
Joseph Gordon-Levitt
Edward Snowden
"Sadece kaçarken güvendesin."
Amerikan hükümetinin "güvenlik" adı altında e-postalara, sosyal medya hesaplarına, cep telefonu mesajlarına, hard disklere, kredi kartı ekstrelerine ve hatta bilgisayar kameralarına kadar erişebildiğini öğrenen CIA ve NSA’in bilgisayar uzmanı Edward Snowden (Joseph Gordon-Levitt), hükümetten gizli hesap olmadığını ve tüm bunların gizli kanunlarla yasallaştırıldığını Haziran 2013’te tüm dünyaya duyurur. Snowden o anda “Amerikan tarihinin gördüğü en büyük vatan haini” ilan edilirken aynı zamanda da bir kahramana dönüşecektir.

Joseph Gordon-Levitt
Edward Snowden

Shailene Woodley
Lindsay Mills

Melissa Leo
Laura Poitras

Zachary Quinto
Glenn Greenwald

Tom Wilkinson
Ewen MacAskill

Scott Eastwood
Trevor James

Timothy Olyphant
CIA Agent Geneva

Ben Schnetzer
Gabriel Sol

LaKeith Stanfield
Patrick Haynes

Rhys Ifans
Corbin O'Brian

Nicolas Cage
Hank Forrester

Joely Richardson
Janine Gibson

Jaymes Butler
Master Sgt. Robinson

Robert Firth
Dr. Stilwell

Ben Chaplin
Robert Tibbo

Soğuk Savaş’ın tüm gerginliği ile sürdüğü yıllarda, bu gerginlikten en çok nasiplerini alanlar, her iki ülkenin de istihbaratından sorumlu olan ajanlardı. FBI içinde uzun yıllardır ajan olarak görev yapan Robert Hanssen da, bu yıllar boyunca sadakati sınanan ajanlardan biri idi.Yirmi yıllık bir süre boyunca ülkesinin istihbarat bilgilerini Sovyetler Birliği’ne satmış olan Hanssen, sadakasizliğinin anlaşılması sonucu sıkı bir takibe alınır. Eric O’Neill ismindeki genç ajan, Hanssen’in gerçek yüzünün ortaya çıkarılması için görevlendirilmiştir. Biri genç ve hırslı, diğeri ise tecrübeli ve kurnaz bu iki ajan arasında gerilim dolu bir ölüm oyunu yaşanacaktır.Suspect Zero, Uçuş Planı gibi filmlerden senarist olarak tanıdığımız Billy Ray, bu sefer senaryonun yanında yönetmen koltuğunda da oturuyor. Akademi Ödüllü başarılı oyuncu Chris Cooper’a, Ryan Phillippe eşlik ediyor.

Richard Jewell, 1996 Atlanta Olimpiyatları’nda Centennial Olympic Parkı’nda yaşananlara odaklanıyor. 1996 yılında düzenlenen Yaz Olimpiyatları sırasında Centennial Olympic Parkı’nda bombalı saldırı düzenlenmiştir. Yaşanan olayların suçlusu ise Richard Jewell görülür. Güvenlik görevlisi olarak çalışan Richard Jewell, saldırı sırasında onlarca insanın hayatını kurtarsa da basında çıkan haberler onun terörist olduğunu söylemektedir. Olayın ardından hayatı tepetaklak olan Jewell’in suçsuz olduğu ise birkaç ay sonra ortaya çıkar. Gerçek suçlunun ortaya çıkması ile aklanan Richard Jewell’in hayatı ise asla eskisi gibi olmaz.

2003 yılında İngiltere ve ABD’deki politikacılar Irak’ı istila etmeye uğraşırken, Hükümet İletişim Merkezi çevirmeni Katharine Gun, BM Güvenlik Konseyi üyelerini savaşa gitmeye zorlamak için, casusluk yapma çağrısı yapan gizli bir e-postayı sızdırır. Devlet Sırları Yasası’nı çiğnemekle suçlanan ve ağır bir hapis cezasıyla yüzleşen Katharine ve avukatları, yaptıklarını savunmak için yola çıkarlar.

The Courier, tarihin en büyük uluslararası çatışmalarından birine katılan mütevazi bir İngiliz işadamı olan Greville Wynne'nin (Cumberbatch) gerçek hikayesine dayanıyor. İngiltere'nin MI-6 ve bir CIA operasyonunun (Brosnahan) emriyle, nükleer bir çatışmayı önlemek ve Küba'yı etkisiz hale getirmek için gerekli önemli istihbaratı sağlamak amacıyla Sovyet subayı Oleg Penkovsky (Ninidze) ile gizli ve tehlikeli bir ortaklık kuruyor.

Auburn, Güney Dakota’da 3 hafta önce bir soygun yaşanmıştır. Yaşanan soygun 5 kişilik bir ekibin işidir. Polislerin sistemli çalışması ile soygunculardan 4’ü yakalanmış ve hapse atılmıştır. Ancak ekibin 5. üyesi kayıptır. Polis her yerde ekibin 5. elemanı olan yaralıdır ve kanundan kaçmak için ölümü bile göze almıştır. Ancak kurtarıcısı hiç ummadığı biri olacaktır. İşitme engeli bulunan küçük bir çocuk olan Wesley, yaralanan adamı güvenli bir sığınağa taşır. Orada yaralarını sarar ve iyileşmesi için başında bekler. Zaman içinde bu küçük çocuk ve tehlikeli kanun kaçağı arasında sıradışı bir arkadaşlık oluşur. Wesley iyileşmesine yardım ettiği bu gizemli yabancıya bir hayli bağlanmıştır. Ancak polis Wesley’nin kapısına dayanıp onu sorular sormaya başladığında asıl tehlike başlayacaktır. Bir taraf seçmek zorunda kalan Wesley, yeni arkadaşı için işleri daha da kötü hale getirme potansiyeline sahiptir...

Christopher Boyce (Timothy Hutton), Amerikan savunma şirketi TRW'de çalışan ve devletin gizli belgelerine erişimi olan idealist bir gençtir. ABD'nin yurtdışı operasyonlarını öğrendikçe, ülkesine olan güvenini kaybeder. En yakın arkadaşı, uyuşturucu satıcısı Daulton Lee (Sean Penn) ile birlikte, bu bilgileri Sovyetler Birliği'ne satmaya başlar. Ancak bu tehlikeli oyun, CIA ve KGB'nin radarına girmeleriyle kontrolden çıkar. Boyce'nin zekâsı ve Lee'nin kaygısız tavrı, ikisini de giderek daha büyük bir tuzağa sürükler.

After two British Secret Intelligence Service agents are murdered at the hands of a cryptic neo-Nazi group known as Phoenix, the suave agent Quiller is sent to Berlin to investigate.


Gerçek bir olaydan uyarlanan bu filmde, eskiden eskortluk yapan bir kadın, varlıklı kocasının sadakatsizliğini keşfedince ihanetin zehirlediği evliliğini sürdürmekte zorlanır.

Yumruk, ekonomik bunalım yıllarında Amerika Birleşik Devletleri'nde güçlü bir sendika yaratan bir adamın hikayesidir. Hikaye büyük ölçüde gerçek kişi ve olaylara dayanmaktadır.



ABD'deki Valeri Plame skandalı çevresinde gelişen olayları anlatan film, Joseph Wilson'ın Irak'ta nükleer silah olmadığını yazması üzerine ABD hükümetinin üzerine oynadığı komplo üzerine kurulu... İntikam olarak Wilson'ın eşinin CIA ajanı olduğunun basına sızdırılmasının arkasındaki kişi ise daha sonra ortaya çıkacaktır: ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin sağ kolu olan Scooter Libby...

Isabella El-Ibrahim, Mısır kökenli bir kimya mühendisi ile evlidir ve ondan bir çocuğu vardır. Eşi Anwar El-Ibrahim Güney Afrika'dan Washington'a dönmek üzere uçağa binecekken tutuklanır. Eşini ümitsizce bekleyen Isabella, sonunda eşinin izini sürmeye başlar.Bu sırada Anwar yasadışı bir şekilde tutuklanarak, bilinmeyen bir mahzende saklı tutulmaktadır. CIA'de analist olarak görev yapan Douglas hayatının ilk soruşturmasına girecektir. Anwar'ın işkence dolu soruşturması devam ederken, Isabella da sorumluların peşindedir. Şİddetin ve zorun dozu arttıkça Douglas görevi ve vicdanı arasında bir karar vermek zorunda kalacaktır.

1952 kışında İngiliz yetkililer bir soygun ihbarını araştırmak üzere Alan Turing’in evine girerler. Ahlâksız davranış suçlamasıyla Turing’i gözaltına alırlar. Yetkililer, modern bilgisayarcılığın öncüsünü suçladıklarından habersizdir. Bilgin, dilbilimci, satranç şampiyonu ve istihbarat görevlilerinden oluşan bir grubun lideri olan Alan Turing’in, İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın kırılamaz tabir edilen Enigma makinesinin şifrelerini kırdığı bilinmektedir.

Başkan Nixon, Amerikan tarihinde istifaya zorlanmış ilk ve -şimdilik- tek başkandır. Her şey, Washington Post gazetesi muhabiri iki gözüpek gazetecinin, Carl Bernstein ve Bob Woodward'ın, bir dedektif kalitesinde yaptıkları takip sonucu tarihe Watergate Skandalı olarak geçecek vaka ortaya çıkar: 17 Haziran 1972 günü, Nixon'ın mensubu olduğu Cumhuriyetçi Parti'den bir kaç kişi, seçimi kazanması muhtemel olan Demokratların merkezine sızıp dinleme cihazı yerleştirmiştir. İki gazetecinin yakın takibi, olayın sorumlusunun, Cumhuriyetçi Parti'nin en tepesinde bulunduğunu gözler önüne serer. 4 Oscar'lı filmin merkezindeki gazetecileri Dustin Hoffman ve Robert Redford canlandırıyor.Alan J. Pakula'nın filmi aradan geçen yıllara rağmen gücünü fazlasıyla koruyor. Medyanın gücünü olumlu yönde kullandığında nelere kadir olduğunu gösteren çarpıcı bir yapım.

Harry Caul (Gene Hackman) çok gelişmiş elektronik aletler kullanarak dinleme ve izleme yapma konusunda uzman bir özel dedektiftir. Sahibi olduğu özel dedektiflik bürosuna başvuran müşterilerinin istediği kişileri izleyip seslerini banda almaktadır. Paranoid ve ketum bir kişiliğe sahip Caul'e başvuran bir iş adamı, dedektiften genç bir erkek ve kadını izlemesini ister. Caul genç çifti izlerken kaydettiği konuşmalardan etkilenir ve artık olaya sadece bir "iş" olarak bakmaz.

Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanan filmde Henry Hill adında bir gangster, Jimmy Conway ve Tommy De Vito adlı iki arkadaşıyla birlikte bir soyguna kalkışır. Gözleri daha yukarda olan iki arkadaşı soyguna katılan diğerlerini öldürür ve mafya içinde yükselmeye başlarlar. Bu durum Henry'i olumsuz etkilemiştir ve bu konuda birşeyler yapması gerekmektedir. Büyük usta Martin Scorsese'nin başyapıtlarından biri olan Goodfellas, 1991 yılında 6 dalda Oscar'a aday gösterilmiş, en iyi yardımcı erkek oyuncu dalında Joe Pesci'ye ödül kazandırmıştı.

John Davidson’ın yaşam öyküsünden uyarlanan film, 1980’lerin Britanya’sından günümüze uzanan ilham verici bir dönüşüm hikâyesi. On beşinde Tourette teşhisi alan John; önyargılarla dolu gençlik yıllarını ve yetişkinliğe geçiş sürecini, nezaketin gücüyle aşıyor. Bu, yanlış anlaşılan bir çocuğun, dünyayı değiştiren bir adama dönüşme yolculuğu.

Çok büyük sonuçlar doğurabilecek tarihî bir seçiminin son haftalarına girilmiştir. Amerika ya ilk kadın başkanını (Ann Dowd) ya da seçilme şansı olan ilk bağımsız adayını (John Cena) seçecektir. Bu tarihî anları haber yapan genç ve idealist bir muhabir (Jodie Turner-Smith), idolü olan efsanevi muhabir Nicholas Booker (Biran Cox) ile bir olup seçimin ve ülkenin kaderini önlerine seren bir komployu gün yüzüne çıkarmaya girişir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.



0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir