
Eric Roberts
Josh Baker

One minute Josh Baker is meeting the woman of his dreams. The next, he's watching her whisked away by a mysterious ambulance that never arrives at the local hospital. Doubted by the police, Josh is forced to carry on a one-man crusade that leads to a discovery more frightening than his worst fears.

Eric Roberts
Josh Baker

James Earl Jones
Lt. Spencer

Megan Gallagher
Sandra Malloy

Richard Bright
McClosky

Janine Turner
Cheryl

Eric Braeden
The Doctor

Nick Chinlund
Hugo

Red Buttons
Elias Zacharai

James Dixon
Detective 'Jughead' Ryan

Stan Lee
Marvel Comics Editor

Jill Gatsby
Jerilyn
Martin Barter
Street Gang Leader

Laurene Landon
Patty

Matt Norklun
Ambulance Driver
Rudy Jones
Ambulance Driver

Akademi Ödüllü Clint Eastwood bu macera serisinde, kural tanımaz bir San Francisco polisi olan Dirty Harry Calahan'ı canlandırıyor. Harry Calahan'a bir seri katile fidye verme görevi verilir ama işler pek yolunda gitmez. 14 yaşındaki kızın hayatı tehlikeye girince, Callahan kendisine hiçbir şeyin engel olmasına izin vermez. Buna yasalar da dahil.

Gizli ajan Ethan Hunt beyazperdeye geri dönerken bugüne kadar karşılaştığı en amansız rakibini de yanında getirdi. Hunt ile ekibi bugüne kadar izini kimsenin takip edemediği silah satıcısı ve bilgi sağlayıcısı Owen Davian'a karşı zor bir göreve soyunuyor.

Şehirden büyük bir banliyö evine taşındıkları gece Josh ve Rachel, ön bahçelerindeki ağaca çarpan bir araba tarafından sarsılır. Kazada sürücü ölür ve yolcuları da yaralanır. Josh, yolun tasarımından dolayı kazaların düzenli olarak meydana geldiğini keşfettiğinde, bir sonraki kurbanları kurtarmaya hazır olmaya takıntılı hale gelir.

Brian De Palma 1980’li yıllarda üç saatlik bir şölene dönüştürdüğü Tony Montanalı SCARFACE hikâyesini yakın tarihe kadar bir gizem olan 1931 yapımı SCARFACE filminden aktarmıştır. Hayatı sinema filmine konu olan Howard Hughes, senaryo yazarı Ben Hecht ve Amerikan sinemasının efsane yönetmenlerinden Howard Hawks’ın 1931 yılında gerçekleştirdikleri bu eser “Klasik” ve “Yön verme” vasıflarını hak eden bir çalışmadır. Eserin ana fikri Tony Guarino isimli karaktere dayandırılan Armitage Trail’in aynı isimli romanına dayanmaktadır.Ufak işlerde pişen Sicilya kökenli serseri Tony Camonte, dağlı teknikleri ve megaloman seviyede ki kazanma hırsıyla Chicago Yeraltı Dünyasının en büyüğü olmaya yemin etmiştir. Bu yolda da kendi patronundan şehri yönetenler kulübünün üyelerine herkes birer araçtır. Sırası gelenler bu hırstan kendine düşen payı alacak ve hastanede ki suikast sahnesinde olduğu gibi bir buket çiçek ve kurşunla şehirden ve hayattan uğurlanacaktır.

1997 yılında suçun artması sonucu duvarlar ve dikenli tellerle çevrilen New York, ABD'nin geri kalanından yalıtılarak adeta dev bir açık hava cezaevine dönüştürülmüştür. En iflah olmaz suçlular oraya atılıp anarşik ve vahşi bir yaşama mahkum edilirken kaçmaya çalışanlar vurulmaktadır. Manhattan'ı anakaraya bağlayan köprüler havaya uçurulmuş ve mayınlanmıştır. ABD başkanının uçağı teröristlerce kaçırılır ve başkan kaçış kapsülüyle New York'a düşer. Onu kurtarmak için eski asker ve şimdinin dik başlı mahkumu katil Snake Pliskin bir anlaşmaya zorlanır. Snake'in koluna 24 saat içerisinde infilak edecek bir patlayıcı yerleştirilip New York'a gönderilecek ve başkanı bulup getirecektir. Zamanında ve bu imkansız görevi tamamlamış olarak dönerse Snake'in hayatı da kurtulacaktır.

11:14’te gerçekleştirilen bir kazayla açılan yapım, bağımsız gibi gözüken birden fazla olayı sondan başa doğru anlatıyor. Ve bir kazayla bağlanan olayların nasıl şekillendiğini ve birbirini nasıl etkilediğini izlemeye başlıyoruz. Ve bu süreç bizi herşeyin başladığı ana götürüyor.

Haksız yere suçlanan oğlu için adaleti kendi sağlamaya karar veren, yas içindeki bir diyakoz, yozlaşmış polis çetesine karşı mücadele verir.

Levon Cade, eski bir Kraliyet Deniz Komandosu'dur ve artık inşaat işçisi olarak sakin bir yaşam sürmektedir. Ancak patronunun genç kızı Jenny'nin insan kaçakçıları tarafından kaçırılmasıyla birlikte, Levon eski yeteneklerini kullanmak zorunda kalır. Jenny'yi bulmak için çıktığı bu yolculuk, onu büyük bir yolsuzluk ve hükümet ajanlarının insan kaçakçılığına karıştığı bir komploya götürür.

Gece Şahini, Paris ve Londra’da başlayan gerilim ve entrikanın New York sokaklarında doruğa ulaşacağı sert ve eskimeyen bir hikaye anlatıyor. Avrupa’nın en acımasız teröristi Wulfgar New York’ta olduğunu duyurur ve bomba etkisi yaratır. Sivil polisler, Deke DaSilva ve Willis Fox’a neredeyse imkansız olan Wulfgar’ı yakalama ve durdurma görevi verilir.

Sigorta pazarlamacısı Michael’ın hayatı işten eve gidip geldiği bir rutinle devam etmektedir. Fakat gizemli bir yabancıyla iletişime geçerek bulunduğu trendeki bir kişinin kimliğini ortaya çıkarmak zorunda kalır. Zamana karşı yarışan Michael, kendini ölümcül bir komplonun içinde bulur. Hayatta kalmak ve diğer yolcuları kurtarmak artık onun elindedir.

Tehlikeli bir suikastçıdan kaçan kurnaz bir dolandırıcı, küçük bir kasabanın polis karakolunda saklanmak için bir plan yapar. Ancak karakola gittiğinde onu kötü bir sürpriz beklemektedir. Polis karakolunda yaşanan beklenmedik olaylar büyük bir ölüm kalım savaşı yaşanmasına neden olur.

Üst düzey CIA ajanı Avery Graves, kaçırılan kocasını kurtarmak için kendi ülkesine ihanet etmesi için teröristler tarafından şantaja uğrar. Ekibinden koparılan Graves, hayatta kalmak ve kaçıranların istediği istihbaratı bulmaya yardım etmek için yeraltı dünyasındaki bağlantılarına başvurur.

Kural tanımayan, gözüpek polis Jack Murphy, cinayet büroda on altı yıldır kendi kurallarıyla çalışmaktadır. Ancak karısı ve sevgilisinin kendi hizmet tabancasıyla öldürülmesiyle bütün deliller onu işaret eder. Şüpheli olarak meslektaşları tarafından tutuklanır. Murphy kaçmayı başarır, ancak yanında isteksiz bir yol arkadaşı vardır: Arabella adlı bir araba hırsızı, kelepçeyle ona bağlı olduğu için kaçışına ortak olmak zorunda kalır. Zaman daralırken Murphy'nin tek hedefi vardır: Gerçek katili bulmak.

Alman yönetmen Uwe Boll'un, Amerikan hükümetinin kriminal yapısına karşı insanlığı uyandırmak amacıyla, siyasi bir platform olarak kullanmak için, para yerine, bir TV istasyonunu ve içindekileri rehin alan bir adamın hikayesini anlattığı, Rampage serisinin devam filmi.

Anthony Lowe (Van Damme) çalıştığı birimde çok da sevilmeyen bir polistir. Düzenlediği basın operasyonu başarısızlıkla sonuçlanır. Hem tüm New Orleans'ı haraca kesen Callaghan (Stephen Rea) ellerinden kaçmıştır hem de iki polis memuru hunharca öldürülmüştür. Lowe, öç almaya and içer. Callaghan ile geçmişten kalan bir hesapları da vardır. Lowe, bir yandan mafyayla boğuşurken diğer yandan da sorunlu evliliğini kurtarmaya çalışmaktadır. Eşi Valerie (Selina Giles) hamiledir. Ama çocuk başkasındandır. Mafyanın acıması yoktur. New Orleans sokakları daha önce hiç tanık olmadığı bir kan gölüne dönüşecektir

Günümüzde şöhret herşeyle eskisinden çok daha fazla iç içe. Bugünün televizyon haberleri sayesinde suçlulardan polislere, avukatlardan politikacılara herkes bir şekilde 'ünlü' oluyor. TV programlarında katiller doktorlara itiraflarını anlatıyorlar. Suç, trajedi ve kaos: bunlardan korkuyor olabiliriz ancak kimse inkar edemez ki bugünün dünyasında bu kavramlar reyting, para ve güç getiriyor.Peki toplumdaki gözü dönmüş bireyler bu '15 dakikalarını' alabilmek için ne kadar ileri gidebilirler? Ve toplum onları izlemeye ne kadar istekli? 15 Minutes bu sorulara cevap vermeye çalışıyor.15 Minutes'in merkezinde New York'ta işlenen iki cinayet var. Fakat anlatılan şey sadece bu cinayetler hakkındaki gerçeklerin değil, bu gerçekleri kontrol edenlerin kimler olduğunun da açığa çıkarılması.

New York'ta bir polis teğmeni Hispanik bir uyuşturucu satıcısını vurunca, dava Bölge Savcı Yardımcısı'na verilir. Patronu bunun haklı bir cinayet olduğunu söyler, ancak etnik bağlılıklara dayalı bir cinayete ve yaşlı erkeklerden oluşan bir gruba işaret eden ve giderek artan delilleri görmezden gelemez.

Harvey Kore savaşından bir kahraman olarak döndüğünde birliğinin diğer askerleri onun niye bir madalya aldığını bile hatırlamamaktadır. Kısa bir süre sonra askerlerden ikisi kabuslar görmeye başlarlar. Bir diğeri Harvey'i araştırmaya karar verir. Hükümet ve Ordu, hangi karanlık sırları gizlemektedir ? 1963 yılında en iyi yardımcı kadıncı oyunu ve en iyi kurgu dallarında Oscar'a aday olan film, sinema tarihinin en önemli yapımları arasında listeleniyor.

Paranormal konulara düşkün Dr. Peter Venkman ve 3 kafadar akademisyen arkadaşı bir işe yaramadıkları gerekçesiyle Columbia Üniversitesi'nden atıldıklarında kendi işlerini kurmaya karar verirler ve hayalet avcılığı şirketi Ghostbusters doğar.TV reklamları sayesinde isimlerini duyurup, New Yorkluları şehrin orasına burasına musallat olmuş hayaletlerden kurtarmaya başlarlar. Bir gün güzel viyolonselist Dana Barrett tarafında kiralandıklarında, genç kadına ait evin, New York'u istila etmeye başlayan kötü ruhlar tarafından dünyaya giriş kapısı olarak kullanıldığını anlarlar. İşler kontrolden çıkar.1984'te, o zamana dek yapılmış en pahalı komedi filmi olarak vizyona girdiğinde çılgınlık derecesinde sevilmiş olan Hayalet Avcıları; Dan Aykroyd ve Harold Ramis'in birlikte yazdıkları dahice senaryo kadar, Bill Murray ve Rick Moranis gibi komedyenlerin usta oyunuyla da unutulmazlar arasına girmiş bir yapım.

Jack Lemmon, Jane Fonda ve Michael Douglas, nükleer enerji kullanımının tehlikelerine ve televizyon haberlerinin gücüne dikkat çeken bu gerilim filminin başrollerinde. Alternatif enerji kaynakları hakkında raporlar hazırlayan gazeteci Kimberly Wells (Jane Fonda), nükleer santralde bir kazaya tanık oluyor. Kazayı halka bildirmek isteyen Wells, kendini komploların içinde bulunca, kazayı istemeyerek de olsa gizli tutmak zorunda kalıyor. 1979 yılının en çok tartışılan filmlerinden biri olan The China Syndrome, ününü bir ölçüde filmin gösterime girmesinden tam on iki gün sonra gerçekleşen Three Mile Island nükleer felaketine borçlu.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir