
Trine Dyrholm
Mia Moesgaard

The five days when Copenhagen was held in a panic grip by an intelligent activist and former elite shooter, who takes to arms when a woman journalist writes about the government’s broken promises in an environmental question.

Trine Dyrholm
Mia Moesgaard

Kim Bodnia
Rasmus Holm Jensen

Kristian Halken
Steffen Husfeldt

Nikolaj Lie Kaas
Thomas Borby

Lars Ranthe
Jesper Bang

Henning Valin
Kriminalreporter

Marie-Louise Coninck
Fru Kamper

Carsten Bjørnlund
Adam Larsen

Marina Bouras
Marianne

Thue Ersted Rasmussen
Journalistelev

Rhea Leman
USAs udenrigsminister

Bent Mejding
Steen Birger Brask

Henrik Prip
Christian Løvschall

Ida Dwinger
Fru Løvschall

Jens Jørn Spottag
Martin Felding

Amerika’yı etkileyen gerçek bir olaydan uyarlanan Bordertown, bir kadının adalet için verdiği hırslı mücadelesinin öyküsüdür. Lauren Frederick (Jennifer Lopez) Chicago Herald’da çalışan hırslı bir gazetecidir. Editörünü (Martin Sheen) etkilemeyi amaçlayan Lauren ona büyük bir hikaye sözü verir ve araştırma yapmak üzere Meksika sınırındaki Juarez’e gider Juarez korkuyla sarılmış bir şehirdir. Yüzlerce yerel kadın vahşi bir şekilde tecavüze uğrayıp öldürülmüşlerdir ve yetkilerden hiçimse bunu dikkate almıyormuş gibi görünmektedirler.

Bir grup inşaat işçisi Kopenhag’daki eski bir apartmanda korkunç bir keşfe imza atarlar. Dairelerin birindeki sahte duvarın ardında bir yemek masasının etrafında dört sandalye ve üçünde oturan mumyalanmış üç ceset ve boş bir sandalye bulurlar. Faili Meçhul Departmanı dedektifi Carl Mørck ve yardımcısı Esad’a düşense mumyaların kime ait olduğu ve dördüncü sandalyenin kime ayrıldığıdır. Carl ve Esad daire sahibinin peşine düşer ve ipuçları dedektiflerimizi Sprogø’da bulunan sözde ahlaksız kızların yerleştirildiği bir kadın hapishanesine götürür. İşler daha karmaşık bir hale gelmeye başlayacaktır.

Zamanda geriye doğru ilerleyen kara mizah yüklü suç gerilimi, biri kendi erkek kardeşi olan üç banka soyguncusunun peşine düşen yerel şerifin öyküsünü anlatıyor.

Lodge ailesi, sakin ve sıradan insanların yaşadığı, huzurlu bir banliyö mahallesi olan Suburbicon’da yaşamaktadır. Bölge aile kurmak için uygun bir yer gibi görünür. Fakat bu muhteşem görüntünün ardında rahatsızlık verici gerçekler vardır. İyi bir eş ve baba olan Gardner Lodge, mahallenin ihanet, aldatma ve şiddet dolu gizemli bölgelerini keşfe çıkar ve karanlık sokaklarda tehlikeli bir maceraya atılır.

Bir çift emektar New York Şehri Polisi dedektifleri yasadışı olarak huzuru sağlamaya çalışan bir seri katilin izini sürmektedir. New York Polis Departmanının baskıcı ortamı altında 30 yıllık ortaklıktan sonra , yüksek derecede donanımlı olan dedektifler David Fisk ve Thomas Cowan emekliliğe hazır olmalılardı ama değiller. Rozetlerini ortadan kaldırmadan önce, kadın ticareti yaparak kötü ün yapmış birinin cinayetini araştırmak üzere çağırılırlar. Orijinal cinayet gibi kurban ; cinayeti açıklayan dört satırlık şiire sarılı bulunmuş şüpheli bir suçludur. Diğer suçlar meydana gelince; dedektiflerin, hukuki sistemin açıklarından yararlanan suçluları hedef almış bir seri katille karşı karşıya oldukları ortaya çıkar. Amacı polisin kendi başına yapamadıklarını yapmak ve huzuru sağlamak için suçluları sokaklardan temizlemektir. Son günlerdeki cinayetlerle ve daha öncekilerin arasındaki benzerlikler rahatsız bir soruyu sorar: Acaba yanlış adamı mı demir parmaklıkların arkasına atmışlardır?

Eleştirmenlerden büyük övgü alan yönetmen Kenneth Branagh, 1972 yapımı orijinal Sleuth filminin modern adaptasyonunda Jude Law ve 2 kere Oscar ödülü kazanmış Michael Caine'i (1986, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Hannah and Her Sisters ve 1999, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, The Cider House Rules) bir araya getiriyor. Yüksek teknolojiyle donatılmış bir İngiliz malikanesinde iki zeki adam Andrew Wyke (Caine) ve Milo Tindle (Law) İngiliz beyefendilerine yakışacak şekilde bir düelloya tutuşurlar. Konu Wyke'nin karısıdır. Zira her ikisiyle de birlikte olmaktadır. Ne zamanki zekaları onları hınzırlığa ve acımasızlığa doğru sürükler, Wyke ve Tindle arasındaki üstünlük taslama yarışı kontrolden çıkar ve onları sonu cinayetle bitecek bir satranç oyununda karşı karşıya getirir.

Biri kaderin tuzağına düşmüş, diğeri görevine tutkuyla bağlı iki adam. Ve onlar uğruna yaşamayı, savaşmayı hatta ölmeyi göze aldıkları bilinmezin ne olduğunu keşfetmek üzereler. Harrison Ford ile Brad Pitt'in sette ego savaşı yaptıkları film.

Suç dünyasında hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi değildir. Özellikle de Slevin'ın bulaşmış olduğu suç dünyasında. Sevgilisi tarafından aldatılan, evinden atılan, üstüne üstlük bir yankesiciye kimliğini kaptıran Slevin, Los Angeles'ın bunalımlarından bir süre de olsa uzak durabilmek için New Yorklu arkadaşı Nick Fisher'dan dairesinin anahtarını ödünç alır. Oysaki New York, çok daha belalı bir şehre dönüşmüştür. Bir dönem ortak olup sonradan düşman olan iki mafya babası Patron ve Haham, suç dünyasını parsellemişlerdir. Ancak oğlunun intikamını almaya niyetli olan Patron, Haham'ın oğlunu öldürtmek için bir kiralık katil tutar. Katilin planı basittir. Patron'a borçlu birini bul ve adamı öldürt. En kolay yem ise Nick Fisher'dan başkası değildir.

A thief fresh out of prison, tries to work his way back into the life of his daughter and ex-fiancé. Determined, he is forced to use the skills he has as a gifted locksmith. Things take a tumultuous turn after an unexpected disappearance.

Etkileyici bir politik gerilim olan Parallax Esrarı bir adamın paranoyasının nasıl inanılmaz bir gerçeğe dönüştüğünü anlatıyor. Warren Beatty bir haber muhabiridir ve yedi meslektaşı ile aday bir politikacının öldürülüşüne tanık olur. diğer yedi kişi de kazalarla hayatını kaybedince muhabirimiz durumdan şüphelenmeye başlar. Yapılan resmi açıklamalar cinayetten akli dengesi yerinde olmayan bir adamın sorumlu olduğu yönündedir. Ancak o bunun profesyonel kalitelerce organize edilmiş bir suç olduğunu düşünmektedir.

Gerçek olaylara dayanan, gözden düşmüş bir polis dedektifi, şiddet içeren bir suç örgütünü ifşa etmek için gizli göreve giderek kefaretini arıyor. Ancak mafyanın derinliklerine battıkça, affedilmenin bedeli karşılayabileceğinden daha yüksek olabilir.

Kazaları, yangınları, cinayetleri ve para getirebilecek hemen her türlü kaos ortamını bularak çekimler yapan bir kamera ekibiyle tanışan Lou, gece muhabirliğinin tehlikeli, belirsiz ve ölümcül yanıyla da karşılaşırken her polis sireninin, her kurbanın, dökülen her kanın paraya dönüştüğünü fark ediyor ve büyük çıkışını yakalamak için yakaladığı hikayeyi ahlak yoksunu, risk dolu ve zekice bir planla yönlendiriyor.

’Sonun Başlangıcı’ ve ’Çizgi Ötesi’ filmleriyle yeteneğini kanıtlayan Joel Schumacher’ın yönetmenliğini üstlendiği ’Öldürme Zamanı’, Güney Amerika’da hala süren ırk ayrımı üzerine bir film gibi gözükse de, işin haraketli yönüne ağırlık veren ve dolayısıyla bir macera filmi olarak tanımlanması daha uygun bir yapım. Mississippi’li bir fabrika işçisi olan Carl Lee Hailey, on yaşındaki kızı Tonya’nın gözü dönmüş iki beyaz ırkçı tarafından saldırıya uğraması sonucunda haklı olarak çok sinirleniyor ve bu iki adamı gördüğü ilk yerde öldürmeye teşebbbüs ediyor. Böylece bir anda ’suçlu’ durumuna düşen Carl Lee, Jake Brigance isimli bir avukatı savunma için tutuyor. Jake’e dava sırasında Ellen Roark isimli genç bir hukuk öğrencisi destek oluyor. Birlikte Klan’ın kirli yüzünü, ve 1860’larda çözülmüş olduğu iddia edilen siyah-beyaz ayrımının hala varolduğunu gören Jake ve Ellen, dava sırasında önemli kanıtlara rastlıyorlar..

Christian Wolff dahi denebilecek bir matematik uzmanıdır. İnsanlardan çok rakamlarla içli dışlı olan karakter normal bir muhasebe uzmanı gibi görünse de aslında dünyanın en tehlikeli suç örgütleri için freelance olarak çalışmaktadır. Hazine Bakanlığı'nın Suç Yürütme Birimi kendisini araştırmaya başladığında dikkat çekmemek için sıradan gördüğü tehlikesiz bir müşteriyle anlaşan uzman, robotik şirketinde çalışan muhasebe uzmanı kısa bir sürede müşterisinin o kadar da sıradan bir problemi olmadığını fark eder. Christian hesaplarda keşfettiği milyonlarca dolar tutan tutarsızlık üzerine çalıştıkça başına açılan tehlike de büyümeye başlar...

Problemli bir geçmişin izinde...Samantha Caine, banliyöde sekiz yaşındaki oğluyla yaşayan sıradan bir ev hanımıdır. Bir gün kafasına aldığı bir darbe sonucu, geçmişine dair bazı ayrıntıları hatırlamaya başlar.Hatırladığı kadarıyla Samantha eskiden gizli bir ajandır. Eski ekip üyeleriyse artık kendisinin peşindedirler. Mitch isminde bir dedektifle tanışan Samantha, onun yardımlarıyla hem peşindeki adamlarla baş etmenin yollarını öğrenir hem de kendisi hakkında daha fazla detayı hatırladıkça giderek önüne geçilemeyen bir ölüm makinesine dönüşür.

Takıntılı bir interpol ajanı olan Louis Salinger ve Manhattan Bölgesi avukatı Eleanor Whitman, dünyanın en güçlü bankalarından birine adaleti getirmeyi amaçlamaktadır. Kara para aklama, silah ticareti dahil birçok yasal olmayan işlemleri su yüzüne çıkarırlar. Salinger ve Whitman'ın araştırmaları, onları Berlin'den Milano'ya oradan New York'a ve son olarak İstanbul'a götürür. Kendilerini uzun soluklu global bir kovalamanın içinde bulurlar. Salinger ve Whitman'in terörü finanse etmeye devam eden bankanın amansızca peşini bırakmamaları, hayatlarını riske sokacaktır.

Film, üst düzey suçluların tutulduğu gizli bir CIA üssüne getirilen çok aranan bir suçlunun, hücresinden kaçarak üssün kontrolünü ele geçirmesi sonrası bu sefer kendilerinin hapis kaldığı tesiste mücadele veren CIA ajanı Abby'nin hikâyesini anlatıyor.

Beklenmedik bir trafik kavgası sonucunda oğlu ağır yaralanan öfkeli bir baba, duygusal çalkantılar ve intikam hırsı nedeniyle karanlık bir yola sürüklenir.

Dünyamızın iyi olacağını öğrendik. Başı dertte olan biziz, insanlar.Gezegenimizin tarihinde insanlığın buradaki zamanı kısa ancak çok etkili oldu. İnsanlığın var olma mücadelesi endüstri, bilim, tıp gibi alanlar yaratsa da, yeryüzünde yaşamı mümkün kılan hassas dengeyi de doğrudan tehdit eder hale geldi. 55 milyon yıl once dünyaya bir meteor düştüğünden beridir bu kadar fazla sayıda tür yok olmamıştı, örneğin. üzerinde Susuzluk. Açlık. Sel. Rekor yağışlar. Kasırgalar. Asid yağmuru.Dünya tarihinde rastlanmış en yüksek dereceler. Peki bu değişimler kalıcı mı? Yoksa ancak tüm parçalarına birlikte bakıldığında anlam kazanan bir yap-boz gibi, daha büyük bir hikayenin habercisi mi? 11. Saat değişimin mümkün olabileceği son anı anlatıyor.

Çakalın öykü akışındaki temel unsur, FBI Başkan Yardımcısı Carter Prestn, (Sidney Poiter) yer altı örgüt üyesi Irlandalı Declan Mulqueen (Richard Gere) ve Rus istihbarat görevlisi Valentina Koslova (Diane Gere) arasında kurulan zoraki bir ittifaktır.Çakal (Bruce Willis) takma adıyla ün salmış geçen yüzyılın en acımasız teröristinin izini sürmek amacıyla biraraya gelmişlerdir. Birbirlerine karşı tam anlamıyla yabancı olan bu üçül, zaman içinde hayatta kalabilmek amacıyla birbirlerine destek olmak zorundadırlar. Birbirlerine güvenmek ve aralarında sıkı bir işbirliği bulunması gerektiğini anlarlar. Peşlerinde oldukları bu esrarengiz katilin geride bıraktığın elektronik ipuçlarının peşine düşerler. Tıpkı korku almış bir tazı gibi.Ancak her defasında bu ipuçları onlara hiçbir fayda sağlayamaz. Bu arada geriye sayım hızla devam etmekte. Çakal söylediği terör eylemini gerçekleştirmek için olanca gücüyle çalışmaktadır.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir