
Michael J. Fox
Frank Bannister

Frank Bannister karısını bir kazada kaybettikten sonra ruhlarla iletişim kurmaya başlar. Bannister bu süreçte üç ruhla iyi dost olur. Sosyal yaşamdan uzaklaşan ve mimarlık mesleğinden ayrılan Bannister, evinde karısı ile birlikte hayalini kurduğu evi tasarlamaktadır. Para kazanmak için çalışması gerektiğinde ise, yeni yeteneğini nakite dönüştürmeyi becerir. Bannister artık hayalet avcısı olmuştur. Ancak o bölgede ruhlarla iletişime geçme yeteneğine sahip tek kişi Bannister değildir. Ortaya çıkan tuhaf olaylar bazı kötü niyetli kişilerin de ruhlar alemine uzanabildiklerini göstermektedir.

Michael J. Fox
Frank Bannister

Trini Alvarado
Lucy Lynskey

Peter Dobson
Ray Lynskey

John Astin
The Judge

Jeffrey Combs
Milton Dammers

Dee Wallace
Patricia Bradley

Jake Busey
Johnny Bartlett

Chi McBride
Cyrus

Jim Fyfe
Stuart

Troy Evans
Sheriff Perry

Julianna McCarthy
Old Lady Bradley

R. Lee Ermey
Hiles

Elizabeth Hawthorne
Magda Rees-Jones

Angela Bloomfield
Debra Bannister
Desmond Kelly
Harry Sinclair

Grace, 18 aydır tanıdığı Alex ile Alex’in ailesinin malikanesinde evlenir. Düğünden sonra Alex, Grace’e çok eskilere dayanan aile geleneğinden bahseder. Grace’in bu çok zengin aileye kabul olması için gece yarısı aile üyeleri ile buluşup kartlardan kendi seçeceği bir oyunu oynaması gerekmektedir. Genç kadının sıradan bir oyun olarak düşündüğü bu davet, insanların hayatta kalmak için mücadele ettiği korkunç bir kovalamacaya dönüşür.

Genç Charley Webster için gece geç vakitlerde korku filmleri seyretmekten daha güzel bir şey yoktur. Yan eve taşınan yeni komşular garip davranışlarıyla Charley'nin dikkatini çekerler ve kendini korku filmlerine kaptırmış olan Charley onların birer vampir olduğunu fark eder. Onun için artık bir kabus başlamıştır. Bu inanılmaz olayda kendisine yardım edebilecek tek kişi ise artık gözden düşmüş eski bir aktör olan Peter Vincent'tır ve Peter gece geç saatlerde korku filmlerini aratmayan show programıyla yaşamına devam etmektedir. Vincent vampirleri gerçek hayatta görmenin mümkün olmadığına inanmaktadır ama işin içine para girince bu durum hemen değişiverir.

Cadılar Bayramının olduğu gece 10 genç terk edilmiş bir cenaze evinde parti yapmaya karar verir. Hull House adı verilen ev yer altı nehrinin geçtiği şeytani bir alana inşa edilmiştir. Parti başladığında gençler bir seans düzenlemek için aynanın karşısına geçerler, yapabilecekleri en büyük hatayı yapmış olurlar. Yaptıkları seans, bazı şeytani güçleri uyandırır ve tek tek kapana kıstırılırlar. Kim nehrin karşısına geçip cehenneme gitmekten kurtulacaktır acaba?

Çok sevdiği Kisha'yı bir trafik kazasında kaybeden Malcolm, hayatında yeni bir sayfa açarak iki çocuk annesi Megan ile evlenir. Olaylar günlük paranormal düzenine geri döner. Tüm sıra dışı şeyler onların evini ve çocuklarını bulur. Fakat bu sırada canlanarak hayata geri dönen Kisha'nın mahalleye taşınması hayatlarını alt üst edecektir!

1872'de Kont Drakula ve düşmanı Van Helsing , Hyde Park'ta dört nala yol alan bir at arabasının üzerinde dövüşmektedirler.Sonunda araba devrilip parçalanır ve kırılan tekerleklerden birinin parçası Drakula'ya saplanır.Van Helsing tekerleği kullanarak onu öldürür.Ama kazada kendisi de aldığı yaralardan ölür aynı anda Drakula'nın İngiltere'deki takipçilerinden biri (Christopher Neame) gelip Drakula'nın kalıntılarını toplar ve birkaç gün sonra Van Helsing'in gömüldüğü St Bartolph Kilisesi'nin bahçesine Van Helsing'in mezarının yanına gömer.Yüz yıl sonra Van Helsing'in soyundan gelen kült uzmanı Lorrimer Van Helsig'in torunu Jessica Van Helsing hippi arkadaşlarıyla takılmaktadır. Aralarına yeni katılan Johnny Alucard Drakula'nın küllerini gömen takipçisinin torunudur ve Kara büyü ile uğraşmaktadır.Alucard Drakula'yı diriltir,kanla besler.Kurbanları arasında Jessica'da yer almak üzereyken Lorrimer Van Helsing yeğenini kurtarıp Drakula'yı bir kez daha yok eder.

Ünlü bir korku romanları yazarı olan H.P. Lovecraft'ın uzun süredir aradığı Necronomicon (Ölülerin Kirabı) adlı kitabı Amerika'da keşişlerce korunan bir manastırda bulmasından sonra insanlardan saklanan kitaptaki öyküleri okumaya başlamasıyla başından geçen olaylar anlatılıyor.

Kont Alucard, Dark Oaks adlı bir plantasyonu işleten zengin Caldwell klanından Katherine Caldwell ile tanıştıktan sonra Budapeşte'den Güney'in bataklıklarına doğru yolunu bulur. Katherine, gizli konulara takıntılıdır. Bu doğaüstü dünyada ona, adını tersten yazma zahmetine girmeyen Kont Alucard'dan daha iyi kim rehberlik edebilir? Tabii ki, eski bir aile dostu olan kurnaz Dr. Brewster dışında. Gizli ilimler uzmanı Profesör Lazlo'ya, bu "Alucard" ve etkilediği kadınla savaşmada katılacaktır. Yoksa Katherine onu etkilemiş midir? Bu arada, Katherine'in nişanlısı Frank Stanley, Katherine'i yanlışlıkla vurarak öldürdüğünde cesaretinin ve akıl sağlığının ciddi şekilde sınandığını görecektir, ancak onun yaşamaya devam ettiğini görecektir.

Paranormal araştırmacılar Ed ve Lorraine Warren, kariyerlerindeki son ve en korkutucu davayı üstlenirler. Bu dava, onları daha önce hiç karşılaşmadıkları kadar gizemli ve dehşet verici varlıklarla yüzleşmeye zorlar. Çift, hem kendi hayatlarını hem de masum insanları bu kötücül güçlerden korumak için son bir mücadele verir.


1977'de Cadılar Bayramı öncesi iki genç çift biraz heyecan almak için Captain Spaulding'in işlettiği Canavarlar ve Deliler Müzesine giderler. Yalnız Captain Spaulding en az müzesinde sergiledikleri kadar enteresan ve çılgındır ve müze en yakın dolum istasyonuna millerce uzaklıktadır. Müzeyi gezdikten bir süre sonra çiftler tekrar yola koyulurlar ve yolda Baby adında otostopçu bir kızı da arabalarına alırlar. Ancak kısa bir süre sonra arabaları bozulur ve Baby onları evine davet eder. Fakat burada onları hayal ettiklerinden bile daha korkunç bir dünya üzerindeki cehennem beklemektedir. Korkunun gerçekten korku olduğu altın döneme kült yönetmen Rob Zombie ile çılgın bir dönüş ve sizi bekleyen şok edici sahneler! Cesetler Evi'ne girmeye cesaretiniz var mı?

Başrolde "Yüzüklerin Efendisi"nin Gollum'u Andy Serkis'in rol aldığı film, gerçek bir suç hikayesine dayanıyor 19 yüzyıl Edinburgh'unda yaşayan William Burke ve William Hare geçinmek için çok farklı bir yol bulmuşlardır: Mezarları soyup, çaldıkları cesetleri tıp okuluna kadavra olarak satmaktadırlar! Ancak ceset bulma çabaları, başlarına olmadık işler açacaktır...

Bir şerif, ölen arkadaşı Ellison Oswalt’ın çözemediği seri cinayetleri çözmek için davayı üstlenir. Yaptığı araştırmalar sonucu bir kasabada yeni bir aileyle tanışır. Genç bir anne ve ikiz oğulları, şehir dışındaki bu eve yeni taşınmışlardır. 9 yaşındaki ikizler evde korkunç görüntülerin olduğu bir kutu film makarası bulurlar. Bu filmleri açmalarıyla ortaya çıkan lanet, evi saracaktır.

Değerli kürklerini iyi eğitimli, kaçak bir köleyle takas etmek zorunda kalan sağlam bir avcı, postları Kızılderililerden ve daha sonra onları öldüren hainlerden kurtarmaya ant içer.


Sharon Stone ve Ernest Borgnine'in de önemli rollerde yer aldığı film Pennsylvania'da geçiyor. Tarımla uğraşan ve modern yaşamın bütün olanaklarını reddeden dini bir komün mensubu John, Martha'yı görür görmez aşık olur ve onunla evlenip komünü terk eder. Ancak mutlulukları uzun sürmez ve John traktörünün esrarengiz bir el tarafından çalıştırılması sonucu ezilerek ölür. Kısa süre sonra Martha ve ona destek olmak için yanına gelen arkadaşlarının da başına esrarengiz olaylar gelmeye başlar...


Yıl 1862, kış sert geçmekte. Amerika’da iç savaş amansızca sürerken kuzeyli Birlik Ordusu, gönüllü bir bölük askeri, henüz keşfedilmemiş sınırdaki uç batı bölgelerine gönderir. Zaman ilerledikçe görevlerinin niteliği değişen askerler, kamp hayatının tekdüzeliği zihinlerini bulandırırken bir yandan zorlu doğa koşullarına bir yandan da hep kendini hatırlatan düşman tehdidine katlanır; bu arada davaya inançları da sarsılmaya başlar. Savaşın gözden çıkardıklarının izini olağanüstü görüntüler fonunda süren Lanetliler görünmez bağlar, şüpheli ahlaki ilkeler, korku ve belirsiz bir yazgıyla birbirlerine bağlı isimsiz bir grup adamı mercek altına alan anti-Western, savaş karşıtı bir film.

Sutphin Ailesi, her orta sınıf banliyö ailesi gibi dışarıdan mükemmel gözükmektedir. Fakat evin annesinin bir takım sorunları vardır. Kendisinin ve aile fertlerinin o mükemmel düzenini bozan, ailesinin mutsuzluğuna neden olacak en ufak bir şeye bile katlanamayan Betty'nin tahammülsüzlüğü giderek artacak, komşuları taciz etmekle başlayan ufak tefek hareketleri adam öldürmeye kadar gidecektir. John Waters'ın kendine özgü mizah anlayışıyla harmanladığı bu gerilim filmi, Kathleen Turner'ın performansıyla da dehşet verici bir hal alıyor...

Küçük Potter’s Bluff kasabasında her şey olağan gözükmektedir. Ta ki kimliği belli olmayan ama kasaba dışından olduğu tahmin edilen kişilerin cesetleri bulununcaya kadar. Şerif Dan Gillis, kendi deyimiyle “pul kadar” bir kasabada, kısa sürede bu kadar çok “şüpheli ölüm” görülmesinden rahatsız olur ve olayları araştırmaya başlar. Kasabanın asayişinden sorumlu tek kişi olduğu için işi kişiselleştirir ve kazaların cinayet, cinayetlerin ise anormal olduğunu farkettikçe yoğun bir strese girer. Görünen o ki olanlardan memnun bir kişi vardır o da cenaze evinin sahibi Dobbs’dur

Tommy Jarvis çocukluğunda diğerlerinin uğruna öldükleri şeyi başarmıştı. Katliamları ile Kristal gölü sakinlerine vahşet saçan Jason Vorhees'i öldürmeyi başarmıştı, fakat yıllar sonra Tommy, Jason'ın ölmediği kuşkusuna kapılır ve mezarını kazmak için bir arkadaşı ile mezarlığa giderler. Mezarı açtıklarında Jason'ın çürümüş cesedini bulurlar. Serinin altıncı bölümünde de Jason'ın tarifsiz kanlı cinayetlerini izleyeceğiz...
Daha iyi bir deneyim sunmak ve site trafiğini analiz etmek için çerezleri kullanıyoruz.




0 Yorum
Yorum Yap
Yorumlar moderasyona tabidir