
James Earl Jones
Fish

A Jamaican widower recently released from a mental institution and a former housewife with an imagined lover in the form of 19th-century composer Giacomo Puccini become the unlikely tenants of an eccentric widow in Los Angeles.

James Earl Jones
Fish

Lynn Redgrave
Poinsettia

Margot Kidder
Mrs. Muldroone

Sarah Benoit
Reno Minister's Wife
Andy Garza
Wedding Groom

Tommy Redmond Hicks
New York City Minister
Ronald F. Hoiseck
Reno Minister

Shannon Wilcox
Hippie Preacher's Wife
Victoria Prismantas
Young Hippie Woman
Paul M. Heller
Mailman

David Kagen
Social Worker
Arlene Albertson
Woman at Bus Station
Dale Franzen
Opera Performer 1
Gary Bachlund
Opera Performer 2
Phillip Kako
Hippie Preacher

Genç bir kadının ölen kız kardeşine bıraktığı, komik itiraflar içeren sesli mesajlar yanlışlıkla bir yabancının telefonuna yönlendirilir ve bu kişi, uzaktan kadına âşık olur.

Alışılmamış türde bir romantik komedi olan film, aşkın gerçek olduğuna inanmayan bir kadın ve ona aşık olan bir adamın hikayesini anlatıyor. Tom Hansen, hayatından tamamen çıktığına emin olduğu zaman Summer Finn ile tanıştığı ilk günü hatırlar. Tom, kızı ilk gördüğü anda aşık olur. Hayatının geri kalan kısmını bu kızla birlikte geçirmesi gerektiğini biliyordur. Ne var ki Summer ne aşka ne ilişkilere inanmamaktadır. Buna rağmen aralarında arkadaşlıktan öte farklı bir ilişki başlar. Birlikte geçirecekleri günler sıradışı, eğlenceli ve komik bir hikayeye tanıklık edecektir.

New Hampshire'e yeni gelmiş Humbert aşık olduğu kişiye ulaşabilmek için büyük bir plan yapar; Charlotte Haze'la evlenecek ve böylece onun erken gelişmiş, güzeller güzeli kızına her zaman yakın olacaktır. Usta yönetmen ve yapımcı Stanley Kubrick cinsel tutkuları, Vladimir Nabokov'un romanını temel alarak keşfe çıkıyor. Kubrick, aynı konuyu 37 yıl sonra Eyes Wide Shut ile tekrar ele aldı...

Bir televizyon şirketinde sunucu asistanı olarak çalışan Lelaina (Winona Ryder) boş zamanlarında kendisi ve arkadaşları hakkında elinde kamerayla bir belgesel çekmektedir.Değişen işi ve değişen kariyeri onu farklı yerlere ve farklı düşüncelere sevkedecektir.

A man and woman meet by chance at a romantic inn over dinner and, although both are happily married to others, they find themselves in the same bed the next morning questioning how this could have happened. They agree to meet on the same weekend each year—in the same hotel room—and the years pass each has some personal crisis that the other helps them through, often without both of them understanding what is going on.

Lise öğrencisi 17 yaşındaki Ed Wallis ve yaşamak için birkaç aylık ömrü kalan emekli CIA tetikçi komşusu Ashby arkadaş olurlar. Ed, dünyada ne olmak istediğini bilmek isterken; Ashby ölmeden önce hayatı ve tanrı ile barış yapmak istemektedir. Bu "barış" onun ahlaki değerleriyle oynayan 3 eski patronuna kadar uzanmaktadır.

Yakın arkadaş olan Diane, Vivian, Sharon ve Carol aşka tövbe etmiştir. Diane 40 yıllık evliliğin ardından dul kalmıştır. Vivian, sadece erkeklerle takılmayı tercih eder. Sharon, uzatmalı bir boşanma sürecindedir. Carol’un evliliği ise 35 yılın ardından bir çöküşe girer. Hayatları yolunda gitmeyen bu dört kadın birlikte bir kitap kulübü kurar. Belirledikleri kitapları okumaya başlayan Diane, Vivian, Sharon ve Carol’un hayatı Grinin Elli Tonu’nu okumalarıyla bambaşka bir hal alır. Kitaptan ilham alan kadınlar kendilerini yeniden keşfetmeye,unuttukları duyguları yeniden tatmaya başlar. Onlar artık hayatlarının ikinci baharındadır.

Genç bir editör olan Jeremy, uzun zamandır yazmayı bırakmış ve inzivaya çekilmiş ünlü yazar Weldon Parish'i yeniden yazmaya ikna etmek için İtalya'nın sakin bir köyüne gönderilir. Başta Jeremy ile iletişim kurmak istemeyen Weldon, zamanla genç editörle dostluk kurar. Jeremy, Weldon’ın ailesi ve köy halkıyla tanışarak hayatın farklı yönlerini keşfeder. Bu süreçte sadece Weldon'ı değil, kendisini de yeniden keşfeder ve hayatına yeni bir yön verir.

Reluctant to let go of college life, a close-knit team of seven friends--irresponsible saxophone player Billy, young Republican Alec, his girlfriend Leslie, struggling journalist Kevin, drama queen Jules, lovesick waiter Kirby, and Wendy, a social worker with a heart of gold--realise the party is over. And as the burdens of maturity close in on the young dreamers, the complexities of adulthood and the daily struggle of growing up put their sacred friendship to the test. But everyone knows life is not a bed of roses. It won't be easy, but when all is said and done, what will it take for St. Elmo's clique to find its place in the real world?

"Aşkım" (Cheri), zengin erkekleri baştan çıkarmasıyla meşhur 49 yaşındaki Lea de Lonval’le, daha 19 yaşındaki havalı ve deneyimsiz Fred’in altı yıl süren ilişkilerini anlatıyor. 1900’lerin başında Paris’te geçen filmde Lea, rakibesi Charlotte’un oğlu Fred’i kadınlar hakkında bir şeyler öğrenmesi için kanatları altına alır. İlişkileri safi zevkten ibaretken birbirlerine aşık olurlar. Oscar adayı güzel oyuncu Michelle Pfeiffer’ı baş döndürücü bir rolde izleyeceğimiz “Aşkım / Cheri”de Rupert Friend ve Kathy Bates de başarılı performanslarıyla dikkat çekiyor.

After his daughter persuades him to move into a new apartment, aged widower Fred strikes up a friendship with his eccentric 74-year-old neighbour Elsa, who convinces him it's never too late to keep enjoying life. Although he seemed resigned to a miserable bedridden existence, Fred embraces Elsa's youthful enthusiasm as she introduces him to the path of life and entertains him with outlandish stories about her past life. But when he discovers Elsa's terminally ill, Fred decides to accompany her on the trip of her dreams to the eternal city of Rome to help her fulfil a lifelong ambition.

Karısının ölümünden sonra komşularıyla tüm bağlantısını kesen Oren, nezaketsiz bir adama dönüşmüştür. Komşusu Leah ise eşinin kaybıyla kendisini iyice müziğe vermiştir. Oren’in oğlu bir gün kızı Sarah’a bakması için babasına getirir. Çocuklar karşısında hiç sabrı olmayan Oren ve çocuk sahibi olmayan Leah, küçük kızla başbaşa kaldığında buz tutmuş iki kalbin ısınması için bir şans doğar.

Kız arkadaşından ayrılması ile yıkılan Carter Webb, Los Angeles'tan ayrılarak Detroit'te yaşayan deli dolu anneannesinin yanına gider. Carter, anneannesinin karşı komşusu Hardwicke Ailesi'nin kadınlarına karşı bir çekim hissetmektedir.

Jason ve Julie çok uzun yıllardır iki iyi dosttur ve arkadaş grubunda bekar-çocuksuz kalan son çifttir. Evliliğin ve çocuk yetiştirmenin ilişkilerine zarar vermesinden korkan ikili evlenmeden bir bebek yaparak aynı evin içinde arkadaş olarak yaşamaya devam ederler ve bu arada da başkalarıyla tanışıp yeni ilişkiler de kurarlar. Herkes 'bunu yapamazsınız'derken, onlar başarmış gibi görünseler de içten içe birbirlerini kıskanmaya da devam ederler...

Amerikalı bir çift olan Bob ve Anne, aşkın şehri Paris'te bir malikaneye taşınmışlardır. Çift, yüksek sosyeteden dostları için özel bir akşam yemeği düzenleyecektir. Son dakikada eklenen bir konuk nedeniyle davetli sayısının 13'e çıkması, uğursuzluk getirecek diye mükemmeliyetçi ev sahibesini rahatsız eder. O da çözümü hizmetçisi Maria'nın 14. kişi olarak yemeğe katılmasında bulur. Tabii eksantrik ve aristokrat bir zengin gibi davranarak rol yapması şartıyla! Maria, yemekte rol yaparken tesadüfen sanat uzmanı konuk David ile yakınlaşınca olaylar beklenmedik bir şekilde gelişir. Maria'nın gerçek kimliğini saklayarak romantik bir aşka yelken açması üzerine Anne, bu ilişkiyi bitirmek için elinden geleni yapacaktır.

Orta yaşı çoktan geçmiş, evli ve çocuklu Amerikalı aktör Bob bir reklam çekimi için Japonya’ya gelir. Tokyo’da kaldığı otelde bir başka Amerikalı ile fotoğrafçı kocasının peşinden buraya gelmiş olan sevimli ama ciddi Charlotte ile tanışır. Dillerine ve kültürlerine uzak oldukları bu insanların ülkesinde fazlasıyla yabancı olan ve iletişimsizlik denizinde boğulan bu iki yabancı, bir Tokyo haftasonunda birdenbire yakınlaşacaklardır.


San Francisco’lu bir yazar olan Frances Mayes’in (Diane Lane) mükemmel gibi görünen hayatı ani bir olayla sarsılır. Verdiği bir partide, kitabını eleştirdiği için ondan hoşlanmayan bir başka yazar kocasının onu aldattığını söyler. Boşanma süreci, Frances’i derinden etkiler ve artık yazı yazamaz hale gelir. Hatta, en yakın arkadaşı olan Patti bile, Frances’in bir daha artık kendini toparlayamayacağını düşünmektedir.

1967 yapımı komedi Barefoot In The Park'ın sevilen çifti Robert Redford ve Jane Fonda yıllar sonra bir kez daha beyaz perdede bir araya geliyor. İkilinin yeniden romantik anlar yaşadığı film, ikiliyi bir araya getiren 4. yapımdır. 2 Oscar ödülü sahibi Fonda ile 1 Oscar ödülü sahibi Redford bu kez kapı komşuları olan iki dul insanı canlandıracak. Yıllardır Colorado'nun küçük bir kasabasında birbirinin yanında yaşayan bu iki dul, Addie Moore ve Louis Waters, hiçbir şekilde iletişim halinde değildir. Ancak bu durum Addie'nin komşusuyla iletişime geçmek için attığı bir adım ile değişmek üzeredir. Bu adım ikisinin de hayatını değiştirecektir...

Bir dul ve eski bir kanto şarkıcısı, 3 yakın arkadaşının da desteğiyle hayatta her yaşta yeni bir başlangıç yapılabileceğini keşfeder.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir