
Chance the Rapper
Dax Lycander


Chance the Rapper
Dax Lycander

Zazie Beetz
Astrid

Katherine Cunningham
Heather

Will Brill
Bradley

Rae Gray
Sadie

Chris Parnell
Mayor Tracy

Paul Scheer
Jack

Joe Keery
Jackson

Lakin Valdez
Joe

Rebecca Spence
Cheryl

Gary Houston
Lennox
Austin Vesely
Sean

Kelli Simpkins
Debbie

Hanna Dworkin
Cherie

Allison Latta
Carol

Film, Cadılar Bayramı'nda geçen dört ayrı hikâyeyi birbiriyle harmanlıyor. Filmin ana kahramanları; bir seri katil hakkında gizli bir sırrı saklayan okul müdürü, bir adamla buluşmak üzere olan kolejli bir bakire, eşek şakası hazırlamakta olan bir grup genç ve kocasıyla tartışmaktan usanmış bir kadından oluşuyor * Klişelerle yüklü bir film olduğu doğru. Ancak film, o klişeleri yaslanmak için değil basamak olarak kullanıyor. Durağan bir kurgusu yok. Çok hızlı ve aktif bir film

Evil Dead serisinden hatırlayacağımız, Bruce Campbell'in canlandırdığı Ash, zamanda yolculuk ederek ilkel ve karanlık çağlarda kara büyüye sahip kötülüğün ordularını yenerek, mistik bir kitabı ele geçirmek ve bir yolunu bulup kendi zamanına dönmek zorundadır. Mevzubahis kitap, hiç kuşkusuz Evil Dead'deki ile aynıdır. Ve bir kez daha kan, vahşet ve sinir bozucu bir mizah duygusu film boyunca izleyenlere eşlik edecek.

Tüm arzularını tatmin edebilecek bir adamın hayalini kuran Alex, Jane, ve Suki; Darly Van Horne (Jack Nicholson) adında gizemli bir adamın kasabaya taşınması ile uzun süren yalnızlıklarından uyanırlar... Bu esrarengiz adam onların aradığı şeytandır... Üç kadına da aynı anda yakınlık gösteren bu adam kadınların içindeki “cadılığı” ortaya çıkarır... Oscar’a aday gösterilen Kasabanın Cadıları sıra dışı bir kara komedi.

1982’deki Romero-King işbirliğinin meyvesi Creepshow’un başarısı, ilki kadar tatmin edici olmasa da kendince kültleşmeyi bilen bu devam filmine vesile oldu. Bir kez daha 50’lerin E.C. Comics dönemi korku çizgi romanlarına öykünen bu hikaye derlemesini bu kez Romero yönetmediyse de, senaryoya imza atmayı bilmiş. King’in çok sevilen Raft’ını da içeren derlemede İhtiyar Şef Odunkafa ve Otostopçu diğer öyküler. Kalitesi, içerdiği öykülerle paralel yükselip alçalan filmin yönetmeni Michael Gornick’in, Romero’nun yetiştirmesi olduğunu da ekleyelim...

Andy'nin tüm isteği, arkadaşlarıyla ilk defa ziyaret ettiği Paris'te biraz eğlenmektir ve burada rüyalarının kızına rastlar. 18 yaşındaki Serafine'nin babası, Londra'da salgın bir hastalık yüzünden ölmüştür. Kan bağından dolayı, ne zaman dolunay olsa Serafine'nin keskin dişleri çıkarak vücudunu tüyler kaplar. Çünkü babası bir kurt adamdır ve ölümündeki esrarın ardında bu yatmaktadır.

Dört ürkütücü hikâyenin anlatıldığı bu kanlı korku filminde: Fırındaki Dehşet: Bir seri katil, küçük bir çocuğu fırında pişirip yemek ister. Mumyanın İntikamı: Bir grup arkadaş, lahitini açtıkları mumyanın geceleri dirilip öldürmeye başlamasıyla korku dolu bir mücadeleye girer. Şeytani Kedi: Garip kazalarla akrabalarını kaybeden yaşlı bir adam, katilin şeytani bir kedi olduğunu keşfeder ve onu durdurmak için acımasız bir kiralık katil tutar. Kanatlı Canavarın Laneti: Alkolik bir yazar, devasa kanatlı bir yaratığın arkadaşını öldürdüğüne tanık olur. Yaratık onu bağışlar ancak gördüklerini kimseye anlatmaması için uyarır, yoksa geri dönecektir.

Genç Charley Webster için gece geç vakitlerde korku filmleri seyretmekten daha güzel bir şey yoktur. Yan eve taşınan yeni komşular garip davranışlarıyla Charley'nin dikkatini çekerler ve kendini korku filmlerine kaptırmış olan Charley onların birer vampir olduğunu fark eder. Onun için artık bir kabus başlamıştır. Bu inanılmaz olayda kendisine yardım edebilecek tek kişi ise artık gözden düşmüş eski bir aktör olan Peter Vincent'tır ve Peter gece geç saatlerde korku filmlerini aratmayan show programıyla yaşamına devam etmektedir. Vincent vampirleri gerçek hayatta görmenin mümkün olmadığına inanmaktadır ama işin içine para girince bu durum hemen değişiverir.

Beş öyküden oluşan derleme, üzerinde titrediği çizgi romanları disiplin delisi babası tarafından çöpe atılan bir çocuğun koleksiyonundaki sayfalardan dışarı taşıyor. İlk öykünün konusunu babalar gününden ödünç alması tesadüf değil. Zaten King'in bizzat rol aldığı Jordy Verrill'in Yalnız Ölümü 'nden tutun, The Crate 'e dek tüm öykülerde bir kinaye mevcut. Bu janrı bu kadar çekici yapan şeylerden birisi de bu sahte ahlakçı tavır belki de... Birincisinde babalar günü kekini almak için mezardan çıkan bir baba, İkincisinde bir meteor keşfeden bir çiftçi, üçüncüsünde karısı ve aşığını kuma gömen öfkeli bir koca, dördüncüsünde bir kolejin altında yaşayan bir yaratık ve son olarak da çok zengin bir adamı izleyebilirsiniz.

Bridgette ve ablası Ginger, 15 ve 16 yaşlarında iki genç kızdırlar. Banliyöde, kısıtlı bir çevrede yaşayan ve çevrelerindeki diğer kızlardan bir hayli farklı olan kızkardeşler, yalnızlıklarını ancak birbirleri sayesinde azaltabilmektedirler. Ölümle ve karanlık ne kadar ton varsa hepsiyle ilgili olan kardeşler, komşularının köpeklerini parçalayan gizemli bir yaratık mahalleyi tehdit edince de ilgi alanlarından uzak durmazlar. Gece yarısı ormanda parçalanmış köpekleri görüntülemeye çalıştıkları bir sırada, yaratık Ginger’a da saldırır ve onu kötü şekilde yaralar. Bu badireyi böylece atlatan ve bu olayı kimseye söylemeyeye karar veren kardeşlerden Bridgette, ablasındaki yaraların olağanüstü biçimde hızla iyileştiğini fark ettiğinde çok şaşırır. Bir süre sonra yaralarından kıl tüy çıkmaya başlayan Gİnger’daki değişiklikler bununla da sınırlı kalmayacaktır.

Cadılar Bayramının olduğu gece 10 genç terk edilmiş bir cenaze evinde parti yapmaya karar verir. Hull House adı verilen ev yer altı nehrinin geçtiği şeytani bir alana inşa edilmiştir. Parti başladığında gençler bir seans düzenlemek için aynanın karşısına geçerler, yapabilecekleri en büyük hatayı yapmış olurlar. Yaptıkları seans, bazı şeytani güçleri uyandırır ve tek tek kapana kıstırılırlar. Kim nehrin karşısına geçip cehenneme gitmekten kurtulacaktır acaba?

Angela, the hostess from hell, summons her army of teen demons when teenagers from St. Rita's High School decide to party at the haunted Hull House on Halloween.

19. yüzyıl Kanadası'nın karanlık ve gizemli ormanları geceleri genç kızların yalnız dolaşması için hiç de uygun yerler değildir. İşte bu yüzden Ginger Fitzgerald ve kardeşi Brigitte şans eseri yolları uzak bir ticaret limanına düşünce çok sevinirler. Fakat dolunay gökteki yerini almaya başlayınca bu limanın korkunç bir grup doğaüstü yaratığın hedefi olduğu ortaya çıkar ve geceyi kimse atlatamayacaktır.

When an archaeologist uncovers a strange skull in a foreign land, the residents of a nearby town begin to disappear, leading to further inexplicable occurrences.

Kötü şöhretli "16 Yaş Katili" ilk cinayetinden 35 yıl sonra başka bir kurban almak için geri döndüğünde 17 yaşındaki Jamie, zamanda yolculuk yaparak yanlışlıkla 1987'ye gider ve katili başlamadan durdurmaya kararlıdır.

Sean, Patrick, Del ve Rudy olası bir canavar saldırısı karşısında ne yapacaklarını bilen ve canavar öldürme yöntemlerine kafayı takmış kafadarlardır. Adet olduğu üzere, Dracula, Van Helsing ile yapılan savaşın ardından kendisini yeniden toparlar ve dünyayı ele geçirmek üzere en ünlü canavarlardan oluşan bir takım kurar. Fakat Dracula’nın önünde büyük bir engel vardır. Van Helsing’in el yazmaları, Sean ve ekibinin eline geçmiştir. Dracula, bu görev için –niyeyse- Frankestein’ın canavarını görevlendirir. Fakat Frankie, çocukları öldürüp, kitabı almak yerine; onlarla dost olur. Emektar vampirimizin başka alternatiflere yönelmesinin zamanı gelmiştir artık!

Şeytani güçlere sahip olan Freddy Krueger dünyaya giriş kapısını yeniden buluyor. Can Harty onu oyunlarıyla tuzağa düşürmeye çalışarak Freddy Krueger'ı geldiği yere göndermeye çalışıyor.

A fearless knight braves a deadly realm to save the Chosen One’s soul. Facing witches, demons, and brutal foes, he discovers her return could ignite chaos and doom humanity.

Dillford, vampirlerin, insanların ve zombilerin 'huzur ve uyum içerisinde' beraber yaşadığı bir kasabadır! Fakat aniden beklenmedik bir gelişme kasabayı sarar ve insanlar, vampirler ve de zombiler karşılıklı büyük bir ölüm kalım savaşına girerler. Şimdi her şeyin 'normale' dönmesi 3 gence bağlıdır... Yönetmenliğini Robbie Pickering'in üstlendiği korku komedi türündeki filmde Oren Uziel senaryoya imza atıyor.

Küçük bir Orta Batı kasabasında, korkunç Testere Dişli Jack, her yıl mısır tarlalarından gelip kasabanın genç erkeklerine kanlı bir hayatta kalma mücadelesi için meydan okur ve ölümcül bir ritüeli başlar.

Camp Crystal Lake on yıllar önce esrarengiz cinayetlerin yaşandığı, terkedilmiş bir gençlik kampıdır. Bir girişimci kampı tekrar hizmete açmaya karar vererek yakışıklı delikanlılar ve güzel genç kızlardan oluşan bir kadroyu işe alır. Bir yağmur fırtınası kampı dünyanın geri kalanından soyutladığında korkunç ölümler başlar. Gençler sırayla, korkunç derecede yaratıcı şekilde cinayete kurban gitmektedir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir