
Sean Bean
Major Richard Sharpe

Spain, 1813. Sharpe is unwittingly caught up in a French plot; he is convicted of the murder of a Spanish nobleman and sentenced to death. This time he will need more than just his legendary courage to survive. In a desperate attempt to clear his name, Sharpe is forced to venture deep into enemy territory to capture La Marquesa, a beautiful French spy, who alone can prove his innocence.

Sean Bean
Major Richard Sharpe

Daragh O'Malley
Sergeant Patrick Harper

Hugh Fraser
General The Most Honorable Arthur Wellesley, The Marquess of Wellington

Michael Byrne
Major Nairn

Alice Krige
La Marquesa de Casares el Grande y Melida Sadaba

Féodor Atkine
Major Pierre Ducos

Nickolas Grace
Father Thomas Hacha

Michael Mears
Rifleman Francis Cooper

John Tams
Rifleman Daniel Hagman

Jason Salkey
Rifleman Harris

Lyndon Davies
Rifleman Ben Perkins

Ron Cook
Napoleon Bonaparte

Matthew Scurfield
El Matarife

Diana Pérez
Ramona Gonzalez Harper

Ricardo Vélez
Major Mendora

Dünya Savaşı'nın sonuna doğru Binbaşı Charles Whittlesey'in müfrezesine stratejik önemi olan bir noktanın ele geçirilmesi emri verilir. Ancak her şey ters gider. Söz verilen takviye birlikleri ile malzemeler Almanlar tarafından ele geçirilir. Genç İrlandalılar ve İtalyan asıllı Amerikalılardan oluşan birliğiyle Binbaşı, Alman birlikleri tarafından kısa sürede kuşatılır...

After the fall of Tobruk in June 1942, U.S. Army sergeant Joe Gunn leads his tank into the Sahara desert, in order to evade advancing Rommel's forces and reach Allied lines. Along the way he picks up few Allied soldiers, but soon they are running out of water. They find water at the ancient well, but the well is a goal of an entire German battalion. Despite the impossible odds, Sergeant Gunn decides to defend the well.

Judah Ben Hur zengin yahudi bir prenstir. Bir gün çocukluk arkadaşı Messela ile buluşup konuşurlar ve hasret giderirler. Bu konuşmaların sonunda iki taraf siyasi fikirlerini ortaya döktüklerinde tartışmaya başlarlar. Ben Hur arkadaşına hiç bir koşulda destek vermeyeceğini söyler. Bunun üzerine arkadaşı Messela onu kürek mahkumu olarak sürgüne gönderir. Zengin hayatına veda eden prens bu olay üzerine intikam yemini edecektir.

Film 1920'li yıllarda Almanların, Polonyalılar ve diğer azınlıklarla birlikte uyum içinde yaşadıkları yoksul kent Danzig'de başlar. Annesi ve hangisinin babası olduğunu bilmediği iki erkekle birlikte yaşayan Oskar'a (David Bennent) üç yaşına bastığı doğum gününde teneke bir trampet hediye edilir. Bu andan itibaren çevresinde gözlemlediği erişkinlerin mutsuz ve acınılacak dünyalarına katılmaktansa hep çocuk olarak kalmaya karar verir. Gerçekten de yıllarca fiziksel olarak bir gelişme göstermez. Çevreye karşı tek protestosu büyümeyi reddetmek değildir, aynı zamanda teneke davuluna şiddetle vururken çıkardığı cam eşyaları bile parçalayan tiz çığlığı da 2. Dünya Savaşı yaklaşırken ülkede olup bitenlere duyarsız kalan orta sınıf Alman toplumunu bir yadsıma biçimidir, gitgide çıldıran dünyaya karşı bir protestodur.

1917, I. Dünya Savaşı'nın doruk noktasında, kendilerine imkânsıza yakın bir görev verilen iki İngiliz asker Kıdemsiz Onbaşı Schofield ve Kıdemsiz Onbaşı Blake'in hikâyesini anlatıyor. Blake'in abisinin de içinde bulunduğu 1.600 asker bir tuzağa doğru ilerlemektedir. Askerlerin hayatlarını kurtaracak mesajı düşman bölgesini geçip tabura ulaştırmak için Schofield ve Blake zamanla yarışacaktır.

2. Dünya savaşında bir komando takımı, Ege adalarından birine bombaları imha etmek üzere gönderiliyor. Alman birlikleri burada bir kanalın kontrolünü elinde tutmaktadır. Komandoların amacı, topları imha edip İngilizlerin bölgeye girmesini sağlamaktır. Alistair MacLean'in romanından uyarlanan film, tüm zamanların en başarılı savaş filmlerinden biri olarak kabul ediliyor. Bunda senaryo kadar, parlak oyuncu kadrosunun da etkisi var. Ayrıca göz alıcı efektleriyle Oscar ödülü kazandığını da belirtmek gerek.

Napolyon kumandanlığındaki savaşlar zirve noktasındadır. Napolyon'un dünyanın hakimiyetini ele geçireceği korkusu en çok İngiltere'de hissedilmektedir.İngiliz hükümeti, Brezilya sahillerinde bulunan Yüzbaşı Aubrey(Russell Crowe) komutanlığındaki savaş gemisini, Fransızların Acheron adlı dev savaş gemisini yoketmekle görevlendirir. İki geminin ilkkarşılaşmasında İngiliz gemisi çok büyük hasar alır ve sis sayesinde batmaktan kurtulur. Fakat Yüzbaşı Aubrey, kendisinden çok daha hızlı olan ve güçlü silahlarla donatılmış Fransız gemisini takipte kararlıdır. Pasifik Okyanusunda devam eden takip uzadıkça, yaşam ve ölüm arasında gidip gelirler.

1916 yılındayız. Birinci Dünya Savaşı iki yıldan beri tüm şiddetiyle devam etmektedir. İngiltere ve Fransa'nın müttefik güçleri, batı cephesinde Almanlar'ın sağlam siperlerine karşı verdiği savaşta başarılı olamamış, milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Öte yandan Avrupalılar'ı kendi savaşlarıyla başbaşa bırakmayı tercih eden Birleşik Amerika tarafsızlık ve izolasyon politikasını ısrarla korumaktadır. Ancak gönüllü ambulans sürücüleriyle Fransız lejyonunun üyesi olan bazı Amerikalılar, müttefiklere yardım etmek için Avrupa'ya geçmişlerdir. Çok geçmeden Amerikalı gönüllülerden bazıları, iyi teçhizatlı Alman pilotlarıyla baş edebilmek ve müttefiklerin savaş çabalarına yardımcı olabilmek için kendi özel filolarını oluştururlar. Ölümüne mücadeleyi göze alan "Flyboys" Kahraman Pilotlar filosu bu şekilde meydana gelir.

Film, 2. Dünya savaşının sonlarına doğru, Teğmen Henry Mucci kumandasındaki 6. bölüğün bütün olanaksızlıklara meydan okuyarak başarılması neredeyse imkânsız olan kurtarma görevinin başarılış öyküsünü seyirciye sunuyor. 6. bölüğün askerleri, düşmana esir düşmüş 500 Amerikan askerini, düşman sınırlarından 30 mil içeri girip, kötülüğü ile ün salmış kamptan hayatlarını hiçe sayarak kurtarıyorlar.

Harry Potter, akrabaları ile zor zamanlar geçirmektedir. Ailesine kötü davranan, Vernon Amca’nın kız kardeşi Marge’a büyü yapıp kaçar. Okul dışında büyü yaptığı için korksa da cezalandırılmadığını fark edince çok şaşırır. Ancak çok geçmeden, tehlikeli bir suçlu olan Lord Voldemort’un yardımcısı Sirius Black’in Azkaban hapishanesinden kaçtığını öğrenir. Dark Lord’un intikamını almak için Harry’i öldürmek istemektedir. Hapishanedeki büyük suçlulardan sorumlu, Ruh Emiciler etrafa huzursuzluk saçmaktadırlar. Öte yandan Lupin’in de sakladığı bir sır var gibi görünmektedir...

Harry Potter, muggle (büyücü yada cadı olmayan insanlar) amcası ve halasıyla sıradan ve zorluklarla dolu bir hayatı yaşarken, yılanlarla konuşabildiğinin, kızgınlık öfkesi sırasında eşyaları hareket ettirebildiğinin farkına varacaktır. Hogwarts Büyücülük ve Cadılık Okulu'ndan kabul edildiğini belirten mektup ise hayatının sıradanlığını değiştirecektir. Artık o bir büyücü adayıdır.

Harry anlaşılmaz bir şekilde, prestijli Üçbüyücü Turnuvası’na katılmak üzere seçilmesinden mutlu olmalıdır. Ama bu heyecan verici uluslararası yarışma, Harry’yi Hogwarts’ın yanı sıra, Avrupa’daki iki rakip büyücülük okulunun da daha büyük ve deneyimli öğrencileriyle karşı karşıya getirecektir.

Hogwarts Cadılık ve Büyücülük okulundaki ikinci yılına başlarken Harry Potter, ev cini Dobby tarafından okula dönmesinin kendisi için tehlikeli olacağı konusunda uyarılır. Bunun yanında Profesör Snape ondan halen hoşlanmamaktadır, Draco Malfoy da ondan hala nefret eder. Bu ortamda Harry en iyi arkadaşları Ron ve Hermione ile birlikte yeni bir okul yılına başlar. Ünlü yazar Gilderoy Lockhart da bu yıl Hogwarts'a katılmıştır. Ancak Hogwarts öğrencileri garip bir şekilde taşa dönüşmektedirler. Bunu kimin yaptığıysa gizemini korumaktadır.

5. öğretim yılı için Hogwarts’a dönen Harry, büyücü camiasının büyük çoğunluğunun onun kötü Lord Voldemort’la karşılaştığını inkar ederek, Lord Voldemort’un döndüğü haberine kulak tıkamayı tercih ettiklerini görür. Sihir Bakanı Cornelius Fudge, Dumbledore ve Hogwarts öğrencilerinin hareketlerinden haberdar olabilmek için okula yeni bir Karanlık Sanatlara Karşı Savunma öğretmeni atar. Ama Profesör Dolores Umbridge’in Bakanlıktan onaylı savunma büyüsü dersi onları ve tüm büyücü camiasını kendilerini tehdit eden karanlık güçlere karşı ne yazık ki savunmasız bırakır; bu yüzden, arkadaşları Hermione ve Ron’un teşviki üzerine, Harry konuya el atar. Kendilerine “Dumbledore’un Ordusu” adını veren küçük grupla buluşan Harry, onlara Karanlık Güçlere karşı nasıl savunacaklarını öğreterek, bu genç ve cesur büyücüleri kendilerini bekleyen olağanüstü savaşa hazırlar.

İkinci Dünya Savaşı'nda görev yapan bir psikiyatrist, Nürnberg davalarından önce Nazi liderlerini değerlendirirken, Hermann Göring ile rahatsız edici bir bağ kurdukça kötülüğü anlama konusunda giderek daha fazla saplantılı hale gelir.

16 yaşındaki Jamal, okulundaki testlerde aldığı yüksek notlar nedeniyle şehrin en ünlü okullarından Mailor-Collow'dan bir burs kazanır. Kenar mahalleden gelmesi sebebiyle zengin çocuklarının arasında önceleri zorluk çekse de, spordaki başarısı ve yazdığı yazılar ile kendini sevdirmeyi başarır. Birgün Jamal iddia sonucu kendi halinde bir yazar olan William Forrester'ın evine birşey çalmak amacıyla girer. Ancak evden kaçarken sırt çantasını düşürür. Çantasını geri aldığında ise yazarın defterlerine bazı notlar bıraktığını görür. Bundan etkilenen Jamal ve Forrester arasında sıradışı bir arkadaşlık başlar. Yıllar önce çok ünlü bir roman yazan fakat sonra yazmayı bırakan Forrester, genç çocuktaki yeteneğin farkına varmıştır.

Cristero Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir hikayeyi anlatan film, 1920'lerde Meksika hükümetinin Katolikler'e uyguladığı insanlık dışı zulmü anlatıyor.

Dokunduğu her şeyi altına çevirmesiyle ünlenen efsanevi Frigya kralı Midas’ın uğursuz gücüne sahip bir adam, hain planları uğruna birçok insanın hayatını gözünü bile kırpmadan tehlikeye atacak kadar hırslı bir altın taciri ve James Bond.

Audrey Hepburn, Henry Fonda ve Mel Ferrer Leo Tolsoy'un bir edebiyat başyapıtı olan Savaş ve Barış adlı romanın uyarlaması için bir aradalar. Bir destanı andıran film, 1812 yılında Napolyon'un Rusya'yı işgali sırasında kaderleri kesişen üç ailenin hikayesini anlatıyor.

1957’de yayımlanan Ian Fleming’in beşinci James Bond romanından aynı isimle uyarlanan “From Russia with Love” serinin ikinci filmidir. Bu filmle Sean Connery ikinci kez Bond’u oynar.Sovyet İstihbarat Ordusunda görevli onbaşı Tatiana Romanova, İstanbul Büyükelçiliğinde katip olarak gönderilmiştir. Romanova ülkesi için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırdır. Fakat komutanı Klebb aynı zamanda Spectre hesabına çalışmaktadır ve Spectre Dr. No’nun intikamını almayı planlamaktadır. Klebb'e güvenmeyen Romanova, İstanbul’da Ali Kerim Bey ile irtibat kurarak LEKTOR kodlama makinasını da yanına alıp Sovyetlerden ayrılmak istediğini, planını ancak James Bond yardım ederse gerçekleştirebileceğini söyler. Kadın gizli bir dosyada gördüğü bir resimdeki adama aşık olduğunu iddia etmektedir. M ve Bond bunun bir tuzak olduğuna inanmaktadırlar fakat denemeye değecektir. Bond, Romanova’ya yardım etmek üzere Türkiye’ye gönderilir.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir