
Jacki Weaver
Mary Baxter


Jacki Weaver
Mary Baxter

Jess Weixler
Austin Baxter

Stana Katic
Carolina "Carol" Baxter Shaw

Michelle Trachtenberg
Dallas Baxter

Troian Bellisario
Baltimore Baxter

Alfred Molina
Mort Stone

Kaia Gerber
Young Carolina

Tom Everett Scott
Chief Barton Brady

Aimee Garcia
Sarah

Kathy Baker
Janis

Peter Jason
Dr. Timmins

Patrick Davis Alarcón
Carlos
Colette Freedman
Brontë

Amy Smart
Young Mary

An emotionally unavailable flight attendant meets a potential love interest and later finds out that her "perfect guy" has ulterior motives. As the clock ticks down on New Year's Eve, she must fight to keep her murdered ex-boyfriend's secrets or find herself dead.

Beklenmedik bir trafik kavgası sonucunda oğlu ağır yaralanan öfkeli bir baba, duygusal çalkantılar ve intikam hırsı nedeniyle karanlık bir yola sürüklenir.

Tennessee Williams'ın oyunundan uyarlanan ve gösterime girdiğinde yeri yerinden oynatan film, kaba saba işçi Stanley ile evli kız kardeşini ziyarete gelen Blanche adlı bir kadının, buradaki ilişkilerin yönünü değiştirmesini konu alıyor. Missisipi'de okul yaşındaki bir delikanlıyı baştan çıkarttığı için başı derde girmiş olan yaşça geçkin ama çekici Blanche DuBois, New Orleans'ın Fransız mahallesinde yaşamakta olan hamile kızkardeşi Stella'nın yanına gelir. Tek arzusu kendine yeni bir yaşam kurmak ve herşeyi geride bırakmaktır. Oysa Stella'nın kaba saba bir delikanlı olan kocası Stanley Kowalski, Blanche'ın güneyli nezaketinden hiç hoşlanmamaktadır. Sürekli taciz edilen Blanche'ın Stanley'le yüzleşmesi epey şiddetli olacaktır.

Eski bir New York Times muhabiri olan David ve garip yeni komşusu Robert kazara bisikletiyle bir kıza çarptığında kabus gibi bir akşam yaşanır. Vızıldayan ve kafası karışan David, Robert'ın kariyerini korumak için onu olay yerinden kaçmaya ve kızı ölüme terk etmeye ikna etmesine izin verir. Robert pişmanlık duymuyor ve dostluk adına sırrı korumak için ağza alınmayacak şeyler yapıyor. Artık polis vur-kaç katilinin peşine düştüğü için, David'in yerel gazetesi onu ölen kızın kız kardeşi Vanessa ile tanıştığı hikayeyi aktarması için gönderdiğinde işler kontrolden çıkmaya başlar. Koşullara ve kız kardeşinin katilini bulma konusundaki derin arzusuna rağmen, ikisi hemen romantik bir bağ kurar, bu da David'i şaşırtır ve peşini bırakmaz, Robert'ı yeni arkadaşını kendine saklamak için acımasız adımlar atmaya iter.

Rahibe kılığına girmiş olan Sophie, katolik okulunda yaşanmakta olan olayları izleyicilere aktarmaktadır. Rahibenin kardeşine aşık olan Zoe, her fırsatta ona olan bu ilgisini dile getirmektedir. Ancak Sophie’de kardeşine karşı ilgi duymaktadır. Bunun yanı sıra onun aynı zamanda garip davranışlar sergilediğini de gözlemlemektedir. Ancak etrafındaki hiç kimse ona bu konuda inanmamaktadır. Bunun en önemli nedeni ise rahibe Sophia’nın söylediği her sözün, onun söylediklerinden daha inandırıcı ve daha etkili olmasıdır.

Genç bir kadın olan Una Spencer (Rooney Mara), 13 yaşındayken cinsel saldırısına uğradığı eski komşusu Ray Brooks'u (Ben Mendelsohn) bulmaya uğraşmaktadır. Tam unutmaya çalıştığı anda tesadüf eseri bir dergi kapağında aradığı kişiyi bulur ve tüm kariyerini riske atarak yola koyulur. Ray ile yüzleştiği anda tüm hayatı film izler gibi gözlerinin önünden geçen yaralı genç kız, amacına ulaşmış gibi görünse de şimdiye dek açığa çıkmamış sırlarla yeniden yüzleşmek zorunda kalır.

Bay ve Bayan Glass, anne ile babaları bir trafik kazasında ölen 16 ve 11 yaşlarındaki iki kardeşin velayetini alırlar. Sorunlar da böylece başlar. Güvenilir eski komşular olan Glass çifti, bu öksüzleri Malibu'daki lüks evlerine alırlar. Ancak Bay Glass'in arkadaşça olmaktan çok uzak tavırları nedeniyle bu ev altın bir kafese dönüşür. Olaylar, deneyimli bir TV yöneticisi olan ve parlak pozisyonunun tüm avantajlarından ve 16 yaşındaki Ruby'nin serpildikçe artan cinsel cazibesinden yararlanan Daniel Sackheim ile gelişir.

Sorunlu bir genç kadın ölmüş olan annesine benzeyen gizemli genç komşusuna saplantılı hale gelir...

Hollis, karısının ölümünün ardından iki oğluyla bir başına kalan ve günden güne alkol bataklığına saplanan yalnız bir adamdır. 13 yaşındaki oğlu Jacob, annesinin ölümünün yarattığı problemlerin de etkisiyle hayranı olduğu motorsiklet yarışları ve heavy metal dünyasının içinde kaybolmaya ve buradaki suç eylemlerine dahil olmaya başlar. İsyankar ve sorunlu karakteri, suçla tanışınca iyice kontrolden çıkar; işi, küçük kardeşi Wes'i de bu küçük suçlara ortak etmeye kadar götürür. Kaos içerisinde sürüklenen aile sosyal hizmetlerin dikkatinden kaçmaz ve yakın zamanda aile tamamen parçalanma noktasına gelir. Kat Candler'ın yazıp yönettiği filmin oyuncu kadrosunda Aaron Paul, Juliette Lewis, Tanner Beard ve Annalee Jefferies gibi isimler bulunuyor.

İki kız kardeş, intikam için destansı bir göreve atılıyor: onları olağanüstü çabalara itecek, karanlık bir aile geçmişiyle yüzleşiyorlar.

Derek Vinyard (EDWARD NORTON), beyaz ırkın üstünlüğüne inanan bir grup gencin karizmatik lideridir. Nefret içindeki Derek, bir siyahı canice öldürünce hapse girer. Hapisten çıktığında artık bambaşka biridir. Geçmişinden ve yaptıklarından utanç duyar ve küçük kardeşi Danny'nin (EDWARD FURLONG) de kendisiyle aynı sonu paylaşmaması için çabalar. Bir aile içinde gelişen ve sonunda aynı aileyi parçalayan ırkçılık hakkında tartışmalı ve çarpıcı bir film. Edward Norton bu filmdeki rolüyle en iyi oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilmiştir.

Alvin Straight ve kızı küçük bir kasabada yaşamaktadır. Az paraları vardır ve Alvin şeker hastasıdır. Araba kullanamaz, kendi başına yürüyemeyecek haldedir ama söz dinlemez ve inatçı biridir. Eve gelen bir telefonla 10 yıldır görmediği abisinin kalp krizi geçirdiğini öğrenir. Bunun üzerine Alvin macerasına başlar, hem de bir çim biçme makinasının üstünde, ağabeyini ziyaret etmek üzere yola çıkar... Yüzlerce kilometre, bir sürü yeni insan, 6 haftalık bir macera. Sonuçta Alvin hedefine ulaşabilecek mi?


"Bir Zamanlar Savaşçıydılar," bir kadının ailesini bir arada tutmak için geleneklerine dönüşünü anlatıyor. Beth, beş çocuğu ve kocasıyla Yeni Zelanda'da bir gecekonduda yaşayan Maori kökenli, fakir bir kadındır. 18 Yıl önce Maori ailesinin evlenmesini istemediği kocası iyice içkiye bulaşmış, Beth'e kötü davranan, O'nu döven bir adamdır. Beş çocuklarından biri bir çeteye katılmış, diğeri ise bir sosyal yardım kurumu tarafından götürülmüştür. Beth tüm sorunlarına rağmen aileyi bir arada tutmaya çabalarken tek yardımcısı hayatla ilgili umutlarına dört elle sarılan kızı Grace'dir. Yazar olmak isteyen Grace'in başına gelenler ailenin kaderini değiştirir ve Beth'in, geleneklerinde yatan gücü keşfetmeye zorlar...

Bayan Daisy, iyi bir yaşamı olsa da kendisini hiçbir zaman zengin görmeyen ve fakir olduğu günleri unutmayan kendi halinde, eski öğretmen olan yaşlı bir kadındır. Daisy, araba kullanma konusunda sürekli sorunlar yaşamaktadır. Bu sebeple, oğlu Boolie, ona bir şoför tutmaya karar verir ve çalıştığı yerde iyi bir iş çıkaran Hoke Colburn'ü annesinin şoförü olarak işe alır. Ancak Bayan Daisy, bir şoföre ihtiyacı olmadığını düşünmekte ve Hoke'u her seferinde azarlamaktadır. Oysa farklı kişiliklere sahip bu iki insanın aslında birçok ortak yönü vardır. Çıktıkları hayat yolculuğunda, ömür boyu sürecek bir dostluk kuracaklardır.

Sokaklarda yaşayan iki arkadaşı yol hikayesi. Sık sık uyku atakları yaşayan Mike, rüyalarında kendini hiçbir yere gitmeyen yollarda, kaybettiği annesinin peşinde görür. En yakın arkadaşı Scott ise varlıklı bir ailesi olmasına rağmen ailesini zor durumda bırakmak için sokaklardaki yaşamı seçmiştir. İki genç, uyuşturucu bağımlıları, hırsızlar ve satıcılarla dolu bir dünyada kendilerini bulmaya çalışırlar. Motosikletle Pasifik kıyılarından başladıkları bu arayış yolculuğu onları Roma'ya dek götürecektir

Oscar ödüllü oyuncu ve yönetmen Robert Redford'un yaşanmış bir öyküden yola çıkarak çektiği bu film, babalar ve oğullarını konu alır. Sevginin varolduğu ama duyguların açığa vurulmadığı bir ailede yetişen iki erkek kardeş, Norman ve Paul, kendilerine farklı yollar çizme çabasındadırlar. Kuralcı bir din adamı olan babalarıyla çıktıkları balık avları onları doğaya yakınlaştırsa da birbirlerini tam olarak anlamalarına yardımcı olamaz. Sonunda iki genç babalarına baş kaldırır; Norman eğitimine evden uzakta bir üniversitede devam eder, Paul ise Montana'da kalır ancak içki ve kumar dolu yıkıcı bir yaşam sürer. Aradan geçen yıllar aile bağlarını zayıflatsa da, onların hikâyesindeki ipuçları hala balık avlama sanatının gizeminde yatar. Montana'da büyüleyici manzaralar eşliğinde anlatılan bu şiirsel öykü, hayatın ritmini yakalıyor. Yönetmen Redford, kendi duygularının derinliğini yansıtamayan insanların hislerini bu filmde başarıyla aktarıyor.

El Bosque Kliniği'inde rastlaşan iki kişiyle başlar herşey... Benigno (Javier Camara) ve Marco (Dario Grandinetti) Marco'nun boğa güreşçisi olan sevgilisi komadadır. Benigho ise klinikte komada olan genç bir bale öğrencisinin hasta bakıcılığını yapmaktadır. Bu özel iki kadın, iki erkeğin zoraki başlayan arkadaşlıklarını başka boyuta taşır. Kliniğin dört duvarı arasında ne kadar süreceği belli olmayan zaman diliminde, dört insanın hayatı, geçmişi, bugüne ve yarını belirsiz bir kaderin izlerini takip eder...

At a gathering of mystery and true crime fans, Aurora Teagarden’s nephew, Phillip, is accused of murder when an unplanned onstage blackout during the play in which he is performing ends, revealing Phillip holding the bloody knife that has just killed one of the other performers. 12th installment in Aurora Teagarden Mysteries

Ormanın yakınında kardeşi ile birlikte oynayan 11 yaşındaki Mark’ın bir intihara tanık olmasıyla başlar. İntihar eden kişi mafya avukatıdır. Cesedi bulan polis ve FBI, avukatın intihar etmeden önce Mark ile konuştuğundan şüphelenir. Hükümet adına çalışan Roy Foltrigg olayı aydınlatmakta kararlıdır. Ancak mafya Mark’ı tehdit eder. Eğer konuşursa ailesi ve kendisi öldürülecektir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir