
Mickey Rourke
Ashby Holt

Lise öğrencisi 17 yaşındaki Ed Wallis ve yaşamak için birkaç aylık ömrü kalan emekli CIA tetikçi komşusu Ashby arkadaş olurlar. Ed, dünyada ne olmak istediğini bilmek isterken; Ashby ölmeden önce hayatı ve tanrı ile barış yapmak istemektedir. Bu "barış" onun ahlaki değerleriyle oynayan 3 eski patronuna kadar uzanmaktadır.

Mickey Rourke
Ashby Holt

Nat Wolff
Ed Wallis

Emma Roberts
Eloise

Sarah Silverman
June Wallis

Adam Aalderks
Valchek

Seth Dousman
Garry Smits

Kevin Dunn
Coach Bruton

Zachary Knighton
Father Ted

Michael Lerner
Entwhistle

John Enos III
Coach Wally

Steve Coulter
Peter Black

Tom Nowicki
Kenrick

Seth Dousman
Smits

Jason Davis
Mr. Mark

Max Lesser
Doctor

Extrovert Corinne convinces Jane, a shy, talented baker, to commit to a year of bringing cakes to bars, to help her meet people and build confidence. But when Corinne receives a life-altering diagnosis, the pair faces a challenge unlike anything they've experienced before.

Kadınlara düşkün olan Jonathan ve Sandy’nin rekabeti gün geçtikçe daha da zararlı hale gelir. Kadınlar, içki ve tatminsizlikle dolu bir kısır döngünün içinde yaşamaya başlarlar. Bu savaşta esas düşmanlarının kendileri olduğunu anladıklarında artık çok geçtir.

Reluctant to let go of college life, a close-knit team of seven friends--irresponsible saxophone player Billy, young Republican Alec, his girlfriend Leslie, struggling journalist Kevin, drama queen Jules, lovesick waiter Kirby, and Wendy, a social worker with a heart of gold--realise the party is over. And as the burdens of maturity close in on the young dreamers, the complexities of adulthood and the daily struggle of growing up put their sacred friendship to the test. But everyone knows life is not a bed of roses. It won't be easy, but when all is said and done, what will it take for St. Elmo's clique to find its place in the real world?

Hildy’nin duygusal iniş çıkışlardan uzak dengeli devam eden yaşamı, lisedeki aşkı Frank Getchell ile yeniden aşk yaşamaya başlamasıyla değişmeye başlar, dahası her şey birinin pervasız davranışları yüzünden içinden çıkılmaz bir hal alacaktır. Uzun süredir saklı kalan duygularını hatırlayan ve ailesi hakkında sırları ortaya dökülen Hildy, onlarca yıldır yüzleşmekten kaçtığı tek insanla yani kendisiyle hesaplaşmak zorunda kalır.

"Aşkım" (Cheri), zengin erkekleri baştan çıkarmasıyla meşhur 49 yaşındaki Lea de Lonval’le, daha 19 yaşındaki havalı ve deneyimsiz Fred’in altı yıl süren ilişkilerini anlatıyor. 1900’lerin başında Paris’te geçen filmde Lea, rakibesi Charlotte’un oğlu Fred’i kadınlar hakkında bir şeyler öğrenmesi için kanatları altına alır. İlişkileri safi zevkten ibaretken birbirlerine aşık olurlar. Oscar adayı güzel oyuncu Michelle Pfeiffer’ı baş döndürücü bir rolde izleyeceğimiz “Aşkım / Cheri”de Rupert Friend ve Kathy Bates de başarılı performanslarıyla dikkat çekiyor.

The film follows the marital and dating lives of three men and three women who unknowingly form a tangled web of relationships. Interspersing "man on the street" interviews with scenes from the six characters' lives, the film weaves a humorous and biting commentary on the game of love -- easy to start, hard to finish.

Two successful women, sick and tired of dating and relationships, decide to keep two young men in their pool house for strictly sexual purposes.

Besteci Steven Lauddem, büyük geri dönüş operasının müziklerini tamamlayamamasına neden olan yaratıcılık konusunda bir engel yaşıyor. Eşi olan eski terapisti Patricia, şehirde kaybolarak yaratıcılığını yeniden canlandırmasını önerdiğinde Steven ilham arayışına çıkar. Onun aydınlanması, Katrina adında canlı bir kadınla tanıştıktan ve hayatının umduğundan ya da hayal edebileceğinden çok daha fazla potansiyele sahip olduğunu keşfettikten sonra gelir.

Kız arkadaşından ayrılması ile yıkılan Carter Webb, Los Angeles'tan ayrılarak Detroit'te yaşayan deli dolu anneannesinin yanına gider. Carter, anneannesinin karşı komşusu Hardwicke Ailesi'nin kadınlarına karşı bir çekim hissetmektedir.

Gelecek vaat eden genç bir film yapımcısı, şöhret ve servete giden yolu komik sapmalar ve çukurlarla döşeli bulur.

Değişik ilişki seviyelerindeki 5 çiftin sorunlu ve bir o kadar da komik seks hayatları etrafında seksin 6 aşamasının anlatıldığı tempolu ve eğlenceli bir komedi filmi...

17 yaşlarında iki arkadaş; Julio ve Tenoch, hayali bir kumsala doğru bir yolculuk planlarlar ve kendilerinden büyük olan Luisa ile birlikte yolculuğa başlarlar. Meksika yapımı bir yol filmi olan yapım, gençlerin çıktıkları yolculuktaki deneyimlerine odaklanan ve yaşadıkları dünya ile birlikte kendilerini ve birbirlerini keşfetmelerini anlatan, günümüz Meksikasını ele alan son derece önemli bir film.

Aşk hayatlarını bir türlü yola koyamamış ve erkeklerle başları dertte olan iki kadın, Amanda ve Iris... Biri Los Angelas'ta, diğeri de İngiltere'de yaşayan bu iki genç kadın, hayatlarının gidişatından çok sıkılmışlardır. Kendileri için bir değişiklik yapmanın planlarını kurarken internette ev değişimi üzerine bir site vasıtasıyla belli bir süre için evlerini takas etmeye karar verirler. Tüm istedikleri, hayatlarında biraz farklılık yaratmak ve belki de yeni insanlarla tanışabilme imkanı sağlamaktır.Kadınlar Ne İster? ve Aşkta Herşey Mümkün gibi romantik komedi türündeki filmlerin başarılı yönetmeni Nancy Meyers, yine kadınları merkezine aldığı, eğlenceli bir film ile beyazperdede!

Bu seksi ve modern gerilimde Akademi ödülü sahibi Judi Dench ve Cate Blanchett, biri iş arkadaşının suçlu sırrı yüzünden harcanan diğeri kendi karanlık saplantılarının kurbanı olan hınzırca eğlenceli, Oscar adayı performanslarını sergiliyorlar.Dench, Barbara Covett rolünde, iş dışında umutsuz ve yalnız bir hayatı olan demir bir yumrukla sınıfını yöneten bir öğretmeni canlandırıyor. Neşe saçan yeni sanat öğretmeni Sheba Hart'la tanışana kadar (Blanchett) bu böyleydi.Buna rağmen Barbara başta çok hoşlandığı yeni kafadar arkadaşı Sheba'nın bir öğrenciyle ilişkisi olduğunu öğrenince kıskançlık ve öfkesine yenilip kontrolden çıkar.

Erkek hemşire olarak çalışmakta olan Greg Focker (Ben Stiller), uzun süredir birlikte yaşadığı Pam (Teri Polo) evlenme teklif etmeyi planlamaktadır. Ona evet demeden önce babasından kendisini resmen istemek zorunda olduğunu söyler. Böylece sevgilisinin anne ve babasıyla tanışacağı ve orada geçireceği günlerin hiç de kolay olmayacağı bir yolculuğa çıkmak zorunda kalan Greg, başına geleceklere katlanacak gücü kendinde görmektedir çünkü Pam'i çok sevmektedir. Pam'in babası eski bir CIA ajanıdır (Robert De Niro) ve evinin bodrumunda bir yalan makinesi bulunmaktadır. Aynı anda Pam'in kız kardeşi de bir doktorla evleneceğini ilan etmiştir. Tabii böyle bir ortamda işler biraz karışır. Hatta babasının her şeyden çok sevdiği Himalayalara özgü bir kedi olan Jinxie de ortadan kaybolunca baba adeta çıldırır ve evde tam bir cehennem hayatı başlar.

Don senelerce adeta bir Don Juan gibi yaşamış ve Don Juan'vari bir şekilde kadınların kalbini çalmış, ama onlara bağlanamamıştır. Artık hayatı için bir anlam bulamayan Don, yaşayan bir sebze gibidir adeta. Son kız arkadaşının (Julie Delpy) onu terk ettiği gün, ismini açıklamayan eski bir kız arkadaşından, aslında bir oğlu olduğuna dair bir mektup alır. Sempatik, esrar çözmeye meraklı, iyi aile babası komşusu, bu mektubu yazanı bulması için onu teşvik eder ve hatta onun için tüm bu geziyi organize eder. Böylece Don'un geçmişindeki bu kadınları teker teker ziyaret ettiği bir yolculuk başlar. Her yol macerasının sonunda olduğu gibi, Don'da yolun sonunda anlayacaktır herşeyi...

Üniversitede ders vermek için Amerika'ya yerleşen İngiliz Profesör Humbert Humbert 13 yaşında kızı Dolores'le birlikte yaşayan dul Charlotte'un yanında bir oda kiralar. Humbert, Lolita adını takacağı Dolores'e açıklanamaz bir tutku duymaya başlar. Yasak aşkına daha yakın olabilmek için, hiç sevmediği halde Charlotte'la evlenecek kadar ileri gider. Carlotte inanılmaz gerçeği keşfetmesinin ardından kaza sonucu ölünce, Lolita'ya hiç bir şey söylemeyen Humbert onu da yanına alarak arabayla yollara düşer. Humbert'in giderek daha da tehlikeli sularda yüzerken aklıselimi de yitirmeye başlayacaktır.

1940'lı yıllarda New York'lu sosyalist bir oyun yazarı olan Barton Fink, Los Angeles'a gelip bir film senaryosu yazma ihtimali belirdiğinde durumu kabul etmek zorunda kalır. Bir otele yerleşir ve burada film stüdyosunun başkanı Jack Lipnick'le tanışır. Lipnick'ten, yazacağı senaryonun kaba saba bir B filmi için olduğunu öğrenir. Daktilosunda sadece tek bir cümle yazmayı becerse de, içinde bulunmaya hiç alışık olmadığı durum sebebiyle bir türlü ilham gelmez ve tıkanır.Oteldeki kapı komşusu Charlie Meadows, geveze bir pazarlamacı ve tam bir orta sınıf insanıdır. Fink'in hayatına giren diğer insanlar da (ünlü bir senarist olan Mayhew ve onun kız arkadaşı Audrey gibi) genç entellektüel yazara ilham gelmesine ve senaryoda ilerlemesine yardımcı olamazlar. Stres doruğa çıktığında Fink kendisini doğaüstü tabloları andıran bir cehennemin içinde bulur.

New York'lu mimar Natalie çocukluğunda romantik komedi filmlerini sevse de artık acı gerçekle yüzleşmiştir; romantik komediler sahte ve gerçeklikten uzaktır. Artık yetişkinliğe erişmiş olan Natalie'nin tek hedefi şehrin bir sonraki gökdelenlerine imzasını atabilmektir. İşinde yükselmek isteyen genç kadın ne kadar çabalasa da şehri güzelleştirecek binalar tasarlamak yerine ofisin getir götür işleriyle meşgul edilmektedir. Ancak bu da yetmezmiş gibi günün birinde bir soyguncuyla karşı karşıya gelir ve bilincini kaybeder. Uyandığında ise hayatı en büyük kabusuna dönüşmüştür; bir romantik komedi filmine... Romantik komedi filmlerinin klişelerini birbiri ardına yaşayan genç kadın, kendini bir anda anlamlandıramadığı bir dünyada bulur. Bir film sahnesine dönüşen bu hayatında filmin sonu mutlu olacak mıdır?

Will Traynor zengin, başarılı, yakışıklı, yaşamayı seven ve istediği her şeye sahip olan genç bir adamdır. Ancak talihsiz bir motosiklet kazası sonrası felç kalınca yaşama hevesini kaybetmiş, ölmeyi düşünmeye başlamıştır. Louisa Clark ise bir kafede garsonluk yapan, hayatta fazla bir başarısı ve beklentisi olmayan, her daim ablasının gölgesinde kalmış bir kadındır. Lou kafedeki işini kaybedince yeni bir iş aramaya başlar ve Will'in bakıcısı olarak çalışmaya işe alınır. Son derece kültürlü ve donanımlı biri olan Will, Louisa'yı önce küçümsese de genç kadının varlığı ona yaşama sevinci vermeye başlar. Aralarında kurulan bu arkadaşlık ve yakınlık, ikisini de çok değiştirecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir