Dönemin önemli menajerlerinden Bud Grossman'a müziği, plağının bir kopyasını dinletmek tek hedefidir...

Deeds küçük bir kasabada kendi halinde yaşamaktadır. Bir akrabasının ona yüklü bir miras bırakması üzerine şehre taşınır ve lüks bir hayat yaşamaya başlar. Bir anda herkesin gözdesi olan Deeds'in hayatı gazeteci Babe Beneth ile tanıştıktan sonra altüst olur.

Bob Saginowski kuzeni Marv'ın yerinde barmenlik yapmaktadır ve ne zaman Brooklyn suç baronları mekanlarını yasadaşı kazanımları için bir banka olarak kullanmaya gelse onları görmezden gelmektedir. Bu gördüklerini bir yandan içine atarken bir yandan da suçluluk duyduğu için kilisesindeki ayinlere katılmak istemez. Bob'un yalın hayatı çöpte hırpalanmış bir pitbull yavrusu bulduğunda daha karmaşıklaşır. Köpek için komşusu Nadia 'dan yardım istediğinde, köpeğin sağlığı için duydukları endişe aralarında bir yakınlaşma ortaya çıkarır. Köpeğin gerçek sahibi ve Nadia'nın ağzı bozuk eski sevgilisi Eric Deeds geri döndüğünde her ikisini de geri ister ve barın soyulması Bob'u Eric'in Çeçen patronuyla karşı karşıya getirir. Bob iyi bildiğini düşündüğü insanlar ve kendisi hakkında şok edici gerçeklerle yüzleşmek zorunda bırakılır.

Vicdansız bir gazete tiranı ile savaşmak için bir araya geldiklerinde kahraman olmaları muhtemel görünmeyen bir grup cesur gazete satıcısının gerçek hikâyesidir. Hayallerini gerçekleştirmeye kararlı bu grup, güçlü olana ülke çapında meydan okuyacak cesareti kendilerinde bulurlar.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.












0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir