
Larry David
Boris Yellnikoff

New York’ta zengin bir yaşam süren orta-yaşlı ve insan sevmeyen huysuz Boris Yellnikoff (Larry David), bir gece evinin girişinde Melody Celestine (Evan Rachel Wood) isimli genç bir kızla karşılaşır. Evinden kaçan genç kız Boris'e onu içeri alması için yalvarır. Genç kızdan yardımını esirgemeyen Boris'in hayatı Melody'i arayan sorunlu anne babası ortaya çıkınca birden karışır.

Larry David
Boris Yellnikoff

Evan Rachel Wood
Melodie St. Ann Celestine

Michael McKean
Joe - Boris' Friend #3

Conleth Hill
Leo Brockman

Patricia Clarkson
Marietta

Ed Begley Jr.
John

Carolyn McCormick
Jessica

Henry Cavill
Randy James

John Gallagher Jr.
Perry

Christopher Evan Welch
Howard

Adam Brooks
Boris' Friend #1

Lyle Kanouse
Boris' Friend #2
Clifford Lee Dickson
Boy on Street

Yolonda Ross
Boy's Mother

Samantha Bee
Chess Mother

Zengin ve güçlü Alexander Andrews, kızı Ellie’nin King Westley’yle olan evliliğini onaylamaz. Kızını kaçırtır ve evliliği sonlandırmaya çalışır. Ancak Ellie, tutulduğu yattan kaçmayı başarır. Babasının adamlarına yakalanmadan kocasının yanına gitmeye çalışan Ellie’nin yolu, bindiği otobüste Peter Warne’la kesişir. Kurnaz ve haber peşinde koşan bir gazeteci olan Peter, ayağına gelen fırsatı kaçırmaz. İkilinin ilişkisi başlangıçta çıkar üzerine kurulsa da, zamanla aşka evrilir. Buna karşın önlerinde engeller ve yanlış anlamalar mevcuttur.

Ya şimdiye kadar âşık olduğunuz herkes onlar hakkındaki hislerinizi öğrenseydi? Üstelik aynı anda? Lara Jean'nin hayal ürünü aşk hayatı, o ana dek sevmiş olduğu beş oğlana yazdığı mektupların gizemli biçimde gönderilmesiyle altüst olur.

İkisi de Manhattan'da oturan 10 yaşındaki Gabe ve 11 yaşındaki Rosemary, birbirlerinden habersizken hobi olarak gittikleri karate kursunda karşılaşınca yakın arkadaş olurlar. Rose, bu arkadaşlığa ilgisiz gibi görünürken küçük Gabe; kıza sırılsıklam aşık olmuştur. Gabe, daha bir kızla nasıl konuşacağını hatta bir kızın elini nasıl tutacağını dahi bilmezken bu çekingenliği sebebiyle Rosemary'yi kaybedeceğini görür. Çünkü Rosemary, karatedeki başka bir çocuğa aşık olmak üzeredir. Gabe, Rosemary'nin altı haftalık yaz kampına gideceğini öğrendiğinde uzun süredir tasarladığı planı artık hayata geçirmeye karar verir. Plan, kızı öperek kızı kendine bağlamaktır.

Broadway komedilerinin ustası Neil Simon, bu sıcak ve klasik filmi, tutucu genç bir avukat ve yeni eşinin konu edildiği oyundan uyarlamış. Bay Doğru Robert Redford'in yeni eşi Jane Fonda hayatı hep eğlenceli yönünden görmek istemektedir. Balayının sarhoşluğu yerini beşinci katta bir evde düzen kurmakla ilgili gerçeklere bıraktığında evlilik harmonisi de uyumunu komik bir şekilde kaybetmeye başlar. Kayın valide periyodik olarak şikayet etmektedir. Üst kattaki orta yaşlı Lothario sık sık ortaya çıkmaktadır. Sevinçler zaman zaman yerini kedere bırakmaktadır. Şüphesiz genç çift hikayenin sonunu mutlu bir şekilde getirecektir. Fonda ve Redford eğlenceli ve başarılı bir çift oluşturuyorlar.

Gabriel is a young, aspiring musical composer whose life seems stuck in the First Act. When his new musical number gets a critical reception, a theatre colleague, Perry, tells Gabriel that he needs to get a life before he can write about one – so he heads straight for his local gay bar.

Fransa'daki Paris'te bir flört programına katıldığını düşünen Dawn kendini Teksas'taki Paris'te bulur. Yarışmadan çıkmayı planlasa da kovboy erkek adaydan hoşlanınca işler karışır.

Aileden kalma gizli tarifleriyle restoran işleten iki yakın arkadaş Sal ve Vince'in arası bilinmeyen bir nedenden dolayı yıllar önce bozulmuştur. O günden sonra Küçük Italya bir daha hiç aynı olmamış Pizza Napoli Vince'in Pizzası-En İyisi ve Sal'ın Pizzası-Daha İyisi olarak ikiye bölünmüştür. Şimdi artık aradan yıllar geçmiştir ancak ikili hâlâ birbirlerini sabote etmeye devam etmektedir. Ancak sanıldığı gibi ailenin her üyesi birbiriyle savaş halinde değildir. Pizza fırınları yanar ve en iyi pizzayı pişirmek için amansız bir yarış başlar. Nikki ve Leo'nun aşkları bu amansız yarışın kurbanı mı yoksa kazananı mı olacaktır?

Julianne Potter ve Michael, eğer uzun süre kimseyle evlenemezlerse birbirleriyle evleneceklerine dair bir anlaşma yaparlar. Ancak Michael, Kimberly ile evlenmeye karar verince onu kıskanan ve aslında ona içten içe aşık olan Julianne, bu evlilik planını bozmak için işe koyulur. Evliliğe sadece 4 gün kalmıştır ve Julianne, onları ayırmak için elinden gelen herşeyi yapacaktır.

Aşk, çapkın ve yakışıklı bir adamın yol kenarında duran genç ve güzel bir kadına sıçrattığı çamurla ortaya çıkıyor. Küçük bir yerde büyümüş olan kadının doğal tavırlarından etkilenen adam da hem romantikliği hem de nezaketiyle kadını etkiler. Her şey yolundadır ancak söz konusu evliliğe gelince bakış açıları farklıdır; kadın ister ancak adam pek de yanaşmaz buna. Adeta bir kedi fare oyunu başlar...

Priscilla Çöller Kraliçesi'nin yönetmeni, on yıl aradan sonra bu şen şakrak komediyle yeniden karşımızda. 1920'ler Amerika'sının eğlenceli ve kışkırtıcı havasını yansıtan filmin ana karakterleri, Amerikalı Larita, varlıklı bir İngiliz aristokrat ailesinin vârisi John ve onun aşırı gelenekçi annesi Veronica'dır. John, yeni eşi Larita'yı İngiltere'deki aile evine getirir. Ama Veronica'nın, yeni gelini görür görmez tüyleri diken diken olur. Larita ne kadar çaba gösterse boştur. Evliliğini kurtarmak isteyen Larita ile konumunu, itibarını ve iktidarını korumak isteyen Veronica arasında çıkacak çatışmada zekâlar yarışacaktır.

Film, Woody Allen’ın yazıp yönettiği bir dönem oldukça popüler olan müzikallere göndermeler yapan bir komedi. Açık fikirli avukat Bob (Alan Alda), her şeye burnunu sokan karısı, karısının eski kocası, üvey kızı, oğlu, babası, Alman hizmetçisi ve hatta eski karı ve kocaların da içinde bulunduğu alışılmışın dışında kocaman bir ailenin hikayesi... Çekimleri New York, Paris ve Venedik’te yapılan 1930’lara özgü müzikal dili ile hayat dersleri veren bir Allen klasiği.

Genç bir kadın olan Emma’nın uçak korkusu vardır ve bir iş seyahatinden döndüğü sırada büyük bir paniğe kapılır. Uçakta yaşanan hafif sarsıntılar sonucu uçağın düşmek üzere olduğunu düşünen Emma, ölmeden önce kendisine sakladığı sırları paylaşmak ister. Son anlarını yaşadığını düşünen Emma, yanında bulunan adamın bir yabancı olduğunu düşünerek ona en özel sırlarını anlatır. Ancak tüm sırlarını anlattığı adam aslında ona pek de yabancı değildir. Genç kadın işe gittiğinde tüm sırlarını döktüğü adamı karşısında görünce oldukça şaşırır. Hayatına dair birçok şey bilen adamın şirketinin genç CEO’su Jack olduğunu öğrenen Emma için artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.

Eş bulmak için göçmen ebeveynleri tarafından baskı gören iki Hintli-Amerikalı, bir yaz düğününden sağ çıkmak için flört ediyormuş gibi yapar, ancak ebeveynlerinin istediği kişiyle kim olduklarını dengelemeye çalışırken kendilerini birbirlerine aşık olurken bulurlar.

Çok yakın arkadaş ve tamamen zıt karakterler olan Debbie ve Peter bir haftalığına evlerini değiştirdiğinde birbirlerinin hayatına yakından bakmaları, aşkın kapılarını aralayabilir.

Danny Muldoon, a Chicago policeman, still lives with his overbearing mother Rose. He meets and falls in love with Theresa Luna, whose father owns the local funeral parlour. Naturally, his mother objects to the relationship, and Danny and Theresa must either overcome her objections or give up the romance.

Uzun yıllardır çok iyi arkadaş olan rahip Brian Finn ve Jacob Schram uzun zaman önce din alanında çalışmaya başlamışlardır. Ancak iki farklı dine mensup olan ikiliden, Jake rahip olmuş, Jacob ise hahamlığa yükselmiştir. New York'un güzel bir muhitinde yaşayan iki adam da hayatta istedikleri her şeye sahip, başarılı ve dikkat çekici kişiler olmuştur. Ancak çocukluk arkadaşlarından Anna Reilly'nin şehre geri dönmesiyle değişen dengeler bu genç adamların yaşamlarını kökünden değiştirecektir.

Broadway'de yönetmenlik yapan Arnold Albertson fazlasıyla çapkın bir adamdır ve karısı Delta ile olan evliliği dahi bu durumu değiştiremez. Son zamanlarda birlikte olduğu Isabella"Izzy" Patterson ise umut vaat eden bir oyuncu olabilecek bir hayat kadınıdır. Arnold, Izzy'e yardımcı olmayı ister. Ona göre şu an yaptığı işi bırakıp oyunculuk alanında kariyer yapabilecek yeteneğe sahiptir. Ancak bu kararı hem iş hem de özel hayatında büyük karışıklıkların yaşanmasına neden olacaktır. Başrollerinde Jennifer Aniston, Owen Wilson ve Kathryn Hahn'ın olduğu komedi filminin yönetmenliğini ve senaristliğini üstlenen isim Peter Bogdanovich.

Film, hayatını bulaşık yıkayarak kazanmaya çalışan yazar bozuntusu Leo Palamino'nun hikayesini anlatıyor. Kendisini en yakın arkadaşı için terk eden eski karısı, Leo'nun kusurlarını anlatan 'Neden Berbatsın' isimli bir blog yayınlamaktadır. Otuzuna yaklaşan Leo hayattaki konumundan pek memnun değildir, ta ki hayallerinin kadını Colette ile onun düğününde tanışana kadar. Artık onu kazanmak için her şeyi yapacaktır.

New York, Manhattan'da oturan orta-üst sınıftan Jack ve Sally'nin boşanacakları haberi, en iyi arkadaşları olan Gabe ve Judy için beklemedikleri bir şok olur. Bu ayrılık kararına şiddetle karşı çıkmalarına rağmen kendi ilişkileri de o kadar iyi gitmemektedir. Çiftler kendi ilişkilerini gözden geçirirlerken bu arada başkaları ile flört ilişkilerine başlarlar.

Talihsiz bir ödül avcısı olan Milo Boyd (Gerard Butler), kefaletini ödemeyen eski karısı, muhabir Nicole Hurley'yi izlemesi gerektiğinde (Jennifer Aniston) hayalindeki işi almış olur. Her şeyin bundan ibaret olduğunu ve zahmetsizce para kazanacağını düşünmektedir, ancak Nicole örtbas edilen bir cinayetin izini sürmek için onu atlattığında, Milo hiçbir şeyin kendisi veya Nicole için kolay olmayacağının farkına varır. Eski eşler sürekli birbirlerine üstünlük sağlar – ta ki kendilerini, canlarını kurtarmak için kaçarken bulana kadar. Sevgi, saygı ve itaat için ettikleri yeminin zor olduğunu sanmışken, hayatta kalmanın çok daha güç olduğunu göreceklerdir. Filmi Andy Tennant (Aşk Doktoru/Hitch, Beni Unutma/Sweet Home Alabama) yönetiyor.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir