
Fred Astaire
Petrov

Ballet star Petrov arranges to cross the Atlantic aboard the same ship as the dancer and musical star he's fallen for but barely knows. By the time the ocean liner reaches New York, a little white lie has churned through the rumour mill and turned into a hot gossip item—that the two celebrities are secretly married.

Fred Astaire
Petrov

Ginger Rogers
Linda Keene

Edward Everett Horton
Jeffrey Baird

Eric Blore
Cecil Flintridge

Jerome Cowan
Arthur Miller

Ketti Gallian
Lady Tarrington

William Brisbane
Jim Montgomery

Ann Shoemaker
Matron

Harriet Hoctor
Ballet Dancer

Rolfe Sedan
Ballet Master (uncredited)

Richard Tucker
Mr. Russell (uncredited)

Ben Alexander
Evans (uncredited)

Charles Coleman
Policeman (uncredited)

Eddie Hall
Man (uncredited)

Matthew Boulton
Ship's Officer (uncredited)

Joe Fox, kitap marketleri zinciri sahibi bir patrondur. Kathleen Kelly ise işlettiği küçük kitapçı dükkanı ile Fox'un acımasız rekabetine karşı koymaya çalışan küçük bir işletme sahibidir. Kader, bu 2 ayrı insanı internette karşı karşıya getirir.

Zengin ve güçlü Alexander Andrews, kızı Ellie’nin King Westley’yle olan evliliğini onaylamaz. Kızını kaçırtır ve evliliği sonlandırmaya çalışır. Ancak Ellie, tutulduğu yattan kaçmayı başarır. Babasının adamlarına yakalanmadan kocasının yanına gitmeye çalışan Ellie’nin yolu, bindiği otobüste Peter Warne’la kesişir. Kurnaz ve haber peşinde koşan bir gazeteci olan Peter, ayağına gelen fırsatı kaçırmaz. İkilinin ilişkisi başlangıçta çıkar üzerine kurulsa da, zamanla aşka evrilir. Buna karşın önlerinde engeller ve yanlış anlamalar mevcuttur.

Büyük bir mirasın sahibi olan Tracy Lord, çapkın kocası C.K. Dexter Haven'i evlendiklerinden kısa bir süre sonra başından atar. Boşanmadan iki yıl geçmiştir ve Tracy bu sefer toplumda saygı gören biri olan George Kittredge ile evlenme hazırlıklarına başlar. O sırada Dexter bir dergi için çalışıyordur. Kendini kardeşinin arkadaşı olarak tanıtan yazar Mike Connor ve fotoğrafçı Liz Imbrie ile saklı kalanları ortaya dökmek için düğünden bir gün önce Tracy'nin malikanesine gider. Altı Akademi ödülüne aday gösterilen ve iki ödül alan film, 1955'te Ulusal Film Dairesi tarafından korunmaya alınmıştır.

When a major newspaper accuses wealthy socialite Connie Allenbury of being a home-wrecker, and she files a multi-million-dollar libel lawsuit, the publication's frazzled head editor, Warren Haggerty, must find a way to turn the tables on her. Soon Haggerty's harried fiancée, Gladys Benton, and his dashing friend Bill Chandler are in on a scheme that aims to discredit Connie, with amusing and unexpected results.

Ünlü bir dansçı ve oyuncu olan Tony Hunter artık kendini kenara itilmiş hissetmektedir. Gazeteciler artık onun değil de Ava Gardner’ın peşindedirler. Ancak onun eski arkadaşları Lily ve Martin, küçük komik bir şov hazırlarlar ve Tony bu oyunu sergilemeyi kabul eder.

İkisi de Manhattan'da oturan 10 yaşındaki Gabe ve 11 yaşındaki Rosemary, birbirlerinden habersizken hobi olarak gittikleri karate kursunda karşılaşınca yakın arkadaş olurlar. Rose, bu arkadaşlığa ilgisiz gibi görünürken küçük Gabe; kıza sırılsıklam aşık olmuştur. Gabe, daha bir kızla nasıl konuşacağını hatta bir kızın elini nasıl tutacağını dahi bilmezken bu çekingenliği sebebiyle Rosemary'yi kaybedeceğini görür. Çünkü Rosemary, karatedeki başka bir çocuğa aşık olmak üzeredir. Gabe, Rosemary'nin altı haftalık yaz kampına gideceğini öğrendiğinde uzun süredir tasarladığı planı artık hayata geçirmeye karar verir. Plan, kızı öperek kızı kendine bağlamaktır.

Dolly Levi, cimri ve "tanınmış, evlenmemiş yarım milyoner" Horace Vandergelder'ı görmek için Yonkers, New York'a seyahat eden güçlü iradeli bir çöpçatandır. Bunu yaparken; Horace'ın yeğenini, yeğeninin müstakbel eşini ve Horace'ın iki tezgahtarını New York City'ye gitmeye ikna eder.

Bir kumarbaz ve dansçı olan Lucky, (Fred Astaire) kendi düşününe geç kalınca, kızın babası evlenebilmeleri için 25.000 dolar kazanmasını şart koşar. Lucky, şansını New Yorkta denemek üzere yakın arkadaşı Pop ile birlikte yola çıkar. New Yorkta Penny ile (Ginger Rogers) tanışıp başarılı bir dans çifti oluşturan Lucky, bu genç kadınla aralarında romantik bir ilişkinin başlamasıyla, hem kendi nişanlısından hem de Pennynin nişanlısından kurtulmanın yollarını arar. Fred Astaire ve Ginger Rogers ikilisi, ışıltılı Broadway sahnelerinden Hollywooda taşınan müzikal filmler döneminin sembolüdür. Swing Time (Dans Vakti) bu unutulmaz ikilinin en güzel filmlerinden biridir.

"Milyoner Jean-Marc Clement, kendisi hakkında Broadway'de bir müzikal hazırlandığını öğreniyor. Ancak bu müzikal onu onore etmekten çok "ti"ye alan bir müzikal. Clement kızgın bir şekilde tiyatroya geliyor ve Amanda'yı (Marilyn Monroe) görünce birden yumuşuyor. Müzikaldeki baş kadın oyuncu olan Amanda'dan büyülenen Clement'i oyunun yönetmeni birden müzikalin başrol oyuncusu yapınca durumlar iyice karışıyor. Clement, Amanda'ya daha yakın olabilmek için rolü kabul ediyor…" Marilyn Monroe 'nun ölmeden kısa bir süre önce çekilen film efsanenin son filmi olduüu için ayrı bir öneme sahiptir...

1930’larda geçen film, Amerikalı çekici ve gizemli bir kadın olan Mrs. Erlynne’in, İtalyan Rivierası’ndaki üst sınıf toplumuna adım atmasıyla başlar. New York’ta dedikodulara karışmış olan Mrs. Erlynne, yeni bir başlangıç yapmak için Amalfi sahiline gelir. Burada, genç ve mutlu bir evliliği olan Meg ve Robert Windermere çiftiyle tanışır. Ancak kısa süre içinde, Robert’ın Mrs. Erlynne’e gizlice para verdiği dedikodusu yayılır. Bu söylentiler, Meg’in kocasına olan güvenini sarsar ve genç kadını yakışıklı Lord Darlington’un ilgisine açık hale getirir. Ancak olaylar, herkesin gizlediği sırların açığa çıkmasıyla beklenmedik bir hal alır.

İki Amerikalı kız kardeşin Paris'in duyarlı ve çekici atmosferinde kendilerini kaybetmeleriyle, kültürler ve tutkuların birbirine karıştığı bir ahlak ve görgü kuralları komedisi ortaya çıkar. Isabel (Kate Hudson) hamile üvey kız kardeşine (Naomi Watts) yardımcı olmak için Paris'e doğru yola çıkar, şehre vardığında ise kocasının (Poupaud) onu terk ettiğini öğrenir. Kendilerini melankoliye terk etmemeye karar veren kız kardeşler, Paris sosyal hayatına hızlı bir giriş yaparlar, böylece kültürler arası tatlı romantizm ve pembe renkli ilişkiler başlar. Le Divorce, iki kültür arasında ahlak, seks, yemek, moda ve hayatın kendisi üzerine olan farklılıkların zengin karmaşıklığını gözler önüne seren güzel kahramanlar Isabel ve Roseanne' in zevkli hikayesi.

Amerikalı bir dansçı Britanya'ya gelir ve başta öfkelendiği bir modele aşık olur, ama dansçı onu ahmak bir yapımcıyla aldatır

"Kraliyet Düğünü", Kraliçe 2. Elizabeth'in düğünü sırasında Londra'ya gelen iki Amerikalı dansçının gösteriye hazırlanmalarını ve bu arada aşık olmalarını anlatıyor. Astaire ve Powell'in kardeş iki dansçıyı canlandırdıkları film 1950'li yılların müziği, Fred Astaire'nin muhteşem danslarıyla türün merakllarının keyifle izleyecekleri bir müzikal.

Lucky Jackson, Las Vegas Grand Prix'sine katılmak için şehre gelir, ancak arabasının motoru yoktur. Yarışa girebilmek için gereken parayı kısa sürede kazanır, ancak havuz müdiresi güzel ve dikkat dağıtıcı bir kadınla tanışınca parasını kaybeder. Hem yarışı hem de aşkını kazanma şansı tehlikededir. İşler daha da karmaşıklaşır çünkü rakibi Elmo Mancini hem pistte hem de aşkta ona rakip olmaktadır.

Hayatlarında yön bulmaya çalışan iki tutkulu insan Sebastian ve Mia'nın yolları, Los Angeles'ta trafiğin sıkışık olduğu bir gün kesişir. Her ikisi de sanat tutkunu olan bu iki insan, hayallerini gerçekleştirme yolunda düşe kalka ilerlemektedir. Sebastian Wilder geleneksel jazzın kolonlardan yükseldiği bir kulüp açma hayalinde, Mia Dolan ise kafesinde çalıştığı film platosunda kendine uygun tüm oyunculuk seçmelerine katılarak bir rol kapma telaşındadır. Bu iki insanın kalpleri birbiri için atmaya başladığında ortaya çıkan manzarayı hayat şartları bozacak, onları yavaş yavaş hayallerinden uzaklaştırmaya başlayacaktır.

Eski bir tarih öğretmeni olan Pat Solatano, yaşamında değer verdiği her şeyi bir günde yitirmiş bir adamdır. Yaşadığı ciddi bir travma sonrası "patlar" ve ardından mahkeme kararı ile 8 ay rehabilitasyon merkezinde tedavi görür. Çıktıktan sonra hayatını düzene koymak şartıyla ailesinin evine geri yerleşen Pat'in yegane amacı, düzgün bir adam olup işini geri almak ve karısı Nikki'yi bu sayede geri kazanmaktır. Fakat durum Pat için sandığından daha zordur. Aile dostlarının düzenlediği bir yemekte Tiffany Maxwell ile tanışan Pat, genç kadınla eski eşine ulaşmak amacıyla yakınlaşır. Bir "iyilik" karşılığı Pat'e yardım teklif eden Tiffany, her ikisi için de umut ışığı olacak yeni bir kapı açacaktır.

"Dans eden Hitler’ler lütfen kenarda beklesin!" İlk uzun metrajlısı aynı zamanda en parlak filmidir Mel Brooks’un. En iyi senaryo Oscar’lı Yapımcılar, yönetmenin diğer tüm filmlerinden daha ince ve daha tehlikeli, karnımıza ağrılar sokabilecek kadar sulu bir komedi: New Yorklu bir gösteri dünyası uzmanı Yahudi, üçkağıtçılıkla da olsa, sahneye bir müzikal koyar; müzikalin konusu, nefret uyandırıcı da olsa, Hitler’dir.

İki erkek ve bir kadın arasındaki üç kişilik aşkın sinema tarihindeki en güzel anlatımlarından biri olan Jules ve Jim, sadece aşk değil, dostluk üzerine de sözleri olan bir film. Yakın arkadaş olan Jules ve Jim’in hayatları, Catherine ile tanışınca bambaşka bir yöne doğru savrulur. Her ikisi de aynı kadına aşık olsa da Catherine, ilk başlarda sadece Jules’a ilgi duyar. Bildik kadın kimliğinin çok dışında bir karaktere sahip olan Catherine için hayat, alışıldık sınırların çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. İlk zamanlardan beri Jim’in ilgisinin de farkında olan Catherine, yıllar sonra onunla da bir yakınlaşma içine girer. Catherine’i terketmeyi düşünmeyen Jules’un da varlığıyla bu unutulmaz üçlü, birlikte yaşamaya başlarlar.

South Park İlkokulu 3. sınıf öğrencileri Stan Marsh, Kyle Broflovski, Eric Cartman ve Kenny McCormick, hayranı oldukları Terrance ve Phillip’in yetişkinlere yönelik filmini izlemeye giderler. Filmden büyümüş gözler ve genişlemiş bir kelime haznesi ile ayrılırlar. Anne ve babalarının bu gelişmeler üzerine başlayan filmi protesto girişimleri, ABD ve Kanada arasında 3. Dünya Savaşı’nın çıkmasına neden olacak kadar ciddileşir. Stan, Kyle, Cartman ve Kenny dünyayı cehennemde olan Şeytan ve sevgilisi Saddam Hüseyin ele geçirmeden önce Terrance ve Phillip’i kurtarmak ve dünyanın sonunun gelmesini engellemek zorundadır.

Tracy başarılı ve hırslı bir öğrencidir. Son hedefi ise Carver Koleji öğrenci başkanı olmaktır. Okulun sevilen öğretmeni Jim ise Tracy'nin başarıyı bir saplantı haline getirdiği düşüncesiyle onun karşısına bir rakip çıkarır. Öğrencilerden birini başkanlığa adaylığını koyması ve çalışması için ikna eder. Ancak Tracy'yi durdurmaya çalışmasının diş macunu tüpe geri doldurmaya çalışmaktan pek bir farkı yoktur.
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.

0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir