
Wallace Ford
Sam Grover

Shed No Tears, entrika ve tutkunun gölgesinde geçen bir suç draması olarak öne çıkıyor. Filmde, sigorta parası uğruna kendi ölümünü sahteleyen bir adam ve çıkarcı karısı etrafında şekillenen tehlikeli bir oyun izliyoruz. Planın başarıya ulaşması için atılan adımlar, çiftin arasındaki güveni ve sadakati sınarken, işin içine giren sürpriz karakterler ve beklenmedik gelişmeler gerilimi doruğa taşıyor. 1940'ların kasvetli atmosferinde geçen bu filmde, izleyiciye hem aşkın karanlık yüzü hem de suçun cezbedici tehlikesi ustaca sunuluyor. Sürükleyici temposu ve dönemin noir havasıyla, klasik suç sinemasını sevenler için kaçırılmayacak bir yapım.

Wallace Ford
Sam Grover

June Vincent
Edna Grover

Mark Roberts
Ray Belden
Johnstone White
Huntington Stewart

Dick Hogan
Tom Grover

Frank Albertson
Hutton

Elena Verdugo
Marilyn

Betty Blythe
Mrs. Peet (Uncredited)

Mary Treen
Hilda (Uncredited)

Oliver Blake
Ray Belden's Landlord (Uncredited)

Frank Marlowe
Taxi Driver (Uncredited)

Ida Moore
Bus Passenger (Uncredited)

Eddie Dunn
Loan Company Representative (Uncredited)

Eddie Kane
Mr. Nicholas (Uncredited)

John Mitchum
Policeman (Uncredited)

Bu etkileyici gangster klasiğinde sahne dışında da arkadaş olan James Cagney ve Pat O'Brien, kamera önüne altıncı kez geçiyorlar. Cagney'in canlandırdığı Rocky Sullivan, yeraltı dünyasındaki başarısı sonucu bir grup serserinin gözünde onu kahramana dönüşmüş karizmatik bir ghetto kabadayısıdır. O'Brien ise Sullivan'ın sonradan rahip olan çocukluk arkadaşı Peder Connollydir ve onun hükmünü bitirmeye yemin etmiştir.

Sinema eleştirmenlerine göre 2001 yılının en iyi filmi. Baş karakter Ed Crane (Billy Bob Thornton) yokluğu, umursamazlığı, ruhsuzluğu, kolay ikna edilebilir olması ve en önemlisi dizginlerin elinde hiç olmaması hatta kendisinin hiç orada olmamayışıyla sinema tarihinin en müstesna karakterlerinden biri. Adeta yok! "Orada Olmayan Adam" Ed'in kendisini aldatan karısı Doris'e (Frances McDormand) yaptığı santaj ters teper ve adam öldürmeye dek giden yolda çok daha karanlık sırlarla karşılaşır.

Police Lt. Leonard Diamond vies to bring a clever, well connected, and sadistic gangster to justice all the while obsessing over the gangster's girlfriend.

An insurance man wishing for a more exciting life becomes wrapped up in the affairs of an imprisoned embezzler, his model girlfriend, and a violent private investigator.

A newspaper publisher, wanting to prove a point about the insufficiency of circumstantial evidence, talks his possible son-in-law Tom into a hoax in an attempt to expose ineptitude of the city's hard-line district attorney. The plan is to have Tom plant clues leading to his arrest for killing a female nightclub dancer. Once Tom is found guilty, he is to reveal the setup and humiliate the DA.

Petty crook and cop-killer Martin Rome, in bad shape from wounds in the hospital prison ward, still refuses to help slimy lawyer Niles clear his client by confessing to another crime. Police Lt. Candella must check Niles' allegation; a friend of the Rome family, he walks a tightrope between sentiment and cynicism. When Martin fears Candella will implicate his girlfriend Teena, he'll do anything to protect her. How many others will he drag down to disaster with him?

Alex orta yaş krizine giriyor ve onun için çok zor bir dönem haline gelir. Evlilik mücadelesi veriyor, oğluyla ilgili endişeleniyor ve ailesi için insanları öldürme işi hayatının en stresli kısmı haline geldi. Bir terapistin yardımını ister ve bekleme odasındaki bir kadının bağlandığını farkeder..

Evliliği ve kariyeri zora giren Charles Castle uzun süreli anlaşmalar imzalamak istemeyen ve başı Hollywood sistemiyle derde giren bir aktördür. Menajerinin ısrarlarına rağmen yola gelmeyen Castle’ı bir şantaj bekler.

Ünlü aktör Charles Laughton'ın yönetmen olarak imza attığı film, konusu ve oyuncularıyla kaçırılmayacak bir klasik. Hapiste tanıdığı Ben adlı adamın evinin yakınlarına yüklü bir miktar para sakladığını öğrenen psikopat Harry, hapishaneden çıktıktan sonra Ben'in evine gider...




Usta yönetmen Fritz Lang’ın kült suç filminde Berlin sokaklarında amansız bir mücadeleye sebep olan bir seri katil hikayesi konu edilir. Sadece çocukları öldüren bu psikopat seri katili durdurmak için çalışmaya başlayan şehrin polis teşkilatı, sokakları sıkı bir denetim altına alır. Katilin yakalanmamasından fazlasıyla tedirgin olan halkın yanısıra, bu baskıdan şikayetçi olan başka bir grup daha vardır. Polisin sıkı denetimi yüzünden yakalanmaktan korkan diğer sokak suçluları ve dilenceler de kendi aralarında organize olarak bu operasyonun bir an önce sona ermesi için katilin peşine düşer. Artık polislerin yanısıra suçlunun peşinde olan yasadışı bir oluşum...

Jarrett pek çok soygundan ustalıkla çıkmış bir isim.ve bu soygunlarda tek güvendiği kişi annesi.bir tren soygunu esnasında adamlarından birisi bir cinayet işleyince tüm ipuçları Jarrett i işaret ediyor neticesinde Jarrett daha az ceza almak için başka bir suçu üstüne alıyor ve hapse giriyor.polis teşkilatından bir polis bu Jarrett ve çetesinin suçlarını ortaya çıkarabilmek için en deneyimli polislerini mahkum kılığında hapse gönderiyor.amac bellli.polis memuru önce Jarrett in hapishanede güvenini kazanacak ve böylece yakınlaştıktan sonra da onun sırlarını elde etmeye çalışacak.ama Jarrett her şeye oldugu gibi bunda da önsezgilerini kullanacaktır.bu arada Jarrett hapiste iken çetesindeki adamlarından bir tanesi annesini öldürür ve sevgilisini de bu işe oartak eder.

Bonnet, kızı Nicole ile birlikte yaşayan zengin ve yaşlı bir adamdır. Her şey akla yatkın ve mantığa uygun gelirken, Bonnet'in kazandığı her bir kuruşun hesabını çıkarmak gerek. İşte bu noktada, işe ustalıkla yapılan bir hırsızlık; taklitçilik giriyor. Ünlü ressamların ölümsüz eserlerini birebir taklit ederek satan ve bu sayede karun kadar zengin olan Bonnet, bir gün, ünlü ve 1 Milyon Dolar değerindeki bir eseri satmak değil, sadece sergiletmek için müzeye vermek istediğini duyurur ve gelen Fransız'lara heykeli teslim eder. Sahte heykelin sergilenmesine izin veren yaşlı adam, bu hareketini sorgulayan kızı Nicole'a, üzerinde sahtekarlık şüphesi bırakmamak için yaptığını söyler. Nicole ise babasının başının derde gireceğinden endişe etmektedir. Adeta hırsızlık yapan Bonnet'i engellemeye çalışan Nicole, bir gece vakti evlerine giren hırsızı suç üstü yakalar ve olaylar başlar.


Bay Gondo ulusal ayakkabıcılık şirketinde payı olan bir iş adamıdır. Bir gün şirketteki payını arttırıp şirketteki en büyük söz sahibi olmak için alnının teriyle biriktirdiği her şeyi şirket hisseleri için yatırır ve evini ipotek ettirir. Aynı dönemde çocuğu kaçırılır fakat çocuk bay Gondo nun değil onun hizmetinde çalışan başka bir şahsa aittir. Çocuğu kaçıran kişi ise bu yanlışı fark eder ve daha önce istediği fidyeyi yine bay Gondo dan ister. Bay Gondo parayı verip vermemesi konusunda teredütte kalır.

Kırsal İngiliz bölge hastanesinde bir postacı ameliyat masasında ölür. Hemşirelerden biri onu kimin öldürdüğünü kanıtlayabileceğini söyler. Şakacı müfettiş Cockrill 5 doktordan ve ameliyathanede bulunan hemşirelerin birinden şüphelenir, fakat 4 tane zehirli ilaç ortadan kaybolmuştur

Joe Gillis (William Holden) genç bir senaristtir. Film, Gills’in bir havuzda kanlar içinde yatarken görüntüsü ile başlar ve daha sonra altı ay öncesine gideriz. Senaryolarını satamayan ve parasız kalan Joe’nun başı eski borçlarıyla derttedir. Alacaklılardan kaçar ve Sunset Bulvarı’ndaki bir eve sığınarak saklanır. Buradaki ev sahibi ise, sessiz filmler döneminde ün yapmış aktrislerden Norma Desmond’dır (Gloria Swanson). Eski ününü hemen geri kazanabileceğini düşünen Norma, kendi yazdığı bir senaryoyla sinema dünyasına dönmeyi amaçlamaktadır. Joe kendisine senaryo yazımı konusunda yardım edebileceğini söyler ve böylelikle Norma onun bu evde yaşamasına izin verir.

Büyük bir sigorta şirketinde çalışan Walter, sondaj işinde çalışan zengin kocası sürekli seyahat ettiği için yalnız yaşayan genç ve güzel Phyllis'in evine gider ve genç kadına kapsamlı bir sigorta paketi satmaya çalışır. Sondaj işinin tehlikelerini bilen Phyllis'in sahte korkularının altında yatan hain düşünceleri fark eden Walter, genç kadının evini terk eder. Sigorta şirketlerinden para alabilmek için çevrilen dolapların ince noktalarını dahi bilen Walter, genç kadına olan hislerine yenik düşer ve Phyllis ile kapsamlı bir cinayet planı hazırlar. Plana göre, Phyllis'in kocası sigortalanacaktır ve şirketin onay vermesi sonrasında bir tren kazasında hayatını kaybedecektir. Walter'in ustaca kurduğu bu plan yolunda giderse, Phyllis'in kocası öldükten sonra sigorta şirketi bir değil, iki tazminat ödeyecektir...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir