
Anita Skinner
Denise Watson

After inexplicably surviving a plane crash, TV station worker Denise tries to get on with her life. She soon learns that she was actually supposed to die in the crash. Death refuses to be cheated and starts sending its minions, people that have recently died, to collect her.

Anita Skinner
Denise Watson
Kurt Johnson
Brian Richardson
Robin Davidson
Kristy Cutler

Caren L. Larkey
Karla Davis
Andrew Boyer
Blake
Daniel Bryan Cartwell
Lt. Patterson

Brinke Stevens
Jennifer
Al Valletta
Dave
Toni Lawrence
TV Actress

Leon
Gang Leader
Richard Bosworth
Crash Victim
Peggy McClure
Crash Victim
Roberta Kay
Crash Victim
Kathleen Blyth
Crash Victim
Steve Krause
Crash Victim

Genç çift, otoyolda meydana gelen korkunç bir kazaya tanık olduktan sonra, çok geçmeden kaza yerinden yalnız ayrılmadıklarını fark eder. "Yolcu" adındaki şeytani bir varlık, her ikisinin de canını alana kadar durmayacaktır ve bu durum, onların karavan maceralarını tam bir kâbusa dönüştürür.

Campbell ailesi Connecticut'ın sakin bir köşesine taşındıktan kısa süre sonra, Viktorya tarzı şirin evlerinin rahatsız edici bir geçmişi olduğunu öğrenirler: Evleri akıl almaz olaylara tanık olmuş bir cenaze evinden dönüştürülmüştür; daha da önemlisi evin sahibinin medyum oğlu Jonah, ruhani varlıkların diğer tarafa geçebilmesine fırsat yaratan şeytani bir ulak görevi görmüştür.Şimdi, ölülerle iletişim kurabilen Jonah, masum ve her şeyden habersiz aileyi farklı türde bir dehşete boğmak üzere dönmüştür ve korkunç şeyler olmak üzeredir...

Criminology student Chloe fakes her own death to break into a morgue, in order to retrieve a piece of evidence that ties her younger brother to a crime gone wrong. Once inside, she discovers that a sadistic coroner is using the corpses for his sick and twisted business, and when he realises that Chloe still has a pulse, a terrifying game of cat and mouse ensues.

Sıradan bir iç hat uçuşu, bir dizi açıklanamayan doğaüstü olay ve saf dehşet nedeniyle adeta bir cehennem yolculuğuna dönüşür. Gerçeküstü karşılaşmalar, gerçeklik ile kâbus arasındaki sınırları muğlaklaştırır. Yolcular; tuhaf teknolojik arızalarla, giderek tırmanan doğaüstü olaylarla ve uzaylı etkileriyle mücadele ederken hayatta kalabilmek için tüm imkânsızlıklara karşı savaşır.

A criminal psychologist loses his arm in a car crash, and becomes one of three patients to have their missing limbs replaced by those belonging to an executed serial killer. One of them dies violently, and disturbing occurrences start happening to the surviving two.

Muse, Jose Carlos Somoza'nın bestseller romanı Lady No. 13'ten uyarlanmış. Filmin konusu oldukça ilginç. Samuel, öğretim görevlisi olarak hizmet yaptığı üniversitenin iddialı edebiyat öğretmenlerinden biridir. Sevgilisi intihar eden Samuel kendisini işine adamayı uygun bulur ancak geceleri hiç tanımadığı bir kadının öldürüldüğü kabuslar sayesinde uykusundan olmuştur. Hem kendi travmasını atlatamayan hem de bu kabuslara dayanamayan Samuel'in hayatı, rüyasında gördüğü kadının aynı rüyasında gördüğü şekilde öldürüldüğünü öğrenince büsbütün rayından çıkacaktır!

Marion Crane’e patronuyla iş yapan zengin bir adam 40 bin dolar emanet eder ve Marion parayı bankaya yatırmak yerine yanına alıp şehirden ayrılır. Bir polis Marion’un şüpheli davranışları üzerine peşine takılır. Ancak Marion’un peşine takılan sadece polis değildir. Sevgilisi ile buluşmayı planlayan Marion şiddetli yağmur yüzünden geceyi bir otelde geçirmeye karar verir. Otelden içeri girer girmez garip şeyler olduğunun farkına varan Marion uyumadan önce otel sahibi Norman Bates ile biraz sohbet eder. Norman’ın kişiliğinde sorunlar olduğunu, annesine ve kuşlara karşı bir takıntısı olduğunu öğrenen Marion, sohbeti kısa kesip odasına giderek duş almaya karar verir ve olaylar gelişir.

Lena Klammer, Estonya’da kapatıldığı akıl hastanesinden kaçarak Amerikalı zengin bir ailenin kaybolan çocuğunun yerine geçer. Bu şekilde Amerika’ya getirilen Lena, Esther adını alarak ailenin bir parçası olur. Fakat Lena’nın planları, ailesini ondan korumak için her şeyi yapmaya göze alan anne Tricia yüzünden riske girer.

Cinnet, Alfred Hitchcock'un yıllar sonra sevgili kentine, yani Londra'ya dönüşünü simgeler. Bu dönüş ustaya ilham vermiş gibidir: Kentin son derece başarılı bir fon olarak kullanıldığı, herşeyiyle tipik İngiliz bir seri cinayetler öyküsü izleriz. Film, aynı zamanda Hitchcock filmlerinde görülegelmiş en kanlı cinayet sahnelerinden bazılarını da içerir. Ve bu nedenle kimi eleştirmenlerden "zevksiz" damgasını yer. Sanki biraz da bunu dengelemek için, katilin peşindeki polis komiseriyle eşinin evlerindeki yemek tartışmaları, ustanın mutfak kültürüne olan büyük ilgisinin bir yansıması ve ayrıca başlıbaşına bir mizah unsurudur. Ve film star oyuncuya sahip değilse de tipik İngiliz, birinci sınıf bir takım oyunculuğu içerir.

Kız arkadaşı Ingrid tarafından terkedilen John'un yaşamı, esrarengiz komşuları Kim ve Anne'le tanışınca epey değişir. Bedeninde izlerle uyandığı tutku dolu sevişmelerin sabahlarını, iş arkadaşlarının şaşkınlıkla şahit oldukları halsizlikler ve hafıza kayıpları izler. Genç adam, giderek düş ile gerçeği birbirine karıştırmaya başladığı bir sırada, daha da şaşıracağı gelişmelerle sarsılacaktır.Norveçli Pal Sletaune, son yıllarda, dünya sinemasında, adından en çok söz ettiren yönetmenlerden biri. Anlatım diliyle olduğu kadar, gerilimi ve satır aralarıyla da çarpıcı bir yapım.

Anne babasının boşanmasının ardından geçen 10 yıl boyunca babasını görmeyen Penny, 3 yıl önce ölen annesinden sonra refakatçisi ve en yakın arkadaşının da ölmesi nedeniyle, babasının daveti üzerine İtalya'dan ayrılarak Fransa'ya babasının yanına taşınır. Gittiğinde üvey annesinden babasının acil bir iş seyahatine çıkması gerektiğini öğrenen Penny'nin, babasının hayatı ile ilgili bazı endişeleri vardır. Zamanla bu şüpheleri daha da kuvvetlenir.

Stranded in the open sea after a fatal accident, a young woman and her two friends are rescued by a fishing vessel's captain, unaware that the ship harbors a chilling secret.

Adli psikiyatr Cara Harding, kişilik bölünmeleriyle ilgili hastalıklar konusunda uzmandır ve çözümü zor olan birçok davanın üstesinden gelmiştir. Kocasının ölümünden sonra kendini tamamen işine veren başarılı doktor, aynı zamanda büyük bir özveriyle kızı Samantha'yı da eğitmeye devam ediyordur. Şimdilerde babasının ricası üzerine yeni bir vakayı incelemeye başlayan Cara, tamamen sırlardan oluşan ve kendi uzmanlık alanına oldukça uyan David isimli bir adamı tedavi edecektir. Fakat durum göründüğü kadar basit değildir... Cara davanın içine girdikçe büyük bir karmaşaya tanıklık edecek, beklediğinden de zor bir işin içerisinde olduğunu fark edecektir. David birden fazla kişiliğe sahiptir ve bunların hepsi birer katildir.

Parti başlıyor... Kendini göstermenin tam sırası... Daha şimdiden üç gün oldu. Burada öğreneceklerini asla annenden ya da okuldan öğrenemezsin. Ne yaptığın sadece seni ilgilendirir. Çok korkaksan, bunu yapmasını bir başkasından da isteyebilirim. 18 gün boyunca 4 genç kayıplara karışmıştır. Sonunda bu dört gençten biri olan Liz ortaya çıkar, korkmuştur ve yalnızdır... Partinin sonu... Bir okulun 4 öğrencisi ansızın ortadan kaybolmuştur... Balangıçta hepsine bir heyacan ve oyun gibi gözüken bu olay tam 18 gün sürer. Hayatta kalmayı başaran Liz olan biteni anlatmaktadır...

Bruce Willis, Los Angeles'a Noel tatilini ayrı olduğu karısıyla geçirmeye gelen New York şehri polisi dedektif John McClane'i oynuyor. Fakat McClane, karısının düzenlediği ofisteki partinin başlamasını beklerken teröristler, binanın kontrolünü ele geçirir. Teröristlerin lideri Hans Gruber ve onun zalim yardakçısı, rehineleri bir araya toplarken McClane kimseye görünmeden kaçar. Yanında yanlızca bir silahı ve cesareti olan McClane, tek kişilik savaşını başlatır.

Final Destination, genç bir çocuğun gördüğü ölümle ilgili önseziler ve hayatı boyunca onu takip eden gizemli ölümleri konu alan bir korku filmidir. X-Files'ı yöneten deneyimli yönetmen James Wong tarafından yönetilmiştir.

Paul Conroy Irak'ta görev yapan bir Amerikan askeridir. Bir grup Irak'lı direnişçinin saldırısına uğrayan Paul, gözünü açtığında ölümle burun buruna olduğunu görür. Paul uyandığında kendisini bir tabutun içinde gömülü halde bulmuştur. Oraya nasıl ve kim tarafından getirildiğini bilmemektedir. Ölmemek için zamana karşı yarışmak ve klostrofobinin doruklarındaki bu kabusu atlatmak zorundadır.

Louis Cypher adlı gizemli bir müşteri, özel dedektif Harry Angel'dan bir adamı bulmasını ister. Verilen ipuçlarını değerlendiren Angel, hedefine doğru ilerledikçe bir takım doğaüstü olaylarla karşılaşır. Dahası, aranan kişiye dair bilgi aldığı herkes vahşice öldürülmektedir. Polisin suçu kendi üzerine atmasından korkan Angel, her şeye rağmen görevini yerine getirmeye çalışır...

Huzurlu bir yaz günü, sakin bir kasaba. Gizemli bir dondurmacı ortaya çıkar ve çocuklara dondurma satmaya başlar. Bu dondurmaları yiyen çocuklar çok geçmeden bu sakin ve huzurlu kasabaya dehşeti yaşatacaktır.

Alfred Hitchcock, Frederick Knott'un beğenilen oyunu Dial M for Murder'ı Grace Kelly, Ray Milland ve Robert Cummings'in dahil olduğu bir aşk üçgenini şüphenin mükemmel bir karışımı ile anlatıyor... Kelly, buradaki rolü ve beğenilen diğer iki 1954 performansları ile New York Film Eleştirmenleri ve National Board of Reviewk'in En İyi Kadın oyuncu ödüllerini kazandı. O, Cummings'i sever, kocası Milland onu öldürme planları kurar. Fakat planını anlatmak için yanlış bir numarayı arar, ve doğru numarada yanlış cevap alır ve parlak makaslar ölümcül bir silaha dönüşür. Mükemmel bir gerilim için "M"yi çevirin...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir