
John Cusack
Jonathan Trager

Noel’den hemen önce New York’tayız. Bloomingdale’de kalan son bir çift kaşmir eldiveni aynı anda satın almak isteyen Sara (Kate Beckinsale) ve Jonathan (John Cusak) bu vesileyle tanışırlar. Eldivenlerin kimin olacağına karar vermek için Serendipity ismindeki küçük kafeye giderler. Ardından Central Park’ta paten kayarlar. Gece yıldızları seyrederler. Kraliçe Takımyıldızı’nın, Sara’nın alnındaki çillerle aynı desene sahip olduğunu farkederler. Sara telefonunu bir kitabın içine yazarak yarın onu rastgele bir kitapçıya göndereceğini söyler. Jonathan ise kendi telefonunu beş dolarlık bir banknota yazdıktan sonra bir sokak satıcısına verir. Eğer kader tekrar karşılaşmalarını isterse, kitap Jonathan’ı, para da Sara’yı bulacaktır.

John Cusack
Jonathan Trager

Kate Beckinsale
Sara Thomas

Molly Shannon
Eve

Jeremy Piven
Dean Kansky

John Corbett
Lars Hammond

Bridget Moynahan
Halley Buchanan

Eugene Levy
Bloomingdale's Salesman

Marcia Bennett
Mrs. Louis Trager

Eve Crawford
Mrs. Buchanan

Leo Fitzpatrick
Leasing Office Temp

Lucy Gordon
Caroline Mitchell

Lilli Lavine
Bloomingdale's Stock Girl
Michael Guarino, Jr.
Customer at Bloomingdale's

Abdul Alshawish
Customer at Bloomingdale's

Stephen Bruce
Host at Serendipity

Büyük bir mirasın sahibi olan Tracy Lord, çapkın kocası C.K. Dexter Haven'i evlendiklerinden kısa bir süre sonra başından atar. Boşanmadan iki yıl geçmiştir ve Tracy bu sefer toplumda saygı gören biri olan George Kittredge ile evlenme hazırlıklarına başlar. O sırada Dexter bir dergi için çalışıyordur. Kendini kardeşinin arkadaşı olarak tanıtan yazar Mike Connor ve fotoğrafçı Liz Imbrie ile saklı kalanları ortaya dökmek için düğünden bir gün önce Tracy'nin malikanesine gider. Altı Akademi ödülüne aday gösterilen ve iki ödül alan film, 1955'te Ulusal Film Dairesi tarafından korunmaya alınmıştır.

Hoş bir akşam yemeğinin böylesine sonuçlara yol açabileceğini kimse düşünemezdi. Hele tek kaygısı, bu akşam yemeğinin kariyerine ekleyeceği basamaklar olan Walter, asla. Nadia ile bir dostu aracılığıyla tanıştı. Genç kadın güzeldi, seksiydi, olağanüstüydü. Yemekte her şey kusursuzdu. Ama sadece başlangıçta. Walter, arkadaşının çok önemli bir uyarısını unutunca, yemek, giderek kararan bir kabusa dönüşmeye başladı. “Sakın Nadia’ya içki verme” demişti arkadaşı, oysa genç kadın sarhoşluk sınırını çoktan aşmıştı. Ve bir çılgınlıklar zinciri böylece başladı. Nadia garsonlara tokat attı, müşteriye saldırdı. Walter’ın patronuna hakaret etti. Walter her olayda, geleceğinin avuçlarının arasından akıp gidişini görüyordu. Ama bütün bunların sadece başlangıç olduğunu henüz bilmiyordu.


Anna Scott, dünyanın en tanınmış film yıldızıdır. Bütün magazin dergilerine kapak olmuştur ve ne yapsa anında bütün dünya bundan haberdar olmaktadır. William Thacker ise bir kitabevi sahibidir. İşi durgundur. Cehennemden çıkmış bir ev arkadaşı vardır. Boşandığından beri bir aşk hayatı yoktur. Her ikisi için de "bir şey" ya da "biri" eksik gibidir. Notting Hill'de bir yerde karşılaştıklarında Anna ve William'ın aklından geçen son şey aşktır.

New York’ta zengin bir yaşam süren orta-yaşlı ve insan sevmeyen huysuz Boris Yellnikoff (Larry David), bir gece evinin girişinde Melody Celestine (Evan Rachel Wood) isimli genç bir kızla karşılaşır. Evinden kaçan genç kız Boris'e onu içeri alması için yalvarır. Genç kızdan yardımını esirgemeyen Boris'in hayatı Melody'i arayan sorunlu anne babası ortaya çıkınca birden karışır.

Bir flört uygulamasında ruh eşiyle tanışan Los Angeleslı yazar, Noel'de adama sürpriz yapmak için ülkenin öbür ucuna uçtuğunda sahte profille kandırıldığını anlar.

Fransa'daki Paris'te bir flört programına katıldığını düşünen Dawn kendini Teksas'taki Paris'te bulur. Yarışmadan çıkmayı planlasa da kovboy erkek adaydan hoşlanınca işler karışır.

Julianne Potter ve Michael, eğer uzun süre kimseyle evlenemezlerse birbirleriyle evleneceklerine dair bir anlaşma yaparlar. Ancak Michael, Kimberly ile evlenmeye karar verince onu kıskanan ve aslında ona içten içe aşık olan Julianne, bu evlilik planını bozmak için işe koyulur. Evliliğe sadece 4 gün kalmıştır ve Julianne, onları ayırmak için elinden gelen herşeyi yapacaktır.

Hayallerinin erkeğiyle yeniden bir araya gelmeyi uman Layla, Pentatonix'in kapalı gişe Noel Arifesi konserine bilet bulmak için New York'un altını üstüne getirir.

Genç bir kadın olan Emma’nın uçak korkusu vardır ve bir iş seyahatinden döndüğü sırada büyük bir paniğe kapılır. Uçakta yaşanan hafif sarsıntılar sonucu uçağın düşmek üzere olduğunu düşünen Emma, ölmeden önce kendisine sakladığı sırları paylaşmak ister. Son anlarını yaşadığını düşünen Emma, yanında bulunan adamın bir yabancı olduğunu düşünerek ona en özel sırlarını anlatır. Ancak tüm sırlarını anlattığı adam aslında ona pek de yabancı değildir. Genç kadın işe gittiğinde tüm sırlarını döktüğü adamı karşısında görünce oldukça şaşırır. Hayatına dair birçok şey bilen adamın şirketinin genç CEO’su Jack olduğunu öğrenen Emma için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

A writer for a greeting card company learns the true meaning of loneliness when he comes home to find his girlfriend in bed with another man.

Yine yönetmen Gary Marshal'ın yönettiği ve Julia Roberts ile Richard Gere'ın oynadığı Pretty Woman(Özel Bir Kadın) çok beğeni toplamıştı. Bu üçlü birkaç yıldan sonra tekrar bir araya geldi Runaway Bride'ı hazırladı. Film Amerika'da romantik komediler türünde şimdiye kadar yapılmış en fazla hasılata sahip oldu. Ike Graham New York'ta bir gazetecidir ve ciddi sorunları vardır. Patronu eski karısıdır, yazı yazmak için gerekli ilham perisini kaybetmiştir ve çok kısa zamanda bir yazı hazırlaması gerekmektedir. Ike Marryland'de bir kasabada sık sık nişanlanan fakat düğünlerinden devamlı kaçan Maggi Carpenter hakkında bir haber duyar ve onunla ilgili bir yazı dizisi hazırlamaya karar verir.

A fussy celebrity caterer, a blind woman, a tour-bus guide and an inexperienced wedding planner search for love.

Mary Fiore, evlilik planlamacısıdır ve aşk fikri ona çok çok uzaktır. Fiore son olarak internetin en büyük iş kadınlarından Fran Donolly 'nin düğününü planlaması için tutulmuştur. Bu yeni işinin sevincini yaşamakta olan Mary, bir gün yolda yürürken caddenin yukarısından kendisine doğru kaymakta olan büyük bir çöp kutusunun altında kalmaktan son anda kurtulur. Üzerine atlayarak onu çöp kutusundan kurtaran yakışıklı Dr. Steve Edison'la birlikte hayatının en güzel akşamını geçirdikten sonra Mary sonunda aşka inanmak için bir nedeni olduğunu fark eder. Fakat durum Mary'nin zannettiğinden çok daha karmaşık bir hal alacaktır çünkü Steve, Fran Donolly'nin müstakbel eşidir ve Mary de onların düğün planlamacısıdır.

New York'lu komedyen yazar Alvy Singer aşkın peşinden gitmek istese de, yaşadığı entellektüel ortamda aradığını bulabileceği konusunda oldukça umutsuzdur. En az kendisi kadar nörotik olan şarkıcı Annie Hall ile tanışması ise önyargılarını sona erdirir. Yoğun olduğu kadar farklı olan bir ilişki yaşamaya başlarlar. Annie Hall'u etkileyici kılan, aşk üzerine öncekilerden farklı şeyler söylemeye çalışması. Komedi ve romantizm karışımı film, 70ler de gezinmek isteyenler ya da klişe aşk tasvirlerinden sıkılmışlar için iyi bir alternatif.

Stil ve varlığın, mizah ve insanlığın muhteşem bir bileşimi! 42 yaşındaki Manhattan yerlisi Isaac Davis işinden nefret etmektedir. 17 yaşında Tracy adında hiç sevmediği kız arkadaşı ve evlilikleri hakkında bir kitap yazan Jill adında lezbiyen bir eski karısı vardır. Ve Isaac onu boğazlamak istemektedir. Ancak en iyi arkadaşının seksi ve entellektüel metresi Mary ile tanışınca, Isaac tepeden tırnağa şehvetle dolar * Manhattan, New York aşığı Allen’ın kendi şehrine, semtine yazdığı bir aşk mektubu gibidir, kendi dünyasına bir güzellemedir. Manhattan, 70’ler sonu Amerikası’nın güvensizliğini başarıyla yakalamış bir film. Eskisinden daha çok kazanan, daha fazla özgürlüğe ve seçme hakkına sahip olan şehirliler, suçluluk ve güvensizlik duygularıyla boğuşuyorlar. Bu zeka eseri, dengeli, aynı zamanda hüzünlü siyah/beyaz komedi en sevilen filmler arasındaki yerini hep korudu.

Bir erkekle bir kadının mükemmel ilişkisini seks mahveder mi? Harry (Crystal) ve Sally (Ryan), Chicago’dan New York’a yaptıkları yolculuk boyunca bu soruyu tartışır. Ve on bir yıl sonra bile hâlâ bir sonuca varamazlar. Peki, bu iki yakın arkadaş sonunda birbirleri için yaratıldıklarını kabul edecek mi, yoksa tanışmalarının ilk anından beri var olan çekimi inkâr etmeye devam mı edecekler?

Yeniyıl ile birlikte, 32 yaşındaki bekar bir kadın olan Bridget, artık kendi hayatının kontrolünü ellerine alması gerektiğini farkeder ve bir günlük tutmaya başlar. Artık yatağının başucunda duran en provokatif, erotik ve isterik kitap kendi yazdığı olacaktır.Kendine hakim olmaya çalışsa da kendini iki erkeğin arasına sıkışmış olarak bulur. Bir tanesi gerçek olamayacak kadar doğru, diğeri ise bir o kadar yanlış ama bu yüzden de doğru.

Eşini kaybetmiş Sam Baldwin, oğlu Jonah ile birlikte sakin bir hayat sürmektedir. Ulusal bir radyo kanalında yayın yapmaya başlayınca hayatında bazı değişiklikler olacaktır; çok sayıda kadın hayrana sahip olmak gibi...Sam'in yaşadığı yerden hayli uzak olan Annie de Sam'in hayranlarından biridir. Evlenmek üzere olduğu halde kafası bu konuyla ilgili karışık olan Annie, Sam'e göndermeyeceğini bildiği bir mektup yazar. Ardından dayanamaz ve etkilendiği bu erkekle tanışmaya karar verir.

Millie Dillmount, a fearless young lady fresh from Salina, Kansas, determined to experience Life, sets out to see the world in the rip-roaring Twenties. With high spirits and wearing one of those new high hemlines, she arrives in New York to test the "modern" ideas she had been reading about back in Kansas: "I've taken the girl out of Kansas. Now I have to take Kansas out of the girl!"
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir